FeaturedKIBRIS

“İleriki günlerde ciddi ilaç yoksunlukları ile karşı karşıya kalacağız”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili Filiz Besim’in dün Meclis’te yaptığı konuşmanın tam metni şu şekilde: 

“PANDEMİ SONRASI

Pandemi döneminden sonra Dünya ciddi bir ilaç krizinin içine girdi. İlaç ve tıbbi malzeme tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar oldu. Avrupa Birliği ülkeleri son aldıkları kararla Avrupa Birliği ülkeleri dışına hammadde satmama kararı aldı. Bu da demektir ki önümüzdeki aylarda dünyada ciddi bir ilaç krizi yaşanacak.

 

ÜÇ YILDIR İLAÇ YOKLUĞU…

Biz zaten üç yıldır gerek bütçede ilaca yeterince bütçe ayrılmaması, gerekse ihalelerin zamanında yapılmaması nedeniyle tam bir ilaç yokluğu yaşadık. Kısıtlı ilaç bütçesini de doğrudan alımlara harcadık. Hastaların tedavileri aksadı, belki bu nedenle ölümler oldu.

 

EK BÜTÇE

Bu yıl ek bütçe ile ilaç ve tıbbi malzeme konusunda rahatlayacağımızı düşündük. Öyle olmadı. İhaleler yapıldı gibi görünse de şu anda Sağlık Bakanlığı doğrudan alımlara mahkum durumdadır. Doğrudan alımla sürekli ilaç almak Sağlık Bakanlığı için akıl işi değil. Çünkü pahalıdır ve fiyat denetimi çok zordur.

Elbette ki bulunamayan eksik birkaç kalem ilaç doğrudan alınabilir ama sürekli bu yönteme gitmek ilaç bütçesini çar-çur etmektir. İhalesiz ilaç alımları ile alımlara şaibe karıştırmaktır.

 

İLAÇ POLİTİKAMIZ

Sorgulamamız gereken bu ülkede nasıl bir ilaç politikamız olduğudur. Yıllardır ülkenin ilaç ihtiyacını gerek devlette, gerekse özelde İlaç Eczacılık Dairesi yapmıştır. Devlet kurumlarının belki de en teknik dairesidir. Farmakoloji biliminin Sağlığa yön veren parçasıdır. 

İlaç Eczacılık Dairesi ülkeye gelen her türlü ilacı kontrol eder ve girişine izin verir veya vermez.

Sağlık Bakanlığının ihtiyacı olan ilaç ihalelerini yapar. 

Açılacak yeni eczane ve ilaç depolarını denetler ve izinlendirir. 

Uyuşturucu kapsamındaki ilaçları kontrol eder ve denetler

Polisle işbirliği halinde madde denetimlerine gözetmenlik yapar.

Gerek devlette, gerekse özel eczanelerdeki zamanı geçmiş ilaçların imhasını koordine eder.

Dünyadaki ilaç politikalarını takip eder ve ülkemizde gerekli değişiklikleri yapar, önlemler alır.

Bütün bu işleri de Eczacılık bilimine hakim olan tecrübeli personeli ile yapar. İlaç Eczacılık Dairesi hiçbir dönemde siyasi olmamıştır; çünkü yaptığı iş siyasetin üzerinde yaşamsal ve tekniktir. 

Herhangi bir hekim veya sağlığın herhangi başka bir bölümünde uzmanlaşmış başka birisi o işi yapamaz.

 

Gelinen Nokta:

Ülkede bu kadar yaşamsal bir iş yapan bu dairede

Müdür yok.

Sorumlu yok.

Kadrolar geçici, işçi ve tecrübesiz elemanlarla büyük bir özveriyle götürülmeye çalışılıyor. 

Daire tam bir kaos içinde. İta amiri müsteşar. Daire teknik olmayan insanlar tarafından bakanlıktan idare edilmeye çalışılıyor. 

Polis raporlarına bakacak bir yetkili dahi yok. 

Yapılan ihaleler tamam değil. Olmadığını bir ay önce yapılan ihalelerden sonra doğrudan alımların başlamasından anlıyoruz.

Daire fiziki alt yapı olarak çok yetersiz. Lağım kokuları arasında orada oradaki personel hastalara ilaç yetiştirmeye çalışılıyor.

 

Çözüm Önerileri:

İvedi olarak İlaç Eczacılık Dairesi teşkilat yasası güncellenmeli, konuyu bilen teknik, tecrübeli bir idareci ekibi İlaç Eczacılık Dairesine atanmalıdır. Gerekirse dışardan tecrübeli eczacılar veya üniversite hocalarından yararlanılmalıdır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı işbirliği yaparak paydaş meslek örgütlerini de yanlarına alarak hastaların eczanelerden kolaylıkla ilaç alabilmesi için ivedi olarak sistem kurulmalıdır. Sigortalı hastalar hala daha ilaca erişimde tam bir kaos ve mağduriyet yaşamaktadır.

Sağlık Bakanlığı polikliniklerde hekim sayısını artırarak ülkenin her yerinde hastaların hekime ulaşma ve reçete alabilme ihtiyacını karşılamalıdır.

Sağlık bakanlığı bu sistemi kurma çalışmalarını fırsata çevirerek artık ilaç ticareti yapmaktan vazgeçmeli. Sadece Hastane İlaçlarını alarak (kanser, ameliyathane, yoğun bakım, yataklı servisler için ve acil servisler için ilaç almalıdır. Ayaktan tedavi diabet, tansiyon, panadol ve antibiyotik vb. gibi ilaçları hasta kendine yakın eczanelerden alabilmelidir.

Bu sistem Genel Sağlık Sigortasının da nüvesini oluşturacaktır.

İlaç politikalarının merkezini akılcı ilaç kullanımı oluşturmalıdır. Antibiyotiklerin reçete ile satılabilmesi sağlanmalıdır.

ilaç takip sistemi bir an önce kurulmalıdır. Üzülerek söylüyorum ki; ilaç eczacılık dairesinin bu yapısıyla ilaç takip sisteminin kurulması çok zordur.

İki toplumlu komite aracılığı ile yaşanabilecek ilaç krizlerinde Avrupa Birliği ülkelerinden ilaç temin etmenin yolları zorlanmalıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinde de ilaç üretiminde hammadde sıkıntısı nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktadır.

Özellikle kırsal bölgelerde muhtarlar ve Belediyelerle işbirliği halinde hasta, yaşlı ve yatalak bireyler tesbit edilmeli ve evlerine ilaç götürülmelidir. Bu çalışma hem ilaca erişimde zor durumda olan bu hastalara büyük yardım ve moral olacak hem de ilaç tasarrufunu sağlayacaktır.

Ülkemizde ilaç üretimi için çalışmalar yapılmalı ve bu konuda gerekli açılımlar yapılmalıdır.

Dünya’daki ilaç politikaları takip edilmeli ve ilaç eksikliği yaşamamak için gerekli önlemler önceden alınmalıdır. 

 

Peki ama sorarım size bizim şu anda içine düştüğümüz ilaç krizi ve İlaç Eczacılık Dairesinin acizliği tüm bu ilaç politikalarını oluşturmamıza yeterli olabilecek mi?

 

Üzgünüm ama görünen o ki ileriki günlerde de ciddi ilaç yoksunlukları ile karşı karşıya kalacağız.”


Benzer Haberler

LTB’den 65 yaş ve üzeri kişiler için önlem!

3 saatlik elektrik kesintisi yapılacak

Voice Kıbrıs Haber

İngiltere’den flaş Brexit kararı

Dünyada 2 milyar kişi kirli su içiyor

YDÜ’den risk grubundaki hastalara ücretsiz muayene

Trafik kazası: 3 yaralı!