FeaturedKIBRISKıbrıs Sorunu

“AB ile ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi M. Ergün Olgun, BRT’de Levent Kutay’ın sunduğu ‘#burasıönemli’ adlı programa konuk oldu.

Cenevre’de gerçekleşen 5+BM gayrı resmi Kıbrıs Zirvesi’ni değerlendiren Olgun, Kıbrıs Türk tarafının 6 maddelik önerisinin içeriğini anlattı.

Kıbrıs Türk tarafının BM parametrelerinin dışına çıktı söylemlerine katılmadığını belirten Olgun, “Parametreler dinamiktir, tarafların da mutabakatına bağlıdır” dedi.

Crans Montana’da ortaya çıkan şekliyle federal çözüm sürecinin tükendiğini herkesin o günlerde de kabul ettiğini hatırlatan Olgun, “ Bu tarihe kadar ortaya çıkan parametrelerin değerlendirmesini yaptık. Rum tarafının değişmeyen hakimiyetçi zihniyeti ve bu zihniyete bağlı olarak aslında yarım bir federasyon anlamındaki sözde federal çözümü işgalleri altındaki “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin dönüşümünde öngörmeleri bu çözüm modelini tüketmiştir. Esasında Eski Cumhurbaşkanımız Sayın Akıncı da 2017 Crans Montana Zirvesi sonrasında Rum zihniyetinde bir değişim olmadan müzakereye oturmanın bir anlamı olmayacağına dair bir tespit yapmıştı. On yıllar müzakere süreçlerindeki başarısızlık bundan kaynaklanmaktadır ve bu zihniyette hiçbir değişiklik görülmemiş, bu Cenevre’de de tekrarlanmıştır. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar seçim kampanyasında bu gerçeği göz önünde bulundurarak, Kıbrıs Türk Halkının siyasi güvenliği ve geleceğinin güvence altına alınabilmesi için Rum tarafı ile iki egemen devlet zemininde iş birliği modelini ileri sürmüş ve bu vizyonuyla seçimi kazanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti de bu vizyonu desteklemekte ve arkasında durmaktadır. Netice itibarıyla 2017 Yılına kadar ortaya çıkan BM Parametreleri artık Kıbrıs Türk Tarafının rızasına sahip değildir” dedi.

BM’nin amacının taraflara bir formül empoze etmek olmadığını beliren M. Ergün Olgun, BM’nin iki tarafın kabul edebileceği ve kendi rızalarıyla üzerinde anlaşacakları bir formülün bulunmasına yardımcı olmak olduğunu vurguladı.

Taraflardan birinin diğerine üstünlük kuramayacağını, bunun eşitlik ilkesini bozduğunu ifade eden M. Ergün Olgun, tarafların denklik içinde bir ilişki içine girmesi gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs’ta eşitliğin bir gereği olarak denkliğin ve dengenin iki tarafın eşit statüsü ile sağlanabileceğini kaydeden M. Ergün Olgun, Rum Tarafının  sahip olduğu ve kullandığı uluslararası statüye doğal olarak Kıbrıs Türk tarafının da hak sahibi olduğunu, bunun pazarlık konusu olmadığını belirtti.

M. Ergün Olgun, bu anlamda egemen eşitliğin de pazarlık konusu değil, müktesep bir hak olduğunun altını çizdi.

Olgun, “Biz, iki tarafın egemen eşitliğinin ve uluslararası eşit statüsünün teyit edilmesine bağlı olarak, Rum Tarafı ile nasıl bir iş birliği ilişkisi kurulabileceğini, bunla birlikte bütün başlıkları görüşmeye hazırız. Böyle bir görüşme sonucunu önceden bir kalıp içine koymanın da gerekli olmadığını düşünüyoruz. Politikamız gerçekçidir, BM’nin Kıbrıs’ta bir uzlaşının iki tarafın rızasına dayandırılması gerektiği ilkesinin de dışında değildir” dedi.

Kıbrıs’ta ve çevresinde şartların değiştiğini, geçmiş BM Güvenlik Konseyi karaları çerçevesinde 50 yılı aşkın bir süredir bir uzlaşı bulunamadığını belirten Olgun, BM Genel Sekreteri’nin uzlaşı için bu karalarının sınırlarını zorlayacak bir anlayış içinde olmasının bir gereklilik haline geldiğini belirtti. Olgun devamla BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs meselesinde bir çıkış yolu bulmaya çalıştığını ifade ederek, Guterres’in kendine konulan sınırları zorlayarak bir çıkış yolu aradığını vurguladı.

Kıbrıslı Rum Lider Anastasiadis’in son açıklamalarının hem küstahça hem de gerçek dışı olduğunu ifade eden Olgun, “Masada olan birisi olarak söylüyorum. Rum Tarafı kendisinin yorumladığı şekilde, sözde federal çatı ve sözde iki kesimlilik adı altında Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama olmamızı istiyor. Konsensüs ile karar alınmasını kabul etmiyor, iki kesimliliğin gereklerini yerine getirmek için AB Derogasyonlarını kabul etmiyor, garanti sistemini tümden kabul etmiyor. Kendinin ağırlıklı etkinliğinde bir yönetimle, Kıbrıslı Türkleri işgalleri altındaki sözde Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı içinde yönetmek istiyor. Bunları masaya koydular. Emperyalizm ve hakimiyetçilik bu mudur yoksa Kıbrıs Türk tarafının önerdiği eşit egemenlik ve eşit uluslararası statü zemininde iş birliği kurma arayışı mıdır? Sloganlarla Barış gerçekleştirilemez. Barış sorumluluk, saygı demektir. Kıbrıs Türkü’nün eşitliğine saygı var mıdır? Neden eşit statü ve egemen eşitlik reddediliyor? Çünkü Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafı üzerinde üstünlük sağlamak, hakimiyet kurmak istiyor” şeklinde konuştu.

Kıbrıs Türk tarafının son önerileriyle, AB Yeşil Hat Tüzüğü’nün tehlikeye girdiği şeklindeki söylemlerin doğru olmadığını ifade eden Olgun, “Bilakis. Cenevre’de bulunan AB temsilcileri ile 5+BM görüşmeleri kapsamı dışında kendi otelimizde iki taraflı görüşme gerçekleştirdik. Brüksel’de AB temsilcileri ile üst düzeyde sürekli temas halindeyiz. AB ile ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi için çalışıyoruz. Hatta önümüzdeki günlerde Brüksel’e ziyaret söz konusu olabilir” dedi.

BRTK

Benzer Haberler

Başa dön tuşu