FeaturedKIBRISSağlık

“Astımlı hastalar sigara içmemeli ve sigara içilen ortamlarda bulunmamalı”

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Dünya Astım Günü vesilesiyle bir açıklama yayınladı.

Açıklama şu şekilde:

“Astım dünya çapında önemli bir sağlık sorunu olup tüm kronik solunum yolu hastalıkları arasında en sık başvuru nedenlerinden biridir. Son yıllarda tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi astım görülme sıklığı da artmıştır. Doğru takip ve tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalık olduğu için tüm dünyada, halkın astıma karşı farkındalığının artırılması amacıyla her yıl mayıs ayının ilk Salı günü “Dünya Astım Günü” olarak kabul edilmiştir.

Astım nedir?

Hava yollarının aşırı duyarlı olmasına bağlı olarak gelişir, oluşumunda genetik ve çevresel faktörler rol oynar. Hastada karakteristik olarak; çoğunlukla birtakım tetikleyicilere maruziyetle bazan da kendiliğinden, ataklar halinde gelen nefes darlığı, hışıltılı solunum ve öksürük görülür. Bu yakınmalar değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörlerine korele olarak değişken bir seyir izler. Genellikle gece veya sabaha karşı şiddetlenir. Yakınmalar kendiliğinden düzelebileceği gibi hastaneye yatış gerektirecek kadar şiddetli olabilir. Bu nedenle takip ve tedavisi önemlidir.

Tanı nasıl konur?

Astım tanısı koymada, en önemli basamağı, yakınmaların öyküsü oluşturur. Şikayetler değişkenlik gösterdiğinden doktora başvuru esnasında muayene, akciğer filmi, kan tahlilleri, solunum fonksiyon testleri tamamen normal olabilir. Ancak diğer tanıları dışlamak veya hastalığın seyrini takip etmek için tetkik yapmak gerekir. Solunum fonksiyon tesleri ve PEFmetre sıklıkla başvurulan bir tetkiktir. Ayrıca alerjen kaynaklı tetikleyici düşünüldüğünde alerjik deri testleri yapılabilir. Astımda alerji önemli rol oynar ancak tüm astımlılar alerjik değildir. Ailede astım varlığı, solunum yoluyla toz ve kimyasal maddelere maruz kalan mesleklere sahip olma, morbid obez olma, annesinin gebeyken sigara içmesi, erken doğumla veya düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelmek veya erken bebeklik döneminde alerjenlere ve sigara dumanına yoğun maruziyet, ağır solunum yolu hastalıkları geçirmiş olmak astım tanısında önemli risk faktörleridir.

Astımı Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Tetikleyiciler ile sık ve yoğun karşılaşma hastalığın seyrini kötüleştirebilir. Küf mantarı sporları,

Polenler,

Ev tozu akarları,

Evcil hayvan tüy ve deri döküntüleri, Hamamböceği,

Ev içi ve ev dışı hava kirliliği,

Sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak,

Metal veya odun tozları, Egzoz gazı,

Kimyasal gazlar, bazı temizlik ürünleri, Koruyucu içeren bazı gıda ürünleri, Bazı ilaç türleri,

Soğuk hava,

Yoğun fiziksel aktivite,

Stres ve Ani duygusal durum değişimleri,

Bazan kahkaha ile gülmek, hıçkırarak ağlamak Gastroözofagiyal reflü,

Viral üst solunum yolu enfeksiyonları,

Alerjik rinit ve sinüzitler.

Astım takip ve tedavi planı

  1. Astım kontrolünün geçerli testlerle aylık değerlendirilmesi

Takipte uluslararası standardize edilmiş astım kontrol anketleri ile yakınmaların takibi ve solunum

fonksiyon testi ya da PEFmetre ölçümü ile şiddetinin değerlenirilmesi

  1. Hasta eğitimi: Eğitimde hasta doktor rehberliğinde, hastalığını kontrol edebilme becerisi kazanır
  • Doğru inhaler ilaç ve PEFmetre kullanım teknik eğitimi
  • Yazılı astım eylem planı (hastalığın belirtilerini izlemeyi ne zaman ne ilaç ekleyip çıkaracağını ne zaman doktora başvuracağını)
  • Uygunsuz ilaç kesilmesinin olası risklerinin anlatılması
  • Çevresel tetikleyicilerin tespit edilip, kaçınılması
  • Sigaranın bırakılması, ve  sigara dumanına çevresel maruziyetin engellenmesi
  1. Astım kontrolünü sağlayan ilaç tedavisi: Ağız içine püskürtülen bronkodilatör ilaçlarla havayollarının genişlemesi ve enflamasyonun giderilmesi hedeflenir.Alerjik olanlarda alerji tedavileri eklenir. Dirençli vakalarda biyolojik ajanlar kullanılabilir.
  2. Eşlik eden komorbid durumların (Reflü, rinit, alerji) tedavi

Astımlı hastalara ve doktoruna öneriler

  1. Astımlı hastaların iç ve dış ortam hava kirliliğinden uzak durmaları önerilir. Çok soğuk veya kirli havada önlem almadan dışarı çıkmamalıdırlar. Soğuk havalarda maske ya da atkı ile nefesin sıcak tutulması sağlanmalıdır. İç ortam hava kirliliğine yol açmayacak ısıtma, pişirme ve temizlik yöntemlerinin kullanımı önerilir.
  2. Hastanın duyarlandığı allerjene karşı basit korunma önlemleri yarar sağlayabilir. Özellikle yatak odasında tüylü halılar, gözenekli-tüylü perdeler, peluş oyuncaklar gibi toz tutan eşyalar önerilmez.Çocuklarda ev tozu akarı geçirmeyen yatak örtüleri kullanımını yarar sağlayabilir.Hayvan tüyü alerjisi olanlarda, hayvanın evden uzaklaştırılması önerilir; uzaklaştırılamıyorsa haftada bir-iki kez yıkamak veya Güçlü HEPA filtreli elektrik süpürgeleri yarar sağlayabilir. Üzerinde küf üremiş eşyalar evden uzaklaştırılmalıdır
  3. Çevresel korunma önlemlerinin yeterli olmaması durumunda, endike olan olgularda allerjen immunoterapisi açısından allerji-immünoloji uzmanına yönlendirilmesi önerilir
  4. Astımlı hastalar sigara içmemeli ve sigara içilen ortamlarda bulunmamalıdırlar
  5. Bazı astımlı hastalarda egzersiz astım atağını başlatabilir.  Tozlu ve soğuk havada egzersiz yapmamalı ve egzersize başlamadan önce solunum yolunu genişletici ilaç almalarında fayda vardır.
  6. Astımlı hastalar solunum yolu hastalıklarına daha kolay yakalanırlar. Enfeksiyon durumlarında uygun antibiyotik yanında ilaç dozları artırılır. COVID-19/ Grip Aşısı/Pnömokok Aşısı yapılmalıdırlar.
  7. Astımlı hastaların kullandıkları tüm ilaçlar mutlaka sorgulanmalıdır. Nazal polip ve ağır astımı olan olgularda NSAİİ aşırı duyarlılığı açısından dikkatli olunmalıdır. Tüm COX-1 inhibitörlerinden uzak durulmalıdır. Gerekli durumlarda intraoküler beta bloker tedavisi kullanılabilir. Gerekli durumlarda kardiyoselektif beta blokerler kullanılabilir. Bu tür riskli ilaç kullanımlarında yan etkiler açısından hastanın yakın takibi gerekir.
  8. Astımlı hastalarda COVID-19 pandemisi sırasında astımlı hastaların ilaçları kesmemeleri önerilir. Pandemi döneminde COVID şüphesi nedeniyle astımlı hastaların tedavisinde enfeksiyonun yayılmasına engel olmak için nebülizatör kullanılmaması ve spirometri yapılmaması önerilir.
  9. Sigara   içmiş   ya   da   içmekte   olan   hastaların   yakınmaları   uzun   sürerse   KOAH açısından değerlendirilmesi önerilir.

Astım gerek tanı gerekse kronik izlem ve atak süreçleri ile ülkeler için önemli bir hastalık yükü oluşturur. Ancak hastalığın tedavi edilmemesi durumunda atak sıklığı, şiddeti, hastane yatışı, işgücü kaybı artacak ve maliyeti hem hasta hem toplum açısından daha yüksek olacaktır.Sağlık hizmeti sunumunda ülke politikası olarak hastalık yükünü ve bununla ilişkili diğer faktörleri azaltacak stratejiler ön planda tutulmaktadır. Hem bakanlık hem de doktorlar düzeyinde ve ülke genelinde; çeşitli doktor ve halk eğitimleri, dokümanları ile bu sürece destek verilmelidir”

Benzer Haberler

Başa dön tuşu