Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
KTGB “Kıbrıs Türk basını önemli bir değerini kaybetmiştir” Arıklı “Önce yasa önerisini görüşelim sonra, seçime gidelim” Endonezya'da 6,7 büyüklüğünde deprem Altın ayrıntı bekliyor, temkinli yükseliş var Devlet Piyangosu çekildi! (15 Haziran 2026 tam liste) Hürmüz'de normale dönüş aylar sürebilir Döviz kurlarında son durum (16 Haziran 2026) Trump "İran asla nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardı" Valizinden 150 canlı zehirli akrep çıktı En son hava durumu tahminleri (16 Haziran 2026) Bilbay Eminoğlu'ndan acı haber! Eski İsrail Başbakanı Lapid "Netanyahu savaşı kaybetti" ABD ve İran mutabakat zaptını imzaladı Döviz piyasalarında günün son rakamları (15 Haziran 2026) Erdoğan-Guterres telefonla görüşmesinde Kıbrıs’taki son gelişmeler de ele alındı Leyen, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmayacağına işaret etti Pembe Kanatlı için kan aranıyor! Akpınar "Girne Anafartalar Lisesi’nde yaşanan olay yapısal bir eksikliğin acı sonucu" İki Toplumlu Kıbrıs Kadın Koalisyonu’ndan liderlere barış süreci çağrısı Denktaş “Kıbrıs Rum tarafında da mal tazmin komisyonu kurulmalı” KTGB “Kıbrıs Türk basını önemli bir değerini kaybetmiştir” Arıklı “Önce yasa önerisini görüşelim sonra, seçime gidelim” Endonezya'da 6,7 büyüklüğünde deprem Altın ayrıntı bekliyor, temkinli yükseliş var Devlet Piyangosu çekildi! (15 Haziran 2026 tam liste) Hürmüz'de normale dönüş aylar sürebilir Döviz kurlarında son durum (16 Haziran 2026) Trump "İran asla nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardı" Valizinden 150 canlı zehirli akrep çıktı En son hava durumu tahminleri (16 Haziran 2026) Bilbay Eminoğlu'ndan acı haber! Eski İsrail Başbakanı Lapid "Netanyahu savaşı kaybetti" ABD ve İran mutabakat zaptını imzaladı Döviz piyasalarında günün son rakamları (15 Haziran 2026) Erdoğan-Guterres telefonla görüşmesinde Kıbrıs’taki son gelişmeler de ele alındı Leyen, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmayacağına işaret etti Pembe Kanatlı için kan aranıyor! Akpınar "Girne Anafartalar Lisesi’nde yaşanan olay yapısal bir eksikliğin acı sonucu" İki Toplumlu Kıbrıs Kadın Koalisyonu’ndan liderlere barış süreci çağrısı Denktaş “Kıbrıs Rum tarafında da mal tazmin komisyonu kurulmalı”
Dolar
Euro
Sterlin

Tuzu Azaltmak İçin 8 Önemli Neden

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Tuzu Azaltmak İçin 8 Önemli Neden

İnme, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi hayatı tehdit eden hastalıkların riskini yükseltiyor…

Bu risklerin yanı sıra bir yandan da obeziteye, mide kanserine ve böbrek taşına eğilimi artırıyor. Tükettiğimiz besinlerin lezzetini arttırmak için soframızdan eksik etmediğimiz tuzun zararları bunlarla da sınırlı değil. Acıbadem Maslak Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya hayatımızı tehdit eden bu hastalıklardan korunmamız içinse günlük tuz tüketimimizi 5 gram, bir başka deyişle bir silme çay kaşığı tuz ile sınırlandırmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Hayatımızı aslında elektriksel bir aktiviteye borçluyuz. Yaşamın devam etmesi için hücre dışında sodyumun, hücre içinde de potasyumun yüksek miktarda bulunması çok önemli. Hücre dışı temel elektrolit olan sodyumun ana kaynağını da sodyum klorür, bir başka deyişle tuz oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, hayatımızı sürdürebilmek için günde ortalama 5 gram tuz almamız yeterli geliyor. Ancak ülkemizde günlük ideal tuz tüketiminden 2.5-3 kat fazla tuz tüketiliyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya bunun sonucunda da yüksek tansiyon ve buna bağlı inme, kalp krizi ile kalp yetmezliği başta olmak üzere birçok hastalığın gelişme riskinin arttığı uyarısında bulunarak, “ Dolayısıyla tuz tüketimi azaltıldığında bu hastalıklardan büyük oranda korunmak mümkün olabiliyor. Bu nedenle günlük tuz tüketiminin bir silme çay kaşığı ile sınırlandırılması çok önemli” diyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya tuz tüketimini azalttığımızda hangi hastalıklardan korunabileceğimizi anlattı, önemli önerilerde bulundu. 1. Yüksek tansiyon Her 100 kişiden 35’inde görülen hipertansiyon dünyadaki ölüm nedenleri arasında birinci, sakatlık nedenleri arasında da ikinci sırada yer alıyor. Kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ile gözler hipertansiyondan en çok zarar gören organlar. Yüksek tansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere neden olabiliyor. Öyle ki hipertansiyon inmelerin yüzde 62’sinden, koroner damar hastalıklarının yüzde 49’undan, kardiyovasküler hastalıkların yüzde 80’ inden, böbrek hastalıklarının da yüzde 40’ından sorumlu tutuluyor. Kan basıncı 115/75 mmHg üzerine çıkınca, risk başlıyor. Tuz alımı ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren ilk büyük ölçekli çalışma olan INTERSALT araştırmasına göre; diyette günlük 6 gramlık tuz artışı büyük tansiyonu ( sistolik) 9 mmHg yükseltiyor. 2.İnme İnme, merkezi sinir sistemini besleyen damarların tıkanıklık ya da kanamalarının yol açtığı ve ani gelişen nörolojik bir bozukluk. İnme oluştuktan sonraki 5 yıl içinde yüzde 45-61 oranında ölüm, yüzde 25-37 oranında da yeni bir inme gelişiyor. Ölümle sonuçlanmayan durumlarda hastaların yaklaşık yüzde 31’i günlük hayatlarını yardımla sürdürüyor, yüzde 20’si yardımsız yürüyemiyor, yüzde 16’sı da bakımevine yatırılıyor. Günlük tuz alımı 6 gram azaltıldığında inme riski yüzde 24 oranında azaltılıyor. 3. Böbrek yetmezliği Toplumda yüzde 17 oranında görülen kronik böbrek hastalığı dünya üzerindeki en önemli sağlık sorunlarından biri. Sıklığı giderek artan diyabet, böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında ilk sırayı alırken, ikinci sırada da hipertansiyon geliyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya tuz tüketiminin doğrudan olmasa da hipertansiyona yol açarak böbrek sağlığını bozduğunu vurgulayıp “ Örneğin böbrek taşlarına olan eğilim artıyor. Özellikle orta-ileri evre böbrek yetmezliklerinde seyri yavaşlatmak için diyette tuz kısıtlaması şart” diyor. 4. Sindirim sistemi hastalıkları Dünya Uluslararası Kanser Araştırma Fonu’nun 2016 verilerine göre, Uzak Doğu’da tuzla işlenmiş balık ve diğer gıdaları tüketenlerde mide kanseri görülme riskinin, bu besinleri tüketmeyenlere göre yüzde 15 daha fazla olduğu saptanmış. 5. Obezite Obezite vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 ‘den daha fazla olması olarak tanımlanıyor. “Tuz doğrudan obezite nedeni değildir, ancak, bizi susatır” diyen Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle susayan çocukların su içmek yerine şekerli içecekleri tercih etmeleri obezite riskini çok artırıyor. Şekerli içecekler tuz barındırmamakla birlikte, tuzun dolaylı susatıcı etkisi nedeniyle, özellikle çocuklar tarafından ilk sırada tercih edilen sıvı olma özelliği taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz alımının 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle günlük su ihtiyacının 350 ml azalacağını ifade ediyor. Günde her 1 gram tuz azaltılması da 27 ml daha az şekerli içecek tüketmemizi sağlıyor “ 6. Astım Fazla tuz tüketiminin akciğerlerdeki mikrodolaşımı bozarak, astımın ağırlaşmasına neden olduğu düşünülüyor. 2010 yılında yapılan bir çalışmada düşük tuz diyeti (3.75 gr/gün) alan astım hastalarının, yüksek tuz diyetindeki (10 gr/gün) hastalara oranla astım ilaçlarına daha az ihtiyaç duydukları ve bu hastaların solunum fonksiyon testlerinde belirgin düzelme olduğu belirlendi. 7. Ödem Her sodyum molekülü vücutta en az 4 su molekülünü bağlıyor. Yani, tuz her zaman suya bağlı olarak dolaşıyor. Vücutta, sodyumun bulunduğu her alanda su da var. Ne kadar çok sodyum, o kadar çok ödem diyebiliriz. Tuz damar içindeki basıncı bu yolla artırdığı gibi ödeme de neden olabiliyor. Ödem, özellikle akciğerlerde olduğunda hayatı tehdit ediyor. Ödemli hastalıkların tedavisinde ilk sırayı tuz kısıtlaması alıyor. 8. Sıvı kaybı ve elektrolit dengesizlikleri Vücutta ishal, yanık, kusma ile kanama gibi nedenlerle su kaybı olduğunda vücutta göreceli olarak tuz miktarı artabiliyor. Bu duruma “hipernatremi” deniyor. Vücutta göreceli olarak tuz miktarının artması, özellikle beyin hücrelerinden sıvı çekerek, beyin hücrelerinin büzüşmesine yol açıyor. Dolasıyla bu tür durumlarda su ihtiyacı hesaplanarak, eksik suyun tamamlanması gerekiyor. Bunun tam tersi de, vücutta suyun tuza göre daha fazla bulunması. Bu duruma da “hiponatremi” deniyor. En çok kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ile karaciğer yetmezliği olan kişilerde görülen hiponatremi de bilinç bozukluklarına ve mizaç değişimlerine yol açabiliyor.

Benzer haberler

Featured
KTGB “Kıbrıs Türk basını önemli bir değerini kaybetmiştir” 2026-06-16 09:05:00 Arıklı “Önce yasa önerisini görüşelim sonra, seçime gidelim” 2026-06-16 09:01:00 Endonezya'da 6,7 büyüklüğünde deprem 2026-06-16 08:55:00 Altın ayrıntı bekliyor, temkinli yükseliş var 2026-06-16 08:49:00 Devlet Piyangosu çekildi! (15 Haziran 2026 tam liste) 2026-06-16 08:38:00 Hürmüz'de normale dönüş aylar sürebilir 2026-06-16 08:21:00 Döviz kurlarında son durum (16 Haziran 2026) 2026-06-16 08:18:00 Trump "İran asla nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardı" 2026-06-16 08:15:00 Valizinden 150 canlı zehirli akrep çıktı 2026-06-16 08:02:00