Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Borsa günü yüzde 4,12 değer kazanarak tamamladı Hangi besinler cildin daha genç görünmesine yardımcı olabilir? Çağdaş Müzik Derneği’nden Cumhuriyet Bayramı’na özel konser TDP Genel Başkanı Çeler, Holguin ile görüştü Cumhurbaşkanı Erhürman ve beraberindeki heyet İstanbul'a gitti Rusya'nın önde gelen bulut ve barındırma sağlayıcısı Beget'e siber saldırı SAMTAY’dan Yedidalga İlkokulu’nda kompozisyon yarışması Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek Türkiye Cumhuriyeti'nden Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 100 bin dolarlık katkı Nobel ödüllü bilim insanı Hinton "Yapay zeka hiç geliştirilmeseydi daha iyi olabilirdi" Ekonomistlerden "dış politikada türbülans ve piyasalarda dalgalanma" uyarısı KTOEÖS yarın Lefkoşa'daki okullarda öğleden sonra grevde olacak Girne’de batan gemide yakınlarını kaybedenler Mersin'de suç duyurusunda bulundu Meteoroloji son tahminlerini açıkladı: Sağanak, fırtına ve soğuk hava geliyor Nöbetçi eczaneler (4 Kasım 2026) Bin 450 kilogramlık NASA gözlemevi Dünya'ya düşüyor Başbakan Üstel, Holguin ile görüştü TAM Parti, pazar günü aday tanıtım şöleni düzenleyecek Trump yenilgiyi kabul etti, veto kartını çıkardı İki kesimden siyasi parti temsilcileri genişletilmiş toplantıya destek belirtti Borsa günü yüzde 4,12 değer kazanarak tamamladı Hangi besinler cildin daha genç görünmesine yardımcı olabilir? Çağdaş Müzik Derneği’nden Cumhuriyet Bayramı’na özel konser TDP Genel Başkanı Çeler, Holguin ile görüştü Cumhurbaşkanı Erhürman ve beraberindeki heyet İstanbul'a gitti Rusya'nın önde gelen bulut ve barındırma sağlayıcısı Beget'e siber saldırı SAMTAY’dan Yedidalga İlkokulu’nda kompozisyon yarışması Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek Türkiye Cumhuriyeti'nden Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 100 bin dolarlık katkı Nobel ödüllü bilim insanı Hinton "Yapay zeka hiç geliştirilmeseydi daha iyi olabilirdi" Ekonomistlerden "dış politikada türbülans ve piyasalarda dalgalanma" uyarısı KTOEÖS yarın Lefkoşa'daki okullarda öğleden sonra grevde olacak Girne’de batan gemide yakınlarını kaybedenler Mersin'de suç duyurusunda bulundu Meteoroloji son tahminlerini açıkladı: Sağanak, fırtına ve soğuk hava geliyor Nöbetçi eczaneler (4 Kasım 2026) Bin 450 kilogramlık NASA gözlemevi Dünya'ya düşüyor Başbakan Üstel, Holguin ile görüştü TAM Parti, pazar günü aday tanıtım şöleni düzenleyecek Trump yenilgiyi kabul etti, veto kartını çıkardı İki kesimden siyasi parti temsilcileri genişletilmiş toplantıya destek belirtti
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

Tuzu Azaltmak İçin 8 Önemli Neden

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Tuzu Azaltmak İçin 8 Önemli Neden
Reklam

İnme, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi hayatı tehdit eden hastalıkların riskini yükseltiyor…

Bu risklerin yanı sıra bir yandan da obeziteye, mide kanserine ve böbrek taşına eğilimi artırıyor. Tükettiğimiz besinlerin lezzetini arttırmak için soframızdan eksik etmediğimiz tuzun zararları bunlarla da sınırlı değil. Acıbadem Maslak Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya hayatımızı tehdit eden bu hastalıklardan korunmamız içinse günlük tuz tüketimimizi 5 gram, bir başka deyişle bir silme çay kaşığı tuz ile sınırlandırmamız gerektiğine dikkat çekiyor. Hayatımızı aslında elektriksel bir aktiviteye borçluyuz. Yaşamın devam etmesi için hücre dışında sodyumun, hücre içinde de potasyumun yüksek miktarda bulunması çok önemli. Hücre dışı temel elektrolit olan sodyumun ana kaynağını da sodyum klorür, bir başka deyişle tuz oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, hayatımızı sürdürebilmek için günde ortalama 5 gram tuz almamız yeterli geliyor. Ancak ülkemizde günlük ideal tuz tüketiminden 2.5-3 kat fazla tuz tüketiliyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya bunun sonucunda da yüksek tansiyon ve buna bağlı inme, kalp krizi ile kalp yetmezliği başta olmak üzere birçok hastalığın gelişme riskinin arttığı uyarısında bulunarak, “ Dolayısıyla tuz tüketimi azaltıldığında bu hastalıklardan büyük oranda korunmak mümkün olabiliyor. Bu nedenle günlük tuz tüketiminin bir silme çay kaşığı ile sınırlandırılması çok önemli” diyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya tuz tüketimini azalttığımızda hangi hastalıklardan korunabileceğimizi anlattı, önemli önerilerde bulundu. 1. Yüksek tansiyon Her 100 kişiden 35’inde görülen hipertansiyon dünyadaki ölüm nedenleri arasında birinci, sakatlık nedenleri arasında da ikinci sırada yer alıyor. Kalp, beyin, böbrekler, büyük atardamarlar ile gözler hipertansiyondan en çok zarar gören organlar. Yüksek tansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere neden olabiliyor. Öyle ki hipertansiyon inmelerin yüzde 62’sinden, koroner damar hastalıklarının yüzde 49’undan, kardiyovasküler hastalıkların yüzde 80’ inden, böbrek hastalıklarının da yüzde 40’ından sorumlu tutuluyor. Kan basıncı 115/75 mmHg üzerine çıkınca, risk başlıyor. Tuz alımı ile kan basıncı arasındaki ilişkiyi gösteren ilk büyük ölçekli çalışma olan INTERSALT araştırmasına göre; diyette günlük 6 gramlık tuz artışı büyük tansiyonu ( sistolik) 9 mmHg yükseltiyor. 2.İnme İnme, merkezi sinir sistemini besleyen damarların tıkanıklık ya da kanamalarının yol açtığı ve ani gelişen nörolojik bir bozukluk. İnme oluştuktan sonraki 5 yıl içinde yüzde 45-61 oranında ölüm, yüzde 25-37 oranında da yeni bir inme gelişiyor. Ölümle sonuçlanmayan durumlarda hastaların yaklaşık yüzde 31’i günlük hayatlarını yardımla sürdürüyor, yüzde 20’si yardımsız yürüyemiyor, yüzde 16’sı da bakımevine yatırılıyor. Günlük tuz alımı 6 gram azaltıldığında inme riski yüzde 24 oranında azaltılıyor. 3. Böbrek yetmezliği Toplumda yüzde 17 oranında görülen kronik böbrek hastalığı dünya üzerindeki en önemli sağlık sorunlarından biri. Sıklığı giderek artan diyabet, böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında ilk sırayı alırken, ikinci sırada da hipertansiyon geliyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya tuz tüketiminin doğrudan olmasa da hipertansiyona yol açarak böbrek sağlığını bozduğunu vurgulayıp “ Örneğin böbrek taşlarına olan eğilim artıyor. Özellikle orta-ileri evre böbrek yetmezliklerinde seyri yavaşlatmak için diyette tuz kısıtlaması şart” diyor. 4. Sindirim sistemi hastalıkları Dünya Uluslararası Kanser Araştırma Fonu’nun 2016 verilerine göre, Uzak Doğu’da tuzla işlenmiş balık ve diğer gıdaları tüketenlerde mide kanseri görülme riskinin, bu besinleri tüketmeyenlere göre yüzde 15 daha fazla olduğu saptanmış. 5. Obezite Obezite vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 ‘den daha fazla olması olarak tanımlanıyor. “Tuz doğrudan obezite nedeni değildir, ancak, bizi susatır” diyen Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Özellikle susayan çocukların su içmek yerine şekerli içecekleri tercih etmeleri obezite riskini çok artırıyor. Şekerli içecekler tuz barındırmamakla birlikte, tuzun dolaylı susatıcı etkisi nedeniyle, özellikle çocuklar tarafından ilk sırada tercih edilen sıvı olma özelliği taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz alımının 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle günlük su ihtiyacının 350 ml azalacağını ifade ediyor. Günde her 1 gram tuz azaltılması da 27 ml daha az şekerli içecek tüketmemizi sağlıyor “ 6. Astım Fazla tuz tüketiminin akciğerlerdeki mikrodolaşımı bozarak, astımın ağırlaşmasına neden olduğu düşünülüyor. 2010 yılında yapılan bir çalışmada düşük tuz diyeti (3.75 gr/gün) alan astım hastalarının, yüksek tuz diyetindeki (10 gr/gün) hastalara oranla astım ilaçlarına daha az ihtiyaç duydukları ve bu hastaların solunum fonksiyon testlerinde belirgin düzelme olduğu belirlendi. 7. Ödem Her sodyum molekülü vücutta en az 4 su molekülünü bağlıyor. Yani, tuz her zaman suya bağlı olarak dolaşıyor. Vücutta, sodyumun bulunduğu her alanda su da var. Ne kadar çok sodyum, o kadar çok ödem diyebiliriz. Tuz damar içindeki basıncı bu yolla artırdığı gibi ödeme de neden olabiliyor. Ödem, özellikle akciğerlerde olduğunda hayatı tehdit ediyor. Ödemli hastalıkların tedavisinde ilk sırayı tuz kısıtlaması alıyor. 8. Sıvı kaybı ve elektrolit dengesizlikleri Vücutta ishal, yanık, kusma ile kanama gibi nedenlerle su kaybı olduğunda vücutta göreceli olarak tuz miktarı artabiliyor. Bu duruma “hipernatremi” deniyor. Vücutta göreceli olarak tuz miktarının artması, özellikle beyin hücrelerinden sıvı çekerek, beyin hücrelerinin büzüşmesine yol açıyor. Dolasıyla bu tür durumlarda su ihtiyacı hesaplanarak, eksik suyun tamamlanması gerekiyor. Bunun tam tersi de, vücutta suyun tuza göre daha fazla bulunması. Bu duruma da “hiponatremi” deniyor. En çok kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ile karaciğer yetmezliği olan kişilerde görülen hiponatremi de bilinç bozukluklarına ve mizaç değişimlerine yol açabiliyor.

Benzer haberler

Featured
Borsa günü yüzde 4,12 değer kazanarak tamamladı 4 Kas 2026 20:02 Hangi besinler cildin daha genç görünmesine yardımcı olabilir? 4 Kas 2026 19:56 Çağdaş Müzik Derneği’nden Cumhuriyet Bayramı’na özel konser 4 Kas 2026 19:35 TDP Genel Başkanı Çeler, Holguin ile görüştü 4 Kas 2026 18:56 Cumhurbaşkanı Erhürman ve beraberindeki heyet İstanbul'a gitti 4 Kas 2026 18:43 Rusya'nın önde gelen bulut ve barındırma sağlayıcısı Beget'e siber saldırı 4 Kas 2026 18:39 SAMTAY’dan Yedidalga İlkokulu’nda kompozisyon yarışması 4 Kas 2026 18:33 Kadın girişimciler için ödül töreni düzenlenecek 4 Kas 2026 18:27 Türkiye Cumhuriyeti'nden Kayıp Şahıslar Komitesi’ne 100 bin dolarlık katkı 4 Kas 2026 18:20