TAM Parti “Milletvekilliği, bireyi yargı denetiminden muaf kılan bir statü değildir”

Voice Kıbrıs Haber
Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM Parti) milletvekilliğinin bireyi yargı denetiminden muaf kılan bir statü olmadığını, yasama dokunulmazlığının kişisel bir ayrıcalık ya da bireysel bir hak değil; Meclis iradesinin baskıdan uzak ve demokratik temsilin sürekliliğini sağlamak amacıyla öngörülmüş anayasal bir koruma olduğunu kaydetti.
TAM Parti Hukuk Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, yasama dokunulmazlığının amacı dışında genişletilmesinin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek, milletvekillerinin yargı denetimi dışında bırakılmasının da hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği savunuldu.
Açıklamada, partinin hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla, hem milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmasını hem de yargının tam bağımsızlığının anayasal güvencelerle güçlendirilmesini temel siyasal amaç olarak benimsediği ifade edildi.
“Hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası uyarınca yargı, görevini hiçbir organ, makam veya kişi tarafından verilen talimatlara bağlı olmaksızın yerine getirir.” ifadelerine yer verilen açıklamada, yargıya talimat verildiğinin ifade edilmesi ya da bu yönde bir algı yaratılmasının, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyeceği kaydedildi.
Yasama dokunulmazlığının sınırlandırılmasının yanı sıra, yargının siyasal etkilerden arındırılmış, bağımsız ve tarafsız yapısının anayasal güvencelerle güçlendirilmesinin partinin temel hedefleri arasında yer aldığı belirtilen komite açıklamasında, yargı bağımsızlığını pekiştirecek anayasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve gerekirse referanduma gidilmesi için girişimlerde bulunulmasının parti programında yer aldığı ifade edildi.
Açıklamada, milletvekili dokunulmazlığının yalnızca kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmasının hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olduğu belirtilerek, milletvekillerinin Meclis kürsüsündeki oy ve sözlerinin korunacağı, bunun dışındaki fiiller bakımından ise yargıdan bağışıklığın söz konusu olmaması gerektiği kaydedildi.
“Yasama dokunulmazlığının ya da siyasal makamların, yargısal hesap verebilirliği fiilen imkânsız kılan araçlara dönüştürülmesi, anayasanın lafzına olduğu kadar ruhuna da aykırıdır.” denilen açıklamada, hukuk devletinde siyasal sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirinden ayrı olduğu, ancak hiçbirinin diğerini ortadan kaldırmadığı savunuldu.
Açıklamanın sonunda, milletvekilliğinin yargıya karşı bir zırh olmadığı ve yasama dokunulmazlığının mutlak bir anayasal hak olarak görülemeyeceği yönünde görüş belirtildi.
Benzer haberler
Featured
Hamas "Netanyahu arabulucuların çabalarını baltalıyor"
Fransa'da aşırı sıcaklar nedeniyle 7 bin 300'den fazla ölüm kaydedildi
Döviz piyasalarında günün son rakamları (19 Ağustos 2026)
Hocanın Güzelyurt Meslek Lisesi'ndeki olaya ilişkin açıklama yaptı
Yılmaz "Fiber Projesi, stratejik bir kalkınma hamlesidir"
Kolombiya'daki depremde can kaybı 300'ü aştı
Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon temmuzda yükseldi
Özersay “Liyakate dayalı bir devleti yeniden inşa etmeliyiz”
AJet'ten yurt dışı biletlerde 29 dolardan başlayan fiyatlarla indirim kampanyası


