Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
ABD-İran mutabakat metni sızdı: 14 maddelik anlaşmada neler var? Fed kritik faiz kararını açıkladı Ada rekorlarla şampiyon İncirli "CTP, 2027’de güven veren ve çözüm üreten bir hükümet kuracak" Denktaş “Kim gelirse gelsin bir şey değişmez ezberini bozmak istiyoruz" Kuzey Kıbrıs Muhasebe ve Denetim Meslek (Değişiklik) Yasa Tasarısı Genel Kurula sevk edildi KTEZO "Düşük faizli kredi uygulaması devam ediyor" Borsa günü yüzde 0,50 değer kaybederek tamamladı Hasan Küçük “Geçici çalışanlara ilişkin yasa kamuya güç verecek” Türkiye Dışişlerinden, AP’nin Türkiye Raporu'na tepki AP Türkiye Raporu kabul edildi Dokuz yıldır devam eden Halkbank davası sona erdi CHP'de olağanüstü kurultay talep eden 833 delegenin imzası genel merkeze teslim edildi Atatürk Öğretmen Akademisi yasa tasarısı komitede onaylandı Köroğlu, HIV iddialarıyla ilgili açıklama yapılması çağrısında bulundu Meteoroloji son tahminleri açıkladı: Önümüzdeki günlerde sağanak yağmur bekleniyor! Mukaveleli erbaş ve er alımı başvurularında son gün yarın Taşkent’le Güngör arasındaki yangın söndürüldü Holguin, Yunanistan Dışişleri Bakanı ile Atina'da görüştü YÖK’ten Yakın Doğu Üniversitesi’ne “Spor Dostu Kampüs” ödülü ABD-İran mutabakat metni sızdı: 14 maddelik anlaşmada neler var? Fed kritik faiz kararını açıkladı Ada rekorlarla şampiyon İncirli "CTP, 2027’de güven veren ve çözüm üreten bir hükümet kuracak" Denktaş “Kim gelirse gelsin bir şey değişmez ezberini bozmak istiyoruz" Kuzey Kıbrıs Muhasebe ve Denetim Meslek (Değişiklik) Yasa Tasarısı Genel Kurula sevk edildi KTEZO "Düşük faizli kredi uygulaması devam ediyor" Borsa günü yüzde 0,50 değer kaybederek tamamladı Hasan Küçük “Geçici çalışanlara ilişkin yasa kamuya güç verecek” Türkiye Dışişlerinden, AP’nin Türkiye Raporu'na tepki AP Türkiye Raporu kabul edildi Dokuz yıldır devam eden Halkbank davası sona erdi CHP'de olağanüstü kurultay talep eden 833 delegenin imzası genel merkeze teslim edildi Atatürk Öğretmen Akademisi yasa tasarısı komitede onaylandı Köroğlu, HIV iddialarıyla ilgili açıklama yapılması çağrısında bulundu Meteoroloji son tahminleri açıkladı: Önümüzdeki günlerde sağanak yağmur bekleniyor! Mukaveleli erbaş ve er alımı başvurularında son gün yarın Taşkent’le Güngör arasındaki yangın söndürüldü Holguin, Yunanistan Dışişleri Bakanı ile Atina'da görüştü YÖK’ten Yakın Doğu Üniversitesi’ne “Spor Dostu Kampüs” ödülü
Dolar
Euro
Sterlin

"Siyasi amaçlarla ortaya atılan iddialar, Türkiye ve KKTC’yi itibarsızlaştırmaktır”

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
"Siyasi amaçlarla ortaya atılan iddialar, Türkiye ve KKTC’yi itibarsızlaştırmaktır”

Uluslararası Kriz Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. İsmail Şahin, İsrail’in Kıbrıs stratejisinin tarihsel ve jeopolitik boyutlarını değerlendirdi. Anadolu Ajansı’nın analiz olarak verdiği değerlendirmede, eski İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Shay Gal’ın “Kuzey Kıbrıs Aynı Zamanda Bir İsrail Sorunudur” makalesini değerlendirip, “Somut ve doğrulanmış kanıtlardan yoksun, siyasi amaçlarla ortaya atılan bu tür iddiaların öncelikli hedefi Türkiye ve KKTC’yi itibarsızlaştırmaktır” yorumunda bulundu. Şahin’in analizi şöyle: “Geçen temmuz ayında eski İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Shay Gal, İsrail’in Kıbrıs’ın kuzeyini Türk kuvvetlerinden ‘kurtarmak’ için Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile koordinasyon içinde askeri planlar geliştirmesi gerektiğini öne süren ‘Kuzey Kıbrıs Aynı Zamanda Bir İsrail Sorunudur’ başlıklı kışkırtıcı bir makale kaleme aldı. Shay Gal’ın yazısından yaklaşık 1,5 yıl önce İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, ‘İran’ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) İsraillilere ve Yahudilere yönelik terör saldırıları için kullandığı’ iddia ediliyordu. Kuzey Kıbrıs’taki İran varlığının rahatsız edici bir boyuta ulaştığı belirtilen açıklamada, Kıbrıs Rum güvenlik ve kolluk güçlerinin Mossad ile işbirliği içinde, Kıbrıs’taki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırı düzenlemeyi planlayan bir İran bağlantılı terör örgütünün engellendiği ifade ediliyordu. - Meşruiyet arayışı Şurası çok açık ki, somut ve doğrulanmış kanıtlardan yoksun, siyasi amaçlarla ortaya atılan bu tür iddiaların öncelikli hedefi Türkiye ve KKTC’yi itibarsızlaştırmaktır. Bir diğer amaç, Ada'nın kuzeyinde uluslararası bir güvenlik krizi olduğu izlenimini yaratmaktır. Başka bir ifadeyle İran’ın kurduğu ‘Direniş Ekseni’nin bir ucunun KKTC’ye ulaştığına dair bir propaganda yürütülmektedir. Son olarak, bu anlatı aynı zamanda Mossad’ın müdahalesinin ve başarısının abartılı biçimde vurgulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla İsrail, Güney Kıbrıs'ı siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarında kendine bağımlı kılmak için elindeki tüm araçları devreye sokmaya hazırlanıyor. Bu çaba, Doğu Akdeniz’de Tel Aviv merkezli yeni güvenlik mimarisinin inşası, Türkiye’nin sınırlandırılması, İsrail ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki bağların derinleştirilmesi ve İsrail merkezli yeni bir Orta Doğu’nun kurulması gibi hedefleri içeriyor. Tüm bunlar yüzyıllık stratejinin bir parçası olabilir mi? - Yüzyıllık strateji Siyonizmin Kıbrıs’a ilgisi, 19. yüzyılın sonlarına, özellikle Yahudi yerleşim ve kolonileşme hareketlerinin değerlendirdiği döneme kadar uzanır. Bu dönemde bazı siyonist fikir insanları, Filistin’in sınırlı kaynakları, yetersiz yüzölçümü ve süregelen siyasi belirsizlikleri nedeniyle Kıbrıs’ı olası bir destek veya yerleşim alanı olarak değerlendiriyordu. Örneğin, Davis Trietsch (1870-1935) gibi önde gelen siyonist figürler, Kıbrıs’ın doğu kıyısını (Mağusa Körfezi) Yahudi kolonileşmesi açısından Doğu’nun başka hiçbir yerinde bulunamayacak fırsatlar sunan bir alan olarak nitelendirmiştir. Trietsch’e göre Kıbrıs, ‘Büyük İsrail’ için titizlikle ele alınması gereken bir toprak parçasıydı. Nitekim Theodor Herzl’e yazdığı bir mektubunda şöyle diyordu: ‘Kıbrıs meselesi siyonizme ihtiyaç duymaz ama siyonizm Kıbrıs’a bağlıdır.’ Bu tarihsel perspektif, siyonist düşüncenin yalnızca Filistin’e odaklanmadığını, aynı zamanda komşu stratejik bölgeler üzerinden güvenlik, yerleşim ve ekonomik kalkınma planları ürettiğini göstermektedir. Bununla birlikte bu tarihsel referans, erken dönem siyonist vizyon ile güncel İsrail politikaları arasında belirgin bir süreklilik ve tutarlılık olduğunu ortaya koymaktadır. Son yıllarda İsrail’in Kıbrıs odaklı politikaları, İsrail-Güney Kıbrıs yakınlaşması ve Kıbrıs genelinde artan Yahudi varlığı gibi gelişmeler, Trietsch’in Kıbrıs için öne sürdüğü stratejik fikirlerin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu ortaya koymaktadır. - Sıçrama tahtası ve ileri karakol Nihayetinde Trietsch’in, ‘Kıbrıs meselesi siyonizme ihtiyaç duymaz ama siyonizm Kıbrıs’a bağlıdır.’ ifadesi, İsrail’in güvenliği açısından Kıbrıs’ın stratejik önemini vurgulayan çarpıcı bir tespit olarak bugün de geçerlidir. İsrail’in güvenlik mimarisinde Kıbrıs Adası, İsrail için hem Doğu Akdeniz’de bir sıçrama tahtası hem de İsrail’i olası tehditlere karşı koruyan ileri bir karakoldur. Bu stratejik rol, tarih boyunca İsrail’in ve Yahuda Krallığı’nın kuzeyden ve güneyden gelen tehditlere karşı sürekli savunma arayışında olmasının bir devamı niteliğindedir. İlginç bir biçimde günümüzde de İsrail’in güvenliği benzer bir coğrafi gerçeklikle şekillenmektedir. Kuzeyden Türkiye, Suriye, Lübnan ve İran destekli gruplar, güneyden ise Mısır, Gazze, Sina ve Yemen üzerinden gelebilecek tehditler, hala İsrail’in stratejik ve savunma planlarını belirleyen temel unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Böylece tarihsel deneyim, modern güvenlik mimarisi açısından bir referans işlevi görmüş ve bu stratejik düşünce çerçevesinde, İskenderun’dan İskenderiye’ye kadar uzanan kıyı şeridi birinci dereceden bir güvenlik koridoru olarak değerlendirilmiştir. Bu alanın kontrolü, İsrail’in hem askeri hem de ekonomik açıdan bölgedeki etkinliğini güvence altına almak için kritik bir öneme sahiptir, bu noktada Kıbrıs’ın stratejik önemi de ortaya çıkmaktadır. - Türkiye faktörü Kıbrıs, İskenderun’dan İskenderiye’ye uzanan güvenlik koridorunun önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Her ne kadar Orta Doğu’da derin dönüşümlerin yaşandığı, yeni ittifakların kurulduğu, geleneksel fay hatlarının değiştiği ve küresel güçlerin bölgeyle ilişkilerini yeniden düzenlediği iddia edilse de buradaki esas tablo, İsrail merkezli yeni bir Orta Doğu vizyonunun inşa edilmekte olduğudur. Bu hedef, aslında bir asırdan uzun süredir devam eden bir projeyi yansıtmaktadır. Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak yükselişi, bu projenin en büyük tehdididir. Bu nedenle projeyi hayata geçirmeye çabalayan aktörler, Türkiye’ye karşı hem bir caydırıcılık unsuru oluşturmak hem de Kıbrıs’ı Türkiye’nin etki alanının dışına çıkarmak amacıyla Ada'yı ortak bir harekat üssü veya cephe haline getirmeye çalışmaktadır. Bu minvalde, ABD ve AB’nin desteğiyle bir taraftan Abraham Anlaşmaları kapsamında İsrail’in etki alanı genişletilirken diğer taraftan da Güney Kıbrıs ile İsrail arasında birçok ortak savunma ve güvenlik işbirliği mekanizmalarının kurulduğu gözlenmektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 41. Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) Toplantısı’nda bu duruma dikkati çekerek, “bölgede kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası'nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller aldıklarını” ifade etmesi, Ankara’nın bu projeyi yakından takip ettiğine işaret etmektedir.

Benzer haberler

Featured
ABD-İran mutabakat metni sızdı: 14 maddelik anlaşmada neler var? 2026-06-17 21:23:00 Fed kritik faiz kararını açıkladı 2026-06-17 21:19:00 Ada rekorlarla şampiyon 2026-06-17 21:07:00 İncirli "CTP, 2027’de güven veren ve çözüm üreten bir hükümet kuracak" 2026-06-17 21:02:00 Denktaş “Kim gelirse gelsin bir şey değişmez ezberini bozmak istiyoruz" 2026-06-17 20:54:00 Kuzey Kıbrıs Muhasebe ve Denetim Meslek (Değişiklik) Yasa Tasarısı Genel Kurula sevk edildi 2026-06-17 20:49:00 KTEZO "Düşük faizli kredi uygulaması devam ediyor" 2026-06-17 20:43:00 Borsa günü yüzde 0,50 değer kaybederek tamamladı 2026-06-17 20:17:00 Hasan Küçük “Geçici çalışanlara ilişkin yasa kamuya güç verecek” 2026-06-17 19:10:00