Özdenefe "Abi siyaseti değil, ülkeyi yönetecek ciddiyet lazım"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Başbakan Ünal Üstel’in nüfus ve toplum güvenliğine ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.
Özedefe sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
"“ABİ” SİYASETİ DEĞİL, ÜLKEYİ YÖNETECEK CİDDİYET LAZIM
Başbakan Ünal Üstel bugün nüfusumuzun “500 bin civarında” olduğunu söyledi. Toplum güvenliği konusunda bazı suç rakamlarını sıraladı, bol bol Güney Kıbrıs’la karşılaştırma yaptı ve buradan ülkede ciddi bir güvenlik sorunu olmadığı sonucuna vardı.
Nüfusta da güvenlikte de aynı yaklaşımı görüyoruz. Bir rakam açıklanıyor ve sanki mesele orada sonuçlanmış gibi davranılıyor. Oysa rakam sonuç değil, planlamanın ve politika üretmenin başlangıç noktasıdır. Doğru veriyi üretecek, ne anlattığını okuyacak ve ona göre politika geliştireceksiniz.
NÜFUS SAYIMI “KELLE HESABI” DEĞİLDİR
Başbakan 2023’te katıldığı bir televizyon programında nüfusu bildiklerini söylemiş, kaç kişi olduğumuz sorulunca “Konuşulacak rakamlar var, konuşulmayacak rakamlar var. Söylenemeyen bazı kısımlar var” demişti.
O gün konuşulamayan nüfus rakamına ne oldu da bugün konuşulabilir hale geldi?
Üstelik “500 bin civarında” bize yeni bir bilgi de vermiyor. İstatistik Kurumu’nun projeksiyon nüfusu zaten bu civardadır.
Son kapsamlı nüfus sayımı 2011’de yapıldı. Aradan 15 yıl geçti. Pandemi, bölgemizdeki savaşlar, göç hareketleri, yükseköğrenim, işgücü ve ülkeye giriş-çıkışlar nüfus yapısını önemli ölçüde değiştirdi. 2011’i başlangıç noktası alan projeksiyonlarla bugünün nüfus yapısını bildiğimizi varsayamayız.
Biz yalnızca “kaç kişiyiz?” diye sormuyoruz. Kimlerin, nerede ve hangi statüde yaşadığını da bilmek istiyoruz. Eğitimden sağlığa, konuttan altyapıya, işgücünden muhacerete kadar ülkenin planlaması bu veriye dayanır.
Biz rakamları önemsiyoruz. Tam da bu nedenle rakamların bu kadar ciddiyetsiz kullanılmasına itiraz ediyoruz.
Devlet yönetiminde rakam, ihtiyaç duyulduğunda ortaya atılacak bir sayı değildir. Her rakamın kaynağı, hangi yöntemle elde edildiği ve neyi ifade ettiği açık ve güvenilir olmalıdır.
MADEM GÜNEY’İ BU KADAR ÖRNEK VERİYORSUNUZ…
Başbakan bugün defalarca Güney Kıbrıs’la kıyaslama yaptı. O halde nüfus konusunda da bakalım.
Güney’de 2021’de kapsamlı bir nüfus ve konut sayımı yapıldı. Pandemi koşullarında saha ve telefon görüşmeleri idari kayıtlarla birlikte kullanıldı. Sadece toplam nüfus değil, nüfusun yapısına ilişkin kapsamlı veri üretildi.
Yöntem var, teknoloji var, örnek yanı başımızda. Eksik olan, bu hükümetin bunları hayata geçirecek siyasi iradesidir.
GÜVENLİK DE TOPLAM SUÇ SAYISINDAN İBARET DEĞİLDİR
Başbakan toplam suç sayısının azaldığını söylüyor ve buradan ciddi bir güvenlik sorunu olmadığı sonucunu çıkarıyor.
Oysa toplam suç sayısının azalması veya artması tek başına güvenlik tablosunu göstermez. Hangi suçlar artıyor? Suçların niteliği ve ağırlığı nasıl değişiyor? Silahlı suçlar, uyuşturucu, insan ticareti, kadına yönelik şiddet ve çeteleşmede nasıl bir tablo var?
Toplam rakam bunları söylemez.
Güvenlik politikası suçları sonradan saymak değil, riskleri doğru okuyup gerekli önlemleri zamanında almaktır.
BİR DE ŞU “ABİ” MESELESİ VAR
Başbakanın ana muhalefet liderine ve muhalefet milletvekillerine yönelik “gelsinler abilerine sorsunlar” üslubunu hiç masum bulmuyorum.
Bu yalnızca sevimsiz bir üslup meselesi değildir. Siyaset biliminde bunun bir karşılığı var: paternalizm. Yönetenin kendisini bilen ve öğreten üst otorite, karşısındakini ise gelip kendisinden öğrenmesi gereken daha alt bir yerde gördüğü siyaset anlayışı.
Biz hükümeti, toplumda büyüyen güvenlik kaygılarını olması gereken yerde, Mecliste ele almak üzere olağanüstü toplantıya çağırdık. Hükümetin tedbirlerini, eksikleri ve atılması gereken adımları konuşalım dedik.
GELMEDİLER.
Şimdi Başbakan televizyondan “Meclisi niye çağırdınız, gelin abinize sorun” diyor.
Hayır Sayın Başbakan. Demokratik sistemde işleyiş bunun tam tersidir. Toplumda ciddi bir güvenlik kaygısı varsa hükümet Meclise gelir, aldığı tedbirleri ortaya koyar, soruları cevaplar ve çözüm üretir.
Meclise gelmeyip muhalefete “siz bana gelin” demek hem gayri ciddidir hem de tam olarak bu paternalist siyaset anlayışının ifadesidir.
DEMOKRASİDE SEÇMENİN İRADESİNİN “ABİSİ” OLMAZ.
Bugünkü üslubunuzla ve nüfus ile toplum güvenliği gibi ciddi meseleleri ele alış biçiminizle, ülkenin ihtiyaç duyduğu yönetim ciddiyetinden ne kadar uzak olduğunuzu bir kez daha gösterdiniz.
Bu gidişat böyle devam etmeyecek.
BİZ BU SORUMLULUĞU ALMAYA VE ÜLKEYİ CİDDİYETLE YÖNETMEYE HAZIRIZ."
Benzer haberler
Featured
Trump, Hürmüz Boğazı'nı "ABD toprağı" olarak gösteren bir görsel paylaştı
İngiltere’deki şiddetli kuraklık uydu görüntülerine yansıdı
Öztürkler “KKTC’nin demokrasisi, huzuru ve güvenliği tercih nedenidir”
Tüketiciler Derneği, Sağlık Bakanlığı’nı tütün yasasını kumarhanelerde uygulamaya çağırdı
“Mağusa Baykal Tüneli” belgeselinin lansmanı yapıldı
Yüzyılın tutulması geliyor: Gündüz tam 6 dakika boyunca geceye dönecek
Borsa günü yatay seyirle kapattı
Hasipoğlu "Öneri Cumhuriyet Meclisi'nin ilk olağanüstü oturumunda gündeme gelebilecek"
“Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Önerisi” komitede bir kez daha onaylandı


