Girne’nin geçmişi ve bugünü Girne Belgeseli’nde buluştu
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
EMEL GEZEN
Girne’nin tarihini, insanlarını ve belleğini kayıt altına alan “Girne Belgeseli”, kapsamı, ölçeği ve titiz üretim süreciyle belgesel çok ender rastlanan eserler arasında yer alıyor. Girne Belediyesi sponsorluğunda hayata geçirilen ve iki yıllık yoğun bir çalışmanın ürünü olan belgesel, 28 Eylül 2025 tarihinde Girne Fest kapsamında amfi tiyatroda düzenlenen galayla ilk kez izleyiciyle buluştu.
Belgeseli benzersiz kılan en önemli unsurların başında, ulaşılan röportaj sayısının fazlalığı ve çekim yapılan mekânların çeşitliliği geliyor. Yapımda 85 ayrı röportaj yer alırken, çekimler 75 farklı noktada gerçekleştirildi.
Bu geniş ölçekli çalışma, Girne’yi tek bir bakış açısından değil; geçmişi, bugünü ve insan hikâyeleriyle çok katmanlı bir anlatı içinde ele almayı mümkün kıldı. Yönetmenliğini Derya Atamer, yapımcılığını ise Ali Atamer’in üstlendiği belgeselin seslendirmesini, Türkiye’nin ünlü seslendirme sanatçısı Özden Ayyıldız yaptı.
Belgeselin müzikleri ise ülkemizde yaşayan tanınmış sanatçı Rauf Kasimov tarafından bu belgesel için özel olarak bestelenen “Girne Zeybeği” ile hazırlandı. Özgün müzik, belgeselin anlatımına hem duygusal hem de kültürel bir derinlik kazandırdı.
Girne Belgeseli ile asla unutamayacaklarınız nelerdi?
Ali: “Gala gösteriminin sonunda birçok kişinin ağladığını ve duygulu anlar yaşadığını görmek beni çok etkiledi. Özellikle Ciklos ile ilgili röportaj veren kişilerin anlatımlarının yer aldığı bölümde, neredeyse tüm izleyicilerin gözlerinde duygulu anlar oluştu. Bunu asla unutmayacağım. Ayrıca 1929 doğumlu Girneliden gençlere kadar galaya yoğun bir katılım olması da benim için unutulmazdı.”
Derya: “Başından sonuna kadar tüm çekimleri hatırlayacağım elbette, ama gala gösterimi bittiğinde ayağa kalkıp bana ağlayarak gelen Girnelileri ve onların gözyaşlarını asla unutamayacağım.”
Girne Belgeseli’ni farklı ve özel kılan nedir?
Derya: “85 farklı kişiyle röportaj yaptık ve 1929 ile 2012 yılları arasında doğan 300 Girnelinin röportaj ve fotoğraflarını izleyiciyle buluşturduk. Bu 85 röportajın her biri Girne’nin farklı bir köşesinde gerçekleştirildi. Ayrıca belgeselde Girne’nin tüm köyleri, köylüleri ve drone çekimleri de izlenebilir.”
Ali: “Çekimler sırasında doğup büyüdüğüm sokaklarda, abilerim ve ablalarımla röportaj yapmak, Girne’nin kent belleğini sözlü tarih olarak kayıt altına almak benim için büyük bir şans ve mutluluk oldu.” Belgeselin seslendirmesini, Türkiye’nin ünlü seslendirme sanatçısı Özden Ayyıldız yaptı. Belgeselin müzikleri ise ülkemizde yaşayan tanınmış sanatçı Rauf Kasimov tarafından bu belgesel için özel olarak bestelenen “Girne Zeybeği” ile hazırlandı. Özgün müzik, belgeselin anlatımına hem duygusal hem de kültürel bir derinlik kazandırdı.
Girne Belgeseli’nin en eğlenceli veya farklı çekimleri hangileriydi?
Ali: “En çok güldüğümüz çekimler Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul ile yaptıklarımızdı. Ayrıca Türk Mahallesi’nde Besim Abi’nin gavesinde yerli Girnelilerle gerçekleştirdiğimiz çekimler çok eğlenceliydi. En keyif aldığımız çekimlerden biri de Girne için bestelenen ‘Girne Zeybeği’ni çalan orkestrayla yapılan çekimlerdir.”
Derya: “Geriye dönüp baktığımda tüm çekimleri büyük bir sevgi ve aşkla yaptığımızı görüyorum. İki yıllık süreç boyunca sıcakta, soğukta, yağmurda pek çok zorlu koşulda çalıştık. Ağladığım, güldüğüm ve duygulandığım anlar oldu. Her biri benim için çok özel, farklı ve anlamlıydı.”
Çekimler sırasında öğrendiğiniz yeni bilgiler oldu mu?
Ali: “Belgesel çekimleri sırasında ezanın Türkçe olarak okunması ve kadınlar hapishanesi gibi konular ilk kez öğrendiğim ve bilgi dağarcığıma eklediğim önemli detaylardı.”
Derya: “Ahmet Akı ile yaptığımız röportajda, Girne Limanı ile arka sokak arasında bulunan dar geçidin adının ‘Dribidi’ olduğunu ve buradan geçenlere ‘Girneli olsun’ denildiğini öğrendik. Ayrıca Roks Otel’in karşısındaki alanın taş ocağı olduğunu ve oradaki taşların pek çok inşaatta kullanıldığını daha önce bilmiyordum.”
Ali & Derya: “Çekimlerin ardından kaybettiğimiz Yücel Onurlu, Hatice Bittacı ve Ertan Tektan gibi Girne’nin simgesi haline gelmiş isimleri bu röportaj aracılığıyla sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.”
VOİCE KIBRIS HABER- 2026
Girne Belgeseli’ni farklı ve özel kılan nedir?
Derya: “85 farklı kişiyle röportaj yaptık ve 1929 ile 2012 yılları arasında doğan 300 Girnelinin röportaj ve fotoğraflarını izleyiciyle buluşturduk. Bu 85 röportajın her biri Girne’nin farklı bir köşesinde gerçekleştirildi. Ayrıca belgeselde Girne’nin tüm köyleri, köylüleri ve drone çekimleri de izlenebilir.”
Ali: “Çekimler sırasında doğup büyüdüğüm sokaklarda, abilerim ve ablalarımla röportaj yapmak, Girne’nin kent belleğini sözlü tarih olarak kayıt altına almak benim için büyük bir şans ve mutluluk oldu.” Belgeselin seslendirmesini, Türkiye’nin ünlü seslendirme sanatçısı Özden Ayyıldız yaptı. Belgeselin müzikleri ise ülkemizde yaşayan tanınmış sanatçı Rauf Kasimov tarafından bu belgesel için özel olarak bestelenen “Girne Zeybeği” ile hazırlandı. Özgün müzik, belgeselin anlatımına hem duygusal hem de kültürel bir derinlik kazandırdı.
Girne Belgeseli’nin en eğlenceli veya farklı çekimleri hangileriydi?
Ali: “En çok güldüğümüz çekimler Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul ile yaptıklarımızdı. Ayrıca Türk Mahallesi’nde Besim Abi’nin gavesinde yerli Girnelilerle gerçekleştirdiğimiz çekimler çok eğlenceliydi. En keyif aldığımız çekimlerden biri de Girne için bestelenen ‘Girne Zeybeği’ni çalan orkestrayla yapılan çekimlerdir.”
Derya: “Geriye dönüp baktığımda tüm çekimleri büyük bir sevgi ve aşkla yaptığımızı görüyorum. İki yıllık süreç boyunca sıcakta, soğukta, yağmurda pek çok zorlu koşulda çalıştık. Ağladığım, güldüğüm ve duygulandığım anlar oldu. Her biri benim için çok özel, farklı ve anlamlıydı.”
Çekimler sırasında öğrendiğiniz yeni bilgiler oldu mu?
Ali: “Belgesel çekimleri sırasında ezanın Türkçe olarak okunması ve kadınlar hapishanesi gibi konular ilk kez öğrendiğim ve bilgi dağarcığıma eklediğim önemli detaylardı.”
Derya: “Ahmet Akı ile yaptığımız röportajda, Girne Limanı ile arka sokak arasında bulunan dar geçidin adının ‘Dribidi’ olduğunu ve buradan geçenlere ‘Girneli olsun’ denildiğini öğrendik. Ayrıca Roks Otel’in karşısındaki alanın taş ocağı olduğunu ve oradaki taşların pek çok inşaatta kullanıldığını daha önce bilmiyordum.”
Ali & Derya: “Çekimlerin ardından kaybettiğimiz Yücel Onurlu, Hatice Bittacı ve Ertan Tektan gibi Girne’nin simgesi haline gelmiş isimleri bu röportaj aracılığıyla sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.”
VOİCE KIBRIS HABER- 2026 Benzer haberler
Emel Gezen
CyNoLitter: Kıbrıs’ta doğayı koruyan gönüllü hareketi büyüyor
EDON Gençlik Festivali’nde iki toplum etkinlerle buluşacak
İki toplumlu örgüt UYC gençler arasında köprüler kuruyor
GençKültür kurucusu Selçuk Görsay "Hedefimiz Kıbrıs'ın genç kültür-sanat hafızasını oluşturmak"
GençKültür dijital kültür platformu tanıtıldı
Gençlerin istihdamında en büyük sorun: Eğitim sistemi ve iş gücü piyasası uyumsuzluğu
Kıbrıs İki Dillilik Derneği Yıllık Bilgilendirme Toplantısını gerçekleştirdi
Yrd. Doç. Dr. Huri Yontucu “Dezenformasyon nitelikli bir dolandırıcılık haline geldi”
CTP Gençlik Örgütü Genel Başkanı İsmail Barbaros “Barış ve çözüm talebi gençlerin ortak iradesiyle güçlenebilir”



