FeaturedKIBRIS

Egemen’den siyaset değerlendirmesi “Halk gerçeği gördü… Boş tartışıyorsunuz”

Siyaset Bilimci Yardımcı Doçent Dr Salih Egemen BRT’de 14. Saat programına katılarak siyasetin nereye evrildiğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

İşte Siyaset Bilimci ve Aralştırmacı Salih Egemen’nin söylediklerinden öne çıkan başlıklar:

“SİYASETTE TÖKEZLEYEN YAPIMIZ VAR”

“Siyasette uzun zamandır tökezleyen bir yapımız var. Bu yaklaşık 74 sonrasında başlayan ama bugünlerde özellikle pandemi sürecinde de net bir şekilde ortaya çıkan bir yönetilemeyen yapı var. Bu yönetilemeyen yapının adı devlet patronajıdır aslında. Bizim çoktan tasfiye etmemiz gereken devlet patronajını tasfiye edemediğimiz için hantal, iş yapamaz, etkin olmayan üstelik adil de olmayan dürüst de olmayan bir kamu yönetimi inşa edildi. Ve onun yapamadıkları üzerinden siyaseti konuşuyoruz. Ve hep aynı şeyleri konuşuyoruz. Çünkü aynı şeyler patinaj yapan araba gibi malesef devam edip, gidiyor”.

“SİYASET KURUMU SORUNLARIN KAYNAĞINI OLUŞTURUYOR”

“Siyaset kurumu aslında ülkedeki sorunların çözümünün odak noktası olacak yerde ve sorunların çoğu zaman da kaynağını oluşturuyor. Değişmeyen, değişmek istemeyen iktidarı ile muhalefeti ile bir siyasi yapı var. Farklı değiller yani. Sorunları tasvir ediyorlar, konuşuyorlar ama çözüm aşamasına geldikleri zaman bunu yapamıyorlar. Pandemi aslında bunu yapmak zorunda olduklarını, sürdürülemeyen bir ekonomik yapı olduğunu ve bunu sürdürmenin de imkansız olduğunu, sürdürmeye çalışanın da başarısız olacağını bize net bir şekilde gösterdi. Aslında bir sonucu sert bir şekilde ortaya çıkardı”.

“SÜRDÜRÜLEMEYEN EKONOMİK YAPI SİYASETEN YÖNETİLEMEZ DEMEKTİR”

“Bu ülkenin kamu gelirleri kamu giderlerini karşılayamıyor.Devlet patronajı dediğimiz budur. Reel sektörün önünü açacağımıza hep devlet sektörünü büyüttük. Devletteki istihdamla bir yere varılacağını zannettik. Ama bunun böyle olmadığı net bir şekilde ortaya çıktı. Şimdi artık herhalde herkes bu gerçeğin farkındadır. İktidarı ile muhalefeti ile. Bu yapı sürdürülemez. Sürdürülemez demek yönetilemez demektir siyaseten. Yani sürdürülemez ekonomik yapıyı siz yönetemezsiniz siyasi yapı olarak. Siyasetçi bunu anladığı oranda bu ülkenin geleceğine de birşey katabilir. Ha anlar mı? anlamaz mı? Anlamayan iş başına geldiği zaman anlar. Ama iş işten de geçmiş olur”  …

“DEVLETİN KAMU ÇALIŞANLARINI ÖDEYECEK GÜCÜ YOK”

“Reel sektörün desteklenmesi gerekiyor. Bakın bugün neyi tartışıyoruz? İnsanlara 1500 TL verip, vermemeyi. Ama öte taraftan kamunun gelirlerinin çok büyük bir kısmı kamu harcamalarına gidiyor. Bu devletin başka diğer hiçbir harcama yapabilecek kapasitesi yok. Pandemi bize aslında devletin kamu çalışanlarını da ödeyecek gücü olmadığını gösterdi. O halde ben siyasetçiyim diyen herkes oturup, bu yapı üzerinde nasıl bir değişiklik yapabilecek onu anlatmalıdır topluma. Bunu anlattığı sürece de başarılı olacağına inanıyorum”.

“İKTİDARDA KALMAK İÇİN ARTIK DEVLET KAYNAĞI YOK”

“Sürdürülemez yapı bir tarafa, siyasetin partiler açısından da baktığımız zaman kendi içinde parçalı olduğunu görüyoruz. O da aslında o sürdürülemez ekonomik yapıdan dolayıdır. Çünkü partiler de yönetilemez. Devlet patronajı nedir? Devlet kaynaklarını dağıtarak iktidarda kalmak. Veya parti içi ülke iktidarında kalmak.Artık devlet kaynağı yok ki. Partiler ya dönüşmelidir yani üreten bir topluma ve hakça bölüşen bir topluma yönelik projeler üretmelidirler. Yada patinaj yapıp kendilerini sistem dışına atarak yani toplumun zihin algısının dışına atarak yok olmak zorundadırlar”.

“SORUN SİYASET KURUMUNA OLAN GÜVENSİZLİK”

“İnsanların şöyle bir güvensizliği vardır. Bizden kesilecek veya ödenmeyecek bu para doğru kullanılsın. Ben bu endişeye katılırım. Sorun siyaset kurumuna olan güvensizliktir. Yani bir şekilde siyaset kurumu önce kendinden başlayarak ve bunu da halka kendinden başladığını göstererek, sürdürmelidir. Bizim siyasetçiye kalsa iktidarı ile muhalefetiyle ayırt etmiyorum kesintiye gerek yoktur inancındadırlar. Bu bir tercih değildir, zorunluluk halidir. Çünkü gelirleriniz giderlerinizi karşılayamıyor. Bu artık tercih olmaktan çıkmıştır. Bu politika değil bir zorunluluk haline gelmiştir”…

“SİYASAL YELPAZEMİZ SAĞ -SOL ÜZERİNDEN BÖLÜNMEDİ”

“MERKEZ BÖLÜNMEMİZ, KIBRIS SORUNU VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER ÜZERİNDEN OLDU”

“Ben bu ülkede doğru tartışmalar yapmadığımıza inanmıyorum. Hiçbir zaman doğru yapmıyoruz değil. Ama Kıbrıs sorunu üzerinden yaptığımız tartışmaların çoğu gereksizdir ve yararsızdır. 74’den sonra siyaset yapısı böl dizaynı oldu. Bizim siyasal yelpazemiz sağ sol üzerinden bölünmedi.Bizim siyasal yelpazemiz Kıbrıs sorununa bakış ve Türkiye ile ilişkiler üzerinden açıldı siyasi yapılanma. Siyasi yelpaze dediğimiz bölünmede bunun üzerinden şekillendi. Yani bizim merkez bölünmemiz bu oldu. Bu da anlamsız bir bölünmedir. Çünkü Kıbrıs sorununu çözmek bizim elimizde değil. Kıbrıs sorununu federal temelde veya iki ayrı devlet  temelinde çözmek belki en az etkili olabilecek aktör Kıbrıslı Türkler’dir bu konuda. Kıbrıslı Türkler de doğrusunu isterseniz 2002 sürecinden başlayarak çözümün aktif destekleyicisi olmuştur. Ama sonuç alınamamıştır. Dedğim gibi biz sonuç alamayacak konularda bölüneceğimize oturup Kıbrıs Türk entellektüeli olarak ne yapmamız gerekiyor? “Ortak akıl” oluşturmamız gerekiyor. Gerçekten bu ülkenin yarınlarına birşeyler katmak istediğini partilerimizin ama bunu oturup yapmaları lazım. Bu konuda tartışmamız bölünmemiz anlam ifade etmiyor. Anlaşma yolu ile şu aşamada bizim ne federasyonu ne iki ayrı devleti kabul ettiremeyeceğimizi biz görüyoruz muhatabımızda”….

“HALK GERÇEĞİ GÖRDÜ…BOŞ TARTIŞIYORSUNUZ”

“O zaman biz oturacağız, bu ülkeyi doğru dürüst yöneteceğiz. Adil, dürüst, etkin bir yönetim sağlayacağız. Halk gerçeği gördü zaten. Halk gördüğü için en son seçimde katılımı çok düşük. Son cumhurbaşkanlığı seçimleri ki en büyük kutuplaşmanın olduğu seçimler oldu. Yüzde 58’dir katılım. Yani yüzde 42 insan diyor ki boş tartışıyorsunuz. Bunun özü bu”.

“BU ÜLKE ADİL YÖNETİLSİN”

“İnsanımız şunu istiyor. Bu ülke adil yönetilsin. Yani şu partiliyim, bu partiliyim diye şuna buna ona avantaj sağlanmasın. Partizanlık başka türlü  ayrımcılık yapılmasın. Politikacı dürüst olsun.Politika ve politikacı en yüksek idealist insandır aslında. Kendi kişisel, ailevi çıkarları için yok olmamalıdır. O yüksek idealleri bekliyor insan politikacıdan. Onun için dürüst politikacı istiyor. Ve etkin politikacı istiyor”.

“BU ACİZLİK VE ZAVALLILIKTIR”

“SİYASETİN VE KAMU YÖNETİMİNİN İFLAS ETTİĞİ BARİZ”

“2011 yılında 4 taraflı yollar başlatıldı. Güzelyurt’tan Lefke’ye, Boğaz’dan Çayırova’ya, Lefkoşa’yı çepeçevre saran Kuzey Çevre Yolu , Girne’de Batı’ya doğru uzanacak duble yok. Bunlar 2011 yılında başlatıldı. 2012’de ihaleleri sonuçlandı. 9-10 yıl geçti aradan bunlar yapılamadı. Bu bir acizlik. Bu bir zavallılıktır. Etkin olamamadır. Bu siyasetin ve kamu yönetiminin iflas ettiğinin en bariz, açık kanıtıdır. Kimler geldi, kimler geçti o 2011’den 2021’e. O yüzden partisiz konuşmak lazım. Hemen hemen her parti iktidara  geldi. Ama hiçbiri bir arpa yol kat edemedi”.

“SİYASET YENİDEN DİZAYN EDİLMELİ”

“Siyasetin yeniden dizayn edilmesi lazım. İnsanların zihninde öncelikle siyasetçilerin, siyasi partilerin zihninde. Siyasi partilere liderlik yapacak insanların bu konuda partilerine önce liderlik yapması gerekiyor”….

(TAK)

Benzer Haberler

Başa dön tuşu