Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Yakın Doğu Üniversitesi, 2,613 mezununu dört gün süren şölenle uğurladı Avrupa’da ölümcül sıcak hava dalgası doğuya ilerledi KTGB "Sevgül Uludağ'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz" Ada, Fransa’da piste çıktı Sevgül Uludağ hayatını kaybetti Fransa'nın doğusunda paraşütçüleri taşıyan sivil uçağın düşmesi sonucu 11 kişi öldü Zelenskiy, Rusya’daki iki petrol rafinerisine saldırı düzenlediklerini açıkladı Almanya’da 29,4 santigrat derece ile en sıcak gece rekoru kırıldı Üstel "Ercan KKTC’nin uluslararası havalimanıdır ve öyle de kalacaktır" İsviçre'de yılbaşında yangının çıktığı ve 41 kişinin öldüğü bar, gençlik alanına dönüştürülecek Oytun Ersan & Blue Deja Vu Band'dan çifte konser Nazlı "Fatura halka kesilirken büyük sermaye korunuyor" Kılınç “SAMTAY Vakfı olarak bilgiye erişimi ücretsiz kütüphanelerle yaygınlaştırıyoruz” Operanın Genç Yetenekleri Bellapais Manastırı'nda konser verdi Müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması yönündeki açıklamalar yeni tartışmalara neden oldu Üstel “UBP ilk seçimde eser ve hizmet siyasetini tüm beldelerle de buluşturacak” Gençlik Fotoğraf Sergisi Bedesten'de ziyarete açıldı İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi BM Genel sekreterinin TC-AB ilişkilerini Kıbrıs sorununda sağlanacak ilerlemeye bağlama girişimi zorlayıcı iddiası KTTB tıp ve diş hekimliği uzmanlık belgelerini onaylamama kararı aldı Yakın Doğu Üniversitesi, 2,613 mezununu dört gün süren şölenle uğurladı Avrupa’da ölümcül sıcak hava dalgası doğuya ilerledi KTGB "Sevgül Uludağ'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz" Ada, Fransa’da piste çıktı Sevgül Uludağ hayatını kaybetti Fransa'nın doğusunda paraşütçüleri taşıyan sivil uçağın düşmesi sonucu 11 kişi öldü Zelenskiy, Rusya’daki iki petrol rafinerisine saldırı düzenlediklerini açıkladı Almanya’da 29,4 santigrat derece ile en sıcak gece rekoru kırıldı Üstel "Ercan KKTC’nin uluslararası havalimanıdır ve öyle de kalacaktır" İsviçre'de yılbaşında yangının çıktığı ve 41 kişinin öldüğü bar, gençlik alanına dönüştürülecek Oytun Ersan & Blue Deja Vu Band'dan çifte konser Nazlı "Fatura halka kesilirken büyük sermaye korunuyor" Kılınç “SAMTAY Vakfı olarak bilgiye erişimi ücretsiz kütüphanelerle yaygınlaştırıyoruz” Operanın Genç Yetenekleri Bellapais Manastırı'nda konser verdi Müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması yönündeki açıklamalar yeni tartışmalara neden oldu Üstel “UBP ilk seçimde eser ve hizmet siyasetini tüm beldelerle de buluşturacak” Gençlik Fotoğraf Sergisi Bedesten'de ziyarete açıldı İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi BM Genel sekreterinin TC-AB ilişkilerini Kıbrıs sorununda sağlanacak ilerlemeye bağlama girişimi zorlayıcı iddiası KTTB tıp ve diş hekimliği uzmanlık belgelerini onaylamama kararı aldı
Dolar
Euro
Sterlin

Nükleer savaş riski: Bombalar neden yeniden gündemde?

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News

Nükleer savaş riski: Bombalar neden yeniden gündemde?

Yönetmen Stanley Kubrick'in 1963'de çektiği "Dr. Strangelove" veya "Endişelenmeyi Bırakıp Bombayı Sevmeyi Nasıl Öğrendim" filmi bir kara mizah klasiğidir.

Birçok karakteri Peter Sellers'ın oynadığı film, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki nükleer silahlanma yarışı ve istemsizce bir nükleer savaşa sürüklenişlerini hicveder. Filmin vizyona girdiği 1964 yılında bu film gerçeklerin çok çok yakınından geçiyordu. Filmi izleyen sinemaseverler gerçekten de Soğuk Savaş'ın nükleer silahlanma yarışının ürkütücü gölgesi altında yaşıyorlardı. Aradan geçen yıllar içerisinde tehlikenin farkında olan iki süper devlet karşılıklı bir dizi karmaşık silahsızlanma ve denetim anlaşmalarıyla nükleer rekabeti kontrol altına almaya çalıştılar. Fakat Soğuk Savaş sona ereli epey oldu ve nükleer silah stokları iyice azaltıldı. Uluslararası çatışmalar artık nitelik değiştirmişe benziyor: Artık büyük güçler arasındaki rekabet ile değil kanlı iç savaşlarla parçalanan tek tek ülkeler ya da milis gruplarının yönetim boşluğundan yararlanarak kendilerine alan açmaya çalıştığı yerel çatışmalarla karşı karşıyayız. Fakat son zamanlarda nükleer savaş tehdidinin yeniden bir gerçeklik haline geldiğinden endişe edenlerin sayısı giderek artıyor. ABD'deki hükümet dışı örgütlerden Global Zero bu kaygıları besleyenler arasında. Kuruluş nükleer silahların tamamiyle yasaklanması talebiyle kampanya yürütmek üzere eski saygın politikacılar ve askeri yetkilileri biraraya getirdi. Grup dün Viyana'da Nükleer Kriz Grubu oluşturulması konusunda bir girişim başlattı. Bunun, potansiyel nükleer gerilim bölgeleri ve anlarında bir çeşit "gölge" Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi işlevi görmesini umuyorlar.
Pyongyang'da 15 Nisan'da yapılan bir törenin televizyondan yayınıTelif hakkıAFP
Image captionKuzey Kore'nin nükleer programı konusunda gerilim tırmanıyor
Global Zero grubunun yöneticisi Derek Johnson ile sohbet ettik. "Ukrayna ve Kore Yarımadası'ndan Güney Asya ve Güney Çin Denizi ile Tayvan'a, nükleer silah sahibi tüm devletler ve müttefikleri çatışmalara ve krizlere taraflar ve her an nükleer silah kullanma yoluna gidebilirler" dedi. "Doğru" diye ekledi: "Bu krizlerin her biri uzun zamandır devam etmekte, ama aynı zamanda hepsi de giderek daha kızışıyor." Johnson, dünyanın şimdiye kadar hiç bir zaman bu kadar fazla sayıda potansiyel nükleer tehditle birden aynı anda yüzyüze gelmediğini savunuyor. Global Zero grubunu en çok kaygılandıran krizlerden biri ABD ile Kuzey Kore arasında tırmanan gerilim. Johnson, "Donald Trump'ın seçilmesi, insanlık tarihinin bu çok müstesna bir şekilde tehlikeli anına, yeni ve ürkütücü bir tutarsızlık ve belirsizlik boyutu daha ekledi" diyor. Global Zero'nun mesajı insanlığın "varoluşsal risklerle sonsuza kadar başedebilecek donanıma sahip olmadığı" yönünde. Yeni Nükleer Kriz Grubu kriz bölgelerini gözlemleyecek, kamuoyunu bu konularda eğitecek ve farkındalık yaratacak raporlar yayımlayacak. Bir yandan da perde gerisinde krizlerin taraflarını etkilemeye yönelik bir diplomasi yürütecek. Nükleer Kriz Grubu'nun eş başkanlıklarını saygın ABD'li diplomat ve büyükelçiler Richard Burt ve Thomas Pickering ile eski bir general olan James E Cartwright üstleniyor. Nükleer yarış mı? Nükleer Kriz Grubu ve onu sponsorluğunu yapan Global Zero adlı örgütlenme açıkça, kendilerini kenara itilmiş hisseden nükleer silahsızlanma lobisinin bir parçası. İçinde bulunduğumuz dönemde Soğuk Savaş gibi bir durumdan söz etmek mümkün olmasa da Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerin çok da iyi olmadığını kabul etmek gerek. Fakat yine de her iki ülkenin de görece pozisyonları ve kapasiteleri değişti. Rusya, Suriye'de askeri bir maceraya girişmiş olabilir ama askeri olarak eski Sovyetler Birliği'nin ancak gölgesi olabilecek kapasitede.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir toplantıda, Kremlin 26 Nisan 2017Telif hakkıEPA
Image captionBaşkan Putin Rusya'nın nükleer silahlarını modernize etmeyi hedefliyor
Herşeye rağmen Moskova'nın Suriye'deki müdahalesi Rusya'nın gözardı edilmemesi gereken bir güç olduğunu açıkça ortaya koydu ve gerek Rusya gerekse ABD'nin nükleer silahlarını modernleştirmeyi hedefledikleri bir dönemde ikili ilişkilerdeki gerilim tırmanıyor. Gerçekten de Rusya'nın askeri doktrininde nükleer silahlarının ağırlığı artıyor. Bunun önemli bir sebebi kuşkusuz Rusya'nın konvansiyonel silahlarının Batı'nın elindekiler karşısında çok geride oluşu. Donald Trump'ın nükleer silahlara yaklaşımı ise henüz açıklık kazanmış değil. Şu ana kadar verdiği ipuçları, ABD'nin nükleer silahlarını genişletmekten bahsetmesi ve Soğuk Savaş döneminin en temel silahsızlanma anlaşmalarından biri hakkında kuşkularını belirtmesi. Silahsızlanma açısından gerçekten güç bir dönemden geçiliyor. Batı'da genel olarak Rusya'nın Orta Menzilli Nükleer Güçler Anlaşması'nı ihlal ettiği görüşü hakim. Bu, bir kategorideki nükleer silahları tümüyle yasaklayan ilk uluslararası anlaşmaydı.
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray, 28 NisanTelif hakkıREUTERS
Image captionTrump'ın İran ile ilgili politikasının belirsizliği de gerilimlere bir yenisini ekliyor
Yeni konvansiyonel uzun menzilli füze sistemleri tehdit ve caydırıcılık dengelerini daha da karmaşıklaştıracağa benziyor. Ayrıca Irak'ta Saddam Hüseyin rejiminin, Libya'da Albay Kaddafi rejiminin çöküşü Kuzey Kore liderliğine açık bir mesaj vermişe benziyor: Kitle imha silahlarından vazgeçersen gidersin! ABD'de Trump yönetiminin İran ile yapılan nükleer anlaşma konusundaki tutumunun belirsiz oluşu da gerginliklere bir başkasını ekliyor. Bütün bunlar değerlendirildiğinde Global Zero grubuna göre nükleer silahsızlanma konusunu gündeme getirmenin tam zamanı ve Kuzey Kore'nin nükleer programı konusunda giderek kışışan kriz de bunun aciliyetini artırıyor. Kuzey Kore rejimi ile ABD'deki Trump yönetimini aynı kefeye koymak doğru olmasa da, Kuzey Kore'nin ne yapacağı kestirilemeyen liderliği ile ABD'de askeri opsiyonları seviyor görünen yeni ve deneyimsiz bir başkanın işbaşına gelmesi tehlikeli bir bileşim gibi görünüyor. Birden bire nükleer silahı olan iki ülke arasında bir çatışma ihtimali onlarca yıldır olduğundan çok daha yüksek görünmeye başladı. Belki de Dr. Strangelove filmini yeniden izleyip dersler çıkarmanın zamanı. Kaynak: BBC

Benzer haberler

Dünya
Avrupa’da ölümcül sıcak hava dalgası doğuya ilerledi 2026-06-28 21:24:53 Fransa'nın doğusunda paraşütçüleri taşıyan sivil uçağın düşmesi sonucu 11 kişi öldü 2026-06-28 19:20:28 Zelenskiy, Rusya’daki iki petrol rafinerisine saldırı düzenlediklerini açıkladı 2026-06-28 19:01:20 Almanya’da 29,4 santigrat derece ile en sıcak gece rekoru kırıldı 2026-06-28 18:24:00 İsviçre'de yılbaşında yangının çıktığı ve 41 kişinin öldüğü bar, gençlik alanına dönüştürülecek 2026-06-28 18:17:45 İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi 2026-06-28 13:11:26 Avustralya, sosyal medya yaş sınırını ihlal eden platformlara cezayı iki katına çıkarıyor 2026-06-28 12:40:35 Venezuela'da bir deprem daha 2026-06-28 11:01:00 Trump: "İran'da başlattığımız işi tamamlamak zorunda kalabiliriz" 2026-06-28 10:41:40