İncirli "Gençler, belirsiz değil güven ve refah içinde bir geleceği hak ediyor"

Voice Kıbrıs Haber
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Alexis Tsipras Enstitüsü ve Promitheas Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle Lefkoşa’da düzenlediği 3. Uluslararası Konferans’a konuşmacı olarak katıldı. “Çoklu Krizler Döneminde Barış ve Sosyal Adalet” temasıyla gerçekleştirilen konferansta konuşan İncirli, Kıbrıs sorununun siyasi bir anlaşmazlığın ötesinde insan hakları, sosyal adalet, ekonomik refah, güvenlik ve gençlerin geleceği ile ilgili boyutları olduğuna dikkat çekti.
Sıla Usar İncirli’ye Milletvekili Armağan Candan ile CTP Örgütlenme Sekreteri Koral Aşam eşlik etti.

Moderatörlüğünü gazeteci Stavriani Konstantinou (CyBC) üstlendği oturumda Sıla Usar İncirli’nin yanı sıra Andreas Mavroyannis (Eski Kıbrıslı Rum Müzakereci) Mehmet Harmancı (Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı), Charalambos Prountzos (Güney Lefkoşa Belediye Başkanı), Harry Tzimitras (Yunanistan INAT Bilimsel Konseyi, Oslo Barış Araştırma Enstitüsü (PRIO) Kıbrıs Merkezi Direktörü,) Nicolas Kyriakides (Kıbrıs'taki Demokrasi İçin Oksijen kuruluşunun Başkan Yardımcısı ve Kurucusu) ve Nikos Moudouros (Yardımcı Doçent, Türk ve Orta Doğu Çalışmaları Bölümü, Kıbrıs Üniversitesi) yer aldı.
“Çözüm ile birlikte Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de barış, diyalog ve iş birliğinin kalıcı bir örneği olabilir”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli konuşmasında, günümüzde, savaşlar, düzensiz göç, güvenlik sorunları, ekonomik belirsizlik ve eşitsizlik, sosyal adaletsizlik, iklim krizi ve demokratik kurumların zayıflaması gibi birbiriyle bağlantılı çok sayıda krizle karşı karşıya kaldığımızı ifade etti. İncirli, Kıbrıs’ın bölgesel barış ve istikrarın merkezi haline gelmesinin stratejik önemine vurgu yaparak, ‘’Çözüm ile birlikte Kıbrıs, Doğu Akdeniz’de bir gerilim kaynağı değil, barışın, diyaloğun ve iş birliğinin kalıcı bir örneği olabilir’’ dedi. İncirli, Türkiye-AB ilişkilerinin normalleşmesi, Kıbrıs’ta barışın tesis edilmesi ve çözüm sürecinin ilerletilmesi açısından olumlu bir etki yaratabileceğini ve çözüm sürecinin de bu ilişkiyi besleyeceğini ifade etti.

Uzun yıllardır devam eden çözümsüzlüğün toplumlar arasındaki mesafeyi artırdığını ve ciddi sosyo-ekonomik maliyetler doğurduğunu İncirli, Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki iradesini defalarca ortaya koyduğunu, 2004 Annan Planı referandumu, Crans-Montana Konferansı süreci ve son olarak çözüm yanlısı bir lider olan Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin bu iradenin en somut göstergeleri olduğunu hatırlattı. Özellikle Kıbrıs sorunun gençlerin geleceğiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu belirten İncirli, “Gençler, belirsiz değil güven ve refah içinde bir geleceği hak ediyor” şeklinde konuştu.
“Kıbrıslı Türkler çözüm arayışındaki ısrarını ve iradesini kaybetmiş değildir”
Soru cevap kısmında ise İncirli, Kıbrıs Türk halkının çözüm yönündeki iradesini yineleyerek “2004 yılında Annan Planı referandumunda iki taraftan da “evet” çıksaydı bugün 22 yıllık bir federal çözümde yaşıyor olacaktık” dedi. Kıbrıs Türk toplumunun yıllardır ekonomik, siyasi ve demokratik sorunlarla mücadele ettiğine dikkat çeken İncirli, “Kıbrıslı Türkler çözüm arayışındaki ısrarını ve iradesini kaybetmiş değildir” dedi.
“Ortak tehditlere karşı ortak çözümler üretmeliyiz”
İncirli, federal çözümün yalnızca bir yönetim modeli değil, aynı zamanda ortak yaşam kültürü olduğunu belirterek, Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların ortak riskler ve ortak tehditler karşısında birlikte hareket etmeyi başarması gerektiğini söyledi. Doğal afetlerden bölgesel güvenlik sorunlarına, iklim krizinden jeopolitik gerilimlere kadar birçok meselenin tüm adayı aynı şekilde etkilediğini ifade eden İncirli, adanın karşı karşıya olduğu risklere karşı ortak çözümler üretilebilmesi gerektiğine dair inancını paylaştı. Kalıcı barışın, siyasi eşitlik, adil paylaşım, tüm kurumlarda kapsayıcılık ve yurttaşlık haklarına karşılıklı saygı gerektirdiğini belirten İncirli, Kıbrıslı Türklerin uluslararası alanlarda dışlanmasının büyük bir adaletsizlik yarattığını belirtti.

“Müzakere için müzakere devri artık kapanmalıdır”
Ayrıca İncirli, BM Milletler Genel Sekreteri Antonio Gutteres ve Genel Sekreter’in kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin’ın yürüttükleri çalışmaları desteklediklerini belirtti. “Uzun yıllara yayılan ve sonuç üretmeyen süreçlerin artık geride bırakılması gerek. Statüko sürdürülebilir değildir; Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak tarihi sorumluluğumuzdur” diyen İncirli, olası bir müzakere sürecinin, siyasi eşitliğin güvence altına alındığı, sınırlı bir takvim çerçevesinde, Crans-Montana’ya kadar elde edilen yakınlaşmaların teyit edilerek ve sonuç odaklı ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi. Kıbrıslı Türklere bağlı olmayan bir başarısızlık durumunda bugünkü statükoya dönülmemesi gerektiğini ifade eden İncirli, çözümsüzlükle sonuçlanacak bir müzakere sürecine kimsenin tahammülü kalmadığını sözlerine ekledi. Sıla Usar İncirli, CTP’nin iki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı, uluslararası hukuka uygun bir çözüm için çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
Benzer haberler
Featured
Güney'i ziyaret eden turist sayısında düşüş
Rahvancıoğlu "Güngör'deki yangın ülkenin daha fazla nüfus yükünü taşıyamadığın ortaya koyuyor"
ABD'de bebek ölüm oranlarında tarihi düşüş
Nöbetçi eczaneler (18 Haziran 2026)
Güney Kıbrıs'ta Yeni Meclis göreve başladı
Arıklı “Siber zorbalık sadece çocuklar için değil gençler, aileler ve yetişkinler için de büyük tehlikeler içeriyor”
Hasipoğlu ve Göktaş, “Dijital Zorbalık, Bağımlılık ve Koruma Sempozyumu”nda konuştu
Ara bölgede iki toplumlu panel düzenlenecek
TDP Parti Meclisi yerel seçimlere ilişkin iş birliği kararı aldı



