Ertuğruloğlu “Siddiq KKTC’nin tanınması politikasını engellemeye çalışıyor”
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin KKTC’nin tanınmasını Kıbrıs politikasının ana hedefi yaptığını söyleyerek ,İngiliz Yüksek Komiserinin bu politikanın başarıya ulaşacağını görebildiği için engellemeye çalıştığını iddia etti. Ertuğruloğlu, yazılı açıklamasında, İngiliz Yüksek Komiseri İrfan Siddiq’ın, 27 Haziran’da, Çatalköy’de Olive Tree Otel’de, Kuzey Kıbrıs’ta ikamet eden İngiliz toplumu üyeleriyle yaptığı söyleşide kullandığı ifadelerini eleştirdi . Ertuğruloğlu , Yüksek Komiserin KKTC’nin egemenliğini tanınmadığını söylediğine işaret ederek, “Her şeyden evvel bir Devletin egemenliği tanınsın veya tanınmasın, vardır ve bütünlüğü ile bağımsızlığını koruma, yasa yapma, uygun gördüğü şekilde kendini yönetme hakkı bulunmaktadır. Siddiq’in, Devletlerin Hak ve Görevlerinin temel unsuru olan bu normu bildiğinden eminim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti demokratik, laik ve güçler ayırımını gözeten bir Cumhuriyettir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devlet olma ön şartlarına ve kıstaslarına malik bir Devlettir. Devletimizin meşruiyeti, Kıbrıs Türk Halkının her bir bireyinin özgür insanlar olarak yaşama arzusunda saklıdır”dedi .
‘İki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyonun Kıbrıs Rum tarafının reddetmesiyle sonuçsuz kaldığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasını, egemenliğinin tanınmasını Kıbrıs politikasının ana hedefi yapmıştır. Siddiq’in engellemeye çalıştığı bu çünkü bu politikanın başarıya ulaşacağını görebiliyor. Bu gerçeği gören Siddi Kıbrıs Türk Halkının malik olduğu egemenliği ‘birleşik federal bir devlet’ çatısı altında kullanabileceğini söylemesi dikkate alınacak bir görüş değildir. Kıbrıs Türk Halkı egemenliğini nasıl kullanacağını biliyor, bir başkasının bunu bize söylemesine veya dikte etmesine lüzum yoktur. İskoçya’ya ayrılma hakkını referandum düzenlenmesine müsaade ederek kullanmasının yolunu açan İngiltere’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki temsilcisinin federasyon tezini empoze etmek suretiyle Kıbrıs Türk Halkının özgür iradesine karışmamasına özen göstermesi gerekir” diye konuştu.
“ İKİ DEVLETLİ ÖNERİYİ YANLIŞ ANLADI” Ertuğruloğlu Yüksek Komiser Siddiq’in Kıbrıs Türk tarafının iki devletli önerisini yanlış anladığını öne sürerek , “Bizim çözüm önerimiz esasta sadece ortaya koyduğumuz modelin değil Ada’da var olan olgunun kabul edilmesidir ve bu gerçek er veya geç kabul edilecektir.” Ertuğruloğlu, Siddiq’in uçuşlarla ilgili açıklamalarına yönelik olarak “İngiltere’nin Kıbrıs Türk Halkının gelişme hakkını engellemekle kalmayıp uçuşlara koyduğu yapay kısıtlamalarla izolasyona maruz bırakmak ve bu suretle Kıbrıs Türk Halkını geçmişin bir parçası olan federasyon modeline razı etmeye çalışmaktadır” ifadelerini kullandı. “ SÖZLERİ İRONİK” Ertuğruloğlu şöyle devam etti : “Bu nedenle Siddiq’in anlaşma olması ne nihayetinde nüfusu büyüyerek sözde ‘Birleşik Kıbrıs’ın daha etkin olacağını ileri sürmesini çok basit bir argüman olarak görüyorum. ‘Birleşik Kıbrıs’ olasılığının ortadan kalkması halinde Avrupa Birliği üyeliğinin de ortadan kalkacağını söylemesi de gerçeklerden kopuk olduğunu gösteriyor. Her şeyden evvel ‘Birleşik Kıbrıs’ diye bir olasılık zaten yoktur. Bunu geçmiş müzakere süreçleri ispat etmiştir. Türkiye’nin üyeliği gerçekleşmeden ve Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin üye olduğu Avrupa Birliği’ne Kıbrıs Türk Halkının dahil olması asimilasyonu anlamına gelmektedir. Avrupa Birliği üyeliğinden büyük bir gürültü ile ayrılan bir ülkenin temsilcisinin bu konudaki sözleri ise ironiktir.”
“ BÜYÜKELÇİNİN GARANTİ ANTLAŞMASINI SORGULAMASI KABUL EDİLEMEZ” “Dünyada kan dökülmesi pahasına halen çözülmeyen birçok ihtilafın ortaya çıkmasının baş mimarı olan bir ülkenin büyükelçisinin Garanti Antlaşması’nı sorgulamasının kabul edilemez olduğunu" belirten Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:
“Binlerce kilometre uzaklıktaki bir Ada’da üs bulunduran ve bu üslerden menfaatleri için operasyon düzenleyen bir ülkenin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki temsilcisi Siddiq’in, bu üslerin statüsünü korumak için Rum tarafının Kıbrıs konusundaki pozisyonunu desteklediği açıktır. Adı geçen Büyükelçi diplomatik nezaket kurallarını hiçe sayarak Rum tarafının sözcülüğünü yapmaktadır.
1963-74 yılında Kıbrıs Türk Halkına uygulanan soykırıma eşdeğer Rum zulmü ile 1974 yılında Ada’yı Yunanistan’a bağlamak için yapılan darbeye Garanti Anlaşmasına rağmen sessiz kalmayı tercih eden bir ülkenin Garanti Anlaşması’nı sorgulamasını dikkate almaya layık olduğunu düşünmüyorum. Kıbrıs Türk Halkının güvenliği için Garanti Anlaşmasından vazgeçmeyeceğimizi bilmeleri gerekmektedir.”
Benzer haberler
Featured
Öztürkler "Güney'in silahlanma faaliyetleri ile askeri iş birlikleri Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki dengeleri değiştirmeye yöneliktir"
İsrailli bakan "Atılan her roket için Beyrut'ta 10 bina yıkılsın"
Brezilya'da "bungee jumping" faciası: Halatı bağlamayı unutup 40 metreden attılar
New York'tan çocuklara yapay zeka yasağı: İhlal başına 25 bin dolar ceza
İsviçre nüfusun 10 milyonda sınırlandırılmasını oyluyor
Nöbetçi eczaneler (14 Haziran 2026)
Yapay zekada soğuk savaş: ABD, Anthropic’e yabancı engeli getirdi
Lefkoşa'da yarın birçok bölgeye 2 saat elektrik verilemeyecek
Patlayan roket için kritik karar


