Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
BİO-DER “Kanlıdere’deki kirlilik çevre, halk sağlığı ve canlı yaşamını tehdit ediyor” Cumhurbaşkanı Erhürman, AÖA Kuruluş (Değişiklik) Yasası’nı Meclis’e iade etti KTSYD'nin "Yılın Başarılıları" ödülleri sahiplerini buldu Alas "Mutfak yanıyor" Amcaoğlu "Tüm olumsuz koşullara rağmen akaryakıt ve gaz fiyatlarını aynı seviyede tutmayı başardık” Özel "Yol arkadaşlarımızla ve örgütümüzle birlikte doğru yoldan sapmayacağız" Meteoroloji açıkladı: Yarın ve çarşamba günü yağmur bekleniyor Hüseyin Mavideniz davasında karar açıklandı! NATO Genel Sekreteri Rutte Ankara'da Nöbetçi eczaneler (6 Temmuz 2026) Telefon borçları son ödeme tarihi 17 temmuz! Eybil Efendi Polis Futsal Turnuvası başladı TDP Sağlık Komitesi "Halkın önceliği erişilebilir ve zamanında sağlık hizmetidir" Üredi “Emanete sahip çıkamayan hesap verir” Balıkçı barınaklarının işletilmesine ilişkin yeni protokol imzalandı Ercan Havalimanı'nda yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,24 arttı Fileleftheros "Holguin temmuz sonu dönüyor" Topaloğlu “Öğrenci taşımacılığı ödemeleri yatırılmaya başladı; eylem kararını askıya aldık” Kıbrıs Rum Meteoroloji Dairesi'nden sarı uyarı! Sevil Emirzade, son yolculuğuna uğurlandı BİO-DER “Kanlıdere’deki kirlilik çevre, halk sağlığı ve canlı yaşamını tehdit ediyor” Cumhurbaşkanı Erhürman, AÖA Kuruluş (Değişiklik) Yasası’nı Meclis’e iade etti KTSYD'nin "Yılın Başarılıları" ödülleri sahiplerini buldu Alas "Mutfak yanıyor" Amcaoğlu "Tüm olumsuz koşullara rağmen akaryakıt ve gaz fiyatlarını aynı seviyede tutmayı başardık” Özel "Yol arkadaşlarımızla ve örgütümüzle birlikte doğru yoldan sapmayacağız" Meteoroloji açıkladı: Yarın ve çarşamba günü yağmur bekleniyor Hüseyin Mavideniz davasında karar açıklandı! NATO Genel Sekreteri Rutte Ankara'da Nöbetçi eczaneler (6 Temmuz 2026) Telefon borçları son ödeme tarihi 17 temmuz! Eybil Efendi Polis Futsal Turnuvası başladı TDP Sağlık Komitesi "Halkın önceliği erişilebilir ve zamanında sağlık hizmetidir" Üredi “Emanete sahip çıkamayan hesap verir” Balıkçı barınaklarının işletilmesine ilişkin yeni protokol imzalandı Ercan Havalimanı'nda yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,24 arttı Fileleftheros "Holguin temmuz sonu dönüyor" Topaloğlu “Öğrenci taşımacılığı ödemeleri yatırılmaya başladı; eylem kararını askıya aldık” Kıbrıs Rum Meteoroloji Dairesi'nden sarı uyarı! Sevil Emirzade, son yolculuğuna uğurlandı
Dolar
Euro
Sterlin

Çocuk için en yıkıcı travma: Aile içi şiddet

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News

Çocuk için en yıkıcı travma: Aile içi şiddet

Şiddet gören çocuklar için ruhsal problemlerin kaçınılmaz hale geldiğini belirten ve “Travmanın tipi ve şiddeti kadar kim tarafından oluşturulduğu da önemlidir” diyen Psikiyatrist Başak Ayık, çocuk için en yıkıcı travmanın aile tarafından uygulanan şiddet olduğunu vurguluyor.

Aile içinde şiddete maruz kalan çocuklarda görülen ruhsal değişikliklere değinen Üsküdar Üniversitesi’nden Çocuk - Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Başak Ayık, “Aile içerisinde gerek çocuğun kendisine gerekse ailenin diğer üyelerine yönelik herhangi bir şiddet türünün çocukta yaratacağı olumsuz etkiler oldukça fazladır” dedi. PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL ŞİDDET, RUHSAL YAPIYI DERİNDEN SARSIYOR Türü ne olursa olsun şiddetin bir travma olduğunu aktaran Dr. Ayık, “Travmalar da bireyi ruhsal ve bedensel olarak olumsuz yönde etkileyen ve çaresiz hissettiren olaylardır. Psikolojik veya fiziksel şiddetin etkileri ruhsal yapıyı derinden sarsar” diyerek şöyle devam etti: “Travmanın tipi ve şiddeti, bireyde yaratacağı etki üzerinde ne kadar önemli bir etkiye sahipse; kimin tarafından oluşturulduğu da o kadar önemlidir. Çocuklar için özellikle onları koruyup kollama görevine sahip ebeveynleri ve güven bağlarının temelini oluşturan ailesi tarafından uygulanan travmalar en yıkıcı olanlardır. Çocuk ebeveynleri ve ailesi yoluyla hem toplumsal ve sosyal rollerini öğrenir hem de davranış kalıpları geliştirir. Aile, temel güven duygusunun oluştuğu ve bireyin yaşam boyu kuracağı bağların temellerinin atıldığı çok önemli bir yapıdır. Bu bilgilerden yola çıkarak aile içi şiddetin birey üzerindeki etkilerinin hiç de az ve azımsanacak boyutta olamayacağı fikrini çıkarabilirsiniz. Aile içerisinde gerek çocuğun kendisine gerekse ailenin diğer üyelerine yönelik olan herhangi bir şiddet türünün çocukta yaratacağı olumsuz etkiler oldukça fazladır.” ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN BAŞLICA DEĞİŞİKLİKLER: UYKU VE İŞTAH PROBLEMLERİ Travmaya uğrayan bireylerde hem kısa hem de uzun vadede bir takım ruhsal belirti ve sorunlar görülebildiğini dile getiren Dr. Ayık, çocuğa uygulanan şiddet ve yapılması gerekenler konusunda şunları söyledi: “Travmaya uğrayan çocuklarda en sık görülen değişiklikler uyku ve iştah ile ilgili olan belirtilerdir. Uyku kalitesinde ve düzeninde bozulma, gece kabusları görülebilir. Sıklıkla iştahsızlık ve kilo kaybı görülür. Önemli olan belirtilerden biri ruh halinde ani değişiklikler olmasıdır. Yani travmatik olay sonrası çocuğun davranışları önceki döneme göre değişir. Kaygı düzeyi artar, yeni korkular ortaya çıkabilir, anne veya babasından ayrılmak istemeyebilir. Okul başarısında ve dikkatinde azalma olabilir. Bazı çocuklar tepkisel olarak daha sinirli ve gergin olabilir. Daha önceden hiç yapmadığı olumsuz davranışları sergileyebilir. Eğer çocuk psikolojik travma yanında fiziksel travmaya da maruz kalıyorsa fiziksel gelişiminde gerilikler görülebilir. ÇOCUKLAR, ŞİDDETİ ÖRNEK ALIYOR Sorun çözme yöntemi olarak ebeveynlerinin seçtiği bu yöntemi modelleyerek kendi sosyal hayatında şiddet kullanmaya başlar. Zaman içerisinde okuldan ve bulunduğu sosyal çevrelerden şiddet davranışı ile ilgili şikâyetler gelmeye başlar. Kendisine şiddet uygulayan ebeveynine karşı öfke duyar ve iletişimleri olumsuz yönde ilerler. Aile içi şiddetin çocuğu olumsuz etkilemesi için sadece çocuğa yönelik olması gerekmez. Annesine ve ailenin diğer bireylerine yönelik uygulanan şiddet de çocuğun ruhsal dünyasında derin izler bırakır. Ebeveynler ile olan ilişkilerinden tutun toplumsal cinsiyet rollerinde bile ciddi sıkıntılar yaşayabilir. AİLEDE SAĞLIKLI İLETİŞİM, BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Aile dışında fiziksel şiddet gören çocuklarda bedeninde bulunan yara izleri ailelere fikir verebilir. Eğer şiddet uygulayan kişi çocuğu tehdit etmiş ve korkutmuşsa çocuk bunu ailesiyle paylaşmaktan korkabilir. Ancak çocuğuyla sağlıklı iletişim kuran ebeveynler bu bilgiyi bir şekilde onu incitmeden öğrenebilirler. Bazı durumlarda şiddete maruz kalmamış veya aile içi şiddet davranışını modellememiş olan çocuklarda da şiddet davranışları gözlenebilir. Yani ‘Şiddet uygulayan her çocuk evde şiddete maruz kalıyordur’ görüşü hatalı bir görüştür. Bu çocuklarda iki temel sorundan söz edebiliriz. Bunlardan birincisi ‘sınır sorunları’ diğeri ise ‘dürtü denetim sorunları’dır. YANLIŞ TUTUMLAR, ÇOCUKLARDA SINIR SORUNUNA YOL AÇIYOR Sınır sorunu olan çocuklar gereken zamanlarda ebeveynlerinden sınırlarına dair uygun geribildirimleri alamamış çocuklardır. Bu çocuklara kısaca ‘Nerede durması gerektiğini öğrenememiş veya öğretilmemiş’ çocuklar da diyebiliriz. Baskıcı ebeveyn tutumlarına karşı bazı anne babalar baskı ve uygun sınırlar arasındaki dengeyi kuramayarak çocuklarını sosyal normlardan bağımsız yetiştirmektedir. Bu sınırsız davranışların kendilerini rahat ifade eden ve özgüvenli çocuk yetiştirmek olduğunu düşünmektedirler. Ancak her ebeveynin en temel görevlerinden biri çocuğunu ileride sosyal olarak kabul gören, mutlu bir birey olarak yetiştirmektir. Bunun için sosyal normlara uygun davranmayı ve diğer insanların özgürlük alanlarına müdahale etmeyen bireyler olmayı onlara güzelce anlatmalıdırlar. DÜRTÜ DENETİMİ OLAN ÇOCUKLAR, PROFESYONEL DESTEK ALMALI Dürtü denetim sorunu olan çocuklar ise yanlış dürtülerini durdurmak konusunda sorun yaşarlar. Yani akıllarına gelen herhangi bir yanlış davranışı yapmadan önce kendilerini durdurmak konusunda sorun yaşarlar. Eylemi gerçekleştirdikten sonra da pişman olurlar. Bu çocukların bu konuda profesyonel desteğe ihtiyacı vardır. Çünkü şiddet normal ve kabul edilebilir bir davranış değildir. Bu davranışlar çocuğun sosyal ortamlardan dışlanmasına ve yalnız kalmasına sebep olacaktır.”

Benzer haberler

Sağlık
Nöbetçi eczaneler (6 Temmuz 2026) 2026-07-06 17:09:44 Sudan'da kolera, kızamık ve gıda krizi nedeniyle 200 binden fazla kişi risk altında 2026-07-06 07:58:23 Okta'dan yaz sıcaklarında su tüketimi uyarısı 2026-07-05 11:21:25 Nöbetçi eczaneler (5 Temmuz 2026) 2026-07-05 10:15:29 İklim değişikliği halk sağlığını da tehdit ediyor 2026-07-04 12:34:19 Nöbetçi eczaneler (3 Temmuz 2026) 2026-07-03 16:35:00 Uzun süre oturmak kanserden ölüm riskini artırıyor 2026-07-03 08:46:54 Nöbetçi eczaneler (2 Temmuz 2026) 2026-07-02 14:26:04 Nöbetçi eczaneler (1 Temmuz 2026) 2026-07-01 15:53:47