'Bu yaşananların en büyük sorumlusu bizleriz...'
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Biyologlar Derneği Eğitim ve Araştırma Sorumlusu, Deniz Biyoloğu Türkay Öyken, ülkemizde yoğun yağışlar sonrası oluşan sel olaylarıyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulundu:
Öyken'in yaptığı açıklama şu şekilde:
Peki dilerseniz sel nedir kısaca bir bakalım… Dere, deniz, göl, akarsu gibi su kütlelerinin aniden meydana gelen taşkınlar nedeni ile çevresinde bulunan toprak katmanını su altında bırakmasına sel denir. Gözle görülür şekilde sel, ülkemizde son yıllarda en çok meydana gelen doğal afetlerin başında gelmektedir. Aslında seller nasıl oluşur sorusunun farklı cevapları olabilir. Aslına bakacak olursak selin başlıca oluşum nedeni nehir yatakları olmaktadır.
Ani bir şekilde meydana gelen yağmurlar ve eriyen dolu suları birleştiği zaman, nehir yataklarından taşan su çevreye zarar vermektedir. Bu hususta dikkat edilmesi gereken nokta nehir yataklarının amaçları dışında kullanılmamasıdır.
Öncelikle alt yapıların mutlaka düzenli olması ŞART!.. Bununla beraber, yerleşim alanları dere ve akarsu yataklarına yapılmamalıdır.
Özellikle şehir hayatının daha yoğun olduğu Lefkoşa gibi yerlerde meydana gelen seller daha etkili olmaktadır. Akım gücünün kuvvetli olması nedeni ile önüne gelen araçları, binaları, hayvanları ve hatta insanları yok eden bu afet için kesinlikle tedbirler alınmalıdır.
İnsan yaşamını etkilemesinin dışında doğal dengeyi de bozan seller; tarım arazilerinin yitirilmesi, erozyon oluşumu ve yeryüzü çökmeleri gibi sorunlar meydana getirmektedir.
Meydana geldiği alanlarda ekolojik dengeyi bozan sellerin, alınacak önlemler ile etkileri en aza indirilmelidir.
Selden sonra neler yapılabilir konusunda da gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. Selden önce önlemler alınmaz ise selden sonra eksikliklerin araştırılarak gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu sayede, bir daha gerçekleşecek olan selin yaratacağı felaketin etkilerinin en aza indirilmesidir.
Sel felaketlerinin gerçekleşmemesi için setlerin kurulması gerekmektedir. Ayrıca, akarsu yataklarının ağaçlandırılması da alınması gereken önlemlerin başında gelir. Ormanlık alanların da çoğaltılmasına önem verilmelidir. Mevcutta olan ormanlık alanlar ise çok iyi bir şekilde korunmalıdır.
Şehirlerin alt yapılarında su geçişlerinin kolaylıkla sağlanacağı sistemlerin kurulması gerekmektedir. Sele neden olacak olan hava durumu önceden tahmin edilmektedir. Bu nedenle meteorolojinin uyarılarına dikkat edilmelidir.
Şunu özellikle belirtmek isterim ki dere yataklarına yerleşim birimi kurulmamalı, dere önlerinin tıkanmasına neden olabilecek atıklar temizlenmelidir. Bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma çalışmaları da seli önleyen etmenlerdir. Yamaçlarda teraslar yapılması, suyun akış hızını azalttığı için can ve mal kayıplarını da azaltır. Sel ve taşkın sırasında fazla suların kanallarla daha önce oluşturulmuş gölet çanaklarına yönlendirilmesi de sel ve taşkının zararlarını azaltacak önlemlerdendir. NE KADAR GÜZEL VE GÜNEŞLİ GÜNLER BİZİ BEKLİYOR OLSA DA ÖNLEMLERİMİZİ VE YAPMAMIZ GEREKENLERİ SON GÜNÜ BEKLEMEDEN YAPMANIN VAKTİ GELMİŞTİR ARTIK…" Benzer haberler
Featured
Japonya'da ilkokulda can pazarı: 300 kişi tahliye edildi
Neden bazı kelebekler 25 kat daha uzun yaşıyorlar?
2,5 milyon üniversite adayı için sınav zamanı
Polis örgütünün 62’nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri İskele’de devam etti
ABD Başkanı Trump, Türkiye’ye gideceğini söyledi
En son hava durumu tahminleri (20 Haziran 2026)
Elif’ten Türkiye ikinciliği
İtalya Başbakanı Meloni Trump'a cevap verdi "Ben ve İtalya asla yalvarmayız"
Belçika'da sıcaklık ve fırtına için "turuncu alarm" verildi



