Akıncı, bizim reddettiğimiz bir durum yok!
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Rum tarafının ne yazık ki en temel sorunu, Kıbrıs’ı ve şimdi de denizlerini sadece kendilerine ait görmeleri, kendi egemenlik alanları olarak tanımlamaları ve bu konuları Kıbrıslı Türklerle paylaşmayı bırakınız, konuşmaya bile yanaşmamaları.” dedi. Akıncı, Güney Kıbrıs'ın, olası bir “Liderler Yemeği”ni reddettiği yönündeki eleştirilerin doğru olmadığını belirterek, “Bizim reddettiğimiz bir durum yok… Eğer tutumlarda bir farklılaşma olmazsa kendimizi yeniden başlamadan bitecek bir sürecin içinde bulmak istemeyiz” şeklinde konuştu. Akıncı, ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı A. Wess Mitchell’i kabul etti. Cumhurbaşkanlığındaki görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü. MITCHELL Mitchell görüşme sonrası basına yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta olmaktan mutlu olduğunu ve önce Kıbrıslı Rum lider Anastasiadis ardından da Cumhurbaşkanı Akıncı’yla iyi görüşmeler yaptığını ve ABD’nin Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlaması yönündeki desteğini belirttiğini kaydetti. Mitchell, ABD’nin Kıbrıs’a olan ilgisinin ilerleyen günlerde artarak devam edeceğini de belirtti. AKINCI Mitchell’ın ardından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı basın toplantısı düzenleyerek, hem görüşmeyi hem Kıbrıs gündemini değerlendirdi. Akıncı, Mitchell’la kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ve Kıbrıs Türk tarafının tavrını aktarma fırsatı bulduklarını kaydetti. Daha önce bu görevin Victoria Noland tarafından yürütüldüğünü fakat uzun zamandan bu yana söz konusu mevkinin boş kaldığını hatırlatan Akıncı, ziyaretin hem tanışma hem görüşme anlamında faydalı olduğunu aktardı ve Mitchell’in Türk tarafını çok iyi şekilde dinlediğini söyledi. “YILLARDAN BERİ KIBRIS’TA ÇOK HAKSIZ BİR DURUM VAR” Cumhurbaşkanı Akıncı, yıllardır Kıbrıs’ta çok haksız bir durumun söz konusu olduğu, Güney Kıbrıs tarafının önceden kurulmuş bir ortaklık yapısını sahiplendiğini, tüm Adanın sahibinin kendisi olduğunu zannederek şimdi bu anlayışını denizlere de yaymak istediğini ifade etti. Akıncı, Doğu Akdeniz’de bölge devletlerini de işin içine katarak çeşitli ortaklıklar ve işbirlikleri kurmanın mümkün olduğunu çeşitli vesilelerle dile getirdiğini ve Kıbrıs Türk tarafının Doğu Akdeniz’le ilgili vizyonunu bugün bir kez daha, misafir ettiği Mitchell’a anlattığını belirtti. Kıbrıs’tan çıkacak gazı İsrail gazıyla birleştirip Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırmanın hem maliyet ve kâr hem de sürat açısından daha uygun bir formül olacağını yineleyen Akıncı, Güney Kıbrıs tarafınınsa daha pahalı ve çok derin sulardan geçecek ve uzun zaman alacak (Girit-Yunanistan-İtalya) formüller üzerinde durduğunu anlattı. Aynı zamanda TC’den KKTC’ye ulaştırılan suyun kapasitesinin artırılarak tüm Adaya hizmet edebileceği, elektrik kablolarıyla Kıbrıs’ın Ortadoğu’ya Türkiye üstünden Avrupa’ya birleştirilebilmesi olanaklarının da ortada durduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, tüm bunların barış, işbirliği ve çözüm gerektirdiğinin altını çizdi. “RUM TARAFININ EN TEMEL SORUNU…” “Rum tarafının ne yazık ki en temel sorunu Kıbrıs’ı ve şimdi de denizlerini sadece kendilerine ait görmeleri ve kendi egemenlik alanları olarak tanımlamaları, bu konuları Kıbrıslı Türklerle paylaşmayı bırakınız, konuşmaya bile yanaşmamaları” diyen Akıncı, bu yanlış davranışın da yarattığı sonuçlarının ortada olduğunu ve gerginlikten başka bir şey yaratmadığını ifade etti. Bu zihniyetten çıkılıp, maksimalist yaklaşımlardan vazgeçmenin, Crans Montana’daki tutumlardan çıkılmasının gerekli olduğunu bugünkü muhatabına anlattığını kaydeden Akıncı, Mitchell’ın ilgiyle bunları dinlediğini ve onun ilgisinin ABD’nin Adaya ilgisinin artacağını gösterdiğini anlattı. Güney Kıbrıs tarafının yaklaşımlarını değiştirebilme yeteneğini göstermesinin, Crans Montana’da yaşanan “çıkmazdan” çıkılabileceğine dair umutların yeşermesi adına önemli olduğunu kaydeden Akıncı, Güney Kıbrıs tarafında kendisine yönelik “Yemekli buluşmayı reddetti” eleştirilerini de doğru bulmadığını aktardı. “TUTUMLARDA BİR FAKLILAŞMA OLMAZSA…” Akıncı “Bizim reddettiğimiz bir durum yok… Eğer tutumlarda bir farklılaşma olmazsa kendimizi yeniden başlamadan bitecek bir sürecin içinde bulmak istemeyiz. Bizim arzu ettiğimiz Crans Montana’da sergilenmeyen uzlaşma tutumu ortaya çıkacaksa, bunu görmek ve ondan emin olmak istiyoruz. Aksi takdirde çıkmazı yeniden mühürlemek kimseye bir şey kazandırmaz” şeklinde konuştu.
Benzer haberler
Featured
Küresel piyasalarda jeopolitik belirsizliklere ilişkin fiyatlamalar öne çıkıyor
Akdeniz Pişmiş Toprak Sempozyumu sona erdi
Ford yapay zekaya güvenip işten çıkardığı çalışanları geri aldı
Altın fiyatlarında yeniden düşüş başladı
İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı
Meksika'da 6 büyüklüğünde deprem
Döviz kurlarında son durum (1 Temmuz 2026)
Atletlerimiz Eskişehir'de kürsüde
Döviz piyasalarında günün son rakamları (30 Haziran 2026)



