FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Kittos “Toplumlar arasında kabul ve anlayışı geliştirmek, toplumları birbirine yaklaştıracaktır”

Hatice KERLO

Kıbrıs için Mağusa Partisi (Amohostos Ya Tin Kipro)  Mağusa bölge adayı Mihalis Hristu Kittos, adada her iki tarafta var olan korku ve milliyetçiliğin, anlayış ve kabul ile yer değişmesi gerektiğini söyledi. Kittos, bunun yolunun Kıbrıs tarihi üzerinde kapsamlı ve objektif eğitimden öğretiminden geçtiğini belirtti.

Kittos, Kıbrıs sorunu ile ilgili  BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı gibi siyasi eşitlik, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde bir çözüm çağrısında bulunurken, Cenevre’deki başarısızlıktan, sadece bir tarafın sorumlu olmadığını söyledi. Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in, Crans Montana’da iki devletli çözümü öneren ilk kişi olduğunu anımsatan Kittos, COVID bahanesiyle, havaalanlarını kapatmadan önce barikatları kapatan tarafın, Kıbrıs Rum tarafı olduğunu  kaydetti. 

Federasyon temelinde çözüme ve yeniden birleşmeye hedefine ulaşılsa bile her iki toplumu da içine alan korku ve milletçilik sorunları bulunduğu anlatan Kittos, “Teşvik ettiğimiz laik eğitim aracılığıyla Kıbrıs tarihi üzerine kapsamlı ve objektif bir eğitim geliştirilmelidir. Birçoğu, Kıbrıs sorununun 1974’te başladığına inanıyor. Ancak Kıbrıs sorunu 1963’te Anayasa’nın ihlali ile başladı. Ayrıca, kabul ve anlayışı geliştirmek, iki toplumu birbirine yaklaştıracaktır. Anketler, Kıbrıslıların büyük çoğunluğunun (Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk) yeniden birleşme istediğini gösteriyor” dedi.

Kıbrıs için Mağusa Partisi (Amohostos Ya Tin Kipro)  Mağusa bölge adayı Mihalis Hristu Kittos, Voice Kıbrıs Haber’in sorularını yanıtladı.

SORU : Tüm Kıbrıslılara çağrınız ve mesajınız nedir?

KITTOS :  Umudumuzu kaybetmeyelim. Bir yandan, eski neslin içerlenmesi mücadelenin bitmediğinin kanıtıdır. Yeniden birleşme tek çözümdür. Tüm Kıbrıslıları, Kıbrıs’ta yolsuzluğa karşı ve barış için bizimle sokaklara çıkmaya devam etmeye çağırıyorum. Sokağa çıkıp bağırdığımız şekilde, sandık başına da gidip oy kullanmalıyız; çünkü siyaset kurumu, halkın sesinden korkan ve oyla değişen bir kurumdur.

“KIBRIS HALKLARI ARASINDA BAĞLARIN YARATILMASINA KATKI KOYUYORUZ”

SORU: Bize biraz kendinizden ve aday olmanıza sebep olan şeylerden bahseder misiniz?

KITTOS: Felsefe mezunuyum ve felsefe alanında yüksek lisans sahibiyim. Belirli bir parti çizgisiyle büyümedim ve gençlik partilerine üye değildim. Ancak bu, beni neyin ifade ettiğini araştırarak ve çalışarak karar vermeme yardımcı oldu. Siyaset felsefesi, etik ve hukuk kavramı alanındaki çalışmalarım, ideolojik çizgimin ve düşünce tarzımın temelini oluşturuyor.

Ülkem bir skandaldan diğerine sıçrıyor. Bir grup insan zengin oluyor ve bu vatandaşların çoğunluğunun zararına oluyor. Yolsuzluk, geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı. Ülkem bölünmüş durumda ve siyasi liderliğin yeniden birleşme iradesine sahip olmadığı görülüyor. Bu nedenle, bölünmüşlük, şimdi ufukta görünmeye başlıyor. Kıbrıs’ın doğal manzaraları kâr sunağında kurban ediliyor, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı verimli bir zemin buluyor.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı siyasete dahil olma ihtiyacı hissettim. Bugünkü teriminin olumsuz anlamıyla politikacı olarak değil, gönüllü olarak aday oluyorum. Ülkesinin yolsuzlukla eşanlamlı olmayan, yeniden birleşmesini, laik, modern olmasını isteyen bir gönüllü.

SORU: Bize biraz “Kıbrıs için Mağusa” partisinden söz eder misiniz?

KITTOS: Yolsuzluğa ve bölünmeye karşı inatla Kıbrıs için Mağusa Partisi, 2004 yılından beri Kıbrıslı Türk yurttaşlarımıza ulaşmaya ve yeniden birleşmenin yolunu göstermeye devam ediyor. Etkinlikler ve toplantılarla Kıbrıs halkı arasında bağların yaratılmasına katkı koymaya çalışıyoruz. İnsanların katılımı, yeniden birleşmenin gerekli bir bileşenidir. Bu nedenle, uçuruma vardığımızda Mağusa’nın, Costas Montis’in dediği gibi “vatanımızı koruyan son çalılık” olması normaldir. Ancak Mağusa, “Kıbrıs için Mağusa” girişiminin nihai hedefi değil. Bizim için Mağusa, Kıbrıs’ın tamamen yeniden birleşmesinin başlangıcıdır. Yani Kıbrıs için. Tüm ülkemizin gençleri için. Hayatımıza vizyon ve amaç kazandırmak için. Yolsuzluk olmadan yeniden birleşmiş bir Kıbrıs’ta yaşamak için. Eşitsizliklerden uzak, modern ve laik bir vatan için.

“MESAJIM GENÇLERE: GELECEĞİNİZİN KONTROLÜNÜ ELİNİZE ALIN”

SORU: Seçim sloganınız,  “Mihalis Hristu Kittos’a verilecek oy, gelecekleri bırakılmayan yeni nesiller için”… Aslında, bu sizin mesajınız mı? Yeni neslin artık siyaseti ve Kıbrıs’ın da geleceğini ele alması gerektiğine mi inanıyorsunuz?

KITTOS: Yolsuzluk skandallarından dolayı,  ülkenin adı uluslararası arenada yayılıyor ve ülke gelişemiyor. Gençlere yönelik fırsatlar gittikçe azalıyor; çünkü bilgiyi ve teknolojiyi geliştirmek için  yatırım yapmıyoruz. Bu nedenle Kıbrıs’ta eğitim gören ve iş bulamayan birçok gençle karşılaşıyoruz. Ortaya çıkmaya başlayan bölünmüşlük, bir bütün olarak ülkenin ekonomik ve kültürel gelişimini engelleyerek, bizi yeni ve daha tehlikeli verilerin önüne çıkaracaktır.

Sonuç olarak benim neslim, Kıbrıs’a dönmemeyi düşünüyor ve bu yüzden daha iyi fırsatlar için yurt dışına gidiyorlar. Mesajım, bunun durması gerektiği yönündedir. Nihayet kendi geleceğimizin kontrolünü ele almalıyız. Bunu, içerlenen ve sokağa çıkmaya başlayan gençlerde görüyoruz. Bunu yapmaya devam etmemiz gerekiyor. Hak ettiğimizi geri almak için her birimiz üzerimize düşeni yapmalıyız, ama onlar bizi mahrum etmeye çalışıyorlar. Siyasette yer alan genç bir adam olarak herkesten, yurdumuzu değişmeyeceğimizi ama ülkemizin durumunu değiştirme talebiyle birleşmelerini ve seslerini duyurmalarını rica ediyorum.

SORU: Aslında tam da zor bir dönemden geçerken, gerek pandemi ve beraberinde getirdiği sorunlar gerekse sonuç vermeyen Cenevre’deki gayri resmi Kıbrıs toplantısı, tam bu noktada adaysınız. Tüm bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? “Geleceği olmayan bir nesil kaldığını” söylerken, Kıbrıs’ta gelecek nesil için neyin değişmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

KITTOS: Pandemi bize gösterdi ki, eğer siyasi liderlik yönetmekten acizse, o zaman insanlar ölüyor ve vatandaşlar boğucu yerlerde baskı görüyor. Pandemi konularında Devlet, bilimi dinlemeli ve siyasi çıkarlarını geride bırakmalıdır. Oysa Devletin epidemiyoloji ekibinin tüm tavsiyelerini dinlemediği durumları da gördük.

Cenevre’deki 5+1 gayrı resmi Kıbrıs toplantısı ile ilgili olarak,  Tatar’ın iki devletle ilgili tavrının kabul edilemez olduğunu söylemeliyim. “Kıbrıs için Mağusa” olarak, BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı gibi siyasi eşitlik, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde bir çözüm çağrısında bulunuyoruz.

Ancak Cenevre’deki başarısızlıktan, sadece bir tarafın sorumlu olmadığını söylemeliyiz. Anastasiadis, Crans Montana’da iki devletli bir çözümü öneren ilk kişi oldu. Ayrıca, Kıbrıs Rum tarafı, COVID bahanesiyle, havaalanlarını kapatmadan önce barikatları kapatan taraftı. Cenevre’deki toplantıya 1 ay kala Yeşil Hat boyunca dikenli tel yerleştiren taraf, yine bizim taraftı. Göç bahanesiyle (düzensiz göçün azaldığı bir dönemde) ve COVID bahanesiyle karşı tarafa net bölünme mesajları gönderdik. Her iki tarafın da hatalarını tanımlayarak ve kabul ettiğimizde ilerleyebiliriz.

İki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde ve siyasi eşitlikle bir çözüme ve yeniden birleşmeye ulaşmayı başarsak bile, her iki toplumu da içine alan kronik sorunu ele almamız gerektiğini anlamalıyız. Bunlar da korku ve milliyetçiliktir. Teşvik ettiğimiz laik eğitim aracılığıyla Kıbrıs tarihi üzerine kapsamlı ve objektif bir eğitim geliştirilmelidir. Birçoğu, Kıbrıs sorununun 1974’te başladığına inanıyor. Ancak Kıbrıs sorunu 1963’te Anayasa’nın ihlali ile başladı. Ayrıca, kabul ve anlayışı geliştirmek, iki toplumu birbirine yaklaştıracaktır. Anketler, Kıbrıslıların büyük çoğunluğunun (Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk) yeniden birleşme istediğini gösteriyor.

Her iki tarafın tavrı değişmeli. Milliyetçilik, anlayış ve kabul ile yer değiştirilmelidir. Bu da milliyetçi etkilerden uzak öğretilecek eğitim ve küresel tarih aracılığıyla yapılacaktır.

SORU : Tüm Kıbrıslılara çağrınız ve mesajınız nedir?

KITTOS :  Umudumuzu kaybetmeyelim. Bir yandan, eski neslin içerlenmesi mücadelenin bitmediğinin kanıtıdır. Yeniden birleşme tek çözümdür. Tüm Kıbrıslıları, Kıbrıs’ta yolsuzluğa karşı ve barış için bizimle sokaklara çıkmaya devam etmeye çağırıyorum. Sokağa çıkıp bağırdığımız şekilde, sandık başına da gidip oy kullanmalıyız; çünkü siyaset kurumu, halkın sesinden korkan ve oyla değişen bir kurumdur.

Voice Kıbrıs Haber 2021

Benzer Haberler

Başa dön tuşu