FeaturedKIBRISVOI Özel Haber

Kıbrıs Üniversitesi Türkoloji ve Ortadoğu Araştırmaları Bölüm Başkanı Theoharris Stavrides Voice Kıbrıs Haber’e konuştu


Kıbrıs Üniversitesi Türkoloji ve Ortadoğu Araştırmaları Bölüm Başkanı Theoharris Stavrides, iki toplum arasında köprü olmaya çalıştıklarını söyledi.

Stavrides, Türkoloji ve Ortadoğu Araştırmaları Bölümü’nün, her iki toplumdan insanları resmi olarak barındıran az sayıdaki resmi kurumdan biri olduğuna inanıyor.

“Ortadoğu Araştırmaları bölümünde Kıbrıs Rum toplumunda İslam gibi tanıtılması zor olan bazı konularda farkındalığı artırmaya çalışıyoruz” diyen Stavrides , bu konuda çok fazla önyargı bulunduğunu söyledi.

Stavrides, Ortadoğu’daki çok karmaşık siyasete ilişkin genel tabloya rağmen, Kıbrıs toplumunda bir miktar anlayış geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

Stavrides , Voice Kıbrıs Haber’e verdiği röportajda bölüm hakkında bilgi vererek, yürüttükleri çalışmaları anlattı.

SORU : Sayın Stavrides, nasıl Kıbrıs Üniversitesi Türkoloji ve Ortadoğu Araştırmaları Bölüm Başkanı oldunuz?Bize anlatabilir misiniz?

STAVRİDES: Amerika Birleşik Devletleri’nde Tarih eğitimi aldım ve doktoramı da orada yaptım. Yine, erken dönem Osmanlı Tarihi üzerine yoğunlaştım ve ardından Kıbrıs’a geldiğimde Kykkos Manastırı Araştırma Merkezi’nde görevlendirildim. Daha sonra üniversitedeki bölümde Yardımcı Doçent, sonrasında ise Doçent olarak görevlendirildim. 2007 yılından beridir bölümde çalışmaktayım. Göreve uygun yeterli sayıda kadromuz olmadığından, bölüm başkanı olarak seçilmem tamamen tesadüf oldu. Sadece üç kişi bölüm başkanı olarak seçilebilir ve bunlardan biri İnsani Bilimler Fakültesi Dekanı olarak görev yapmaktadır.

SORU: Kıbrıs Üniversitesindeki bölümün tarihinden biraz bahseder misiniz?

STAVRİDES: Bölüm, 1991 yılında Kıbrıs Üniversitesi ile birlikte kurulmuştur. Üniversitede kurulan ilk bölümlerden biridir. Üniversite ilk kurulurken, Türkçe çalışmaları alanında bir bölümün olmasının şart olduğu ve üniversitenin iki toplumlu, her iki toplumu da kapsayan bir üniversiteye dönüşeceği düşünülerek kurulmuştu. Daha sonra bölüm olarak genişlememiz bekleniyordu. Önce Türk Araştırmaları Bölümü olarak kurulduk; ardından Türkoloji ve Ortadoğu Araştırmaları Bölümü olarak adlandırılacaktı ancak 2008’deki krizden dolayı bu gerçekleşemedi. Esasında Türk Araştırmaları Bölümü olarak biliniyor ama aynı zamanda Doğu Tarihi ve İslam Tarihi üzerine de birkaç ders veriyoruz.

SORU: Öğrencilerin bu bölümde eğitim alabilmeleri için önceden Türkçe bilgisine sahip olmaları gerekli mi?

STAVRİDES: Hayır, öğrencilerin herhangi bir Türkçe bilgisine sahip olmalarına gerek yoktur; çünkü öğrenciler ilk yıllarında yoğun Türkçe dersleri görmektedirler. Türkçe bilgisine sahip olmadan bölüme başlayıp, eğitim süresi boyunca Türkçeyi öğrenebilirler. Bu nedenle öğrenciler ilk yıllarının neredeyse tamamını, Türkçe dili eğitimi olarak okumaktadır. Bu derslerden biri Türk Araştırmalarına Giriş, diğeri ise İslam’a Giriştir. Geriye kalan dersler ise Türk dili, dilbilgisi, konuşma vb.’dir.

SORU: Bölümün temel akademik odağı nedir? Bölüm öğrencilere neler sunmaktadır?

STAVRİDES: Bölümün iki temel odağı vardır. Bunların biri Tarih-Siyaset alanına ağırlık veriyor. Tarih bölümünde, ağırlıklı olarak Osmanlı Tarihi ve günümüze kadar olan Türkiye Cumhuriyeti Tarihi yer alıyor. Güncel konular üzerinde çalışan ekibimiz var. Diğer yandan Dilbilim ve Edebiyat dersleri de verilmektedir. Öğrencilerin ilk beş dönemi için çok geniş bir program uygulamaya çalışıyoruz. Dilbilim, edebiyat, siyaset ve Osmanlı tarihi dersleri öğretiliyor ve beşinci yarıyılın sonunda öğrenciler, eğitim sürecinin sonuna doğru yapacakları Tarih ve Siyaset veya Dilbilim ve Edebiyat alanlarından birini seçiyorlar. Bir Osmanlı Tarihi profesörü olarak üzülerek belirtmeliyim ki öğrenciler güncel konulara daha fazla ilgi duyuyor. Aslında bu gayet doğal. Dolayısıyla öğrencilerin Yüksek Lisans veya Doktoraya başlayacaklarında seçtikleri konulara bakıldığında ilk tercihin siyaset ve güncel konular olduğunu söylemeliyim.

SORU: Öğrencilerin seçebileceği farklı yönler ve yönelimler olduğundan bahsettiniz. Mezunlar için iş imkanları nelerdir?

STAVRİDES: Aslında bu neyi takip ettiğine bağlıdır. Elbette öğrencilerin aldığı lisans diploması Türk Araştırmaları diplomasıdır. Örneğin, Tarih alanında diploması olan ve daha sonra Didaktik çalışmaya devam eden insanları şahsen tanıyorum. Mezun olduktan sonra yönlendirmenin kişiyi belli bir yolu izlemeye zorladığını düşünmüyorum. Genelde mezunlarımız, ya kendi okudukları alanda iş buluyorlar, ya gazeteci oluyor, ya diplomat, ya da polis veya orduda çalışıyorlar. Bunlar genellikle polis veya ordu subayları oluyor ve daha sonra kariyer yollarını geliştirmek için Bakanlıkta işe başlıyorlar. Çoğunlukla Tarih ve Siyaset ile ilgilenen mezunlardan oluşan bir kadro vardır. Diğer yandan da Dilbilim ve Edebiyat ile ilgilenen ve çoğunluğu Türkçe öğretmekle ilgilenen mezunlarımız vardır. Ne yazık ki Güney kesiminde Türkçe dili zorunlu olmadığından liselerde pek fazla istihdam edilmiyor, ancak bir kısmı serbest öğretmen veya tercüman olarak çalışıyor.

SORU: Üniversitenin başlangıçtaki amacı Kıbrıs Türk toplumundan öğrencileri de bünyesine katmak ve dahil etmekti. Bölümün şu anki durumu nedir? Herhangi bir düzeyde (Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) eğitim gören Kıbrıslı Türk var mı?

STAVRİDES: Kıbrıslı Türk öğrencilerinin özel bir statüsü vardır. Normalde Kıbrıslı Rum öğrenciler resmi sınavlara giriyorlar. Kıbrıslı Türklerin sadece başvuruda bulunmaları yeterlidir ve Bölüm başvuruyu değerlendirip sınavsız Üniversiteye doğrudan kabul edilebiliyor. Daha önce lisans mezunu öğrencilerimiz de oldu. Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi alan Kıbrıslı Türk öğrencimiz daha fazladır. Dolayısıyla özel bir statüye sahiptirler ve Bölüme başvurarak başvuruları değerlendirmeye alınır. Ardından mülakata çağırırlar ve hiçbir sınava tabi tutulmadan doğrudan Bölüme kabul edilirler.

SORU: Kıbrıs ve Ortadoğu’daki mevcut duruma dayanarak, bölümün Kıbrıs toplumuna nasıl faydalı bir hizmet sunabileceğini düşünüyorsunuz?

STAVRİDES: Kıbrıs meselesi açısından iki toplum arasında köprü olmaya çalışıyoruz. Her iki toplumdan kişileri resmi olarak barındıran az sayıdaki resmi kurumdan biri olduğumuzu düşünüyorum ve öğrencilerimizin çoğu Türkçe konuşmaktadır. Bu nedenle, 1 Kasım’da bölümümüzün düzenlediği gibi, Kıbrıs Türk toplumundan ve Kıbrıs Rum toplumundan birer yazarın katılımıyla kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Ayrıca, Kıbrıs Türk toplumuyla temaslarımız oluyor ve bu sayede Kıbrıs Türk toplumundan kişilerle tanışma fırsatı buluyoruz.

Ortadoğu’daki genel durumla ilgili olarak fazla bir şey yapabileceğimizden emin değilim. Elbette “Ortadoğu Araştırmaları” diye bir bölümümüz vardır. Kıbrıs Rum toplumunda İslam gibi tanıtılması zor olan bazı konularda farkındalığı artırmaya çalışıyoruz çünkü bu konuda çok fazla önyargı oluyor. Dolayısıyla Ortadoğu’daki çok karmaşık siyasetle yüzleşmeye ilişkin genel tabloya rağmen, Kıbrıs toplumunda en azından bir miktar anlayış geliştirmeye çalıştığımızı düşünüyorum.

Kallis Antounas-Voice Kıbrıs Haber 2023






Benzer Haberler

Mekke’deki hac ibadetinde can kaybı bini aştı

AA

Bilim insanları, bazı kişilerin neden coronavirüs olmadığını buldu

NTV

Mağusa’nın en güzel balkonu ve en güzel bahçesi seçildi

TAK

Şimşek’ten enflasyon açıklaması: “Gelecek yıl 10’lu seviyelere düşebilir”

NTV

CÖŞ’ten 2 ayrı eve operasyonda 8 tutuklu!

Voice Kıbrıs Haber

Mahkemeler (Değişiklik) Yasa Önerisi Meclis’e sevk edildi

TAK