FeaturedKIBRIS

İncirli “Muhacerete göre nerede olduğu bilinmeyen öğrenci sayısı 4 bin ile 10 bin arasında”

Cumhuriyet Meclisi Zalihe Çavuşoğlu Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında,  “yükseköğretime” ilişkin meclis araştırma komitelerinde başkan vekili olarak görev alan CTP Milletvekilleri  Sıla Usar İncirli açıklamalarda bulunarak komitelerde ulaşılan verilere dair bazı bilgiler paylaştı.

Yükseköğretim Kurumlarının Faaliyetlerinin İdari ve Mali Denetim Sistemi ve YÖDAK’ın Araştırılmasına İlişkin Meclis Araştırma Komitesi Başkan Vekili Sıla Usar İncirli de basın toplantısında komite toplantılarında ulaşılan olgular hakkında bilgi verdi.

Usar, CTP’nin yıllardır yükseköğretimdeki sorunları gündeme getirdiğini ancak şubat ayının ikinci yarısından sonra yükseköğretimde “sahte diploma” iddialarının ortaya çıktığını ve bu olayın hemen ardından komitenin kurulması için adım attıklarının söyledi.

İncirli, komitenin geçersiz diplomaların belirlenmesi, iptalleri, yükseköğrenim kurumlarının “insan kaçakçılığı ve ticareti” ile ilgili ilişkili olup olmadığının araştırılması ve muhacerette bu konudaki işlerin nasıl yürüdüğü konularının anlaşılması için çalıştığını aktararak, bugüne kadar komitenin altı toplantı yaptığını söyledi. İncirli, komite toplantılarına YÖDAK, Polis Genel Müdürlüğü, Muhaceret Dairesi yetkilileri, Yükseköğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi yetkilileri, bazı üniversite rektörleri ve mütevelli heyetleri, ayrıca Eğitim Bakanlığı’na bağlı daire yetkililerinin katıldığını belirtti.

Komitede yapılan araştırmalar sonucunda bazı olgulara ulaştıklarını belirten İncirli, “Bazı bilgileri bulup çıkartmak ve doğruluğunu teyit etmek çok kolay olmadı. Ciddi bir emek kondu. Daha bildiklerimizin yanında, bilmediklerimiz de var. Bunların peşine düşeceğiz. Bu komitelerin süreleri üç aydır. Ama bu konular aciliyet taşıyan konular. Bu nedenle biz, üç ayın sonunda çıkacak raporun açıklanmasını beklemek yerine, bu basın toplantısı yapmak istedik” ifadelerini kullandı.

Yükseköğretim Yasası uyarınca YÖDAK’ın planlama ve koordinasyon ve kalite güvencesi ile ilgili görev yetki ve sorumlulukları bulunduğuna işaret eden İncirli, komitede tespit ettikleri ilk olgunun, YÖDAK’ın “yetersizliği” olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“İlk olgu, YÖDAK’ın bu görev ve yetkiler konusunda çok yetersiz kalması oldu. Bunun uzun süredir bu şekilde devam ettiği hakikati ortaya çıktı. Üniversite sayısının arttığı, öğrenci sayısının, hacminin çok büyüdüğünü hep söylüyorduk. Ama bunu denetleyecek, planlayacak olan kurumun paralel şekilde büyümediği gerçeği de çok önceden yapılan bir tespitti. En çarpıcı oldu YÖDAK’ın bu görevlerini uzun süredir yerine getirmediği olduğu gerçeğiydi.”

Komitede karşılarına çıkan bir diğer konunun ise Milli Eğitim Bakanlığı ile YÖDAK arasında yaşanan “iletişim kopukluğu” olduğuna işaret eden İncirli, “Burada, birbiri ile iletişim kuramayan iki kurumdan söz ediyoruz. Birbirilerinden haberleri bile yok” dedi.

-“Nerede olduğu bilinmeyen kursiyerler var”

Bu iletişim kopukluğuna örnek gösteren Sıla Usar İncirli, “YÖBİS diye bir sistem var, YÖDAK bu sisteme dahil olması gerektiğinin bile farkında değil. Bu sistemleri kullanmamışlar. Bizim yükseköğrenimle ilgili EKAS isimli bir sistemimiz daha var. Bunar bilgi kayıtlarının yapıldığı yerler. Bunlarla ilgili çalışmaların genişletilmesi gerektiğine dair bir düşünceye giderken YÖK’ün ülkeye bir ziyareti oldu. Burada YÖK, YÖDAK’a kendi sistemi içerisinde bir alan açmıştır. YÖK’ün teknik destek vermesi önemi bir şey ama bizim kendi veri tabanlarımızın güçlendirilmesi ve kurumlar arasındaki iletişimin arttırılması gerekliliği bizim tarafımızdan paylaşılan bir görüş” dedi.

Bir diğer olgunun, ülkedeki yükseköğrenim kurumu sayısı ile öğrenci sayısı olduğuna işaret eden İncirli, kurum sayısının 23 olduğunu, 22’sinin aktif öğrencisi olduğunu, 1’inin ise öğrencisi olmamasına karşın faaliyette olduğuna söyledi.

Öğrenci sayısı konusunda komite çalışmalarında “net sonuca” varmanın mümkün olmadığını belirten İncirli, öğrenci sayısının peşinden çok fazla koştuklarını ancak net rakamlara ulaşamadıklarını söyledi ve şunları kaydetti:

“80 bin ila 110 bin arası öğrenci var. Bu öğrenciler; KKTC, TC ve uluslararası öğrencilerden oluşuyor. 84 bini aktif. Ancak Muhaceret Dairesi’ne göre, TC ve uluslararası öğrenci sayısı 61 bin 534 aktif, 3 bin 874’ü de pasif şeklinde. Bu rakamlarla ortaya, 75 bin ila 84 bin arası öğrenci rakamı çıkıyor. Yine Muhacerete göre nerede olduğu bilinmeyen öğrenci sayısı 4 bine yakın. Toplantıların bazılarında bu rakamın 10 bine kadar genişlediğini gördük.”

“Öğrencilerin, üniversiteler arasında kontrolsüz ve kriter olmadan yatay geçiş yapmasının da bir başka olgu ve sorun olduğunu” belirten İncirli, “Bu ülkede öğrencileri, kurumların birinden diğerine kritersiz şekilde yatay geçiş yapıyor. Bu neden önemli? Çünkü takip etmesi zorlanıyor” dedi.

Son olarak “eğitim kurumları” konusundaki bulguları paylaşan İncirli, “Yükseköğrenimden daha da karanlık görünmekteler. 39 eğitim kurumu var. Eğitim Bakanlığı bu kurumlara hem izin vermekte, hem de kontenjanlarını belirlemekte. 12 bin kontenjan oluşturulmuştur. Muhaceretten aldığımız bilgilere göre aktif öğrenci sayısı 4 bin 691’dir. Pasif öğrenci sayısı ise 5 bin 520. Yani yarısı pasif öğrencidir ve nerede oldukları bilinmiyor. Bunlar yükseköğrenim değil, kurstur. Nerede olduğu bilinmeyen kursiyerler var.” ifadelerini kullandı.

 


Benzer Haberler

“Bu yasayı uygulamadan önce, günlerden beri paydaşlarla görüşüyoruz”

Voice Kıbrıs Haber

Ömer Çetin hayatını kaybetti

Voice Kıbrıs Haber

Güneyde 4 yeni can kaybı, 3 binin üzerinde vaka

Kuzey Kıbrıs’ın en büyük pazar yeri

Malatya’da 5,2 büyüklüğünde deprem

NTV

Kamu kurumlarında kış mesaisi başlıyor

Voice Kıbrıs Haber