FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

“İki toplumu bir araya getiren projelerin önemi büyük”

Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği eğitim yoluyla barışı destekliyor.

Eleni Konstantinu

Koronavirüs salgını kısıtlamaları kapsamında iki toplum arasındaki iletişimde yaşanan zorluklar, iki toplumu bir araya getiren ve aynı zamanda işbirliği ve barış kültürü oluşumunda katkıda bulunan programların önemini daha da öne çıkardı.

Aylar süren çabaların ardından, Ekim 2017’de başlayan ve 3 buçuk yıllık faaliyetinde büyük ve önemli bir bölüm olan barış kültürüne katkı sağlayan ‘Imagine’ Irkçılık Karşıtı /Barış Kültürü için Eğitim Programı, böyle bir programdır.

Bu program ve Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği’nin diğer faaliyetleri hakkında Loizos Lukaidis ve Özge Özoğul ile konuşma fırsatı bulduk.

İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi’nin çatısı altında olan Imagine programı, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın mali desteği ile, Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği ve Dayanışma Evi tarafından hayata geçirilmektedir. Ayrıca, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü tarafından da desteklenmektedir.

Program, BM belgeleri, kararları ve eylem planlarından esinlenen barış ve şiddetsizlik kültürünün bütünsel bir anlayışı bağlamında, Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki iletişimi artırmayı ve adada barışı, anlayışı ve ırkçılık karşıtlığını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. “Başlangıç olarak, eğitmenlerimiz iki toplumlu etkinliklere katılmak isteyen sınıfları ziyaret ediyor ve hakim olan şiddet kültürünün bileşenleri olan klişeler, ayrımcılık ve ırkçılık hakkında güvenli tartışma alanları yaratıyor. Ayrıca, bu etkinliğin başka bir önemli yönü öğrencileri diğer toplumdan öğrencilerle iletişim kurmaya hazırlamasıdır.”

Programa eklenen yeni bir etkinlik ise, Yeşil Hattın her iki tarafında da Lefkoşa surlar içi eğitim gezilerini içeriyor. Bu etkinliğe 160 öğrenci katıldığını belirten Loizos Lukaidis, amaçlarını şu sözlerle ifade etti:

“Amacımız, daha önce bir araya gelen öğrencilerin, her iki topluma ait tarihi, kültürel, çevresel veya diğer önemli yerleri ziyaret etmesidir. Tabii ki bu da, programın diğer etkinlikleri gibi, kendi ve ebeveynlerin izniyle gerçekleşmektedir.

Ne yazık ki salgın bizi durdurdu ve şu an yaptığımız şey, eğitmenler için seminerleri hem uzaktan hem de ömür boyu devam ettirmek.

2020’ye kadar ve salgın başlamadan önce, Imagine programı her iki toplumdan 5 bin yüz öğrenciye ulaştı ve 590 öğrenciyi ise ikinci kez buluşturdu. Çocuklara 580 öğretmen eşlik etti, 287 öğretmen ve 91 müdür de barış eğitimi programlarına katıldı.

Yukarıda belirtildiği gibi, öğrenci aktivitelerine ek olarak Imagine, her seviyedeki öğretmenlere de eğitimler sunmaktadır. Eğitim, barış ve şiddetsizlik kültürü üzerine odaklanmaktadır ve eğitimcilere bu alandaki bilgilerini genişletme ve ilgili kavramları tartışma fırsatı sunmaktadır. Tek toplumlu eğitime katılan öğretmenler, daha sonra iki toplumlu atölye çalışmalarına katılabilir ve böylece diğer toplumdan meslektaşları ile etkileşime girebilirler.
Imagine’in bir parçası olarak 2019’da ilk kez iki toplumlu Müdürler Konferansı da düzenlendi. İki toplumun liderlerinin de katıldığı konferans, müdürlere etkileşim, görüş ve uygulama alışverişi için bir platform sağladı ve aynı zamanda eğitim yoluyla bir demokrasi kültürünün nasıl geliştirileceğine dair beceri ve bilgilerini güçlendirdi.
Şu anda tüm Imagine etkinliklerinin çevrimiçi olarak sunulması için hazırız, yalanız bunun gerçekleşmesi için hem geçiş noktalarında hem de okullarda doğru koşulları bekliyoruz. Dernek ve organizasyon olarak biz hazırız.
Ayrıca, bize söylendiği gibi, salgın nedeniyle, Toplumlararası Çocuk Korosu gibi bazı etkinlikler gerçekleştirilemeyecek, çünkü kısıtlamalar nedeniyle çocuklar prova için Dayanışma Evine gidemiyor. Bunun yanı sıra, Kampos’ta her yıl düzenlenen gençlere yönelik yaz kampı, 2021’de yapılması umuduyla geçen yaz ertelendi.”

Yeni verilere uyum sağlamak için devam eden çabalar

Özge Özoğul’un da belirttiği gibi bu zor bir dönem ama yeni koşullara uyum sağlamak için çabalar devam ediyor.
“Çeşitli yayınlarda da çalışıyoruz ve aynı zamanda bir organizasyon olarak sadece Imagine’nde sınırlı kalmıyoruz. Bir yandan barış eğitimi, diğer yandan 2003 yılından bu yana dernek olarak çalışmalar yürüttüğümüz tarih eğitimi var. Ayrıca, kısa bir süre önce, vatandaşları iki dili öğrenmeye ve kullanmaya teşvik eden, Türkçe ve Yunanca günlük kelimeler ve ifadeler içeren ‘Günlük Konuşma Kılavuzu’ adlı bir rehber yayınladık ve rehberi cep telefonlarına indirmek isteyenler için ise uygulama oluşturulmasını planladık. Bu kılavuz AGİT Ulusal Azınlıklar Yüksek Komiserliği tarafından finanse edilmiştir.

Tarihi, çevresel, kültürel veya diğer miras alanlarına çalışma ziyaretleri için ders planları içeren bir öğretim kitabının üretimi olan başka bir programa da atıfta bulunuldu. Öğretim kitapları, eğitmenlerin becerilerini ve öğrencilerin eğitim ziyaretlerine katılımları sırasında öğrenme deneyimlerini zenginleştirmeyi amaçlamaktadır. Kitap, kültür, hafıza, miras, tarih ve kültürlerarası üzerine odaklanacak ve çalışma ziyaretleri yoluyla iki toplum arasında uzlaşmanın nasıl teşvik edileceğine dair pratik rehberlik sunacaktır.

Kısa bir süre önce, dünyanın dört bir yanından barış eğitmenlerinin profillerini sunan Barış Eğitimi İnsanları/People of Peace Education adlı kitap yayınlandı. Kitap, bu konuyla ilgilenen insanların dünyanın her yerinden eğitmenlerin hayatına ve çalışmalarına bakarak, barış eğitimi ile ilgili olarak dünyada neler olup bittiğinden haberdar edilebileceği basılı bir versiyon ve interaktif bir web sitesinden oluşuyor.
Derneğin tüm program ve yayınları üç dilde Yunanca, Türkçe, İngilizce olarak sunuluyor.”

Duvarın arkasında ne olduğunu görelim

Tüm bu süreci kendileri nasıl algılıyor ve beklentileri nelerdir?

“Arkasında ne olduğunu görebilmemiz için bizi ayıran duvardan bir tuğlayı kaldırıyoruz. Dürüst olmak gerekirse, hem öğrenciler hem de öğretmenler arasında Imagine programı aracılığıyla inanılmaz arkadaşlıklar yaratıldı” diyor Loizos Lukaidis.

“Programlara katılanların çoğu diğer toplumla ilk kez iletişime geçiyor ve bizim dernek olarak bundan gurur duyduğumuzu dile getirebiliriz. Sadece arkadaşlarımızla veya uzlaşma konusunda zaten olumlu olan insanlarla çalışmak istemiyoruz.

Pedagojik yaklaşımımız, güveni artıracak şekilde tasarlanmıştır.

Birey olarak veya bir organizasyon veya toplum olarak ilerlemeye devam etmekten başka seçeneğimiz yok. Özellikle de şu anda, çabalarımızı sürdürmek ve barış ve istikrar için birlikte çalışmanın değerini birbirimize hatırlatmaktan başka seçeneğimiz yok.”

Voice of the Island

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı