Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Cumhurbaşkanı Erhürman, Başkent Toplantıları’nda onur konuşmacısı olacak Zekiye Bolkaner için kan aranıyor Gemi faciasında hayatını kaybeden Süleyman Erdoğan'a son veda CTP, Milletvekili Adayı Belirleme Kurultayı’nda buluşuyor Küresel piyasalar önümüzdeki hafta dünya genelinde açıklanacak enflasyon verilerine odaklandı Trafik denetimlerinde 18 araç trafikten men edildi Ayluga Sulak Alanı’nda temizlik ve kuş gözlemi etkinliği düzenlendi Fitto "Kıbrıs sorunu çözülmeden Doğu Akdeniz’deki gerilim sürdürülebilir bir şekilde azalmayacak" "Echos Within" oyunu Türkiye'de ödüle laik görüldü Güney Kıbrıs’ta halkın yüzde 7,2’sinin kaygı bozukluğu yaşıyor YSK, ilçelerden çıkarılacak milletvekili sayılarını açıkladı Üstel “Filo Jet kazasının sonuna kadar takipçisi olacağız, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız” Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu ve Gazimağusa-Lefkoşa ana yolunda 3 ayrı trafik kazasında 1 kişi yaralandı Üstel "Optimus Prime gemisi aramalarını tamamladı, kayıp son kişi için çalışmalar sürecek" İş’te Kadın Fotoğraf Yarışması’nda ödüller verildi “29 Ekim Cumhuriyet Yol Koşusu”na başvurular başladı Güney Kıbrıs'ın 7 aylık bütçe fazlası ve Eylül ayı enflasyonu açıklandı Erken yaşta akıllı telefon, yeme bozukluğu riskini artırıyor Güney Kıbrıs’ta üç çiftlikte mavi dil hastalığı görüldü Üstel “Türkiye’yi adadan uzaklaştırma, bizi yok sayma senaryoları karşısında sessiz kalmamız beklenemez” Cumhurbaşkanı Erhürman, Başkent Toplantıları’nda onur konuşmacısı olacak Zekiye Bolkaner için kan aranıyor Gemi faciasında hayatını kaybeden Süleyman Erdoğan'a son veda CTP, Milletvekili Adayı Belirleme Kurultayı’nda buluşuyor Küresel piyasalar önümüzdeki hafta dünya genelinde açıklanacak enflasyon verilerine odaklandı Trafik denetimlerinde 18 araç trafikten men edildi Ayluga Sulak Alanı’nda temizlik ve kuş gözlemi etkinliği düzenlendi Fitto "Kıbrıs sorunu çözülmeden Doğu Akdeniz’deki gerilim sürdürülebilir bir şekilde azalmayacak" "Echos Within" oyunu Türkiye'de ödüle laik görüldü Güney Kıbrıs’ta halkın yüzde 7,2’sinin kaygı bozukluğu yaşıyor YSK, ilçelerden çıkarılacak milletvekili sayılarını açıkladı Üstel “Filo Jet kazasının sonuna kadar takipçisi olacağız, hiç kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız” Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu ve Gazimağusa-Lefkoşa ana yolunda 3 ayrı trafik kazasında 1 kişi yaralandı Üstel "Optimus Prime gemisi aramalarını tamamladı, kayıp son kişi için çalışmalar sürecek" İş’te Kadın Fotoğraf Yarışması’nda ödüller verildi “29 Ekim Cumhuriyet Yol Koşusu”na başvurular başladı Güney Kıbrıs'ın 7 aylık bütçe fazlası ve Eylül ayı enflasyonu açıklandı Erken yaşta akıllı telefon, yeme bozukluğu riskini artırıyor Güney Kıbrıs’ta üç çiftlikte mavi dil hastalığı görüldü Üstel “Türkiye’yi adadan uzaklaştırma, bizi yok sayma senaryoları karşısında sessiz kalmamız beklenemez”
Dolar —
Euro —
Sterlin —

Yılın Kadın Girişimcilerinden ''Serap Derim''.

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Yılın Kadın Girişimcilerinden ''Serap Derim''.
Reklam
AKRABA EVLİLİĞİ NEDENİYLE İKİ ÇOCUĞU DA İŞİTME ENGELLİ…ADANMIŞ HAYATLARDAN… ŞİMDİLERDE REHABİLİTASYON MERKEZİYLE TÜM ENGELLİLERE HİZMET VERİYOR HAYATINI TERZİLİKTEN KAZANDI… ÇOCUK KIYAFETLERİYLE GÜNEY KIBRIS’A, TÜRKİYE’YE KADAR UZANDI; HALÂ BİÇİYOR, DİKİYOR
“KOCANIZA, AİLENİZE YASLANMADAN AYAKTA DURMAYI BİLİN… BİR ANDA SUDAN ÇIKMIŞ BALIK GİBİ KALAKALIRSINIZ” “ÇOCUKLARIMDAN HEP ÖZÜR DİLEDİM, ÇOK AĞLADIM, ONLAR DA HEP TESELLİ ETTİ” “ÖZÜRLÜ, ENGELLİ GÜNLERİNDEN NEFRET EDERİM; HEP ŞOV… ÖZEL ÇOCUĞA SAHİP AİLENİN YAŞADIKLARINI ANCAK YAŞAYAN BİLİR” Akraba evliliği nedeniyle iki çocuğu da işitme engelli. Yaşamını çocuklarının eğitimine, yaşama tutunmasına adamış ve başarmış da. Şimdilerde çocuklarını eğitmenin gururuyla tüm engellilere hizmet veren tam donanımlı bir rehabilitasyon merkezinin sahibi… Ayakta durmasının, çocuklarının masraflı eğitiminin, rehabilitasyon merkezinin kaynağı ise dikiş atölyesi. Çocuklarının kıyafetlerini dikmekle başlamış, bir tesadüf eseri evinde kurduğu atölye onu bugünlere taşımış. Eşini kaybetmesinin ardından “sudan çıkmış balık” misali bocalamış ama işini sürdürmüş. Biçiyor, dikiyor, diktiriyor. Onlarca kadına da gelir imkânı sağlıyor. Serap Derim, bu özellikleri nedeniyle bu yılın “kadın girişimci” ödülünü alanlardan. Onur ödülü.  İş Kadınları Derneği tarafından geleneksel hale getirilen, kadınlarla ilgili farkındalık yaratan ödüllerden. Nitekim, “roman gibi” dedirten cinsten yaşam tecrübesi olan, başka ülkelerde olsa filmlere konu olabilecek bu yaşamı fark etmemizin nedeni bu ödül oldu. Lefkoşa-Gazimağusa anayolu üzerinde, her gün kapısından geçtiğimiz, rüzgâr gülleriyle dikkat çeken “Ela Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi”ni fark etmemiz de… KIZKARDEŞİNİ AĞLATMAMAK İÇİN EVLENDİRDİ, BEN AĞLADIM, HEP AĞLADIM Serap Derim, Abohor/Cihangir doğumlu. 58 yaşında. Bilinenin aksine, akraba evliliklerinin yaygın olduğu bir köy. Hangi gerekçeyle olduğunu o da bilmiyor ama çok yaygın olduğunu anlatıyor bizim hayret ifadelerimiz arasında… Hatta, kadının eğitim almasına, çalışmasına da sempatiyle bakılmayan bir köy olduğunu da ekleyerek… İtirazlarına, direnmesine, ağlamasına rağmen halasının oğluyla evlendirilmiş. 1974’te nişan, 76’da düğün. 18 yaşında evlendirilmiş yani. Kısa süre sonra kızı doğar. Çocuk büyüdükçe gariplik olduğunu anlar. Çocuk su içer ama su içtiğini bilmez mesela. Çünkü bilmenin yolu duyma…  Ama teknolojinin, tıbbi imkânların henüz gelişmediği zamanlar. Birkaç hekime başvururlar, zille teşhis konmaya çalışılır. O da olmaz. Alıp İngiltere’ye giderler ve çocuğun duymadığına ilişkin teşhis orada konur. “HEP ÖZÜR DİLEDİM ÇOCUKLARIMDAN” Ağlamalarının, suçluluk duygularının o günlerden başladığını anlatır Serap Derim. “Babam ablası ağlamasın diye evlendirdi, ben ağladım hayatım boyunca. Çocuklarımdan hep özür diledim, onlar da hep teselli etti…” Kalp krizinden 2003’te hayatını kaybeden eşini soruyoruz… “Babaları çocuklardan benim gibi hiç özür dilemedi ama çok iyi ve fedakâr bir baba oldu. Çocukların eğitimi, bakımı için gece gündüz çalıştı. Aslında istemeden evlendirildim, bu evlilik çocuklarımın özel çocuklar olarak doğmalarına neden oldu ama birbirimizi sevdik…” YİNE DE ŞANSLI, ÇÜNKÜ KONUŞABİLİYOR Ama yine de çoğuna göre şanslı; çünkü bugün evli, çocuklu, çalışan, yetişkin bir kadın olan kızı konuşabiliyor.  Konuşması için de duyması gerekiyor tabii ki. Özel bir kulaklıkla, kendini eğiterek, büyük oranda duymasını da sağlıyorlar. Su sesi gibi sesleri süzemese de kulaklık, dudak okuma yeteneğinin de katkısıyla yaşamını sürdürebiliyor. İKİNCİ ÇOCUK DA… “UZAK TUTTUM, UTANDIM” Kızından 9 yıl sonra dünyaya gelen oğlu da işitme engelli Serap Derim’in. “Kızımın özel durumunun akraba evliliğinden olduğunu biliyorduk ama ikinci çocuğumda da olabileceğini hiç düşünmedik” diyor. Oğlan da aynı şekilde, konuşabiliyor ama duymuyor. Fakat onun kız gibi kulaklıkla duyma imkânı da olmuyor ve yapay kulak yapılıyor. Şimdilerde oğlu o yapay kulakla hukuk mezunu ve uçak mühendisliği okuyor. Anne Serap Derim geçmişten bugüne yolculuk yaparken, “Kızım duymaz diye utanır, kulaklığını saçıyla örterdim insanlar görmesin diye. Oğlumun yapay kulağını örtecek saçı olmadığı için onu uzak tutardım. Sonra bunu yaptığım için kendimden utanır oldum ve çocuklarımla hep gurur duydum” diyerek engelli çocuk ailelerine mesaj verdi. YAŞAMAYAN BİLEMEZ Nasıl bir travma diye soruyoruz, anlamaya çalışarak… “Yaşamayan bilemez. Özel çocukları olan aileleri, ancak aynı durumdaki insanlar anlayabilir. Her bakımdan, maddi-manevi. Çok masraf gerekiyor. Bu çocukların eğitiminin, bakımının bedeli büyük. Devletin verdiği 700-800 TL ile bakım, eğitim mümkün değil. Üstelik çok farklı durumda, çok daha zor özel çocuklar var. Otistik var, spastik var… Bu para bu çocukların bez parası değil.” “Yorgun musunuz” diyoruz, “Çok” diyor. Yaşam yorgunu… “Saçıma boyayı, elime ojeyi geçtim; komşuya kahveye gitmeye vaktim olmadı…” ÇOCUKLARA DİKEREK BAŞLADI, ŞİMDİ OKULLARI GİYDİRİYOR “Çocuklar büyüdü, onlar artık eğitimli yetişkinler. Daha dingin bir hayat mümkün değil mi artık” diyoruz, “Eskisi kadar değil ama daha yapmam gereken çok iş var. Emekli bile olamam” diyor. Meslek lisesinden mezun olmanın avantajıyla çocuklarının kıyafetlerini dikmekle başladığı, sonrasında hızla gelişen dikiş atölyesi halâ aynı yoğunlukta çalışıyor. “Kızımın kıyafetlerini ben dikerdim. Bir gün çorap almak için kızımla birlikte Lefkoşa’da Cicibebe’ye gittim. ‘Çocuğunun kıyafeti çok güzel, nerede diktiriyorsun’ diye sordu dükkân sahibi. ‘Ben dikiyorum’ deyince, ‘Bize de diker misin’ dedi. Öyle başladık… Kıyafetler beğenildi, siparişler arttı ve arkası geldi. Evimde başladım, aile bireylerinden yardım aldım talep arttıkça. Daha da artınca köydeki kadınlara parça parça dağıtmaya başladım. Evin bir bölümünü atölyeye dönüştürdüm.” “İrfan Nadir usulü” diye nitelediği parça dağıtma yöntemiyle dikiş işini halâ sürdürüyor. Yani biçip, kesip evlerde kadınlara iş yaptırma… Özellikle çocuk kıyafetleri, üniformalar. Okulların 23 Nisan, 19 Mayıs kıyafetleri, izci üniformaları. Bazı belediyelerin, Süt Kurumu’nun iş kıyafetleri. Önder Alış Veriş Merkezi’nin tüm dikişleri. Hatta sınırları aşarak Türkiye’ye, Güney Kıbrıs’a da çocuk kıyafetleri dikmiş yıllarca, özellikle çocuk gelinlikleri. AYAKLARINIZ ÜZERİNDE DURUN İşini tam geliştirmişken 2000’li yıllardaki ekonomik krizden büyük darbe yer. Bunu daha güçlüsü izler, 2003’te eşini kalp krizinden kaybeder. Daha 40’lı yaşlarda, sürekli bakım ve ilgi gerektiren iki çocukla, köy yerinde bir başına kalır. “Bütün iş bağlantılarını eşim yürütüyordu. Onu aniden kaybedince sudan çıkmış balık gibi oldum. Ne alınacak, ne verilecek, nerelerle temasımız var; hiçbir bilgim yoktu. Onun ötesinde araba kullanmayı bilmiyordum. O güne kadar bakkaldan ekmek, süt almamıştım. İki çocukla kalakaldım, korktum…” Önce atölyeyi kapatmaya karar vermiş. Ancak cenazenin kaldırıldığı gün yaşadığı bir olay “çocuklarını kimseye muhtaç etmeyeceğine” dair kararlılığını geliştirmiş. Ve ailesinin, hatta çocuklarının desteğiyle işini sürdürmeye karar vermiş. Türkiye’de hekimlik yapan ağabeyi iş bağlantılarını sürdürmesine yardımcı olmuş, kızı araba kullanmasına öncülük yapmış… Ve arkası gelmiş. HAVUZLU, EĞİTİM ODALARIYLA TAM DONANIMLI MERKEZ Bugün atölyesinde biçip, dikmeye; onlarca eve iş vermeye devam ediyor. “Yoruldum ama çocuklarımın bana, mali desteğe ihtiyacı var” diyor. Çünkü damadın öncülüğünde çalışan Ela Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, tamamen kendi yatırımları. Aile arazisi üzerine, kendi sermayeleriyle kurdukları bir merkez. Terapi havuzundan spor ve müzik odasına; diş fırçalama, çamaşır serme gibi günlük yaşam becerilerinin öğretildiği bölümden restoranına kadar tam donanımlı. 20 civarında genç uzmanla 100 civarında engelli veya özel çocuğa hizmet veren, herkese açık, sadece KKTC’de değil adada ilk özelliği taşıyan bir merkez. ÖZÜRLÜ GÜNLERİ Son söz? “Ben özel iki çocuk sahibiyim. Bunun ne demek olduğunu ancak yaşayan bilir. Üstelik ben birçoklarına göre avantajlıyım, şanslıyım. Çocuğunun baba demesi, el çırpabilmesi için her şeyini feda edebilecek çok anne baba tanıdım. Merkezimize gelen onlarca çocuk, aile var. Şimdilerde daha çok imkân ve daha çok bilinç olmasına rağmen bu çocuklara, ailelerine devlet ilgili olmalı. Sadece açıklamalarla, vicdan rahatlatmayla olmaz. Ben hayatım boyunca özürlüler, engelliler ile ilgili günlerden, törenlerden hep nefret ettim. Çünkü hepsi şov…” Haber ve Fotoğraflar : Nezire Gürkan TAK

Benzer haberler

Kıbrıs
Cumhurbaşkanı Erhürman, Başkent Toplantıları’nda onur konuşmacısı olacak 10 Eki 2026 15:48 Zekiye Bolkaner için kan aranıyor 10 Eki 2026 15:41 Gemi faciasında hayatını kaybeden Süleyman Erdoğan'a son veda 10 Eki 2026 14:55 CTP, Milletvekili Adayı Belirleme Kurultayı’nda buluşuyor 10 Eki 2026 14:50 Trafik denetimlerinde 18 araç trafikten men edildi 10 Eki 2026 13:44 Ayluga Sulak Alanı’nda temizlik ve kuş gözlemi etkinliği düzenlendi 10 Eki 2026 13:38 Fitto "Kıbrıs sorunu çözülmeden Doğu Akdeniz’deki gerilim sürdürülebilir bir şekilde azalmayacak" 10 Eki 2026 13:31 "Echos Within" oyunu Türkiye'de ödüle laik görüldü 10 Eki 2026 13:25 Güney Kıbrıs’ta halkın yüzde 7,2’sinin kaygı bozukluğu yaşıyor 10 Eki 2026 13:18