Veli Kerlo: İki Toplumu Birbirinden Ayırt Etmeye Gerek Yok!

Voice Kıbrıs Haber
Yeni bir millet doğuyor! 19 yaşında, Larnaka’da büyüyen bir Kıbrıslı Türk gencin görüş ve düşünceleri…
Veli Kerlo: İki toplumu birbirinden ayırt etmeye gerek yok!
Veli’yi tanıdığım zaman, henüz daha bir bebekti, üç dört yaşlarındaydı. Onu bir bebek arabasında örtülmüş ve sürekli öksüren, burnu akan ve ağlayan bir bebek olarak hatırlıyorum. Sürekli hasta olduğu belliydi ve bu hastalık sebepsiz de değildi, çünkü kaldıkları ev hemen hemen bir harabeydi. Doğduğu zaman ailesi Akdoğan (Lisi) de kalıyorlardı. Bir gece Pile’ den geçerek Larnaka’ya daha yeni bir hayat arzuladıkları için gelmişlerdi.
2001 yılı, sınır kapıları açılmadan çok önce, Rauf Denktaş dönemi. Veli’nin ailesinin yanı sıra o dönem birçok Kıbrıslı Türk Pile ‘den geçerek buraya gelmişlerdi. Veli’nin ailesi oturulacak halde olmayan, Kıbrıslı Türk evlerinden bir ev bulmuştu. Bir gece kapısını kırıp içeri girmişlerdi. Kış aylarında rüzgâr her yerden evin içine giriyordu. Ailesi için bu durum çok zordu, tabii ki küçük Veli için de bu durum zordu çünkü sürekli hasta oluyordu.
Birkaç gün önce Veli ile tekrar buluştum ve ona şaşkın bir halde bakıyordum. Uzun boyu kalıplı, tam anlamıyla 19 yaşında bir adam olmuştu ve onunla konuşmaya başladığım zaman bana Amerikan şivesiyle Pile’ de UCLAN Cyprus üniversitesinde Hukuk okuduğunu söyleyince bir o kadar daha etkilendim. Kendisi Med High isimli bir özel İngiliz okulunu bitirmişti, bu okul Türk okulu olmadığı için devlet tarafından düzenlenen bir programla okumaları sağlanmıştı. Bana avukat olmak istediğini söyledi. Ayrıca daha önce Kriminoloji okumak istediğini fakat fikir değiştirerek avukat olmak istediğini çünkü hukukun politikayla daha çok alakalı olduğunu söyledi. Kıbrıs için, kendi memleketi için olan fikir ve hayallerini dinlerken bir o kadar daha etkilendim.
Kıbrıslı Rumlar ile birlikte büyürken herhangi bir ırkçılıkla karşılaştın mı?
“ Hayır, iyi bir şekilde büyüdüm. İki, üç şey olmuştu fakat onlar şaka gibiydi, çünkü Kıbrıslı Türk olarak büyümüştüm ve çok bir şey bilmiyordum. Ama arkadaşlarım ile politika konuşmuyorduk. Son iki, üç yıldır politikayla ilgileniyorum. Özellikle hukuk ile ilgilenmeye başladığımdan günden daha iyi anlıyorum.”

Anastasiadis-Akıncı görüşmeleri hakkında ne düşünüyorsun?
“Kıbrıslılar bir çözüm istiyor, ama maalesef bunun yolunu, nasıl başaracağımızı bilmiyoruz. Şuan konuşup başkasının yapmadığını yapmaya çalışıyorlar ve bunun olabileceği, çalışacağı konusunda bir şey bilmiyoruz.”
Eğer ki sen anayasa uzmanı olsaydın yeni Anayasayı ve Birleşmiş Kıbrıs’ı nasıl hayal ederdin?
“Öncelikle Anayasa’ya Demokrasi kelimesini eklerdim, çünkü bu kelime Anayasamızda bulunmuyor, eğer ki araştırırsanız Demokrasi kelimesinin olmadığını göreceksiniz. Anayasa’dan belirleyici kelimeleri kaldırırdım önce Kıbrıslı Rum, Kıbrıslı Türk veya diğer toplumları belirleyici olan kelimeleri. Sadece Kıbrıs Vatandaşları olarak adlandırırdım.”
Peki, nasıl Kıbrıslı Rum’u ve Kıbrıslı Türk’ü ayırt edecektin?
“Gerek yok. En son böyle bir şey olduğunda ki (iki toplumu) birbirinden ayırt etmeye çalışılmıştı savaş çıkmıştı. Buna ihtiyacımız yok. Yunanlı olmak istiyorsan Yunanlı olursun, Türk olmak istiyorsan Türk olursun. Tüm demokratik ülkelerde geçerli olan bu, tabii eğer ki bu devleti ve ülkeyi etkiliyorsa.”
Dinlerine inancı olan insanların haklarını nasıl korurdun?
“Basit. Eğer Hristiyan’san Kiliseye gidersin, aynı şekilde eğer ki Müslümansan Cami’ye.”
Peki, dil konusu ki kim olduğunu belirliyor?
“Tam anlamıyla kim olduğunu belirlemiyor. Kanada’da bulunanlar Fransızca konuşuyorlar bu onların Fransız olduğunun göstergesi değildir. Hepsi Kanadalıdır. Sonunda, nerden geldiğimizi düşünüyoruz, kültürümüzü ve nerden var olduğumuzu, ama bu böyle değildir. Kanada diğer ülkelere nazaran en çok mülteciye sahip bir ülkedir muhtemelen hepsi Kanadalı olduklarını hissetmektedirler. Hintli olabilirler ve kültürleri de Hint kültürü olabilir ama bulundukları ülkeyi savunup Kanada devletini destekliyorlar.” “Benim kültürüm karmadır Yunan ve Türk. Fakat Türk ve Yunan kültürü olan insanlar vardır. Birini bu şekilde ayırt etmek gerekmez. Eğer ki bana biri nereli olduğumu sorsa ben Kıbrıs Cumhuriyeti’ndenim derim. Eğer ki bana kültürümü sorarsa, o zaman: Türk kültürü derim ama Kıbrıs’ta yaşıyorum, burada çalışıyorum ve burayı destekliyorum.
Yani, toplumları Yunan lisanı ve Türk lisanı kullanan Kıbrıslılar olarak tanımlayacaktın…
“Kimseyi ayırt etmeyecektim hepsini Kıbrıslı olarak tanımlayacaktım. Sana söylediğim gibi kimseyi ayırt etmek gerekmez. Eğer ki birini ayırt edeceksem onu köyünü belirterek veya adını kullanarak söylemem yeterlidir.”
Mülk probleminin nasıl çözülmesi gerektiği hususunda neye inanıyorsun?
Mülk problemi çözülmesi zor bir mesele, çünkü örneğin iki iyi insan vardır. Bir tanesi 43 yıldır evini kaybetmiş ve onu geri istiyor. Söz konusu bu evde başka bir iyi insan yaşıyor ki son 43 yıldır o evi kendi evi diye tanımlamıştır. İkisi de iyi birer insandırlar ve ne yapacağını bilmiyorsun. Fakat bu durum benim açımdan ‘tatlı bir acı’ dır. “Öncelikle adamızı geri almamız gerekiyor sonra diğer konular için illaki bir çözüm bulunacaktır.”
Veli’ye, Kıbrıs’ta kimlik azınlığımız olup olmadığını sordum, bana kahredici bir gülümseme ile cevap verdi “ Tam aksine buradaki problemimiz çok sayıda kimlik fazlalığı olmasıdır.”
VOI 2017
Benzer haberler
Featured
Yurt dışından futbolcular yeni sezona ülkemizde düzenlenen MET Camp 26 Northern Cyprus kampı ile hazırlandı
YKS soru kitapçıkları ve cevap anahtarları ÖSYM'nin internet sitesinden erişime açıldı
Hasipoğlu ve Harmancı özel gereksinimli bireylerin aileleriyle bir araya geldi
BM’nin çözüm planı hazırlığında olduğu iddiası
CTP "Öğretmen yetiştirme sistemi siyasi müdahalelerden arındırılmalı"
İran medyası "Hürmüz Boğazı'ndan hiçbir geminin geçişine izin verilmiyor"
48. Güzelyurt Portakal Festivali bu akşam sona eriyor
Üstel "40 yılın işini 4 yıla sığdırdık"
İran ve ABD heyetleri öğleden sonra görüşecek



