Taçoy’dan Erhürman’a çağrı “Kıbrıs Rum tarafının AB ve BM’yi kullanarak kurmaya çalıştığı tezgaha izin vermeyiniz”

Voice Kıbrıs Haber
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy, “Türk askeri ile Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü sıfırlanarak yerlerine Amerikalı ve Fransız askerleriyle NATO garantörlüğü konulamaz. Bunun gündeme gelmesine zemin hazırlamak bile büyük hata olur.” dedi.
Yazılı açıklama yapan Hasan Taçoy, Kıbrıs konusunun mevcut Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla çözümünün, Kıbrıs Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı yutma hayalleri nedeniyle artık mümkün olmadığını, Türk tarafının yapması gerekenin ise direnmek ve yanlış BM kararlarının değiştirilmesini sağlamak olduğunu belirtti.
Taçoy, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a, Kıbrıs Rum tarafının, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü sona erdirmek amacıyla Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği’ni de kullanarak “kurmaya çalıştığı tezgâha izin vermemesi” çağrısında bulundu.
Kıbrıs meselesinde başarıya ulaşmanın tek yolunun, adadaki mevcut gerçekleri esas alan, iki tarafın eşitliğini kabul eden yeni bir müzakere anlayışının benimsenmesi olduğunu kaydeden Taçoy, “Ulusal Birlik Partisi’nin yıllardır kararlılıkla savunduğu politika nettir. Kıbrıs Türk halkı, kendi devletini kurmuş, kendi kurumlarını oluşturmuş ve kendi iradesini dünyaya defalarca göstermiş bir halktır. Bu gerçek göz ardı edilerek, geçmişte defalarca başarısızlığa uğrayan federasyon modelinin farklı isimler altında yeniden gündeme getirilmesi zaman kaybından başka bir sonuç doğurmayacaktır.” dedi.
Bugün gelinen noktada Kıbrıs Rum tarafının tutumu da değişmediğini dile getiren Taçoy, bir yandan uzlaşı mesajı veren Kıbrıs Rum Yönetimi’nin diğer yandan KKTC’yi her alanda baskı altına almaya yönelik girişimlerini sürdürdüğünü, Avrupa Birliği üyeliğini de bu amaç doğrultusunda kullanmaya devam ettiğini belirtti.
Taçoy, BM’nin tutumu olarak Kıbrıs Rum basınına yansıyan görüşlerin kabulünün, Kıbrıs Türk halkı için sonun başlangıcı olacağını söyleyerek, “Türkiye’yi bu adadan çıkarır ve güvenliğini ciddi şekilde sarsar” dedi.
Kıbrıs Rum medyasına göre BM Genel Sekreteri’nin yeni parametrelerini yedi başlık altında topladığını söyleyen Taçoy, şöyle devam etti:
“Şunları masaya koydu: Çözüm federal bir devletle sonuçlanmalı, çözüm, BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayanmalı, iki devletli çözüm seçeneği dışlanmalı, tek egemenlik, tek uluslararası kimlik ve tek vatandaşlık kabul edilmeli, Kıbrıs, AB üyesi olarak kalmalı ve AB müktesebatı adanın tamamında uygulanmalı, garantiler kaldırılmalı, yabancı askerler adadan çekilmeli. Bunların hiçbiri kabul edilemez.”
Taçoy, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a, Türkiye’nin garantörlüğünü ve asker sayısını sıfırlayacak bir yola girilmesine yeşil ışık yakmaması, KKTC’nin egemen eşitliği ile Kıbrıs Rum tarafıyla eşit uluslararası statüsü teyit edilmeden herhangi bir sürece girmemesi, Türkiye’nin suçlanmasına neden olacak bir politika da izlememesi çağrısında bulundu.
“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, yakınlaşmalar veya parametreler adı altında, Türk tarafının net tutumunu içermeyen bazı öneriler ortaya koyması beyhude bir çabadır.” diyen Taçoy, “Türkiye ve Türk milleti, kimin kiminle, Ege Denizi’nde, Doğu Akdeniz’de ve Orta Doğu’da ne gibi hayaller peşinde olduğunu bilmektedir ve bu hayallere son verecek güçtedir.” ifadelerini kullandı.
Güven Artırıcı Önlemlerle bir yere varmanın mümkün olmadığını söyleyen Taçoy, “Kıbrıs Rum tarafı, yaklaşık 40 yıldır bu süreci de KKTC’nin uluslararası alanda hak ettiği yeri almasını engellemek için kullanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın metodolojisi de esasen Kıbrıslı Rumların federasyon oyununu aleyhimize oynamaya devam etmesine yardımcı olmaktadır.” dedi.
Taçoy, şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıs Rum tarafı, ‘Siyasi eşitliğinizi kabul ettim, kapıları açtım, hayır dersem statükoya dönülmeyeceğini de kabul ediyorum’ derse; biz çapraz oyu, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün sona ermesini, AB müktesebatının tüm adada geçerli olmasını, topraklarımızın ve taşınmaz mallarımızın elimizden gitmesini, Maraş’ın, Güney Mesarya’nın önemli bir kesiminin ve Güzelyurt’un belli bir bölümünün Kıbrıs Rum tarafına verilmesini öngören Akıncı haritasını mı kabul edeceğiz? Yapamayız, yapmamalıyız, yapmayacağız.
Ulusal Birlik Partisi’nin kurultay kararları ve tüzüğü nettir: Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkaracak, Kıbrıs Türk halkının haklarını, güvenliğini ve devletini zayıflatacak hiçbir öneriye onay vermemiz mümkün değildir.
Kıbrıs Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs’ı yutma hayalleri nedeniyle artık Kıbrıs konusunu mevcut Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarıyla çözmek mümkün değildir.
Kıbrıs Türk halkı, Türkiye ve Türk milleti olarak yapmamız gereken; birlik ve beraberlik içinde BM kararlarına karşı direnmek, ısrarla Kıbrıs konusunda yeni kararlar alınmasını talep etmektir.
Ve son nokta: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, masa dışında ve aslında masada da Kıbrıs Rum tarafını tüm Kıbrıs’ın tek yasal temsilcisi ve tek hak sahibi olarak görmeye devam ettiği sürece, kim Cumhurbaşkanı olursa olsun, Kıbrıs Rum tarafının emellerine boyun eğmediği müddetçe Kıbrıs Rum yönetimi bir anlaşmaya yanaşmayacaktır. Halkımızın çok iyi bildiği bu gerçekten hareketle, bir an önce saflarımızı sıklaştırmalıyız.”
Benzer haberler
Featured
Yapay zekanın yanlış ellere geçmesi varoluşsal tehlike yaratabilir
Dünyanın atmosferindeki su buharı seviyesi rekor kırdı: aşırı yağış riski artıyor
Trump’tan AB’nin Kanada hamlesine tarife tehdidi
Nijerya'da "bitkisel içecek" tükettikten sonra ölenlerin sayısı 49'a çıktı
Döviz piyasalarında günün son rakamları (17 Eylül 2026)
Erhürman’dan seçim yasası açıklaması “Cumhurbaşkanlığı anayasal görevlerini yerine getirmekten kaçınamaz”
Borsa günü yüzde 2,95 değer kazanarak tamamladı
YKS ek yerleştirme süreci başladı
EZKOOP ve ZEYTİNKOOP “Zeytin ve ürünlerinde kayıt ve denetim sistemi şart"



