Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
DSÖ, KDC'de Ebola bulaşan 10 bini aşkın kişinin neredeyse yarısının öldüğünü bildirdi Döviz piyasalarında günün son rakamları (28 Ekim 2026) İklim değişikliğinin sağlığa etkileri son 10 yılda arttı Fed faizi sabit tuttu: İki üyeden artış itirazı Çin'de yaşlı nüfusu ilk kez çocuk nüfusunu geçti YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi DSÖ, KDC'de Ebola bulaşan 10 bini aşkın kişinin neredeyse yarısının öldüğünü bildirdi Döviz piyasalarında günün son rakamları (28 Ekim 2026) İklim değişikliğinin sağlığa etkileri son 10 yılda arttı Fed faizi sabit tuttu: İki üyeden artış itirazı Çin'de yaşlı nüfusu ilk kez çocuk nüfusunu geçti YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek KTTB “Sahte diplomaları düzenleyenler kadar denetlemeyenler de suçludur" Aysel Alihan son yolculuğuna uğurlandı Borsa günü yüzde 0,13 değer kazanarak tamamladı Can Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Cem Akaş, oğlunun ölümünden 6 gün sonra hayatını kaybetti Çeler "TDP'nin Meclis dışında olduğu beş yıllık süreçte denge ve denetim mekanizması zayıfladı" Denktaş “Reklama çıkacak imkânımız yok ama insan içine çıkacak yüzümüz var” Meteoroloji Dairesi 29 Ekim-4 Kasım tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı Ayşe Tatlısulu için kan aranıyor Nöbetçi eczaneler (28 Ekim 2026) İspanya'daki iki hızlı trenin çarpıştığı kazada ölü sayısı 46'ya yükseldi Polisten üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

Sıfır Beden mi? Sağlıklı Beden mi?

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Sıfır Beden mi? Sağlıklı Beden mi?
Reklam
Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olan şişmanlık (obezite), teknolojinin getirdiği yaşam şekli ve ayaküstü beslenmenin ağırlık kazanmasıyla gün geçtikçe artmakta ve kişilerin yaşam kalitelerini düşürmektedir. Bir yanda değişen beslenme alışkanlıkları diğer yanda medyanın güzelliği "sıfır beden" gibi ölçülere indirgeyen anlayışı, özellikle gelişme çağındaki çocuk ve ergenler üzerine psikolojik ve fizyolojik olarak olumsuz etkiler yaratmaktadır. Manken diyetleri, mucize diyetler, şok diyetler gibi hızlı kilo kaybına neden olan ancak uzun vadede önemli sağlık sorunlarına yol açabilen diyetler, medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle yaz aylarına yaklaştığımız şu günlerde sıklıkla gündeme gelmekte ve pek çok genç tarafından sıfır beden olma isteğiyle bilinçsizce uygulanmaktadır. Ergenlerde bir moda haline gelen sıfır beden tutkusu aslında sağlığı önemli ölçüde tehdit eden bir durumdur. Ergen; kendini kanıtlama, kabul ettirme, beğeni toplama isteğinin en üst seviyede olduğu bir dönemdedir. Ergenlik dönemi, fiziksel büyüme, psikolojik ve sosyal gelişimin olgunluğa eriştiği bir dönemdir ve özellikle 11-16 yaşları arasında boy uzunluğu hızla artmaktadır. Genellikle 2-3 yıl süren bu büyüme atağı sırasında, erişkin hayattaki ağırlığın yaklaşık yarısı ve total kemik kitlesinin de yaklaşık %37'si kazanılır. Bu dönemde büyüme hızını yeterli ve dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite yakından etkilemektedir. Büyüme ve gelişim hızının artması ile birlikte gencin dikkati vücudundaki bu değişime odaklanır. Bu dönemde bedensel açıdan hoşnut olunacak bir vücut yapısına sahip olmak en önemli ihtiyaçlarından birisidir. Özellikle genç kızlar, yaşıtlarınca beğenilen ince bir vücuda sahip olma isteğiyle, bilinçsizce ve kontrolsüzce çevreden duyduğu çok düşük kalorili zayıflama diyetlerini uygulayabilmektedir. Ancak bu durum, büyüme ve gelişmede duraklama, adet yaşında gecikme ve adet düzensizlikleri, iskelet sisteminin gelişiminde anormallikler gibi pek çok sağlık probleminin gelişimine neden olabilmektedir. Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili sağlıksız zayıflama diyetleri ayrıca; baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, kalp ritminde bozukluk, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kabızlık, kansızlık, ciltte kuruluk, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorunlarına da neden olmaktadır. Bu diyetler,bireyin bazal metabolizma hızının düşmesine, diyetin bırakılması sonrasında hızla verilen kiloların geri alınması nedeniyle de bireylerin sürekli zayıflama diyeti uygular hale gelmesine neden olmaktadır. Sıfır beden olma isteğiyle gelişebilecek en tehlikeli sağlık sorunlarından biri de halk arasında "manken hastalığı" olarak bilinen anoreksia nervozadır. Yeme davranış bozukluğu ile karakterize bu ruhsal rahatsızlık, bireyin sürekli kilo vermeyi istemesi, kilo almaktan korkması, normal vücut ağırlığının çok altında olmasına rağmen bilinçaltına "ne kadar zayıf olursam o kadar güzel olurum" anlayışının yerleşmesi ve yemeyi reddetmesidir. Oysa ki, obezite gibi aşırı zayıflık da önemli bir sağlık sorunudur ve pek çok hastalığın gelişimine zemin hazırlamaktadır. Aşırı zayıflık, özellikle bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve hastalıklara karşı direncin azalmasına, vücut fonksiyonlarının işleyişinde bozukluklara, kronik yorgunluk ve halsizliğe, çalışma veriminde ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olur.Dünya Sağlık Örgütü�ne göre yetişkin sağlıklı bir insanın Beden Kitle İndeksi (BKİ) en az 18.5 olmalıdır. BKİ, vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m2) karesine bölünerek hesaplanır. Yetişkin bireylerde en küçük giysi bedeni olarak bilinen 36 bedenden çok daha küçük olan 32 beden olarak nitelendirilen sıfır beden, BKİ'nin 14-16 arasında olmasıdır ve bu son derece sağlıksız bir vücut ağırlığına sahip olunması anlamına gelmektedir. Sağlıklı ve ideal vücut ağırlığına ulaşmak ve bu kiloyu korumak için öneriler aşağıda sıralanmıştır.
  1. Ağırlığınızı (kg) boy uzunluğunuzun (m) karesine bölün ve bu oranın 20-24.9 olmasına özen gösterin.
  2. Kısa sürede kilo kaybını sağladığı öne sürülen ve pek çok yan etkisi bulunan çeşitli ilaçlar, gerçek kilo kaybı yerine vücuttan sadece su kaybına neden olan diüretik (idrar söktürücü) ilaçlar bilinçsizce kullanılmamalıdır. Sağlıklı ve kalıcı kilo kaybı için, genel sağlık kontrolünden geçtikten sonra diyetisyen tarafından yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve beslenme alışkanlıklarınıza özgü hazırlanan zayıflama diyetleri uygulanmalıdır.
  3. Sağlıklı ve kalıcı ağırlık kaybının haftada en fazla 0.5-1.0 kg olması gerektiğini unutmayın.
  4. Öğünlerinizi atlamayın. Düzenli aralıklarla günde 3 ana, 3 ara öğün tüketmeye özen gösterin.
  5. Yemeklerde hayvansal yağlar yerine bitkisel sıvı yağları ve zeytinyağını tercih edin. Margarin, kuyruk yağı, içyağı gibi katı yağları kullanmayın.
  6. Yemeklerinizi pişirirken haşlama, ızgara veya fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemleri tercih edin, kızartma ve kavurma yöntemlerinden kaçının.
  7. Mevsimine uygun taze sebze ve meyve tüketimini arttırın. İmkanlar çerçevesinde günde en az 5 porsiyon sebze veya meyve tüketmeye özen gösterin.
  8. Güvenli besin tüketimi için aldığınız ambalajlı gıdaların etiketlerini mutlaka okuyun, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından üretim izni almış olmasına dikkat edin.
  9. Yemeklerinizi yerken acele etmeyin, iyice çiğneyin. Unutmayın, tokluk hissi midenizden beyninize yaklaşık 20 dakika içinde ulaşır.
  10. Yemek yerken başka bir işle (televizyon seyretme, kitap okuma vb.) meşgul olmak farkında olmadan fazla yemenize neden olabilir. Bu yüzden yemeğinizi tek başına bir olay olarak algılayın ve keyif alın.
  11. Yemeklerinizi mümkün olduğunca küçük tabaklarda porsiyonlayarak tüketmeye özen gösterin.
  12. Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımı ve barsak sağlığı için günde en az 2 litre su tüketmeye özen gösterin.
  13. Kan şekerini hızla yükseltip düşürmeyen besinleri tercih edin. Basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur pilavı gibi lifli besinleri tüketmeye özen gösterin.
Haftada en az 3 kez ve 30 dakika süreyle düzenli fiziksel aktivite yapmaya özen gösterin.

Benzer haberler

Featured
DSÖ, KDC'de Ebola bulaşan 10 bini aşkın kişinin neredeyse yarısının öldüğünü bildirdi 28 Eki 2026 21:59 Döviz piyasalarında günün son rakamları (28 Ekim 2026) 28 Eki 2026 21:38 İklim değişikliğinin sağlığa etkileri son 10 yılda arttı 28 Eki 2026 21:29 Fed faizi sabit tuttu: İki üyeden artış itirazı 28 Eki 2026 21:17 Çin'de yaşlı nüfusu ilk kez çocuk nüfusunu geçti 28 Eki 2026 21:13 YÖDAK ile YÖKAK iş birliğinde KKTC’deki üniversitelerin UKAP başvurularına yönelik bilgilendirme toplantısı yapıldı 28 Eki 2026 21:03 Brezilya'da seçimi kaybeden Bolsonaro, Arjantin üzerinden ABD'ye kaçtı 28 Eki 2026 20:07 Dışişleri Bakanlığı “Kıbrıs Türk halkı, ada ve çevresindeki denizlerdeki doğal kaynakların ortak sahibidir” 28 Eki 2026 19:34 Cuma günü bazı bölgelere 3 saat elektrik verilemeyecek 28 Eki 2026 19:05