Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Amsterdam’da dördüncü “Kırmızı Çizgi” gösterisine 200 binden fazla kişi katıldı Erakçi "Şimdi seçim yapma sırası Beyaz Saray'da" Kışın etkisini artırdığı Gazze'de insani felaket derinleşiyor Mısır'daki tren kazasında bilanço ağırlaştı: En az 7 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı ABD'nin seçim haftasında altın yükselişe geçerken Brent petrol geriledi İran Devrim Muhafızlarından Hürmüz Boğazı uyarısı: Mayınlar bekliyor KTTB'den Kıbrıslı liderlere çağrı "Barış, çözüm ve birleşik bir Kıbrıs için cesur olun" Mısır'daki tren kazasında çok sayıda kişi yaralandı “Bi’ Hareketine Bakar” etkinliği Kızılbaş Park’ta yapıldı Erdoğan “Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler emellerine asla ulaşamayacaktır” Memduh Erdal hayatını kaybetti KTOEÖS yarın öğleden sonra İskele merkez ve çevre okullarında grevde olacak Güney Kıbrıs Sinirlioğlu’na karşı kampanya başlattı 16. Uluslararası Cumhuriyet Klasik Otomobil Rallisi bugün yapılıyor Üç örgütten açıklama “Hiçbir beden toplumsal normlara uymak adına değiştirilmek zorunda değildir” Öztürkler “Türkiye ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hakları tartışma konusu olamaz” Kathimerini “Türkiye Kıbrıs sorununa çizgiyi çekti...İki devlet” Güney Kıbrıs AB-Türkiye yakınlaşmasından endişeli Holguin “İlerlemenin önündeki en büyük engel iç siyaset ve seçimler” İKD 15. Yılın Kadın Girişimcileri Ödülleri sahiplerini buldu Amsterdam’da dördüncü “Kırmızı Çizgi” gösterisine 200 binden fazla kişi katıldı Erakçi "Şimdi seçim yapma sırası Beyaz Saray'da" Kışın etkisini artırdığı Gazze'de insani felaket derinleşiyor Mısır'daki tren kazasında bilanço ağırlaştı: En az 7 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı ABD'nin seçim haftasında altın yükselişe geçerken Brent petrol geriledi İran Devrim Muhafızlarından Hürmüz Boğazı uyarısı: Mayınlar bekliyor KTTB'den Kıbrıslı liderlere çağrı "Barış, çözüm ve birleşik bir Kıbrıs için cesur olun" Mısır'daki tren kazasında çok sayıda kişi yaralandı “Bi’ Hareketine Bakar” etkinliği Kızılbaş Park’ta yapıldı Erdoğan “Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler emellerine asla ulaşamayacaktır” Memduh Erdal hayatını kaybetti KTOEÖS yarın öğleden sonra İskele merkez ve çevre okullarında grevde olacak Güney Kıbrıs Sinirlioğlu’na karşı kampanya başlattı 16. Uluslararası Cumhuriyet Klasik Otomobil Rallisi bugün yapılıyor Üç örgütten açıklama “Hiçbir beden toplumsal normlara uymak adına değiştirilmek zorunda değildir” Öztürkler “Türkiye ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hakları tartışma konusu olamaz” Kathimerini “Türkiye Kıbrıs sorununa çizgiyi çekti...İki devlet” Güney Kıbrıs AB-Türkiye yakınlaşmasından endişeli Holguin “İlerlemenin önündeki en büyük engel iç siyaset ve seçimler” İKD 15. Yılın Kadın Girişimcileri Ödülleri sahiplerini buldu
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

"Paniğe de rehavete de yer yok!"

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
"Paniğe de rehavete de yer yok!"
Reklam
Kıbrıs adası ve KKTC’nin deprem riskini değerlendiren Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademisyenleri, karşı karşıya olduğumuz deprem riskinin paniğe neden olacak bir seviyede olmadığını ancak rehavete kapılmadan yapı stokunun deprem dirençli hale getirilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre atılması gereken en önemli adımsa; KKTC’de ilçe bazlı deprem riski haritası oluşturmak! Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin, bazıları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de hissedilen artçıları sürüyor. Bazı deprem uzmanlarının Kıbrıs ile ilgili medyaya yansıyan abartılı deprem öngörüleri ise halkta büyük bir tedirginlik yaratıyor. Peki Kıbrıs Adası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin taşıdığı deprem riskinin gerçek boyutu nedir? Yakın Doğu Üniversitesi’nin deprem konusunda uzman akademisyenleri Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt’un moderatörlüğünde bir araya gelerek Kıbrıs’ın deprem gerçeğini masaya yatırdı! Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Saner ile aynı zamanda KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı da olan Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cavit Atalar, adanın taşıdığı deprem riskini değerlendirirken alınması gereken önlemler ve yapılması gereken çalışmalar için de yol haritası oluşturdu! Uzmanlar, en kısa sürede Yakın Doğu Üniversitesi’nde deprem gündemini merkezine alacak önemli bilimsel etkinlikler düzenleyeceklerini de vurguladı. Bu etkinliklerin ilki, 8 Mart’ta Yakın Doğu Üniversitesi İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan “KKTC’de Deprem Riski ve Yapılması Gerekenler” çalıştayı olacak. Akademisyenler, oda ve birlik başkanları ile deprem uzmanlarını bir araya getirecek olan çalıştayın ardından 18-22 Ekim tarihleri arasında ise başkanlığını Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş’un yapacağı “Uluslararası Deprem Tehlikesi ve Akdeniz’in Deprem Riski Kongresi”nin ikincisi düzenlenecek. Kıbrıs’ın deprem gerçeği: Paniğe de rehavete de yer yok! Türkiye’de 11 kenti etkileyen ana depremler Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de hissedildi. Ancak Türkiye’den Akdeniz’e uzanan fay hattının Kıbrıs adası ile karada kesişmiyor oluşu önemli bir nokta. Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Saner, “Aktif fay haritasında Hatay’dan güneybatıya uzanan bir fay var. Doğuda yer alan bu fay, Kıbrıs’ın 200 kilometre uzağında geçerek, adanın güneyinde karaya 50 kilometre yaklaşıyor. Adanın güneyinde hilal şeklinde ilerleyen bu fayda meydana gelecek depremlerin Kıbrıs’ta büyük bir yıkım yaratma ihtimali az. Bu fay hattında meydana gelecek depremler, Kıbrıs’ta hissedilebilir. Eğer şiddetli ise yıkım da yapabilir ancak bu fayın, ada genelinde en fazla 6.8, KKTC’de ise en fazla 4 büyüklüğünde deprem üretmesini bekliyorum” değerlendirmesini yaptı. Fay hatlarının bir birbirini iten plakaların kesiştikleri sınırlarda oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Salih Saner, “Güneyimizdeki Afrika plakası, Kıbrıs’ın da üzerinde bulunduğu Anadolu plakasının altına dalmaktadır. Kıbrıs’ta yaşanabilecek depremlerde Afrika plakasının bu hareketi belirleyicidir. Ancak bu durumun neden olduğu depremlerin derinliği oldukça yüksektir” değerlendirmesini yapıyor. Aynı zamanda KKTC Cumhurbaşkanlığı Deprem Komitesi Başkanı da olan Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar ise Kıbrıs’ın son 130 yıllık tarihinde, 15 yıkıcı depremin olduğunu ve bunlardan en büyüklerinin 1941, 1953, 1995, 1996 ve 1999 yıllarında yaşandığını söyledi. Prof. Dr. Atalar, 1953’te Baf’ta meydana gelen 6.0 ve 6.1 büyüklüğündeki ardışık depremlerin bölgede 8 şiddetinde etki yaratırken Lefkoşa’da bu etkinin 5 seviyesinde hissedildiği bilgisini verdi. “Kıbrıs’ta bugüne kadar kayda geçen en büyük deprem 1996’da meydana gelmiştir ve 6.8 büyüklüğündedir. Mevcut duruma baktığımızda Kıbrıs’ta her an bir deprem olabilir. Ancak depremin nerede, ne zaman ve ne büyüklükte olacağını önceden söylemek mümkün değildir. Önemli olan binaların sağlam zeminde sağlam bir şekilde yapılmasıdır” dedi. Uzmanların mutabık kaldığı nokta ise Kıbrıs’ın taşıdığı deprem riskinin paniğe neden olacak bir seviyede olmadığı. Ancak depremlerde yaşanacak yıkımı ve can kaybını asıl belirleyen konunun yapı güvenliği olduğunu vurgulayan uzmanlar, rehavete kapılmadan depreme dirençli bir yapılaşmanın sağlanması gerekliliğine vurgu yapıyor. Deprem riski Güney’de daha yüksek! Tarihsel verilere bakıldığında Kıbrıs’ı etkileyen en büyük depremlerin Limasol ve Baf’ta meydana geldiğini hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş ise “Kıbrıs yayı olarak adlandırdığımız deprem üreten bölge, adanın güneyinde yer alıyor. Dolayısıyla deprem riski Güney’de çok daha yüksektir. Yaşanılacak bir depremde yıkıcılığı belirleyen temel unsurlar, kırılan fayın büyüklüğü, depremin süresi ve derinliğidir. Ancak bunlar kadar önemli olan bir diğer husus da binaların sağlamlığıdır. Dolayısıyla yapılması gereken, bir an önce, KKTC genelinde yapı stokunun deprem riskinin belirlenmesidir” ifadesini kullandı.  Prof. Dr. Salih Saner’in “Mevcut fayların, ada genelinde en fazla 6.8, KKTC’de ise en fazla 4 büyüklüğünde deprem üretmesini bekliyorum” sözleri de Prof. Dr. Gökçekuş’un bu tespitini doğruluyor. Prof. Dr. Salih Saner’in Türkiye AFAD ile MTA’nın fay ve deprem haritaları ile Kıbrıs’ın tarihsel deprem verilerini bir araya getirerek oluşturduğu “Deprem Riski Haritası” da özellikle Baf ve çevresinin en önemli deprem bölgesi olduğunu ve Güney Kıbrıs’ta deprem riskinin daha yoğun olduğunu ortaya koyuyor. Prof. Dr. Cavit Atalar ise “Günümüz depremlerini ve tarihsel depremleri gözönünde bulundurduğumuzda Doğu Anadolu fay zonu, Hatay’dan sonra karadan güneye doğru Suriye, Lübnan ve İsrail’e doğru gitmektedir” tespiti ile bu haritaya itirazını dile getiriyor. KKTC’de ilçe bazlı deprem riski haritası oluşturulmalı! Yakın Doğu Üniversitesi’nin deprem uzmanları, Kıbrıs adasının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin taşıdığı deprem riskinin belirlenebilmesi için ilçe bazlı deprem riski haritalarının oluşturulması gerektiği noktasında da hemfikir. KKTC’de mikro zonlama çalışmasının bir an önce yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Cavit Atalar, bölgesel deprem riski haritalarının oluşturulduktan sonra ülkenin taşıdığı deprem riskinin çok daha gerçekçi bir şekilde değerlendirileceğini söylüyor. Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş da bölgesel deprem riski haritalarının önemine vurgu yaparak, “Bu çalışmanın üniversiteler ve kamunun iş birliğinde, uluslararası destek de alınarak yapılması gerekiyor. Farklı alanlardaki pek çok uzmanın bir araya gelmesi gereken bu çalışmada, yapı stokunun deprem dayanıklılığı, bölgelerin zeminin özellikleri, aktif ve uyuyan fay hatlarının belirlenmesi, sismisite analizleri kapsamlı bir şekilde tamamlanmalı ve riskli bölgeler belirlenmeli” ifadesini kullanıyor. Yapı stoku mutlaka analiz edilmeli Uzmanların vurgu yaptığı en önemli konuların başında ise mevcut yapı stokunun deprem analizinin yapılması gerektiği. Fakülteleri bünyesindeki Yapı Malzemeleri ve Zemin Mekaniği Laboratuvarı’nın ekipmanlarını modernize ederek, yapıların deprem analizlerini yapmak için halkın ve kamunun kullanımına açtıklarını hatırlatan Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, “İlk çalışmalara Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde başladık. Karot makinesi ile yapılardan aldığımız numuneleri laboratuvar ortamında basınç testlerinden geçirerek dayanıklıklılığını ölçüyoruz. Donatı tarama testi ile de binaların kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlarında kullanılan donatı çubuklarının çap ve sıklığını, herhangi bir kırma işlemi yapmadan, çok hızlı bir şekilde tespit ediyoruz. Zemin analizlerini de yaptıktan sonra bütün verileri ilgili bilgisayar yazılımları ile analiz ederek binaların güçlendirilme gereksinimlerini belirliyoruz” diyor. Prof. Dr. Gökçekuş, KKTC’de deprem yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihi milat olarak kabul ederek, öncesinde yapılan yapılardan başlamak üzere bu testlerin KKTC’deki yapı stoku için de yapılması gerektiğini vurguladı.

Benzer haberler

Featured
Amsterdam’da dördüncü “Kırmızı Çizgi” gösterisine 200 binden fazla kişi katıldı 8 Kas 2026 21:21 Erakçi "Şimdi seçim yapma sırası Beyaz Saray'da" 8 Kas 2026 21:07 Kışın etkisini artırdığı Gazze'de insani felaket derinleşiyor 8 Kas 2026 20:53 Mısır'daki tren kazasında bilanço ağırlaştı: En az 7 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı 8 Kas 2026 19:55 ABD'nin seçim haftasında altın yükselişe geçerken Brent petrol geriledi 8 Kas 2026 19:49 İran Devrim Muhafızlarından Hürmüz Boğazı uyarısı: Mayınlar bekliyor 8 Kas 2026 19:42 KTTB'den Kıbrıslı liderlere çağrı "Barış, çözüm ve birleşik bir Kıbrıs için cesur olun" 8 Kas 2026 19:20 Mısır'daki tren kazasında çok sayıda kişi yaralandı 8 Kas 2026 18:51 “Bi’ Hareketine Bakar” etkinliği Kızılbaş Park’ta yapıldı 8 Kas 2026 18:39