Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Borsa günü yüzde 0,40 değer kazanarak tamamladı Gazimağusa'da robotik ve yazılım tanıtım etkinliği düzenleniyor Yeltekin “Haber ihbar kabul edilip, soruşturma açılmalı” Üstel "Sağlıkta devrim yarattık” Başçeri "Türkiye, KKTC’de sağlık sektörüne yaklaşık 1 milyar 485 milyon TL'lik kaynak tahsis etti" Dinçyürek “Halk talep etti, biz yaptık” Küresel borçlar 2026'nın ilk yarısında 365 trilyon doları aştı Afet ve acil durumlarda, özel gereksinimli bireylere yönelik müdahale sistemi için çalışma başlatıldı Ataoğlu “KKTC’nin turizm ve ekonomik potansiyelini daha geniş çevrelere tanıtıyoruz” Meteorloji Dairesi 24-30 Eylül tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporunu açıkladı Reynar "Mahkeme kapısı parası olana değil, hakkı olana açık olmalı" Ankara'da 7 ilçenin belediye başkanı CHP'den istifa etti Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır "enerji sahalarını ve altyapılarını ortak koruma” kararı aldı Polis Genel Müdürlüğü’nden 200 kişilik münhal ilanı Bayraktar “KKTC'ye gazın götürülmesi için denizdeki çalışmalara başladık” İncirli "Görüntülerdeki iddialar son derece ciddi" Fiyat düzenlemesi yürürlüğe girmeden satışı durduran akaryakıt istasyonlarına ihtar Nöbetçi eczaneler (23 Eylül 2026) Taş ocağı projesi hakkında yapılacak olan 'Halkın Katılımı Toplantısı' iptal edildi Ekinci “Bu düzen eskiden cebimize dokunurdu, artık canımıza mal oluyor” Borsa günü yüzde 0,40 değer kazanarak tamamladı Gazimağusa'da robotik ve yazılım tanıtım etkinliği düzenleniyor Yeltekin “Haber ihbar kabul edilip, soruşturma açılmalı” Üstel "Sağlıkta devrim yarattık” Başçeri "Türkiye, KKTC’de sağlık sektörüne yaklaşık 1 milyar 485 milyon TL'lik kaynak tahsis etti" Dinçyürek “Halk talep etti, biz yaptık” Küresel borçlar 2026'nın ilk yarısında 365 trilyon doları aştı Afet ve acil durumlarda, özel gereksinimli bireylere yönelik müdahale sistemi için çalışma başlatıldı Ataoğlu “KKTC’nin turizm ve ekonomik potansiyelini daha geniş çevrelere tanıtıyoruz” Meteorloji Dairesi 24-30 Eylül tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporunu açıkladı Reynar "Mahkeme kapısı parası olana değil, hakkı olana açık olmalı" Ankara'da 7 ilçenin belediye başkanı CHP'den istifa etti Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır "enerji sahalarını ve altyapılarını ortak koruma” kararı aldı Polis Genel Müdürlüğü’nden 200 kişilik münhal ilanı Bayraktar “KKTC'ye gazın götürülmesi için denizdeki çalışmalara başladık” İncirli "Görüntülerdeki iddialar son derece ciddi" Fiyat düzenlemesi yürürlüğe girmeden satışı durduran akaryakıt istasyonlarına ihtar Nöbetçi eczaneler (23 Eylül 2026) Taş ocağı projesi hakkında yapılacak olan 'Halkın Katılımı Toplantısı' iptal edildi Ekinci “Bu düzen eskiden cebimize dokunurdu, artık canımıza mal oluyor”
Dolar
Euro
Sterlin

Ölümden adam alan doktor

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
Ölümden adam alan doktor
Reklam
“Ölümden adam alan doktor” olarak tanınan Dr. Kaya ile sağlık sistemindeki sorunları konuşuyoruz. İkinci dünya savaşında Hitler’den kaçıp Türkiye’ye sığınan profesörlerden eğitim gören, “Ölümden adam alan doktor” diye anılan, Kıbrıs’ta beyin kanamasına karşı ilk ameliyattan tutun da ilk akciğer ameliyatına kadar pek çok konuda ilklere imza atan, TMT’nin fikir babası oluğunu söyleyen Dr. Kaya Bekiroğlu’nun karşısında oturuyorum. Doksan yaşındaki doktorun hayatından önemli kesitlerin yer aldığı kitabı, “Dr. Kaya” ise masanın üzerinde… Elimden düşüremediğim kitabı okudukça “Şimdi neler yapıyor? Sağlık sistemindeki sorunlarla hala ilgileniyor mudur? Çözüm önerileri nelerdir?” gibi soruların cevabını almak için kendisini aradığımda sözleşiyoruz ve tedavi gördüğü hastaneden taburcu olduğu günün ertesinde evine ziyarete gidiyorum. Evin girişindeki cemilenin dallarının kesilmesine izin vermemiş.  Cemilenin yere kadar uzanan dalların  altındaki köşesinde sabah okuduğu kitap hala sehpanın üzerinde duruyor. Yıllardır yaptığı gibi hala okuyup araştırmaya devam ediyor. Hayatı ve Kıbrıs Tıbbı için yaptıkları, 425 sayfalık kitaba sığmayan Dr. Kaya ile Karaoğlanoğlu’ndaki evinin denize bakan terasında karşılıklı kahvemizi içiyoruz. O anlatıyor ben sadece dinliyorum. Onun benle paylaşmak istediklerine kulak kesiliyorum. Dr. Kaya ilkokuldayken “Malarga salgını” yani sıtma, o yılların en büyük sağlık sorunlarının başında yer alıyormuş. Sivrisineklerin sebep olduğu sıtmadan dolayı sayısız ölüm acısı görüp yaşamış ve hepsini dün gibi hatırlıyor. 1941’de Almanların Girit’i bombalamasının ardından İngilizlerin öğretmen ve öğrencileri korumak için Lefkoşa’dan Girne’ye taşıdıkları dönemin öğrencilerinden. “Hırslı bir öğrenci değildim. Okul hayatım boyunca hiçbir kitabın altını çizmedim. Ben derste dersi dinlerdim ama ayrıca ders çalışmazdım.” Liseyi ikincilikle bitiren Dr. Kaya, okul müdürü Mr. Wood’un “İngiliz Hükümeti, öğretmen olman için sana burs verecek.” teklifine hayır diyerek hayatını değiştirecek bir karar verir.Verilen burs ile öğretmen olmak yerine Dr. Kaya kendi gayretiyle Türkiye üniversitelerine Kıbrıslı öğrencilerin alınması ve burs verilmesi için mücadele verir ve burs alarak diğer gençlerinde önünü açar. Bu gayretin sonucunda Kaya Bekiroğlu, Osman Örek ve Arif Hocalar (Hocacıklar) ilk Türkiye bursları ile eğitim alan Kıbrıslı öğrenciler olur. İkinci Dünya Savaşı ve Hitler’den kaçıp Türkiye’ye gelen profesörlerden dersler alan Dr. Kaya’nın 1945 yılında hekimlik eğitimine İstanbul Tıp Fakültesi’nde başlar, ihtisasını ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tamamlar. “Genel cerrahım, benim gibi hem akciğer hem ortopedi yapacak, hem de prostat ameliyatı yapacak kimse yoktu. Şimdi bana dinozor diyeceksiniz.” Dr. Kaya ihtisasa başladığı yılların Türkiye’sinde ameliyatların çoğu lokal, açık ether ve klor d’etil ile yapılırken hastalar sıkı sıkıya ameliyat masasına bağlanmaktaydı. O dönemde akciğer ameliyatları yavaş yavaş yapılmaya başlansada henüz kalp ameliyatı yapılmamıştı. Cerrahpaşa Üniversitesi’nde cerrah asistanı olarak ameliyattan ameliyata koştuğu dönemlerde Türkiye’deki ilk kalp ameliyatına şahitlik ettiğini anlatıyor bana. Başarısız geçen ameliyat sonrasında Danimarka’dan gelen ekibin “Kafayı çekmekten başka çare yok.” önerisi ile ile çiçek pasajına gittiklerini hala anımsıyor. Dr. Kaya, üniversitenin daha ilk yıllarında Karpazlı Nevzat Karagil ile birlikte “Kıbrıslılar Cemiyeti”nin kurulması için ilk adımları nasıl attıklarından tutun da  Safiye Ayla’dan Nazım Hikmet Ran’a kadar pek çok ünlü kişiyi yakından görme ve tanıma şansını uzun uzun anlatıyor... Rum doktorlardan daha üstündünüz. Bunu nasıl başardınız? “İngilizler buradan 1960’da gittikleri zaman tüm büyük mevkiler İngilizlerin elindeydi, Rumlar İngilizlerin yanında çırak olarak çalışırdı. İngilizler gidince baktık ki kimse çok iyi bilgilere sahip değil. Ben o zamanlar Londra’da pek çok ameliyata girmiştim. İlk kim hangi ameliyatı yaparsa onu takip ederdim. En iyi prostat ameliyatını kim yaparsa, gider onu izler ve öğrenirdim. Rumların yaptığı prostat ameliyatlarında tüm gece hasta kanama geçirirdi. Bir mecmuada sondasız prostat ameliyatı yapıldığını okuyunca hayretler içinde kaldım. Bu yazıya göre hasta ertesi gün sondası olmadan idrara çıkabiliyordu.  Mecmuada yazıyı yazan doktora ulaşarak onu ameliyat yaparken seyretmek istediğimi söyledim. Gittim o şehre ve ameliyathanede sabah sekizde ameliyatı bekledim. Prostat ameliyatlarını izledim. O gün öğrendim. En iyi prostatı yapan adam derlerdi bana. Geldiğimde tabiki Rumlarda o son teknikleri bilmiyorlardı. Prostat ameliyatlarını yapmaya başladığımda o dönemin en meşhur cerrahı “Marangoz” geldi ve beni seyretti, bitince ameliyat bana  “Tüm kanayan damarları tutup bağlıyorsun tabi kanamaz” diye bir de şaka yaptı. Sağlık sisteminde günümüzde yaşanan sorunlar ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Anayasamız her vatandaşın sağlığından devletin mesul olduğunu yazıyor. Sistem olması gerektiği konuşuluyor ama benim ihtisasa başladığımda, 1950’lerde Cerrah Paşa’da şeflerimiz kral gibiydi. Amerikan arabalarını sadece o dönem o doktorlar sürerdi. Şoförleri olurdu. Gelirlerdi sabah bir hastalarına bakarlardı, biraz dolaşır ve muayenesine geri giderlerdi.Türkiye o dönemde çok fakirdi ve onlara para veremezdi. Bugünün parası ile belki de en çok iki bin lira alırlardı. Bu hekimlerin özel klinikte hasta görmesi normaldi ve devlette buna birşey demezdi. Zamanla branşlar arttı ve hekimleri ikiye ayırdılar, full time ve part time olarak çalışmak isteyenler. İngiltere’de hala böyledir.” Türkiye’de klinikler kapandığında oradaydınız. Doğru bir karar mıydı? “Klinikleri kapatacağım diyen ve kapatan Mete benimde arkadaşımdı. Türkiye’de klinikleri kapattı ve sağlık sistemi darmadağın oldu. Meşhur cerrahlar hastaneden çıktı. Halk kaybetti. Devlerin Full Time çalışan hekime devletin hak ettiği parayı vermesi gerekir. Eğer devletin parası yoksa ve veremiyorsa, klinikleri kapatmak yerine akılcı çözümler üretmesi gerekir.” Mebus olduğunuz dönemde bu sorunlar yine yaşanmıştı, sizin tavrınız ne olmuştu? Mebus olduğumda, yine buna benzer sorun olduğunda rahmetli Çağatay’ı ikna ettim ve klinikleri açtırdım. “Bak Çağatay, hekime hâkim maaşını vereceksin” dedim. “Olur mu hiç Dr.Kaya.” dediğinde “Olur” dedim. Hâkimlerin %5 altındaki rakamda maaş almalarına karar alındı. O dönemin maaşlarına %40 ilave olacak ve emekliliğe de yansıyacaktı. Ben hala daha bunu nasıl başardım hayret ediyorum. Çağatay’a bağlıydı ve çok iyi bir çocuktu. Klinikler kapandı ama güzel maaş aldık. “Kliniklerin kapanması gündeme geldiği yıllarda Denktaş’ın tavrı ne olmuştu? “Denktaş alakadar olmadı.” O dönemde Sağlık Bakanı olmak istemediniz mi? “Necat Konuk benim sağlık bakanı olmama karşı çıktı. Bakan olabilmem için memurluktan istifa etmem istendi. Hâlbuki o dönemde seçilen görevini yapar sonra memurluğuna dönerdi. Ama benden istifa etmem istenince etmedim.” Rauf Denktaş ile bir gün dost sohbeti sırasında “Beni bakan yapmadın sen” dedim aynen bana şöyle dedi: “Seni Bakan yapayımda darmadağın edesin ortalığı.” “İşin ruhunda hekime az maaş vermek var.” Sonra ben emekli olunca bu iş bozuldu. Şimdi zorluklar var. Mühim olan siyasi ve ekonomik olarak hekimlerin maaşının az olması işlerine geliyor. İşin ruhunda hekime az maaş vermek var. Hastanede iyi hekimler olması lazım. Bunun için gerekli adımlar atılmalıdır” “Burhan Nalbantoğlu Tıp Fakültesi olmalıydı.” “Ben devlet hastanemizin Tıp Fakültesi olması için çok çaba saffettim. Ama başaramadım. Ülkemizdeki sağlık sektöründe zamanla kapital ile sosyal devret yarışı başladı. Bu yarış başlayınca sermaye piyasaya hâkim oldu. Burhan Nalbantoğlu ise eski haliyle kaldı. Eğer Hastanemiz bizim tıp fakültesi olabilseydi, bugün daha iyi durumda olacaktı. Bir tıp fakültesi ancak ihtisas veren bir hastane üzerine yapılır ve bu tek hastanede Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesiydi.”  Sağlık sistemindeki sorunların çözümü için öneriniz nedir? “Bu iş çözülmez. Çünkü devlet hastanesi kapital ile yarışamayacak şekilde çökme aşamasına geldi. Hastanemiz çok geri kaldı. Hekime hâkim maaşı verilmesi ve sonra da gerekli donanımın hastaneye getirilmesi gerekir ” Dr. Kaya anlatırken, dizlerimde onun için yazılmış kitabı sıkı sıkı tuttum. Yazarlarına imzalatma fırsatım bulamadan kitabı benim için imzalıyor. Dr. Kaya ile konuşurken kendimi okyanus karşısındaki bir bardak su gibi hissediyorum. Siz olmasaydınız TMT olur muydu? diye sordum. Bana TMT’nin kurulma aşamasından itibaren pozisyonunu anlattı. Genç hekimlerden sendikaya önerilerini kadar pek çok konu hakkında konuştuk. Kendisine benzettiği kızından ise konuşmasında hep gururla bahsetti. Uzun bir sohbetin gerisini sizinle en yakın zamanda paylaşacağım…   Derya Atamer - Mavifilm Medya/2017    

Benzer haberler

Featured
Borsa günü yüzde 0,40 değer kazanarak tamamladı 23 Eyl 2026 20:44 Gazimağusa'da robotik ve yazılım tanıtım etkinliği düzenleniyor 23 Eyl 2026 20:38 Yeltekin “Haber ihbar kabul edilip, soruşturma açılmalı” 23 Eyl 2026 20:26 Üstel "Sağlıkta devrim yarattık” 23 Eyl 2026 20:07 Başçeri "Türkiye, KKTC’de sağlık sektörüne yaklaşık 1 milyar 485 milyon TL'lik kaynak tahsis etti" 23 Eyl 2026 19:54 Dinçyürek “Halk talep etti, biz yaptık” 23 Eyl 2026 19:50 Küresel borçlar 2026'nın ilk yarısında 365 trilyon doları aştı 23 Eyl 2026 19:45 Afet ve acil durumlarda, özel gereksinimli bireylere yönelik müdahale sistemi için çalışma başlatıldı 23 Eyl 2026 19:37 Ataoğlu “KKTC’nin turizm ve ekonomik potansiyelini daha geniş çevrelere tanıtıyoruz” 23 Eyl 2026 19:31