Kıbrıs Haber
Kıbrıs —
English News
Dolar —
Euro —
Sterlin —
SON DAKİKA
Çin'in Tibet Özer Bölgesi'nde bir deprem daha meydana geldi Probiyotikler hafızayı korumaya yardımcı olabilir Roma'da göstericilerle polis karşı karşıya geldi, 1 kişi yaralandı Fransa'da dünkü Sarı Yelekliler eylemlerinde 1314 kişi gözaltına alındı ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni ültimatom İran Meclis Başkanı "Düşmana hayal edilemeyecek derecede karşılık vermeye hazırız" Yunan kayıplarının belirlenmesi için DNA örnekleri alındı Bağımsızlık Yolu adaylarını belirledi YDP'de üç ilçeden aday adayları yarışıyor Arıklı "Burada kaybeden olmayacak" Alayköy'de korkutan kaza: 33 yaşındaki araç sürücüsü ağır yaralandı Menelau "Müzakere kazanımları yeniden teyit edilmeli" Trafik denetimlerinde 21 araç trafikten men edildi, 1 sürücü tutuklandı Ülker Lefkoşa Yarı Maratonu’nda dereceye giren koşuculara ödülleri verildi Yılmazköy'deki bir ağıl ve ambarda yangın meydana geldi COP31 Konferansı’nda Türkiye’den “sürpriz” beklentisi Girne’de batan gemiden kurtulan anne kızına vermeyi düşündüğü "Deniz" isminden vazgeçti Dört ayrı trafik kazasında 3 kişi yaralandı Denktaş “Evimdeyim. Gideceğim başka ev yok” Girne'de trafik kazası: 41 yaşındaki motosiklet sürücüsü ağır yaralandı! Çin'in Tibet Özer Bölgesi'nde bir deprem daha meydana geldi Probiyotikler hafızayı korumaya yardımcı olabilir Roma'da göstericilerle polis karşı karşıya geldi, 1 kişi yaralandı Fransa'da dünkü Sarı Yelekliler eylemlerinde 1314 kişi gözaltına alındı ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni ültimatom İran Meclis Başkanı "Düşmana hayal edilemeyecek derecede karşılık vermeye hazırız" Yunan kayıplarının belirlenmesi için DNA örnekleri alındı Bağımsızlık Yolu adaylarını belirledi YDP'de üç ilçeden aday adayları yarışıyor Arıklı "Burada kaybeden olmayacak" Alayköy'de korkutan kaza: 33 yaşındaki araç sürücüsü ağır yaralandı Menelau "Müzakere kazanımları yeniden teyit edilmeli" Trafik denetimlerinde 21 araç trafikten men edildi, 1 sürücü tutuklandı Ülker Lefkoşa Yarı Maratonu’nda dereceye giren koşuculara ödülleri verildi Yılmazköy'deki bir ağıl ve ambarda yangın meydana geldi COP31 Konferansı’nda Türkiye’den “sürpriz” beklentisi Girne’de batan gemiden kurtulan anne kızına vermeyi düşündüğü "Deniz" isminden vazgeçti Dört ayrı trafik kazasında 3 kişi yaralandı Denktaş “Evimdeyim. Gideceğim başka ev yok” Girne'de trafik kazası: 41 yaşındaki motosiklet sürücüsü ağır yaralandı!
Dolar —
Euro —
Sterlin —
Reklam

"Kuzey’de Rum, Güney’de Türk’üz… Herkes bizi gözden çıkardı”

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Stelios
"Kuzey’de Rum, Güney’de Türk’üz… Herkes bizi gözden çıkardı”
Reklam

Lefteri, Dipkarpaz bölgesinde yaşayan Rum azınlığın bir üyesi. Çoğunluğu yaşlı 300 civarında Rum’un yaşadığı bölgede birkaç gençten biri.

Savaş sonrası doğanlardan, 34 yaşında daha. Nenesi-dedesi olmasına rağmen ata topraklarını terk etmemiş, Güney’e göç etmemiş. “Dedemin kökleri bölgedeki ilk Hristiyanlara kadar dayanıyor, köklerini bırakıp gitmek istemediler” diyor. Savaşta çocuk olan anne-baba da burada. Kardeşleri eğitim kaygısıyla Güney’e yerleşmiş ama o gidip gelerek tamamlamış lise eğitimini. Şimdilerde Apostolos Andreas Manastırı’nın bekçisi, daha doğrusu her şeyi. Orada yatıp kalkıyor, her şeyle o ilgileniyor. Türkçe biliyor. Bölgedeki ciddi sorunlara rağmen hayatından da memnun, “Güney’e gidip de ne yapayım” diyor. Rum azınlığın yaşadığı sorunları da, “Kuzey’de Rum, Güney’de Türk’üz”  sözleriyle özetledi.
Lefteri Kotsiekkas, 1985 doğumlu. Soyadı, dedenin Kocakas lâkabından geliyormuş. Uzun ve çok kaslı olmasından dolayı verilen bu Türkçe lâkap, soyadı olmuş. “Dedem iki metreymiş, babam biraz küçüldü, ben daha da küçüldüm” diyor nükteli bir şekilde. Zaten o kadar keyifli ve esprili ki, söylediklerinin hangisi ciddi kestirmek zor. Dipkarpaz’da saatler süren sohbetimizde o kadar çok hikâye anlattı ki, yaşını katladı. İlk Hristiyanlardan Karpaz’ın tarihine kadar yaşanmış birçok olay. 1974 sonrası ve bugün hâlâ devam eden insan hikâyeleri, trajediler. Bu genç yaşta bu kadar birikim nasıl olabilir diye sorgulayınca, “Hiçbir sosyal hayatın olmadığı bu mağduriyet bölgesinde yaşlılarla yaşıyorum. Sen de olsan öğrenirdin” dedi.
Sadece Dipkarpaz’da değil, ada çapında da bilmediği, tanımadığı yok Lefteri’nin. Bölge kadar, adanın da tutkunu. Kuzey-Güney, geziyor. “İnsanın her yerde bir evi olmalı. Parayla alınandan değil, ahbaplıktan…” Buraya aitim Lefteri ile röportaj kolay olmadı. Aylar öncesinden, defalarca ısrar ettim. Mesafenin de katkısı var bu zorlukta, ama esas neden yoğunluğu. Apostolos Andreas Manastırı’yla ilgili, hatta Manastır alanına açılan gancelliden Burun’a kadar her şeyle ilgileniyor. Toprakla da uğraşıyor, baba işi. Kardeşler Güney’e yerleşti, imkânı olmasına rağmen niye kaldı buralarda? “Seviyorum burayı. Gitmeyi hiç düşünmedim. Kapılar açılana kadar (2003) karşılıklı geçişler haftada birdi, burada Rumlar için ilkokuldan sonra eğitim imkânı yoktu. Lise eğitimi sonradan başladı. 6 kardeşimi annem Güney’e götürdü eğitimleri için. Giden de kaldı. Ben de meslek lisesine gittim Güney’e, ama o zaman bile sürekli kalamadım. Gittim, geldim. Hep buraya ait oldum.”
Gözden çıkardılar, mahrumiyet yeri Dipkarpaz bölgesinde 3 bin civarında nüfusun ancak 300’ü Rum. Bölge mahrumiyet yeri, üstelik azınlık mensubu ve genç. Zor olmuyor mu burada yaşamak? “Çok zor. Sadece benim için değil, Rum-Türk herkes için.  Tam bir mahrumiyet yeri. Hiçbir şey yok. Arabaya parça almak için en yakın yer Mağusa. 1974’ten sonra ilk eczane geçen aylarda açıldı. Yaşar mı bilmem. Banka açılmıştı, kapandı. Yetkililer burayla ilgilenmiyor, yasalar burada uygulanmıyor. Rum yetkililer de buradaki Rumlarla ilgilenmiyor. Gözden çıkardılar bizi. Sadece sözde politika yapılıyor.”
Burada Rum, Güneyde Türk Azınlık olarak Kuzey’de beyaz kimlik sahibi olduklarını, oy kullanma hakları bulunmadığını anlatan Lefteri, “Ben Güney’de de kullanmam. Bir tek kişi var, o adaysa gidip oy veririm. Ama partilere oy vermem. Hak etmezler” ifadesini kullandı. Rum yetkililere tepkisini ifade ederken, “Buradaki insanlara yiyecek gönderiyorlar. Oysa insanların yiyeceğe değil, sorunlarıyla ilgilenmeye ihtiyaçları var” diyen Lefteri, sıkışmış, iki arada kalmış hallerini bir kitaplık sözle özetledi: “Güney’de Türk’üz, Kuzey’de Rum”
Manastır’da elektrik yok Bölgede elektrik olmasına, hatta Karpaz Burnu’na kadar elektrik gitmesine karşın Apostolos Andreas Manastırı’na hâlâ elektrik bağlanmadığını, enerji ihtiyacının jeneratörle sağlandığını ve bunun da ciddi problem olduğunu vurguladı Lefteri. “Her türlü girişimi yaptım, her yere başvurdum, herkese sorunu aktardık ama sonuç yok”. Manastır’ın köydeki Rumlar tarafından belirlenen komite tarafından idare edildiğini de anlattı. O da komite üyesi. Aynı zamanda komiteden ödenen bir çalışan. “Hem işçi, hem patronum” diyor yine gülerek Lefteri. Manastır’ın bölgede yaşayan tek papazı ise, köyde kalıyor; Dipkarpaz’da. Manastır’ın gece gündüz tek sakini Lefteri. Anahtar onda. İki taraf da ilgisiz Manastır’ın ziyaretçi trafiği yoğun mu? “Belli olmaz. Bazen 5, bazen 500 kişi gelir günde. 10 otobüs insan geldiği olur. Sadece Hristiyanlar değil, Türkler de gelir. Kıbrıslı Türkler de gelip mum yakar, su alır. Herkes buranın kutsal olduğuna inanır. Ama bu kutsal mekân için gereken kimse tarafından yapılmıyor. Oy dışında kaygısı yok yetkililerin.” Sanırım burada esas Kıbrıslı Türk yetkililerden bahsediyor. Rum yetkililerin buraya müdahale yetkisi yok… “Sadece Türk yöneticiler değil, Rumlar da ilgisiz. Görüşmelerde dile getirebilirler, girişim yapabilirler. Meselâ Larnaka’da Hala Sultan yanında meyhane vardı, orayı kullanan Türkler tepki gösterdi, ibadet yapılan yerin yakınında meyhane olmaz dendi, o meyhane kapandı.” Baş köşeydi, dip oldu Bölgede ciddi sorunlar yaşandığına dair duyumları da sorduk Lefteri’ye. Manastır önündeki, Manastır’la alâkalı olmayan ve tüm girişimlere rağmen kaldırılamayan, yeri değiştirilemeyen pazar yeri gibi. Ve  bölgedeki Rumlara yönelik saldırılar, şüpheli ölümler, mülkiyet problemleri. Rumlara ait evlerin, tarlaların işgal edildiğine dair iddialar…  Bu konulara değinmekten, yorum yapmaktan ısrarla kaçındı Lefteri. Sadece, bir zamanların parlayan yıldızı Karpaz’ın, dibe vurduğunu anlattı. “6 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeydi Dipkarpaz. Rum’u, Türküyle özellikli bir bölgeydi. Adanın parlayan yıldızıydı, baş köşesiydi, dibe indi.  Hâkime ceza kesen, İngiliz karakolunu havaya uçuran bir bölgeydi. Çok güçlü ve etkindi. Şimdi sadece seçim dönemlerinde hatırlanan bir bölge.” Röportaj: Nezire Gürkan

Benzer haberler

Featured
Çin'in Tibet Özer Bölgesi'nde bir deprem daha meydana geldi 25 Eki 2026 20:37 Probiyotikler hafızayı korumaya yardımcı olabilir 25 Eki 2026 20:14 Roma'da göstericilerle polis karşı karşıya geldi, 1 kişi yaralandı 25 Eki 2026 20:06 Fransa'da dünkü Sarı Yelekliler eylemlerinde 1314 kişi gözaltına alındı 25 Eki 2026 19:59 ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeni ültimatom 25 Eki 2026 19:06 İran Meclis Başkanı "Düşmana hayal edilemeyecek derecede karşılık vermeye hazırız" 25 Eki 2026 18:37 Yunan kayıplarının belirlenmesi için DNA örnekleri alındı 25 Eki 2026 18:31 Bağımsızlık Yolu adaylarını belirledi 25 Eki 2026 18:18 YDP'de üç ilçeden aday adayları yarışıyor 25 Eki 2026 18:09