KTTB "Demokrasiye gaz sıkılmaz, artık yeter"

Voice Kıbrıs Haber
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Ceyhun Dalkan yaptığı açıklamda, bugün Meclis önünde gerçekleştirilen eylem sırasında polis tarafından biber gazı kullanılmasına tepki gösterdi, “Demokrasiye gaz sıkılmaz, artık yeter” dedi. Açıklama şu şekilde: "Kıbrıs’ın kuzeyinde bugün gerçekleştirilen eylem sırasında polis tarafından biber gazı kullanıldığı iddiaları; halk sağlığı, tıbbi etik ilkeler ve temel insan hakları açısından ciddi bir ihlaldir. Biber gazı (oleoresin capsicum) ve benzeri kimyasal ajanlar; solunum sistemi, göz ve deri üzerinde akut irritan etkilere yol açmakta, bronkospazm, nefes darlığı, hipertansiyon, kardiyak stres ve nadiren ölümle sonuçlanabilen tablolar oluşturabilmektedir. Özellikle astım, KOAH ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerde, çocuklarda, yaşlılarda ve gebelerde bu etkiler daha ağır seyretmektedir. Kapalı alanlarda ve yoğun maruziyet durumlarında risk katlanarak artmaktadır. Bu tür kimyasal ajanların kullanımı ciddi sağlık riskleri taşımaktadır. Bu nedenle kullanılmamalı; kullanılacaksa zorunluluk, ölçülülük ve orantılılık ilkeleri ile sıkı biçimde sınırlandırılmalı, bugün olduğu gibi keyfi kullanımından kesinlikle kaçınılmalıdır. Biber gazına maruz kalanlar derhal ortamdan uzaklaşmalı, temiz havaya çıkmalı, gözlerini ovuşturmadan 10–15 dakika boyunca bol su ile yıkamalı, kontakt lens varsa çıkarılmalıdır. Maruz kalan cilt bölgeleri sabunlu su ile temizlenmelidir. Nefes darlığı olanlar dik pozisyonda sakin şekilde oturmalı, astımı olanlar inhalerlerini kullanmalıdır. Sirke, kolonya veya süt gibi maddeler kullanılmamalıdır. Şikâyetler düzelmez, görme bulanıklığı veya solunum sıkıntısı gelişirse mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve adli rapor düzenlenmelidir. KKTC Anayasası’nın 15. maddesi açıkça işkenceyi yasaklamaktadır: “Kimseye işkence veya zalimane, insanlık dışı ya da onur kırıcı muamele veya ceza uygulanamaz.” Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları hukuku da işkence ve kötü muameleyi mutlak olarak yasaklamaktadır. Kimyasal ajanların, bireylerin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü zedeleyecek, acı ve ıstırap verecek şekilde kullanımı bu yasak kapsamında değerlendirilmelidir. Biz hekimler açısından da bu tür uygulamalar, insan onuruna, tıbbi etik ilkelere ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Demokratik toplumlarda ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma ve eylem hakkı temel bir haktır. Bu hakkın kullanımına yönelik müdahalelerde güvenlik güçlerinin görevi, hakları ortadan kaldırmak değil, güvence altına almaktır. Ülkenin huzurunu bozmaya, demokrasi anlayışını zedelemeye ve yurttaşların meşru eylem hakkını ortadan kaldırmaya kimsenin hakkı yoktur. Eylemlere müdahalede; halk sağlığını, insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü esas alan, bilimsel verilerle uyumlu, şeffaf ve hesap verebilir bir yaklaşım benimsenmeli; kimyasal ajan kullanımına derhal son verilmeli ve yaşanan olaylara ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmelidir. Ülkenin içinde bulunduğu kaos, kargaşa ve düzensizlik, yönetsel zafiyetin açık bir sonucudur. Artık halkın ve emekçinin yanında duran bir yönetime ihtiyaç olduğu açıktır. Bu toplum, demokrasi ve eylem kültürünü içselleştirmiş, yüksek toleransa sahip bir toplumdur. Gelinen bu şiddet içeren duruma bu topluma yakışmamakta ve Kıbrıslı Türkleri temsil etmemektedir. Artık yeter!"
Benzer haberler
Featured
Diş eti kanaması daha büyük bir sağlık sorununun erken habercisi olabilir
ABD Savunma Bakanlığı, UFO'lar hakkındaki belgeleri yayınlamaya devam ediyor
Reynar "Son 5 yılda 1433 kişi şartlı tahliyeden yararlanarak cezaevinden çıktı"
Kathimerini gazetesi "Mekke Ortak Savunma Anlaşması Atina’da rahatsızlık yarattı"
ABD'nin stratejik petrol rezervleri 43 yılın en düşük seviyesinde
Larnaka’ya günde 230, Baf’a 95 uçuş
Erhürman'ın metodoloji konusunda BM'yi ikna ettiği iddiası
İran Devrim Muhafızları Ordusu "Hürmüz Boğazı'nın açılması ABD'nin İran'ın şartlarını kabul etmesine bağlı"
Erhürman “Geçmişin acılarını unutmadan geleceği kuracağız”


