Kıbrıs Türk edebiyatında iki yeni roman tanıtıldı

Voice Kıbrıs Haber
Ahmet Yıkık: “Her iki eser de hem türsel çeşitlilik hem de düşünsel derinlik açısından dikkat çekiyor”
Fezile Olkanlı’nın Mavi adlı romanı, psikolojik düzlemde bireyin iç dünyasındaki fırtınalara ve karanlık dehlizlere inerek okuru insan olma deneyimi üzerine derin, içgörülü bir yolculuğa çıkarıyor. Gürkan Uluçhan’ın Cadı Neşteri ise daha çok olay odaklı bir kurguya yaslanmakla birlikte, aynı zamanda toplumsal bir panorama kurarak güncel ve tarihsel sorunlara bilinçli biçimde parmak basıyor. Her iki eserin ortak noktasını ise fantastik unsurlara açılan anlatı dünyaları oluşturuyor.

Işık Kitabevi ve Blackbrd Social iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Kıbrıs Türk edebiyatının iki genç yazarı Fezile Olkanlı ve Gürkan Uluçhan’ın yeni romanları edebiyatseverlerle buluştu. Akademisyen ve eleştirmen Ahmet Yıkık’ın konuşmacı ve moderatör olarak yer aldığı etkinlikte, romanlar hem içerik hem de edebiyat ortamına katkıları açısından ele alındı.
Etkinliğin ilk bölümünde Fezile Olkanlı’nın Mavi adlı romanı konuşuldu. Eserin çok katmanlı yapısına dikkat çeken Yıkık, “Mavi, polisiye, aşk, gerilim ve fantastik öğeleri bir araya getiren ve daha ilk sayfalardan itibaren okuru tekinsiz bir atmosferin içine çeken güçlü bir anlatı sunuyor” dedi.
Romanın merkezindeki karakterin okurla kurduğu ilişkiyi vurgulayan Yıkık, “Kadın karakter Livia’nın ben diliyle konuşması, okuru doğrudan anlatının içine çekiyor ve onu hikâyenin bir parçası hâline getiriyor” ifadelerini kullandı.

Yıkık, romanda aşkın alışılmış anlamından farklı bir biçimde ele alındığını belirterek, “Bu metinde aşk çoğu zaman iyileştirici değil, daha çok yıpratıcı ve yıkıcı bir güç olarak karşımıza çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Etkinlikte söz alan Fezile Olkanlı ise romanın kurgusuna ilişkin açıklamasında, metni önceden matematiksel bir planla kurmadığını belirtti:
“Ben roman yazmaya oturduğumda katı planlar yapan bir yazar değilim. Yazmaya başladıktan sonra karakterlerin iç dünyalarına girdikçe, onları anlamaya çalıştıkça olay örgüsü kendiliğinden akıyor.”
Psikolog kimliğinin yazım sürecine etkisine de değinen Olkanlı, “Meslek hayatımda, Stockholm sendromunu andıran ilişki dinamikleriyle karşılaştım. Bu tür durumlarda kişi, kendisine zarar veren kişiyi, hayatta kalabilmek için mazur görme eğilimi gösterebiliyor” dedi.
Olkanlı, bu durumu daha geniş bir ilişki bağlamında değerlendirerek, “Bazen insanlar zehirli, fırtınalı ilişkilerden çıkamıyor, ayrılma kararı almakta zorlanıyor. Bu da bir anlamda ‘celladına âşık olma’ şeklinde tanımlanan durumlarla örtüşebiliyor” ifadelerini kullandı. Yazar, romanın Binbir Gece Masalları ve Şehrazat’la kurduğu ilişkiye de bilinçli bir gönderme yaptığını belirtti.

Gecenin ikinci bölümünde ise Gürkan Uluçhan’ın Cadı Neşteri adlı romanı ele alındı. Yıkık, eserin önemine dikkat çekerek, “Bu romanı önemli kılan en temel özellik, Kıbrıs Türk edebiyatında korku türünde yazılmış ilk roman olmasıdır” dedi.
Etkinlikte söz alan Gürkan Uluçhan ise korku türüne yönelişini şu sözlerle açıkladı:
“Benim edebiyatta en sevdiğim iki tür polisiye ve korkudur. Dolayısıyla bu türe yönelmek benim için kaçınılmazdı.”
Kıbrıs bağlamına özellikle vurgu yapan Uluçhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir Kıbrıslı olarak ben neden korkuyorum diye düşündüm. Bendeki korkular doğaüstünden ziyade savaş, ötekileştirilme, belirsizlik, kayıp, sınırlar ve yasaklar gibi olgulardı. Cadı Neşteri’nde doğaüstü olaylar ve cadılık olmasına rağmen, alt metinde bu belirsizlik ve sınır hissi var. Hatta karakterlerden birinin en büyük korkusu dikenli tellerdir.”
Uluçhan’ın bu yaklaşımına değinen Yıkık, romanın yalnızca korku türünün imkânlarını kullanmakla kalmadığını, aynı zamanda güçlü bir toplumsal panorama sunduğunu belirtti.

Etkinliğin sonunda her iki romanı birlikte değerlendiren Yıkık, “Mavi, psikolojik derinliği ve çok katmanlı yapısıyla öne çıkarken; Cadı Neşteri, türsel bir ilki temsil etmesi ve toplumsal belleğe açılması bakımından önemli bir yere sahip” dedi.
Yazarların romanlarından bölümler okuduğu etkinlik, dinleyicilerin soruları ve yorumlarıyla sona erdi.
Benzer haberler
Featured
Holguín, Brüksel’de von der Leyen ve Fitto ile görüştü
Japonya'da aşırı sıcaklar için yeni icat: İnsan buzdolabı
Piyasaları bekleyen yeni tehlike ne? Dolar kaç TL oldu?
İspanya'da rekor sıcaklıklar: Termometrelerin 47 dereceye ulaşması bekleniyor
Epstein bağlantıları nedeniyle aranan Fransız manken ajansı temsilcisi Paris'te ölü bulundu
Havacılık güvenliğini değiştiren Pan Am uçağının enkazı 74 yıl sonra bulundu
ABD'de sosyal medya bağımlılığı davası: Floridalı genç Meta'ya açtığı davayı geri çekti
Savaş altını çarptı: Yükseliş son buldu
10 kişinin birbirine girdiği uçak, kalkıştan 30 dakika sonra geri döndü


