Kanserde çığır açan 4 gelişme!
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
"Sihirli mermiler" ile tedavide başarı yüzde 50’ye yakın artıyor, immünoterapi ile bazı kanser türlerinde tam şifa sağlanıyor, akıllı moleküller sayesinde tedavisi mümkün olmayan kanserler yıllarca kontrol altında tutulabiliyor… Kanserle mücadeledeki tıbbi gelişmelere değinen Onkolog Prof. Gökhan Demir, artık pek çok kanser türünde kemoterapinin tek tedavi seçeneği olmaktan çıktığını söylüyor.
Yaygınlığı her geçen gün artan kanserde çığır açan gelişmeler yaşandığını, bu gelişmeler sayesinde hastalığın birçok türünün tedavi edilebildiğini vurgulayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, “Artık kanserin konfeksiyon modeli gibi standart kemoterapilerle tedavi edildiği, en ağır tedavi yöntemi olan kemoterapinin pek çok kanser türünde tek tedavi seçeneği olduğu çağ kapandı” diyor. Dünyada her yıl 14 milyon, ülkemizde de her yıl yaklaşık 150 bin yeni kanser olgusu teşhis edilirken, Prof. Demir, kişiye ve tümöre özel yaklaşımlar sayesinde, tedavinin tam olarak sağlanamadığı ileri evrelerde bile kanserin artık kronik bir hastalık haline getirilerek yıllarca kontrol altında tutulabileceğini vurguluyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesinde, son yıllarda kanser tedavisinde yaşanan gelişmelere değinen Onkoloji Uzmanı Demir, kanserle mücadelede avantaj sağlayan 4 dev adımı şöyle anlatıyor: 1- HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLER VE AKILLI MOLEKÜLLER “Kemoterapi artık pek çok kanser türünde tek tedavi seçeneği olmaktan çıkarken, eskiden kemoterapiye cevap vermeyen melanom, böbrek kanseri ve nadir görülen bağırsak sarkomu gibi tümörlerde bugün akıllı moleküller sayesinde hastalık yıllarca kontrol altında tutulabiliyor. Öte yandan; tümör hücrelerini yok ederken sağlam hücrelere de zarar veren, bu nedenle saç dökülmesi, ağız yaraları, bulantı, kusma gibi ciddi yan etkilere yol açan kemoterapinin de bugün yan etkilerini çok azaltan etkin yöntemler ve destek ilaçlar var. Buz şapkası yöntemi ile saç dökülmesi sorunu da engellenebiliyor. Hedefli tedaviler ise kemoterapiden farklı olarak sadece kanser hücrelerine saldıran ve onları yok eden ilaçlar olduğundan, kanser hücrelerindeki genetik bozuklukları hedef alıyor. Hedefe yönelik tedavilerin, tedavi yaklaşımını değiştirdiği bir diğer kanser türü ise akciğer kanserleri. Günümüzde akciğer kanserlerinde ışık mikroskopisi ile yapılan tanının hemen ardından EGFR, ALK, ROS denilen genlerdeki bozukluklar araştırılıyor. Eğer böyle bir genetik bozukluk saptanırsa bu hastalara kemoterapi verilmeden başlanan akıllı moleküllerle 2 yılın üstünde hastalık kontrolü elde edilebiliyor. Bugün hedefli tedavilerde kullanılan ikinci üçüncü kuşak moleküller tümörün tedaviye direnç geliştiği durumlarda bile yüzde 30-40 oranında yanıt elde edebiliyor. 2- “SİHİRLİ MERMİLER” Vücudun bağışıklık sistemi tarafından üretilen bazı moleküllerin kanserli hücrelerde bulunan bazı hedeflere karşı üretilmesi onkolojide son yıllarda elde edilen bir diğer önemli adım. “Sihirli mermiler” diye adlandırılan bu biyolojik tedavi ajanları bugün lenf bezi kanserlerinde, meme kanserlerinde, kalın bağırsak kanserlerinde ve baş ile boyun kanserlerinde etkin olarak kullanılıyor. Bu sihirli mermiler klasik tedavilere eklendiğinde, kemoterapi veya radyoterapinin etkisini yüzde 30-50 oranında artırıyor.
Benzer haberler
Featured
Küresel piyasalar önümüzdeki hafta merkez bankaları haftasına giriyor
Mağusa'da ruhsatsız doktorluk ve teknisyenlik yapan 2 kişi tutuklandı!
Serdaroğlu “Asgari ücret masasının toplanması için çağrıda bulunacağız”
Lefkoşa-Gazimağusa ana yolundaki kazada sürücü tutuklandı!
Güney Kıbrıs’taki Yunan savaş uçakları ve deniz kuvvetleri varlığı kalıcılaşıyor
Tatlısu'da feci iş kazası: 37 yaşındaki işçi yoğun bakımda!
Prof. Dr. Naci Görür'den Gaziantep'teki deprem sonrası kritik uyarı
22 yaşındaki gencin ölümüne ilişkin yeni gelişme!
KTTB "Denetimsiz ve plansız uzmanlık eğitimine izin vermeyeceğiz"


