"Hukuka aykırı bir şekilde üçüncü şahıslara devredildi"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
KKTC Başbakanlığı himayelerinde “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı” Başbakan Ersin Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın katılımı ile Kapalı Maraş’taki Ordu Evi’nde yapıldı.
Türkiye Barolar Birliği tarafından organize edilen toplantıya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türkiye Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk da katıldı. Bazı akademisyenler, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve uzmanların da katıldığı toplantıda Kapalı Maraş’ın açılmasına yönelik siyasi ve hukuki bir yol haritası belirlenmesi için sunumlar yapıldı ve değerlendirmelerde bulunuldu. OKTAY Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da konuşmasında, 2019’un Eylül ayında Ankara’da bir toplantı düzenlendiğini, bugünkü toplantının bahse konu toplantının bir devamı olduğunu, bu toplantının ayrıca 1974’ten sonra Kapalı Maraş’ta düzenlenen ilk üst düzey toplantı olduğunu söyledi. “KKTC’nin egemenlik alanında bulunan bu cennet kıyının, Kapalı Maraş’ın atıl kalması ne hukuki ne siyasi ne de ekonomik yönden kabul edilebilirdir” diyen Oktay, KKTC’nin Kapalı Maraş ile ilgili yürüttüğü envanter çalışmasının son derece anlamlı ve önemli olduğunu, statükoyu kabul etmeyeceğinin ve Kapalı Maraş’ın kapalı kalmayacağı konuşmalarının sadece laftan ibaret olmadığının ispatı olduğunu vurguladı. Maraş bir kısmının 1974 Barış Harekatı sonrası “iyi niyetli olarak tarafımızdan yasak bölge ilan” edildiğini, 1990’da da KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na devredildiğini anlatan Oktay, “Kapalı Maraş KKTC toprağıdır ve KKTC makamlarının aldığı karar kapsamında şu anda kapalı askeri bölgedir” dedi. Kapalı Maraş’ın KKTC toprağı olduğu algısının oturmasının çok önemli olduğunu, envanter çalışmasının KKTC hükümeti tarafından yaptırıldığını ifade eden Oktay, “Zira bazı çevreler bu gerçeği halen sindirememiştir” dedi. “HUKUKA AYKIRI BİR ŞEKİLDE, ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA DEVREDİLDİ” Oktay, Kapalı Maraş’taki arazilerin büyük çoğunluğunun vakıf malı olduğunu, 1950’li yıllarda İngiliz Sömürge Yönetimi tarafından hukuka aykırı bir şekilde, üçüncü şahıslara devredildiğini buna ilişkin arşiv kararlarının da mevcut olduğunu söyledi. Uluslararası hukuk ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının herkes için geçerli olması gerektiğini ifade den Oktay, “Vakıf arazileri devredilemez ve satılamaz, sadece kiralanabilir, mal sahibi yine vakıflar olur” dedi. Bölgedeki gayri menkullerde anlaşmazlıkların gündeme gelmesinin muhtemel olduğunu kaydeden Oktay, “Taşınmaz Mal Komisyonu’nun mevcudiyeti Maraş dahil olmak üzere mülkiyet meselesinin çözümüne yönelik atılacak adımlarda bir güvencedir” diye konuştu. Kapalı Maraş konusunda Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tutumunun Kıbrıs meselesindeki genel tutumdan farklı olmadığını ifade den Oktay, Kıbrıs Rum tarafının uluslararası toplumu yanıltmakta olduğunu belirtti. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kapalı Maraş’la ilgili iddialarının gerçekle alakası olmadığını ifade eden Oktay, olaya Rum Yönetimi’nin önyargı ile yaklaştığını, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında da Maraş’ın kapalı kalmasının talep edilmediğini vurguladı. “KKTC TOPRAĞIDIR” Kapalı Maraş’ın kapalı olmasının abesle iştigal olduğunu, kapsamlı çözümün beklenmesi halinde Kapalı Maraş’ın çok uzun süre daha kapalı kalabileceğini ifade eden Oktay, “Burası KKTC’nin kendi toprağıdır. Kıbrıs Türkü’nün kendi toprağında kendi ekonomisi için adım atması son derece meşrudur” dedi. Oktay, bölgenin bir zamanlar cazibe merkezi olduğunu, ancak yarım asır çözüm beklentisi sonucunda bölgenin farelerin yaşadığı bir şehre dönüşmesine neden olduğunu söyledi. Burada bulunacak bir çözümle bölgede yaşayan herkesin faydalanacağını, mevcut durumun hiç kimseye faydası olamadığını kaydeden Oktay, “Ümidimiz yakın zamanda Maraş’ın yeniden hayat bulmasıdır” diye konuştu. “BU SÜREÇTE HER BİR BİREYİN HAKKININ KORUNMASI ESASTIR” Amacın yeni mağduriyetler yaramak olmadığını, var olan mağduriyetleri hukuk temelinde gidermek olduğunu kaydeden Oktay, “Bu süreçte her bir bireyin hakkının korunması esastır. Çözüm uluslararası hukuka uygun bir şekilde geliştirilecektir. Türkiye her zaman olduğu gibi, KKTC’nin, hukuk ve hakkaniyetin yanındadır ve bu duruşunu sürdürecektir” dedi. Kıbrıs sorununun çözümünde yarım asırdır bir arpa boyu yol alınamadığına, Kıbrıs Türk halkının da haksız uygulamalara maruz bırakıldığına dikkat çeken Oktay, “Kıbrıs Türk halkının meşru hakları, Kapalı Maraş’ın statüsü de unutulmaya mahkum değildir” şeklinde konuştu. Aslolanın; adanın ortak sahibi Kıbrıs Türkleri’nin hak ve çıkarlarının korunması, siyasi eşitliklerinin sağlanması ve güvenlik endişelerinin giderilmesi olduğunu belirten Oktay, “Türkiye’nin bundan başka bir hedefi veya gizli bir gündemi yoktur” dedi. Güvenlik ve garantilerin kaldırılmasının kabul gördüğü yönde Rum basınında haberler çıktığını ifade eden Oktay, Türkiye’nin Kıbrıs meselesiyle ilgili yol haritasının belli olduğunu ifade etti ve şöyle devam etti: “KKTC Rum kesimi ve garantör devletlerin, BM nezdinde bir araya geleceği bir çözüm toplantısı gerçekleşmesine önem veriyoruz. Tarafların çözüm vizyonlarının ne olduğu ve bir ortak paydada buluşulup buluşulmayacağının net olarak ortaya konması elzemdir, bu toplantı öncesi. Artık müzakerelerde boşa kürek çekemeyiz.” “SİYASİ EŞİTLİĞE DAİR ÖN ANLAŞMA” Tarafların siyasi eşitlik konusunda da ön anlaşmaya ulaşması gerektiğini kaydeden Oktay, “Siyasi eşitliğe dair ön anlaşma olmadan başlatılacak herhangi bir sürecin sonucu ancak çözümsüzlük olabilir” dedi. Oktay, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafı ile eşitlik temelinde bir ortaklık kurmak istiyorsa, tüm unsurlar üzerinde mutabakat sağlandığını net bir şekilde ortaya koyması gerektiğini söyledi. Siyasi eşitlik temelinde ortak vizyon olmadığı görülmesi halinde de egemen eşitlik temelinde bir ortaklık üzerinde görüşme yapılabileceğini söyleyen Oktay, ada etrafındaki doğal kaynakların işbirliği için bir fırsat olduğunu vurguladı. “HİDROKARBON TEKLİFİ MASADA” Kıbrıs Türk tarafının konuyla ilgili kapsamlı önerisinin halen masada olduğunu ifade den Oktay, Türkiye’nin, Kıbrıs Türkleri’nin hak ve çıkarları güvence altına alınıncaya kadar KKTC ruhsat sahalarında hidrokarbon çalışmalarına devam edeceğini belirtti. KKTC’nin ruhsat sahalarında Yavuz gemisinin sondaj faaliyetlerini ve Barbaros Hayrettin Paşa’nın da sismik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Oktay, “Kıbrıs Rum tarafının girişimlerine göz yummayacağımızı buradan bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi. Kıbrıs Türk tarafının çözümsüzlüğü kader olarak kabul etmeyeceğini ve ezberleri bozmaya hazır olduğunu, bunun için burada olduklarını ifade den Oktay, hedefin KKTC’yi gerçek bir cazibe haline getirmek olduğunu, desteklerinin devam edeceğini söyledi. İktisadi Mali İşbirliği kapsamında reform ve eylem planlarının gerçekleşmesi için kaynak akışının büyük ölçüde 2019’da tamamlandığını ifade eden Oktay, kalan bütçe kısmını da serbest bıraktıklarını, yeni protokol için çalışmalara devam edildiğini belirtti. (TAK)Benzer haberler
Featured
Altın 3 ayın en düşük seviyesini gördü
Endonezya'daki yangınlar 333 bin kişide solunum yolu enfeksiyonuna yol açtı
Döviz kurlarında son durum (23 Ekim 2026)
Bugün hava nasıl olacak? (23 Ekim 2026)
Macron gelecek günlerde sendika dışı eylemlerin her yerde yasaklanacağını açıkladı
Uykudan önceki lokmalar karaciğeri tehdit ediyor
Döviz piyasalarında günün son rakamları (22 Ekim 2026)
Çin'de 7 büyüklüğünde deprem meydana geldi
Hayvanlarda görülen Shamonda virüsü ilk kez insanda tespit edildi




