Hristodulidis “Crans-Montana'dan bu yana ilk kez Kıbrıs sorununun özü ele alındı”

Voice Kıbrıs Haber
Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis, Crans-Montana Konferansı'ndan bu yana ilk kez Kıbrıs sorununun özünün ve müzakere kazanımının belirli yönlerinin masaya yatırıldığını belirtti.
Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile yapılan üçlü görüşmenin ardından, açıklamaörda bulundu.
Hristodulidis, görüşmede somut konuların ve yakınlaşmaların ele alındığını kaydederek, Genel Sekreter'in gerek basın açıklamasında gerekse görüşmede Crans-Montana'ya atıfta bulunmasının nedeninin, istişarenin esasının orada şekillenmiş olması olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk liderinin müzakere kazanımını kabul edip etmediği sorulduğunda Hristoduldis, Genel Sekreter'in genişletilmiş 5+1 toplantısına onay almak için Türk tarafıyla temas kurduğunu hatırlatarak "olumlu bir yanıt söz konusu olduğuna inanmak istiyorum" yanıtını verdi.
İki günlük temaslardan üç önemli sonuç çıkardığını söyleyen Hristodulidis, bunlardan ilkinin Genel Sekreter'in BM Güvenlik Konseyi kararları doğrultusunda tam kararlılıkla çalışması olduğunu kaydetti. İkinci husus olarak, Kıbrıs sorununun özüne ilişkin Crans-Montana'ya kadar elde edilenleri, yani müzakere kazanımının önemini vurguladı.
Üçüncü olarak, genişletilmiş bir konferansın toplanmasına herkesin olumlu yanıt vermesinden memnuniyet duyduğunu belirten Hristodulidis, bunun Genel Sekreter ile tam mutabakat içinde başarılı olması gerektiğini, bu doğrultuda BM yetkilisi María Ángela Holguín Cuéllar ve AB ile iş birliğinin sürdüğünü söyledi. Amacın, genişletilmiş toplantıya giden süreçte zemin hazırlayarak, görüşmelerin Crans-Montana'da kesildiği noktadan yeniden başladığını duyurabilmek olduğunu ifade etti.
Bir gazetecinin, Genel Sekreter'in genişletilmiş toplantıya hazır olduğunu ancak gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini söylediğini, geçen yıl da benzer açıklamaların yapıldığını hatırlatarak Guterres'in görev süresi dolmadan bu konferansın toplanacağına dair iyimserliğin kaynağını sorması üzerine Hristodulidis, bazı verilerin netleştiğinin kendilerine iyimserlik marjı tanıdığı yanıtını verdi.
Bunlardan ilkinin müzakere kazanımının değerlendirilmesi olduğunu belirten Hristodulidis , geçen yıl açıklama yapıldığında bunun henüz kesinleşmediğini, tartışmalı olduğunu kaydetti.
İkinci husus olarak AB'nin bu çabada oynayabileceği rolü işaret eden Hristodulidis, bunun 1 Mart 2023'ten bu yana hedeflendiğini, AB'nin şu anda bu rolü iki yönde üstlenme isteği ve hazırlığı içinde olduğunu söyledi. Bunlardan birinin, yakınlaşma sağlanamayan ve çözülmesi gereken konularla, yani müzakerelerin özüyle ilgili olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı'nın, Fitto'ya bu konuda destek verecek bir hukuk ekibi kurmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı. İkinci hususun ise Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili olduğunu, bunun kendi değerlendirmeleri olmadığını, Türk tarafından Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu gelişmeler görme isteği yönünde ifadeler duyduklarını belirtti.
Hedeflenen nihai sonucun bile daha önce tartışmalı olduğunu, ancak Genel Sekreter'in açıklamaları ve son iki gündeki görüşmelerin hedefi netleştirdiğini vurgulayan Hristodulidis, artık hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde hedefin belirginleştiğini, Holguín ve Fitto ile derhâl çalışmaya başlayacaklarını söyledi. Fitto ile cuma sabahı görüşeceğini, Fitto'nun ardından Erhürman’la bir araya geleceğini yineleyen Hristodulidis, tek gündem maddesinin görüşmelerin yeniden başladığının duyurulması olacağı genişletilmiş konferans için zemin oluşturmaya çalışacaklarını belirtti.
Genişletilmiş toplantının tarihi belirlenmeden önce hazırlık çalışmalarının tamamlanacağını açıkladı.
Aynı zamanda müzakere kazanımına ilişkin netliğin sağlandığını belirten Hristodulidis, sıfırdan başlanmadığını, müzakere kazanımının değerlendirildiğini, bunun çok önemli olduğunu, daha önce bulunmayan bu olumlu yaklaşımın AB'nin oynayabileceği rol konusunda da geçerli olduğunu söyledi.
"Sonuçların daha iyi olup olamayacağı sorulursa, elbette olabilirdi. Daha iyi sonuçlar isterdim ve buna hazırdım; örneğin bir hafta içinde genişletilmiş konferansın başlamasına hazırdık; bunu Genel Sekreter'e de ilettim" diyen Hristodulidis, Genel Sekreter'in Kıbrıs'taki varlığının ve bu ziyaretten ortaya çıkanların, belirttiği yönde ilerlemeyi sağlayan gelişmeler olduğunu düşündüğünü kaydetti.
Yöntem konusundaki atfın kendisini rahatsız edip etmediği sorulduğunda Hristodulidis, "hayır, yöntem yakınlaşmalar ve müzakere kazanımı konusuyla ilgili; müzakerelerin hangi noktadan başladığını bilmemiz açısından bu çok önemli bir konu" dedi.
Crans-Montana çerçevesinin tüm taraflarca kabul edilip edilmediği sorusuna Hristodulidis, "müzakereler, müzakere kazanımı Crans-Montana'ya kadar geçerlidir. Bu noktanın, Erhürman'ın Kıbrıs Türk toplumunun liderliğini devraldıktan sonra ilk kez dile getirdiği dört maddede de yer aldığını hatırlatmak isterim" dedi.
Yöntem ve teknik komiteler düzeyindeki ilerlemenin, Genel Sekreter tarafından beşli toplantının düzenlenmesi için ön koşul olarak görülüp görülmediği sorusuna Hristodulidis, "yöntem konusunda karar vermemiz, müzakerelerin nereden başladığı hususunda hepimizin aynı okumaya sahip olması açısından önemli; bu nedenle yakınlaşmalara ve müzakere kazanımının önemine değindim" dedi.
Teknik komitelerde ilerleme kaydedilmesinin kesinlikle olumlu bir gelişme olacağını, ancak toplantının düzenlenmesi için ön koşul olmadığını ekleyen Hristodulidis "önemli olan, Crans-Montana'dan bu yana ilk kez diyebileceğim şekilde, Kıbrıs sorununun özünün, somut konuların, yakınlaşmaların tartışılmış olmasıdır. Genel Sekreter'in Crans-Montana'ya atıfta bulunmasının nedeni de bu; tartışmanın özü orada şekillendi" dedi.
Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk liderin müzakere kazanımını kabul edip etmediği sorulduğunda Hristodulidis, "Genel Sekreter'in Türk tarafıyla yaptığı görüşmeler ve genişletilmiş bir konferansın toplanması için onay alma çabaları doğrultusunda, daha önce belirttiklerim ve bize aktarılanlar temelinde -Türkiye adına konuşamayacağımı belirterek- olumlu bir yanıt söz konusu olduğuna inanmak istiyorum" dedi.
( Kaynak: KHA)
Benzer haberler
Featured
Fed piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıkladı
Ayluga Araştırması: Halkın yüzde 90'ı korunmasını destekliyor, kente kazandırılmasını istiyor
CTP "İlerleme kaydetmek için önemli bir fırsat penceresi açıldı"
17. Lefkoşa Gençlik Günleri yarın akşam başlıyor
Erdoğan "Kıbrıs Türkünün menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz"
MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı hayatını kaybetti
Dışişleri Bakanlığı “Ada'da iki egemen devlet gerçeği yok sayılarak yürütülecek bir sürecin başarıya ulaşması mümkün değil”
Borsa günü yüzde 1,36 değer kaybederek tamamladı
Kıbrıslı Türk gençlerden BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ortak mektup


