Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Yürüyüş yaptığı sırada rahatsızlanarak hayatını kaybeden şahsın ölümüne ilişkin yeni gelişme Gazimağusa Belediyesi, 4. Etap Kanalizasyon Hatları Yapım İşleri için sözleşme imzaladı Yenierenköy'de korkutan kaza: Sürücü yoğun bakıma kaldırıldı Tıp-İş “Kadrolar, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından doldurulmalı” Meral Çakıcı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı Uzmanlar "Yarınki hava El Nino veya iklim değişikliğinin göstergesi değil" Yerli ürünlerin ikisinde tavsiye dışı, birinde ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi Girne Gençlik Merkezi Derneği Halk dansları Topluluğu, KKTC'yi Portekiz'de temsil etti Maviş “Eşit ortaklık, diğer toplumu görünmez kılarak kurulmaz” 30 Ağustos Zafer Bayramı Kriteryum Yol Bisiklet Yarışı pazar günü yapılıyor Malas "Şap hastalığından sonra hayvancılık verimliliğinin arttırılması önceliğimiz" Kamacıoğlu “Yerli üretim, ekonomi politikalarının merkezine alınmalı” Savaşan “Tarafsız verilere göre UBP yükseliyor” Vuda atış alanı yanında çıkan yangın sonrasında patlamamış havan mermisi bulundu Girne Belediyesi’nden can costlarımız için yeni uygulama Trafik Eğitim Parkı eğitmenleri Polis Okulu’nda 3 günlük kursa katıldı Kıbrıslı Rum tarım örgütlerinden patates üreticilerine su verilmesi talebi Sezgün Enginsoy için çok acil kan aranıyor! Barcelona kulübü KKTC’deki kampı iptal etti DAÜ’den KKTC’li öğrencilere burs ve indirim olanakları Yürüyüş yaptığı sırada rahatsızlanarak hayatını kaybeden şahsın ölümüne ilişkin yeni gelişme Gazimağusa Belediyesi, 4. Etap Kanalizasyon Hatları Yapım İşleri için sözleşme imzaladı Yenierenköy'de korkutan kaza: Sürücü yoğun bakıma kaldırıldı Tıp-İş “Kadrolar, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından doldurulmalı” Meral Çakıcı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı Uzmanlar "Yarınki hava El Nino veya iklim değişikliğinin göstergesi değil" Yerli ürünlerin ikisinde tavsiye dışı, birinde ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi Girne Gençlik Merkezi Derneği Halk dansları Topluluğu, KKTC'yi Portekiz'de temsil etti Maviş “Eşit ortaklık, diğer toplumu görünmez kılarak kurulmaz” 30 Ağustos Zafer Bayramı Kriteryum Yol Bisiklet Yarışı pazar günü yapılıyor Malas "Şap hastalığından sonra hayvancılık verimliliğinin arttırılması önceliğimiz" Kamacıoğlu “Yerli üretim, ekonomi politikalarının merkezine alınmalı” Savaşan “Tarafsız verilere göre UBP yükseliyor” Vuda atış alanı yanında çıkan yangın sonrasında patlamamış havan mermisi bulundu Girne Belediyesi’nden can costlarımız için yeni uygulama Trafik Eğitim Parkı eğitmenleri Polis Okulu’nda 3 günlük kursa katıldı Kıbrıslı Rum tarım örgütlerinden patates üreticilerine su verilmesi talebi Sezgün Enginsoy için çok acil kan aranıyor! Barcelona kulübü KKTC’deki kampı iptal etti DAÜ’den KKTC’li öğrencilere burs ve indirim olanakları
Dolar
Euro
Sterlin

Hem utandım, hem de üzüldüm...

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Hem utandım, hem de üzüldüm...
Reklam

Bir Pazar günüydü. 2017 Aralık Ayı'nın ilk haftası. Lapta'da arkadaşımla keyifli bir gece sonrasında, güneşli bir Pazar günü. Tipik Akdeniz iklimi işte. Ne saat hava değişecek bilemediğim için sıkıca giyinmişim. Elimde dayanacağım bastonum. Anılarımda öncelikle doğduğum köy, sonrasında 2000'li yıllarda her pazar Mustafa Cemal Bey ile sabahın köründe çıktığımız dağ yürüyüşleri ve Dağcılık Spor Derneği.

Voice of the Island 2017 - Cemal Dermuş  Arkadaşımla yola koyulup Lapta dağlarına doğru yürüyüşümüze başladık. Tam da dik bir yokuşa sarılmıştık ki , bir de ne göreyim! Karşımda kayalara oyulmuş mağaralar...  Heyecanlanmaya başladığım andı. Hemen fotoğraf makinemi hazırlayıp mağaralara yanaştım. Bir yandan da arkeolog Tuncer Hüseyin Bağışkan abimden edindiğim deneyimlerle mağaraları incelemeye başladım. Deneyimlerim yanlış değilse, gördüklerim birer kaya mezarıydı. Biraz daha yürüyerek etrafı keşif yapmaya yönelmiştim ki, aniden karşıma bir avcı çıktı. Göz ucumla Gargılığına bir baktım ki bomboştu. O anda sevindim doğadaki kuşları vuramamasına. Bu nedenle enerjim yükselmiş olmalı ki daha da yüksek noktalara doğru tırmanışa geçtik. Daha yüksek noktalara çıktıkça, Lapta geçmiş tarihi ve yaşanmışlıklarıyla, dalgaların kayalıklara vurduğu Lapta sahillerinden göz kırparak el sallıyordu. Hissetmeye çalışarak Lapta'nın tarihine bakmaya çalıştım. İonyalı ozan Homeros, Truva savaşına katılan Akaların, savaşın bittiği M.Ö 1200 yılının sonrasında, Kıbrıs’a gelerek Salamis, Baf ve Lapithos kolonilerini kurduklarını kaydetmiştir.  Tarihçi Strabon ise,  M.S 23 yılında yayınlanan Geographica adlı yapıtında, Lapathos’ta bir liman ile bir gemi havuzunun bulunduğundan söz ederken, M.Ö 1200 yılı civarında Pelepones yarımadasında oturan Lakonya Kralı Praxander önderliğinde kurulduğundan da söz etmiştir. Roma devrinde Lapethia bölgesinin merkezi Lapithos kentiydi. O sırada kentte bir cimnazyum, liman, tersane, açık hava tiyatrosu ve bazı kamu binaları bulunmaktaydı. Kenti çevreleyen surlar bu dönemde yapılmış, Bizans döneminde ise sağlamlaştırılmıştı. Kent, Roma döneminin sonu, Erken Hıristiyanlık ve Bizans dönemlerinde şimdiki sahil şeridine kaydırılarak zenginliğiyle ünlenen önemli bir merkez durumuna gelir. Limanları inşa edilir ve zenginliğiyle ünlenmesinden dolayı kente ‘parlak’ anlamına gelen “LAMBUSA” adı verilir. Ancak M.S 647 yılında başlayan Arap akınlarından oldukça etkilenir. M.S 653 yılında Abul Awar komutasındaki Arap kuvvetleri tarafından kuşatılır ve M.S 654 yılında işgal edilerek yakılıp yıkılır. M.S XI. veya XII. Yüzyılda savaş veya yer sarsıntılarıyla daha da harap duruma gelen kent,  varlığını soylu feodal bir beyin mülkü olarak “Le fief de La Pison” (La Pison Tımarlığı) adıyla sürdürür. Lüzinyan döneminde kenti terk eden Lambusalılar Lapta’yı kurmaya başlarlar. Osmanlı döneminde kentin terk edilmesi daha da hızlanır. M.S XVIII. yüzyılda Lapta’da oturan Lambusalılar’ın bir bölümü Karava köyünü kurarlar. Harabeye dönen kentin evlerinden sökülen yapı taşları, yeni evlerin yapımında inşaat malzemesi olarak kullanılır. Kaynak: Tarihin Merkezindeki Lapta... Tuncer Bağışkan. 1974 öncesinde Lapta, Girne bölgesinde, Kıbrıslı Rumlara egemen olan küçük bir kasaba idi. Kıbrıslı Türkler bir mahallede yaşarken, Kıbrıslı Rumlar altı farklı mahallede yaşıyorlardı. Kasaba her zaman iki isim, Yunanca'da Lapithos ve Türkçe'de Lapta'ydı. Tarihsel Nüfus: Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, 1831 Osmanlı nüfus sayımında Müslümanlar (Kıbrıslı Türkler) nüfusun neredeyse %20'sini oluşturuyordu. Adada İngiliz yönetiminin başlangıcından yaklaşık on yıl sonra bu rakam %12'ye düştü. 1931 yılına kadar kasabanın Türk nüfusu azalmaya devam ederken, Yunan nüfusu büyüdü. 1960'ta, Kıbrıslı Türkler kasaba nüfusunun sadece %10,6’sını oluşturuyordu. Toplumlar arası çatışmalar ve bölgedeki egemen Rum nüfusun baskıları yüzünden 17 Ocak 1964'te tüm Kıbrıslı Türkler (yaklaşık 400 kişi) Lapta'dan ayrılıp Boğaz ve Zeytinlik (Temblos) köylerine sığındı... 1974'ten sonra Lapta'daki Kıbrıslı Rumlar adanın güneyi boyunca dağılmış durumda. 1974 sonrasında ata topraklarına dönebilen Kıbrıslı Türkler yanında şu anda  öncelikle Baf bölgesinden Mandria (Yeşilova), Kouklia (Sakarya), Akoresos (Akarsu), Pitargou  (Akkargı), Axylou (Aksu), Amargeti (Amarget), Lapithiou (Bozalan), Vretsia (Vretça  Dağaşan), Foinikas (Finike), Anadiou (Görmeli), Androlikou (Gündoğdu), Choulou (Hulu), Pelathousa  (Karaağaç), Timi (Ovalık), Mamountali (Soğucak) ve Larnaka ile Limasol'dan göç eden insanlar yerleşti. Ayrıca, çoğunlukla 1974 sonrasında kasabaya yerleşen Orta Karadeniz bölgesinden (çoğunlukla Çarşamba'dan) gelen insanlar var. Son on yılda birçok Avrupa vatandaşı da mülk satın aldı ve kasabaya yerleşti. Buna ek olarak, kasaba çoğunlukla inşaat ve turizmde çalışan Türkiye, Bulgaristan ve Pakistan'dan gelen birçok göçmen işçiye de ev sahipliği yapıyor. Afrodit Adası'nda, yavaş yavaş çıkıyorum Lapta tepelerine ve bir bakıyorum ki karşımda bir mağara ağzına duvar örülmüş. Çok merakla ilerlemeye başladım. Burnuma keçi dışkılarının kokusu geliyordu.  Yine kendi doğduğum köyüm gelse de aklıma, durum çok ilgimi çekmişti. Kesinlikle bu mağaraya girmeliydim. Karar verip duvardan atladım.  Avlusunda kırık dökük türbeler vardı. Okumaya çalıştım ama Rumca bilmediğim için sadece fotoğraf çektim. Mağaranın içerisini merak ettim. Me, meee, mee sesleri arasında girdiğim, yarı kilise, yarı ağıl, yarı mağara, yarı şapeldi. Keşke burası benim olsa ve burada yaşasam demekten kendimi alamadım.  Hele Şapel içerisinde gördüğüm gizli bir dolap beni bir anda Trodos Dağları'ndaki Beravasa Çamı yakınındaki bir başka şapele götürmüştü.  Etrafı gözlemleyip fotoğraflar çektikten sonra şöyle bir oturup düşünmeye başladım... Gördüğüm durumun vaziyeti, dinim farklı olsa bile beni çok üzmüştü.  Sonrasında yaptığım araştırmalar sonucu Lapta'ya hakim bir tepe üzerinde bulunan şapelin adı, Agios Georgios Spiliotis Şapeli. Maalesef ki bugün bir hayvan barınağı olarak kullanılıyor...! Bir an Ata topraklarım ve Atalarımın yattığı yerler canlandı gözlerimde. Ben de doğduğum köye gittiğimde Atalarımın yattığı yerlerde keçi koyun sürüsü görmek istemiyorum. Oraların ağıla çevrildiğini, hiç hem de hiç görmek istemiyorum.  Peki ya sizler? Görmek istemiyorsak... Sadece biraz empati... Biraz da saygı... Gerekmez mi? Voice of the Island 2017 - Cemal Dermuş

Benzer haberler

Featured
Yürüyüş yaptığı sırada rahatsızlanarak hayatını kaybeden şahsın ölümüne ilişkin yeni gelişme 28 Ağu 2026 16:22 Gazimağusa Belediyesi, 4. Etap Kanalizasyon Hatları Yapım İşleri için sözleşme imzaladı 28 Ağu 2026 16:19 Yenierenköy'de korkutan kaza: Sürücü yoğun bakıma kaldırıldı 28 Ağu 2026 16:17 Tıp-İş “Kadrolar, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından doldurulmalı” 28 Ağu 2026 16:11 Meral Çakıcı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı 28 Ağu 2026 16:08 Uzmanlar "Yarınki hava El Nino veya iklim değişikliğinin göstergesi değil" 28 Ağu 2026 15:47 Yerli ürünlerin ikisinde tavsiye dışı, birinde ise limit üstü bitki koruma ürünü tespit edildi 28 Ağu 2026 15:41 Girne Gençlik Merkezi Derneği Halk dansları Topluluğu, KKTC'yi Portekiz'de temsil etti 28 Ağu 2026 15:35 Maviş “Eşit ortaklık, diğer toplumu görünmez kılarak kurulmaz” 28 Ağu 2026 15:28