Hani Çok Da Şey Etmemek Gerek Bazen
Hani çok da şey etmemek gerek bazen. Mesela kalkınma üzerinde kafa yorarsak, Girne’deki birkaç km’lik dalgakıran yolunu Türkiye’nin yardımlarıyla yapmamızdan tutun, anayollarımızın Müslüman ülkelerin yardımıyla yapılmasını...

Voice Kıbrıs Haber
Hani çok da şey etmemek gerek bazen. Mesela kalkınma üzerinde kafa yorarsak, Girne’deki birkaç km’lik dalgakıran yolunu Türkiye’nin yardımlarıyla yapmamızdan tutun, anayollarımızın Müslüman ülkelerin yardımıyla yapılmasını... Atatürk Spor Salonu önündeki küçük çemberimizin bile bir restoran yardımıyla yeşerebildiğini... Çok da şey etmemek gerek, Mercedes marka arabalarımızın sadece beyaz ışıkları ve hava yastıklarından faydalandığımızı. Navigasyon özelliğinin bile çalışmamasına rağmen ödediğimiz boş paraları. Kendi kendine sürüş özelliğini kullanamayacağımız yollarda son model arabalarla cirit atmamızı... Neden ödedik ki bu paraları bazen? Vergi yasalarına dürüstçe uyanların hevesini kırdığımız, vergi affı yasalarımız gibi, belki de ani fevri davranışlarımız kadar Kıbrıslı olabilmemiz bazen. Alternatifsiz yargılamalarımız kadar. Sistemin içerisinde gelip geçici olabilmemizi hissetmemize kadar. Hani çok da şey etmemek gerek işte bazen. Yine bir yaz gelip geçiyor, çok da umursamamak gerek bazen birkaç ağacın yok oluşunu. Bizim düşüncemiz kriz masasına kadar bazen. Yangın helikopterinin zurnanın son deliği olması gibi. Hiyerarşimiz var en azından. İçişleri bakanı, dışişleri bakanı, içişleri bakanı, ulaştırma bakanı, içişleri bakanı, başbakan, eski tarım bakanı, dışişleri bakanı... Bakan bakıyor nasıl olsa yeniden. Konuştukça azalıyor bazen, düşünce, düşüncenin önemi, duygular, milli irade. Yok oluyor olması gerektiğini düşündüğümüz, hayranlıkla kopyala yapıştır yaptığımız sistemlerin içerisinde. Gündemin, bürokratları, yabancı düşmanı otokratları ve bozulmuş politikacıları ekonomiyi işletmek için geri getirilmesi kadar yabancı bize bazen. Hani çok da şey etmemek gerek, kendimizi bu kadar ön plana çıkarmamızı. Elimizde hiç bir koz yokken bile masalara yumruklar vurabildiğimizi. Geri dönüşümü olan bir üretim, bir fabrikamız bile olmaksızın, kendi devletimizi halen istediğimizi. Çok da takmamak gerek bunları bazen, gelenin Türk, gidenin Türk olması gibi halen.
Benzer haberler
Featured
Cumhurbaşkanı Erhürman ve Başbakan Üstel arama çalışmalarını TCG IŞIN’dan takip ediyor
Gemi faciasının ardından hastanede tedavi altına alınan 19 yaralıdan 13'ü taburcu oldu
Erhürman “Şu anda bütün konsantrasyonumuz derindeki batığa ulaşmak”
Üredi “Firmaya yönelik şikayetler neden dikkate alınmadı?”
MMO "Gemi değil, ülke Alabora oldu"
Şehir Plancıları Odası “Yeni plan değişiklikleri gerektiren projelerin oldu-bitti anlayışıyla gündeme getirilmesi ciddi bir yönetim sorunudur"
Güneşköy'deki yangına ağaçlar zarar gördü
Özersay “Arıklı’nın soruşturmanın selameti için bu sürede o görevde kalması sakıncalıdır”
Lefkoşa ve Gazimağusa’da uyuşturucu operasyonu: İki tutuklu


