Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Hamas "Netanyahu arabulucuların çabalarını baltalıyor" Fransa'da aşırı sıcaklar nedeniyle 7 bin 300'den fazla ölüm kaydedildi Döviz piyasalarında günün son rakamları (19 Ağustos 2026) Hocanın Güzelyurt Meslek Lisesi'ndeki olaya ilişkin açıklama yaptı Yılmaz "Fiber Projesi, stratejik bir kalkınma hamlesidir" Kolombiya'daki depremde can kaybı 300'ü aştı Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon temmuzda yükseldi Özersay “Liyakate dayalı bir devleti yeniden inşa etmeliyiz” AJet'ten yurt dışı biletlerde 29 dolardan başlayan fiyatlarla indirim kampanyası İncirli “Kayıt dışı yaşamla mücadele önceliklerimizin başında” Borsa günü yüzde 2,34 değer kazanarak tamamladı İstanbul Adalar'da peş peşe depremler Üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi: 7 kişi tutuklandı, 48 araç trafikten men edildi GABFEST 2026’da 3x3 sokak basketbolu kayıtları başladı Fiber optik ek protokolü Ankara'da imzalandı Hava sıcaklığı iç kesimlerde 40 dereceye kadar çıkacak Akpınar “YÖDAK üniversiteleri sıralamak yerine yükseköğretimi planlamalıdır" "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 66. duruşması sona erdi Sağlık Bakanlığı HPV aşısı uygulamasının uzatıldığını duyurdu Nöbetçi eczaneler (19 Ağustos 2026) Hamas "Netanyahu arabulucuların çabalarını baltalıyor" Fransa'da aşırı sıcaklar nedeniyle 7 bin 300'den fazla ölüm kaydedildi Döviz piyasalarında günün son rakamları (19 Ağustos 2026) Hocanın Güzelyurt Meslek Lisesi'ndeki olaya ilişkin açıklama yaptı Yılmaz "Fiber Projesi, stratejik bir kalkınma hamlesidir" Kolombiya'daki depremde can kaybı 300'ü aştı Euro Bölgesi'nde yıllık enflasyon temmuzda yükseldi Özersay “Liyakate dayalı bir devleti yeniden inşa etmeliyiz” AJet'ten yurt dışı biletlerde 29 dolardan başlayan fiyatlarla indirim kampanyası İncirli “Kayıt dışı yaşamla mücadele önceliklerimizin başında” Borsa günü yüzde 2,34 değer kazanarak tamamladı İstanbul Adalar'da peş peşe depremler Üç ilçede eş zamanlı asayiş ve trafik denetimi: 7 kişi tutuklandı, 48 araç trafikten men edildi GABFEST 2026’da 3x3 sokak basketbolu kayıtları başladı Fiber optik ek protokolü Ankara'da imzalandı Hava sıcaklığı iç kesimlerde 40 dereceye kadar çıkacak Akpınar “YÖDAK üniversiteleri sıralamak yerine yükseköğretimi planlamalıdır" "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının 66. duruşması sona erdi Sağlık Bakanlığı HPV aşısı uygulamasının uzatıldığını duyurdu Nöbetçi eczaneler (19 Ağustos 2026)
Dolar
Euro
Sterlin

Gıdalar hakkında yanlış bildiğimiz doğrular

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News
Gıdalar hakkında yanlış bildiğimiz doğrular
Reklam

İnek sütü ve buğday gerçekten de sağlıksız mı? Beslenme uzmanı Martijn Katan’a göre bunlar yalan yanlış bilgiler. İşte besin maddeleri hakkında yanlış bilinen doğrular, doğru bilinen yanlışlar…

"Kendini iyi hissetmeyen biri, suçu hemen yediklerine atar" diyen beslenme bilimleri uzmanı Martjin Katan, bunu şöyle açıklıyor: "Günde en az üç kez yemek yiyiyoruz. Hal böyle olunca da bir rahatsızlık hissettiğimizde hemen sorumlusunun yediklerimiz olabileceğini düşünüyoruz."

Hangi besinlerin daha sağlıklı olduğuna, hangilerinin hastalık ve alerjilere karşı koruduğuna dair yüzlerce teori mevcut. Süper gıdalardan mucize diyetlere, sağlıksız besinlerden süpermarketlerdeki görünmez tehlikelere kadar yığınla haber ve uyarı yapılıyor. Peki bunların hangisi doğru, hangisi yanlış? Çoğu "şehir efsanesi" haline gelmiş yanlış bilgiler konusunda Martijn Katan bizi aydınlatıyor:

1. Efsane: Organik gıda maddeleri, geleneksel yolla üretilenlerden daha sağlıklı. Organik tarım, toprak için çok büyük bir değere sahip. Ancak ne yazık ki organik ürünler, geleneksel tarım ürünlerine göre daha sağlıklı değil. Örneğin ikisinde de pestisit oranı o kadar düşük ki, aradaki fark pek kaydadeğer değil. Gerçi organik ürünlerde nitrat oranı daha düşük. Ama bunun sağlıklı olup olmadığı henüz tartışmalı bir mevzu. Eskiden vücuttaki nitratın kanserojen bir etkiye sahip olduğu düşünülüyordu. Ancak bugün, bunun doğru olmadığı biliniyor. Hatta nitratın, tansiyon düşürücü bir etkisi de olabilir. Bu da o kadar fena bir şey olmasa gerek. Yine de organik tarım ve hayvancılığı desteklemek için yeterince neden var. Örneğin organik havyan besiciliğinde daha az antibiyotik kullanılıyor. Yoğun antibiyotik kullanımı, dayanıklı bakteri türlerinin oluşmasına neden oluyor. Bu ise herkes için tehlike arzedebilir. 2. Efsane: Çiğ gıda daha sağlıklı, zira pişirme ya da haşlama sırasında pek çok değerli besin maddesi kayboluyor. Sebzeler, değerli besin maddeleri açısından zengin değildir. Ancak bol miktarda C vitamini ve folik asit içerir. C vitamini pişirme işlemi sırasında azalır. Ancak bunun pek bir önemi yoktur. Zira C vitami yetersizliği, günümüz toplumunda sorun olmaktan çıkmıştır. Buna karşın sebzeleri pişirmenin ya da haşlamanın pek çok faydesı vardır: Pişmiş sebzenin yoğunluğu azalacağından daha fazla tüketilebilir. Ayrıca E.coli O1570 gibi birçok zararlı bakteri, pişirme esnasında yok edilir. 3. Efsane: İnek sütü sağlıksızdır ve pek çok alerjik reaksiyona neden olur. Sütün yağı gerçekten de sağlıksızdır. Kandaki kolestrolü artırır ve böylece kalp-damar rahatsızlıklarına davetiye çıkarır. Bu nedenle az yağlı süt ürünleri tercih edilmelidir. Bunda ise zarar değil, pek çok yarar vardır: B12 vitamini, iyot, kalyum, çinko ve B vitamini gibi. Ayrıca süt iyi bir protein kaynağıdır. Küçük çocukların yüzde 1 ile 2’si gerçekten de süt proteinine karşı alerjik tepki verir. Ancak bu çoğu kez geçici bir durumdur ve büyüyünce kaybolur. Süt şekeri, Afrika, Asya ve güney Avrupa kökenli bazı insanlara iyi gelmez. Ancak bu durum, genelde sadece aşırı süt tüketiminden sonra hissedilir. Sütün olumsuz bir yönünü de burada belirtmemiz lazım: Düşük de olsak erkeklerde muhtemelen prostat kanserinin tetikleyici unsurları arasında yer almaktadır. Ayrıca kolon kanserini tetiklediği söylesense de, bu yönünde henüz güçlü bulgulara rastlanmadı. 4. Efsane: Kilo vermek isteyenler karbonhidrat tüketmemeli. Zira karbonhidratlar kan şekerini yükseltir, insülin salınımını artırır ve böylece yağ yakılması bloke edilir. Her diyet işe yarar. İster daha az karbonhidrat tüketin, ister daha az yağ ya da A’dan Z’ye daha az gıda. Bir diyette, canınızın her çektiğini yemediğiniz için otomatik olarak daha az gıda maddesi tüketirsiniz. Yemek alışkanlıklarımızı bozan her eylem, kalori alımını azaltır. Üç milyar yıl boyunca insan vücudu, kalori kaybetmemeye odaklanıyor. Boğazdan giren her şey ya yakılır, ya kasa dönüşür ya da depolanır. İster karbonhidrat olsun ister yağ; hiçbir besin maddesi dışarı atılmaz. Hangi bankaya para yatırdığımın hiçbir önemi yok. Önemli olan ne kadar yatırdığımdır. Nasıl ki yatırdığım paraların tümü banka hesabıma gidiyorsa, yediklerimin hepsi de mideme gidiyor. 5. Efsane: Buğday sağlıksızdır ve bu nedenle tüketilmemelidir. Bazı insanların bünyesi gluten kaldıramaz ve buğday proteinlerinden rahatsız olur. Buna çölyak hastal��ğı denir ve görülme sıklığı her bin kişide 1 ile 5 arasındadır. Bunun dışındakilerin buğdayla ilgili bir sorunu yoktur. Buna rağmen buğday içeren ürünlerin, sağlık sorunlarımızın çoğunun kaynağını oluşturduğu fikri yaygınlaşmıştır. Hepimizin bazı sağlık sorunları olabilir: Kimimiz ağrılardan, kimimiz yorgunluk ya da uykusuzluktan, kimimiz depresyondan şikayet ediyoruz. Örneğin milyonlarca kadın, "huzursuz bağırsak sendromu" denilen bir hastalıktan muzdarip. Bu rahatsızlıkta plasebo etkisi çok sık görülür. Bu nedenle buğday, sendromun baş sorumlusu olarak yaftalanmıştır ve buna yaygın şekilde inanılır. Oysa buğdayın insanlarda büyük oranda hastalıkları tetiklediği yönünde hiçbir kanıt mevcut değildir. 6. Efsane: C vitamini hastalıkları önler. O yüzden bol bol tüketilmelidir. Bu teori kapsamlı bir şekilde test edildi. C vitamini hastalıklara karşı korumaz. Her gün bol bol C vitamini alsanız bile, bir sonraki hastalığınız 5 yerine belki 4,5 gün sürebilir, o kadar. Ancak bunun için her gün 1000 mg C vitamini almak gerekir. Bu ise kesinlikle sağlıklı değildir. İki büyük araştırma gösteriyor ki, aşırı dozda C vitamini yüklemesi yapmak, böbrek taşlarının oluşmasına neden olabiliyor. Zira C vitaminin bir bölümü vücutta Oxalat maddesine dönüşüyor. Bu madde ise böbrek taşlarının yapı taşlarından birini teşkil ediyor. Yani büyük miktarlarda vitamin almak, asla cezasız kalmaz. 7. Efsane: Şeker, çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna neden olur. Bu tez 50 yıl önce ABD’de ortaya atıldı ancak bunun da doğru olmadığı anlaşıldı. Ardından dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) şekerin değil, yapay renklendiricilerin neden olduğu ileri sürüldü. Fakat bu iddianın ispatına yönelik de güçlü kanıtlar bulunamadı. Belki gerçekten bazı çocuklarda bu bir etken olabilir. Ancak DEHB görülen çocukların büyük bir bölümü "normal" çocuklardan oluşuyor. Günümüzde özellikle şehirlerde çocuklar için alanlar çok dar olduğundan, hareketli çocukların davranışları daha çok dikkat çekiyor. Örneğin bir çiftlikte yaşayan çocuklar istedikleri kadar hiperaktif olsun, bu kimseyi rahatsız etmez.
Peki, sağlıklı bir yaşam için nelerden uzak durmalıyız? Asıl büyük tehilkeler sigara, içki ve aşırı kilodan kaynaklanıyor. Örneğin Almanya gibi sanayi toplumlarının en büyük sorunu, gıda maddelerinin aşırı miktarda olması. Bu da aşırı kilo ve kanser gibi hastalıkları tetikliyor. Martijn Katan, Hür Amsterdam Üniversitesi Beslenme Bilimleri Kürsüsü emekli profesörüdür. NRC Handelsblad adlı günlük Hollanda gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca “Ekmek bize neden zarar vermez ve mikrodalga fırınlar vitaminleri neden öldürmez” adlı kitabın yazarıdır.

Benzer haberler

Sağlık
Nöbetçi eczaneler (19 Ağustos 2026) 19 Ağu 2026 16:50 Şekerli içecekler ilk kez mide kanseriyle ilişkilendirildi 19 Ağu 2026 08:29 Nöbetçi eczaneler (18 Ağustos 2026) 18 Ağu 2026 17:14 Nişasta bazlı şeker tüketimi obezite ve kronik hastalık riskini artırıyor 17 Ağu 2026 20:36 Nöbetçi eczaneler (17 Ağustos 2026) 17 Ağu 2026 17:15 Kongo’da Ebola salgını ülke tarihinin en ölümcül seviyesine ulaştı 17 Ağu 2026 14:47 Nöbetçi eczaneler (16 Ağustos 2026) 16 Ağu 2026 09:50 Kediden kuduz geçer mi? 15 Ağu 2026 19:09 Nöbetçi eczaneler (15 Ağustos 2026) 15 Ağu 2026 14:24