Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
Nazlı "Fatura halka kesilirken büyük sermaye korunuyor" Kılınç “SAMTAY Vakfı olarak bilgiye erişimi ücretsiz kütüphanelerle yaygınlaştırıyoruz” Operanın Genç Yetenekleri Bellapais Manastırı'nda konser verdi Müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması yönündeki açıklamalar yeni tartışmalara neden oldu Üstel “UBP ilk seçimde eser ve hizmet siyasetini tüm beldelerle de buluşturacak” Gençlik Fotoğraf Sergisi Bedesten'de ziyarete açıldı İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi BM Genel sekreterinin TC-AB ilişkilerini Kıbrıs sorununda sağlanacak ilerlemeye bağlama girişimi zorlayıcı iddiası KTTB tıp ve diş hekimliği uzmanlık belgelerini onaylamama kararı aldı Aytan Tosun,yağlı direkten bayrağı almayı başardı Medya Başarı ve Teşvik Ödülleri açıklandı Avustralya, sosyal medya yaş sınırını ihlal eden platformlara cezayı iki katına çıkarıyor Tam Demokrasi Platformu, Gürlek’i KKTC Temsilcisi olarak atadı Holguin Avrupa Birliği’ni hızlandırılmış süreçte bir tren gibi görüyor Meclis yarın toplanacak: Gündemde 10 yasa tasarısı, 3 rapor, 3 karar tasarısı ve 1 yasa önerisi var İskele Festivali'nde bu akşam Geleneksel Kostüm Defilesi ve "Bay ve Bayan Festival Güzeli Seçimi" yapılacak Yeşilçam'ın usta ismi son yolculuğuna uğurlanıyor Venezuela'da bir deprem daha Trump: "İran'da başlattığımız işi tamamlamak zorunda kalabiliriz" Trafik denetimlerinde 2 bin 525 araç sürücüsü kontrol edildi Nazlı "Fatura halka kesilirken büyük sermaye korunuyor" Kılınç “SAMTAY Vakfı olarak bilgiye erişimi ücretsiz kütüphanelerle yaygınlaştırıyoruz” Operanın Genç Yetenekleri Bellapais Manastırı'nda konser verdi Müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden yeniden başlaması yönündeki açıklamalar yeni tartışmalara neden oldu Üstel “UBP ilk seçimde eser ve hizmet siyasetini tüm beldelerle de buluşturacak” Gençlik Fotoğraf Sergisi Bedesten'de ziyarete açıldı İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi BM Genel sekreterinin TC-AB ilişkilerini Kıbrıs sorununda sağlanacak ilerlemeye bağlama girişimi zorlayıcı iddiası KTTB tıp ve diş hekimliği uzmanlık belgelerini onaylamama kararı aldı Aytan Tosun,yağlı direkten bayrağı almayı başardı Medya Başarı ve Teşvik Ödülleri açıklandı Avustralya, sosyal medya yaş sınırını ihlal eden platformlara cezayı iki katına çıkarıyor Tam Demokrasi Platformu, Gürlek’i KKTC Temsilcisi olarak atadı Holguin Avrupa Birliği’ni hızlandırılmış süreçte bir tren gibi görüyor Meclis yarın toplanacak: Gündemde 10 yasa tasarısı, 3 rapor, 3 karar tasarısı ve 1 yasa önerisi var İskele Festivali'nde bu akşam Geleneksel Kostüm Defilesi ve "Bay ve Bayan Festival Güzeli Seçimi" yapılacak Yeşilçam'ın usta ismi son yolculuğuna uğurlanıyor Venezuela'da bir deprem daha Trump: "İran'da başlattığımız işi tamamlamak zorunda kalabiliriz" Trafik denetimlerinde 2 bin 525 araç sürücüsü kontrol edildi
Dolar
Euro
Sterlin

'Geleceğin evi akıllı değil yeşil olacak'

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News

'Geleceğin evi akıllı değil yeşil olacak'

Gelecekte içinde yaşadığımız evler bizi dış dünyadan ayırmak için değil, bizi de doğanın bir parçası yapmak için inşa edilecek.

Günümüzde içinde yaşadığımız yapılar doğadan oldukça kopuk bir hayat sürmemize sebep oluyor. Bazı ofislerde camları elle açmak bile mümkün değil. Doğadan bu derece kopuk yaşamanın zararlarını gündeme getiren ve doğa ile mimariyi birleştirmeyi öneren Dr. Rachel Armstrong, evlerimize birkaç çiçek koymanın da yeterli olmadığını düşünüyor. Newcastle Üniversitesinde deneysel mimari eğitimi veren Armstrong için çatıları birer bahçeye çevrilmiş binalar da yeterli değil. Doktorun aklındaki fikirler, doğa ve mimariyi birbirinden ayırt etmeyen yapılar inşa etmek üzerine. Armstrong, atık suyunu geri dönüştürebilen, kendi elektriğini üreten ve diğer birçok hizmet sunabilen yapılar hayal ediyor. Bu yıl üçüncü yılına giren LIAR Yaşayan Mimari projesi banyolarımızın, mutfaklarımızın ya da ticari alanların nasıl çevreye duyarlı alanlar haline getirilebileceğini inceliyor. Doğa ile iç içe üretilen binaların iç duvarları üç farklı tür biyoreaktör şeklinde inşa edilebilir. Bunlardan ilki, elektrik ve temiz su üretmek için anaerobik bakteri barındıran yakıt hücrelerinden oluşan duvarlar. Bir diğeri yakıt ya da gıda için canlı kütle üreten, alglerle çalışan bir ışığa duyarlı biyoreaktör. Sonuncusu ise alkol ya da diğer bitki tabanlı malzemeleri üretebilen sentetik bir biyoreaktör. Odaları birbirinden ayırmaktan başka bir işe yaramayan çimento ve tuğlalara bu binaların duvarlarında yer yok.
https://youtu.be/LX8aT-Hb5FE Çalışma yürüten farklı organizasyonlar var Bu çalışmalar aslında çok yeni sayılmaz. 1970’lerde New Alchemy Institute (Yeni Simya Enstitüsü) adıyla kurulan ve bugün çalışmalarına Green Center (Yeşil Merkez) olarak devam eden organizasyon, güneş enerjisi, organik tarım, su ürünleri yetiştiriciliği ve biyo-barınak tasarımları ile sürdürülebilir sistemlerde öncü rolü üstlenmişti. Almanya’da da Bio-Intelligent Quotient (BIQ) adlı organizasyon, dünyanın alg ile çalışan ilk binasını inşa etti. Güneşe bakan iki cephesindeki duvarları alglerle kaplı olan bu yapı güneş ışığı ve karbondioksitten faydalanarak elektrik üretiyor. Algler tarafından kullanılmayan güneş enerjisi ise sıcak su sağlamak ve binayı ısıtmak için kullanılıyor. ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde BioMasons adlı bir şirket kum ile mikroorganizmaları birleştirerek sert tuğlalar elde ediyor. Normalde tuğlaları sertleştirmek için pişirmek gerekiyor. Bu işlem sırasında çevreye çok fazla ısı ve zararlı gaz yayılıyor. New York’tan Ecovative Designs adlı bir girişim de mantarların kök yapısını oluşturan miselyumu kullanarak beton kadar sert tuğlalar üretiyor. Her iki girişim de tuğlalarını ‘yetiştirdiği’ için, yetiştirme kabının şeklini değiştirerek dilediği şekillerde tuğlalar elde edebiliyor. Biyo yapılar uzayda daha önemli Biyolojik yaşam alanlarının dünyada birçok faydası var ancak uzay yolculukları söz konusu olduğunda biyo-yapılar çok daha fazla değer kazanıyor. NASA Mars’a yapılacak insanlı yolculuklarda nasıl bir uzay aracı kullanılması gerektiğini belirlemeye çalışıyor. Bu araçtaki astronotların hayatta kalabilmesi için bu uzay aracının sürdürülebilir olması gerekiyor. Armstrong bu alanda NASA’ya yardımcı olmak için Star Ark: A Living, Self-Sustaining Spaceship (Yıldız Gemisi: Canlı ve Sürdürülebilir Uzay Gemisi) adlı bir kitap yazdı. NASA şu anda plastik bir yaşam alanını çevreleyen miselyum tabanlı bir mimari üzerinde çalışıyor. Miselyum sporları (görev sırasında üretilen organik atıklardan üretilen) kurutulmuş hammadde ile beslenecek ve su ve ısı ile birlikte sporlar çalışmaya başlayacak. Miselyum yapılar sadece yalıtım açısından iyi değil aynı zamanda ateşe de dayanıklı. Ancak miselyum melanin açısından zengin mantarlardan üretiliyor ve bu yüzden radyasyonu emebilir. Radyasyona maruz kalmak, insanların uzay macerasında en büyük sorunlardan biri. Bugün uzmanlar geleceğin evlerinin sadece yeni teknolojik cihazlarla akıllı hale gelmesinin yeterli olmadığını düşünüyor. Yaşam alanlarının da içindekiler gibi yaşaması gerekiyor. İçinde yaşadığımız şehir tıpkı bizim gibi nefes alıp vermeli. Bunun tohumları şimdi atılıyor. Bakalım neler büyüyecek. (dunyahalleri)  

Benzer haberler

Dünya
İsrail'in onay vermemesi nedeniyle Gazze'deki hastaların tedavi için yurt dışına çıkışı iptal edildi 2026-06-28 13:11:26 Avustralya, sosyal medya yaş sınırını ihlal eden platformlara cezayı iki katına çıkarıyor 2026-06-28 12:40:35 Venezuela'da bir deprem daha 2026-06-28 11:01:00 Trump: "İran'da başlattığımız işi tamamlamak zorunda kalabiliriz" 2026-06-28 10:41:40 Cumhurbaşkanı Vucic, birkaç hafta içerisinde istifa edeceğini duyurdu 2026-06-28 09:58:53 Paris'te sıcak hava felaketi: Cenaze salonları doldu 2026-06-28 09:51:12 Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 1400'ü aştı 2026-06-28 09:44:38 ABD'den İran yeni hava saldırısı 2026-06-28 09:33:29 BM'ye göre Venezuela'yı vuran depremlerden 6,76 milyona kadar insan etkilenebilir 2026-06-27 22:08:43