Kıbrıs Haber
Kıbrıs
English News
Dolar
Euro
Sterlin
SON DAKİKA
AB'den Rusya'ya yeni yaptırım hazırlığı Genç yetenekler Eskişehir’de parladı Döviz piyasalarında günün son rakamları (2 Temmuz 2026) Ada’nın Slovenya serüveni başladı Çocuk Tiyatro Festivali düzenleniyor Serdaroğlu yeniden Genel Başkan seçildi Borsa günü yüzde 0,73 değer kazanarak tamamladı Baykallı “Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz” Lefkoşa’da bazı yollar trafik akışına kapatılacak GÜÇ-SEN, yarın Gazimağusa Limanı’nda uyarı grevi yapacak Türkiye Drift Şampiyonası’nda Rüzgar Okman fırtınası ABD'de tarım dışı istihdam haziranda beklentilerin altında kaldı AÖA’nın 2026-2027 Akademik Yılı öğrenci kabul süreci başladı Alas, küresel petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen zamların geri çekilmemesini eleştirdi Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve eşi, Derviş Eroğlu ve eşini Cumhurbaşkanlığı'na ağırladı Aynur Orhan için acil kan aranıyor! Almanya'da hastanede çıkan yangında 2 kişi öldü AB'nin Google'a verdiği 4,1 milyar euroluk rekabet cezası kesinleşti Kemal Baykallı "Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz" 28’inci Naci Talat Halı Saha Futbol Anı Turnuvası başlıyor AB'den Rusya'ya yeni yaptırım hazırlığı Genç yetenekler Eskişehir’de parladı Döviz piyasalarında günün son rakamları (2 Temmuz 2026) Ada’nın Slovenya serüveni başladı Çocuk Tiyatro Festivali düzenleniyor Serdaroğlu yeniden Genel Başkan seçildi Borsa günü yüzde 0,73 değer kazanarak tamamladı Baykallı “Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz” Lefkoşa’da bazı yollar trafik akışına kapatılacak GÜÇ-SEN, yarın Gazimağusa Limanı’nda uyarı grevi yapacak Türkiye Drift Şampiyonası’nda Rüzgar Okman fırtınası ABD'de tarım dışı istihdam haziranda beklentilerin altında kaldı AÖA’nın 2026-2027 Akademik Yılı öğrenci kabul süreci başladı Alas, küresel petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen zamların geri çekilmemesini eleştirdi Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve eşi, Derviş Eroğlu ve eşini Cumhurbaşkanlığı'na ağırladı Aynur Orhan için acil kan aranıyor! Almanya'da hastanede çıkan yangında 2 kişi öldü AB'nin Google'a verdiği 4,1 milyar euroluk rekabet cezası kesinleşti Kemal Baykallı "Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz" 28’inci Naci Talat Halı Saha Futbol Anı Turnuvası başlıyor
Dolar
Euro
Sterlin

Esra Aygın: Hayaletlerle kavga etmeyi sona erdirelim

Paylaş
Facebook X LinkedIn Google News

Esra Aygın: Hayaletlerle kavga etmeyi sona erdirelim

Esra Aygın Kıbrıs’ın önemli gazetecilerinden. Esra her iki tarafın basınında yer alan yazılarıyla Kıbrıs sorununun çözülmesine katkı koymaya çalışan gazeteci ve Unite Cyprus Now sivil hareketinin barış aktivisti olarak tanınıyor.

Voice of the Island 2018 -Kyriacos Kiliaris Esra Aygın kimdir? Kıbrıslıyım öncellikle, anneyim, insanım, barışsever bir insanım. Bölünmüş bir ülkeye ait olmak beni çocukluk yıllarımdan beri çok etkiledi. Annemle babam Limasol’dan göçmen ve ben hep Limasol’un hikayeleri ile büyüdüğüm için kendimi Girne’ye ait hissetmedim. Hep göremediğim, ulaşamadığım bir yere ait hissettim. Bunun etkisi ise birçok şeyi küçük yaşta sorgulamaya başlamam ve lise yıllarından itibaren gazeteci olmak istemem oldu. Böylece büyüyünce Amerika’da gazetecilik okuyorum ve 2000 yılından bu yana gazetecilik yaparak Kıbrıs müzakerelerini takip ediyorum. Ama gazetecilik bana yetmedi. Kıbrıs barış sürecine daha aktif olarak katılmak istiyordum ve ondan dolayı barış aktivisti oldum. Benim için, Kıbrıs’ta bir şeyleri değiştirebilmek, insanların bazı şeyleri sorgulayabilmesini sağlamak, kafalarda ufacık bir acaba sorusu yaratabilmek bir başarıdır. Esra, son yıllarda Kıbrıs Müzakerelerini yakından takip ediyorsun. Crans Montana’daki müzakerleri nasıl yaşadın? Benim için travmatik bir tecrübeydi. Çünkü Crans Montana’da gerçekten bir çözüme çok yakın olduğumuza ve bunun mümkün olduğuna şahit oldum. Mesela daha önceki Annan planını çok yakından takip ettim. Burgenstok’taydım. Orada da bir çözüm olacağı umudum vardı ama hiçbir zaman bu kadar yakın olduğumuzu düşünmemiştim. İlk defa iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüme bu kadar yaklaştık. İhtiyacımız olan her şey masadaydı. Ne yazık ki her şeyi Crans Montana’daki masada bıraktık ve geldik. Eğer gerekli niyet ve cesaret olsaydı o masada olanlar Kıbrıs’a bir çözümle dönebilirdi ve bugün çok farklı şeyler konuşuyor olabilirdik. Maalesef o cesaret yoktu. Kıbrıs’ın barış sürecine medyanın nasıl bir etkisi var? Genelleme yapmak istemiyorum. Ama her iki taraftaki medyanın tavırlarını ikiye ayırabiliriz. Mümkün olduğunca her iki tarafın da görüşlerini dinlemeye ve anlamaya ve her iki tarafın da isteklerini ve endişelerini yansıtmaya çalışan gazeteciler var. Ama her iki tarafta da, özellikle işler ciddiye bindiğinde, tek tarafın çıkarlarına göz eden, tamamıyla bir propaganda aracı gibi davranan gazeteciler de var. Bu gazeteciler sürece olumlu bir katkı koyamaz. Beni en rahatsız eden şey, liderliklerin tarafların medya mensupları arasında yaptığı ayrımdır. Bu iki tarafta da oluyor. Liderler toplantılardan sonra kendi dillerinde briefing veriyorlar. Mesela Kıbrıslı Rum lider Yunanca veriyor, Kıbrıslı Türk lider Türkçe veriyor. Böylece dili bilmeyen gazeteciler dışlanıyor. Biz masada barış görüşüyoruz ama iletişim yolumuz savaş koşullarında gibi oluyor. Sadece kendi tarafıma konuşuyorum mantığıyla. İdeal olan iki liderin ortak açıklama yapmasıdır. Ama bu mümkün olmazsa eğer, en azından liderler, ortaklık kurmaya çalıştıkları tarafın gazetecileriyle iletişim yolunu bulmak zorundalar. Barış aktivisti olarak katıldığınız Unite Cyprus Now hareketi fikri nasıl doğdu? İki sene boyunca çok umutlu giden bir müzakere süreci oldu. Liderler o kadar ilerlemeler elde etti ki toplumlarda çok büyük inanç, umut oluşturdu. O dönemde her iki taraf da bu sefer olacak, ülkemiz birleştirilecek, barış geliyor gibi bir hava vardı. Ama masada bazı şeyler ters gitmeye başladı. Olumsuzluklar yaşanmaya başladı, liderlerin birbirine olan güveni sarsıldı, Enosis krizi yaşandı. Liderler aylarca görüşemedi. Ve ben içimde çok büyük bir öfke hissettim. Nasıl olur da iki senede yaşanan tüm bu ilerlemelere rağmen bu noktaya gelinebilir ve insanlar bu duruma karşı nasıl bu kadar tepkisiz kalabilir? İki tarafta da tepki görmek istedim. Halkın iki toplumun liderlerinden hesap sormasını istedim. İki lider de Kıbrıs sorununu çözme sözüyle seçildiler ve toplumlarda bir tepki yoktu. Mayıs ortasında bu kötü atmosferde liderlerin son programlanmış görüşmesi yer aldı. Biz de olumlu bir sonuç bekliyorduk. Ama kötü ve sonuçsuz geçti. Ben de facebook üzerinden şöyle bir paylaşım yaptım: şu anda yazmam gereken haber şu olmalıydı.  “Binlerce kişi, çok umutlu giden bir müzakere sürecinin hiçbir anlaşmaya varılmadan sona erdiğini protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü.” Tamamen kurgu bir haber yazdım. Bunun üzerine bazı Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk takipçilerimden mesaj almaya başladım. Herkes benimle hemfikir ve öfkeli olduğunu yazıyordu. Ben de “madem ki herkes böyle hissediyor o zaman… hade sokağa” cevabını yazdım. Onlarla konuştum ve facebook üzerinden bir sonraki gün için Lokmacı’da liderleri protesto etmek üzere bir event yarattım. Bayağı kalabalıktı ve ondan sonra kendi doğalında “yarın gene burada olacağız” sesleri yükseldi ve biz aylarca her gün için bir event daha yaratıyorduk. Böylece kendi doğalında devam eden ve oluşan bir hareket doğdu. Mesajımız “siz Kıbrıs sorununu çözme sözünüzü tutun, masaya dönün”dü. Şimdi umut var mı? Umut her zaman var ama sorguladığım şey istek olup olmadığıdır. Çünkü istek varsa, umut mutlaka var ve imkân da var. Maalesef her şeyi bir anlaşmadan sonraya erteliyoruz ve bu da benim ne kadar barışı istediğimizi sorgulamama neden oluyor. Şöyle düşünüyorum… Aslında masada bazı şeylerin çözülmesini beklememize gerek yok. Kıbrıs’ta barışı temellendirme konusunda atabilecek birçok adım var. Örneğin geçiş noktaları 2003 yılında açıldı. Biz o zaman okullarımızda Υunanca ve Türkçe dilini öğretmeye başlasaydık, şu anda 14 yaşına girmiş birbirinin dilini anlayıp konuşabilen bir nesil yetiştirmiş olacaktık ve aslında çok farklı bir ortam yaratmış olacaktık. Son olarak biz Kıbrıslılar olarak geçmişe bir çizgi çizip geleceğimize odaklanmamız zamanının geldiğinin altını çizmek isterim. Hayaletlerle kavga etmeyi sona erdirelim, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek şansını verebilmek için, geçmişi -unutmayarak tabi ki- aşabilelim. Voice of the Island 2018 -Kyriacos Kiliaris    

Benzer haberler

Featured
AB'den Rusya'ya yeni yaptırım hazırlığı 2026-07-02 21:58:33 Genç yetenekler Eskişehir’de parladı 2026-07-02 21:54:11 Döviz piyasalarında günün son rakamları (2 Temmuz 2026) 2026-07-02 21:49:27 Ada’nın Slovenya serüveni başladı 2026-07-02 21:36:47 Çocuk Tiyatro Festivali düzenleniyor 2026-07-02 21:27:40 Serdaroğlu yeniden Genel Başkan seçildi 2026-07-02 20:57:50 Borsa günü yüzde 0,73 değer kazanarak tamamladı 2026-07-02 20:36:17 Baykallı “Kıbrıs konusunda devletin iki dili olamaz” 2026-07-02 20:20:00 Lefkoşa’da bazı yollar trafik akışına kapatılacak 2026-07-02 19:46:52