"Enflasyonu düşürmekte kararlıyız"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Naci Ağbal, "Fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız." dedi.
Ağbal, "2021 Yılında Para ve Kur Politikası" çevrim içi tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, 2021 Para ve Kur Politikası"nın TCMB'nin uygulayacağı para, kur ve likidite politikalarının çerçevesini belirlediğini dile getirdi.
Para ve kur politikasını hazırlarken geçmiş dönem para ve kur politikası uygulamalarını kapsamlı bir şekilde gözden geçirdiklerini belirten Ağbal, "TCMB bilançosu ile para ve likidite politikası araçlarının kullanılma biçimlerini ve sonuçlarını tek tek değerlendirdik. Para Politikası Kurulu ve ilgili birimlerimizle uzun çalışmalar, kapsamlı analizler ve değerlendirmeler yaptık. Ayrıca farklı kurumlardan ve sektörlerden temsilcilerle, akademisyenlerle ve diğer paydaşlarımızla görüşmeler yaptık, görüş alışverişinde bulunduk. Ortaya çıkan bu politika dokümanı bütün bu çalışmaların bir sonucudur. TCMB için 2021 yılında yol haritasını oluşturan bu politika çerçevesini çok önemsiyoruz." diye konuştu.
"ENFLASYONU DÜŞÜRMEKTE KARARLIYIZ"
Fiyat istikrarının önemine dair düşüncelerini paylaşan Ağbal, "Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, istihdam ve toplumsal refahın ön koşuludur. Merkez Bankaları toplumsal refah artışına en büyük katkıyı fiyat istikrarını sağlayarak yaparlar. Bu nedenledir ki TCMB'nin kendisine yasa ile verilmiş görevinin de temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır Fiyat istikrarı ekonomik istikrarın ön koşuludur. Fiyat istikrarını kalıcı hale getirdiğimizde verimlilik ve rekabet gücümüz artacak, yatırım, üretim, istihdam artış gösterecek, Türkiye olarak daha fazla uluslararası sermaye yatırımını ülkemize çekmiş olacağız. Böylelikle, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması noktasında önemli ilerlemeler sağlayacağız. Ve insanımızın refahı bu sayede sürekli şekilde artış gösterecektir. Bu açıdan fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız." ifadelerini kullandı.
EKONOMİK GÖRÜNÜM DEĞERLENDİRMESİ
TCMB Başkanı Ağbal, Türkiye'de ekonomik faaliyetin salgına bağlı etkilerle mart ayı ortalarından itibaren zayıflamaya başladığını dile getirerek, "Ekonomideki yavaşlama nisan ayında belirginleşti ve sektörler geneline yaygınlaştı. TCMB bu dönemde salgının ekonomik ve finansal etkilerini sınırlamak amacıyla 2020 yılı mart-mayıs döneminde yaptığı faiz indirimlerinin yanında bir dizi kapsamlı likidite tedbirini de uygulamaya koydu. Bu dönemde maliye politikası ve finansal politikalar aracılığıyla da ekonomiyi destekleyici son derece önemli çok sayıda adım atıldı. Böylelikle yılın ikinci çeyreğinde sert bir şekilde daralan ekonomik faaliyet 3. çeyrekte iç talep kaynaklı belirgin bir toparlanma kaydetti. Hızlı parasal genişlemenin gecikmeli etkileriyle ekonomideki ısınmanın son çeyrekte de belirginleştiği görülmektedir. Krediler ve parasal büyüklüklerde kısa sürede sağlanan bu hızlı genişleme cari denge ve enflasyon görünümünü ise olumsuz etkiledi. Turizm gelirlerindeki düşüş ve ek olarak yabancı sermaye çıkışları, yurt içi yerleşiklerin artan varlık dolarizasyonu ve reel kesimin yabancı para yükümlülüklerini azaltma eğilimini hızlandırmasıyla birlikte cari denge ve finansman görünümü hızla bozuldu." dedi.
Bu durumun ülke risk primini artırırken kurlar ve döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğuna dikkati çeken Ağbal, şöyle devam etti:
"Döviz kuru başta olmak üzere artan maliyet baskıları ve güçlü kredi ivmesine bağlı talep yönlü unsurlar özellikle yılın ikinci yarısında enflasyon görünümünü olumsuz etkiledi ve enflasyon beklentileri bu dönemde yükseldi. Gıda ve temel mal enflasyonundaki belirgin artışa karşın bu dönemde enerji ve tütün grupları büyük ölçüde baz etkileriyle tüketici enflasyonunu sınırladı ve yılın ilk 10 ayında enflasyon yüzde 12 civarında yataya yakın bir seyir izledi. TCMB ağustos ayı başından itibaren salgın dönemine özgü politikalarda kademeli sıkılaştırma adımlarına da başladı. Gıda ve temel mal enflasyonundaki artışın belirginleşmesiyle kasım ayında yıllık TÜFE yüzde 14'e yükseldi. Diğer taraftan salgının ilk aşamalarında yüzde 5,5'e kadar gerileyen üretici enflasyonu yılın 2. yarısında hızlı bir artışla yüzde 23'e ulaştı. Üretici fiyatları eğilimindeki yükseliş eğilimi tüketici fiyatları üzerinde maliyet baskılarını artırdı. Enflasyon eğilimlerini incelediğimizde enflasyondaki yükselişin temel belirleyicisinin döviz kuru gelişmeleri olduğunu görüyoruz. bu hususları dikkate alarak kasım ayında dezenflasyon sürecinin en kısa sürece yeniden tesisi için politika faizini yüzde 10,25'ten yüzde 15'e yükselttik. Bu kapsamda sade ve anlaşılabilir bir operasyonel çerçeve benimseyerek kısa vadeli tüm fonlamanın temel politika aracı olan 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranından yapılmasına karar verdik."
"PARA POLİTİKASI KARARLARIMIZ FİYAT İSTİKRARI ÖNCELİĞİ KORUNARAK ALINACAKTIR"
2021 yılı enflasyon gelişmeleri ve görünümüne ilişkin değerlendirmeleri de paylaşan Ağbal, yeni yılına girerken başta döviz kuru olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir ve beklentilerdeki yükselişin enflasyonda yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki dönemde, salgına bağlı küresel risk iştahı, ekonomik faaliyetteki olası etkileri ile ücret politikaları ve yönetilen, yönlendirilen fiyatlara ilişkin belirsizlikler enflasyonun seyri bakımından öne çıkıyor.
Belirtmiş olduğum bu riskler ile mevcut enflasyon görünümü ve oluşabilecek ilave riskler 2021 yılında para politikasında sıkı ve kararlı bir duruş sergilememizi zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede para politikası kararlarımız fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacaktır. Para politakası duruşumuzu enflasyondaki riskleri dikkate alarak enflasyonu düşürmek ve fiyat istikrarı hedefine ulaşmak odağında belirleyerek kararlılıkla uygulayacağız. Başka bir deyişle hedeflerimize ulaşmak için şartların gerekli kılması halinde 2021 yılında politika duruşumuzun sıkılığı; enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar kararlılıkla sürdürülecektir."
“EĞİLİMLERİ VE ENFLASYON TRENDLERİNE GÖRE OLUŞACAK”
Naci Ağbal, "Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası, sistemin fonlama ihtiyacını swap kanalı dahil karşılamaya devam edecek. İnanıyoruz ki, gelişmeler de buna işaret ediyor, cari işlemler dengesi ve finansmanında daha ılımlı bir çerçeve gelişecek." dedi.
2021 için enflasyon hedefinde kısa vadeli ara bir revizyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Ağbal, "Enflasyon hedeflemesi rejimi içerisinde Merkez Bankası, enflasyon patikasıyla ilgili belirlemiş olduğu ara tahmin hedefiyle ilgili çalışmalarını kamuoyuyla enflasyon raporları üzerinden paylaşmaktadır. Dolayısıyla bir sonraki enflasyon raporu ocak ayı içerisinde TCMB tarafından kamuoyuyla paylaşılacaktır." dedi.
Hem geriden gelen birikimli maliyet etkilerinin hem dördüncü çeyrekte devam eden ekonominin talep tarafındaki ısınma etkilerinin hem de uluslararası emtia fiyatlarında yukarı yönlü risklerin bulunduğunu anlatan Ağbal, "Hem de 2021 yılında gerek küresel gerekse ekonominin yerel dinamiklerine ilişkin yukarı veya aşağı yönlü riskler var. Gelirler politikası bağlamında konularımız var. Yönetilen yönlendirilen fiyatlarla ilgili kararlar var. Bütün bunları göz önünde bulundurmak suretiyle ihtiyatlı bir yaklaşımla ocak ayı enflasyon raporumuzda bunları değerlendireceğiz. Ama bütün değerlendirme, önümüze veriler geldiğinde o dönem itibarıyla veri setinin ima ettiği enflasyon eğilimleri ve enflasyon trendlerine göre oluşacak." diye konuştu.
"MERKEZ BANKASI ELİNDEKİ ARAÇLARI GÜÇLÜ ŞEKİLDE KULLANACAK"
"Ama şunu da peşinen söylemem lazım ki burada enflasyon eğilimini aşağıya çekecek olan esas güç, Merkez Bankasının elindeki araçları güçlü bir şekilde, kararlı bir şekilde kullanmasıdır" diyen Ağbal, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla Merkez Bankası olarak önümüzdeki riskleri yönetmekle ilgili elimizdeki araçları en güçlü şekilde kullanacağız. Aktarım mekanizması üzerinden politika faizinin ikincil düzeyden, gerek ikincil piyasa faiz oranları gerek varlık fiyatları kanalı gerek beklentiler kanalı gerekse de döviz kuru kanalından yapacağı etkileşim üzerinden yurt içi talebin ve özellikle ithalat fiyatlarının ve finansal istikrarın oluşturacağı bir çerçeve olacak. Bu açıdan burada proaktif ve Merkez Bankasının elindeki araçları uygun şekilde, doğru şekilde ve doğru bir düzeyde kullanma ve bence enflasyonla ilgili eğilimleri aşağı çekecek en önemli gücümüz... Yani araç bağımsızlığı dahilinde burada Merkez Bankasının, elindeki araçları güçlü şekilde kullanacağını kamuoyuyla da paylaşmak isterim."
"YURT DIŞI YERLEŞİKLER TASARRUFLARINI HIZLA TL CİNSİNDEN VARLIKLARA YÖNLENDİRİYOR"
Naci Ağbal, swap ihalesi ve net döviz rezervlerine ilişkin bir soruyu yanıtladı.
Ağbal, şunları kaydetti:
"Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası, sistemin fonlama ihtiyacını swap kanalı dahil karşılamaya devam edecek. İnanıyoruz ki, gelişmeler de buna işaret ediyor, cari işlemler dengesi ve finansmanında daha ılımlı bir çerçeve gelişecek. İç talep, özellikle kredi kanalı dahil olmak üzere daha ılımlı bir görünüm arz edecek. Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı hedefini sağlama hususunda gösterdiğimiz kararlı tutum ve güçlü politika duruşu neticesinde de özellikle risk primlerinin aşağı gelmesini ve özellikle de fiyat istikrarı ve enflasyonun düşüşünü gören vatandaşlarımızın ters para ikamesi, ters dolarizasyonu başlatmalarını bekliyoruz. Son dönemde takip ettiğiniz üzere yurt dışı yerleşiklerin de tasarruflarını hızlı bir şekilde Türkiye'deki TL cinsinden varlıklara yönlendirdiğini de görüyoruz. Bu çerçevede 2021 yılı içerisinde bir taraftan döviz rezervini artırma girişimi olarak bu gelişmeleri uygun koşullara çok dikkat etmek şartıyla kullanacağız. Diğer taraftan da aslında piyasada oluşacak döviz arz ve talep gibi önemli gelişmeler Merkez Bankasına döviz rezervini biriktirmek gibi imkanlar oluşturacak. Piyasada oluşacak döviz arzı gelişmeleri, Merkez Bankasının döviz alımlarının da önünü açacak. 2021 yılında Merkez Bankası, bankalarla swap işlemlerini yapmaya devam edecek."
"SWAP İŞLEMLERİYLE İLGİLİ OLARAK YIL İÇERİSİNDE BİR MİKTAR AZALMA ÖNGÖRÜYORUZ"
TCMB Başkanı Ağbal, bankaların gerek likidite gerek vade uyumu bakımından Merkez Bankasıyla swap işlemlerine devam edeceğini bildiklerini ve bankacılık sektörüyle de çok yakın bir çalışma ve istişare içerisinde olduklarını söyledi.
Merkez Bankasının piyasayı fonlamasıyla ilgili uygun araçları doğru bir şekilde kullanması çerçevesinde swap işlemlerinin ve açık piyasa işlemlerinin de öngörüleri dahilinde devam edeceğini aktaran Ağbal, "Ben kendi konuşmamda da ifade ettim; swap işlemleriyle ilgili olarak yıl içerisinde bir miktar azalma olmasını öngörüyoruz. Ama bu aslında Merkez Bankası bilançosunun sağlıklı bir yapıya kavuşması noktasında doğru bir gelişme olmakla beraber bunun sınırlı olacağını ve Merkez Bankasının; döviz rezervleri ve yükümlülük yönetimi, likidite yönetimi bakımından bunu sürdürülebilir kılacak ve sağlıklı kılabilecek elindeki bütün araçları da kullanma suretiyle burada riskleri yönetebileceğimizi düşünüyorum." şeklinde konuştu.
(AA)
Bu durumun ülke risk primini artırırken kurlar ve döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğuna dikkati çeken Ağbal, şöyle devam etti:
"Döviz kuru başta olmak üzere artan maliyet baskıları ve güçlü kredi ivmesine bağlı talep yönlü unsurlar özellikle yılın ikinci yarısında enflasyon görünümünü olumsuz etkiledi ve enflasyon beklentileri bu dönemde yükseldi. Gıda ve temel mal enflasyonundaki belirgin artışa karşın bu dönemde enerji ve tütün grupları büyük ölçüde baz etkileriyle tüketici enflasyonunu sınırladı ve yılın ilk 10 ayında enflasyon yüzde 12 civarında yataya yakın bir seyir izledi. TCMB ağustos ayı başından itibaren salgın dönemine özgü politikalarda kademeli sıkılaştırma adımlarına da başladı. Gıda ve temel mal enflasyonundaki artışın belirginleşmesiyle kasım ayında yıllık TÜFE yüzde 14'e yükseldi. Diğer taraftan salgının ilk aşamalarında yüzde 5,5'e kadar gerileyen üretici enflasyonu yılın 2. yarısında hızlı bir artışla yüzde 23'e ulaştı. Üretici fiyatları eğilimindeki yükseliş eğilimi tüketici fiyatları üzerinde maliyet baskılarını artırdı. Enflasyon eğilimlerini incelediğimizde enflasyondaki yükselişin temel belirleyicisinin döviz kuru gelişmeleri olduğunu görüyoruz. bu hususları dikkate alarak kasım ayında dezenflasyon sürecinin en kısa sürece yeniden tesisi için politika faizini yüzde 10,25'ten yüzde 15'e yükselttik. Bu kapsamda sade ve anlaşılabilir bir operasyonel çerçeve benimseyerek kısa vadeli tüm fonlamanın temel politika aracı olan 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranından yapılmasına karar verdik."
"PARA POLİTİKASI KARARLARIMIZ FİYAT İSTİKRARI ÖNCELİĞİ KORUNARAK ALINACAKTIR"
2021 yılı enflasyon gelişmeleri ve görünümüne ilişkin değerlendirmeleri de paylaşan Ağbal, yeni yılına girerken başta döviz kuru olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir ve beklentilerdeki yükselişin enflasyonda yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki dönemde, salgına bağlı küresel risk iştahı, ekonomik faaliyetteki olası etkileri ile ücret politikaları ve yönetilen, yönlendirilen fiyatlara ilişkin belirsizlikler enflasyonun seyri bakımından öne çıkıyor.
Belirtmiş olduğum bu riskler ile mevcut enflasyon görünümü ve oluşabilecek ilave riskler 2021 yılında para politikasında sıkı ve kararlı bir duruş sergilememizi zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede para politikası kararlarımız fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacaktır. Para politakası duruşumuzu enflasyondaki riskleri dikkate alarak enflasyonu düşürmek ve fiyat istikrarı hedefine ulaşmak odağında belirleyerek kararlılıkla uygulayacağız. Başka bir deyişle hedeflerimize ulaşmak için şartların gerekli kılması halinde 2021 yılında politika duruşumuzun sıkılığı; enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar kararlılıkla sürdürülecektir."
“EĞİLİMLERİ VE ENFLASYON TRENDLERİNE GÖRE OLUŞACAK”
Naci Ağbal, "Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası, sistemin fonlama ihtiyacını swap kanalı dahil karşılamaya devam edecek. İnanıyoruz ki, gelişmeler de buna işaret ediyor, cari işlemler dengesi ve finansmanında daha ılımlı bir çerçeve gelişecek." dedi.
2021 için enflasyon hedefinde kısa vadeli ara bir revizyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine Ağbal, "Enflasyon hedeflemesi rejimi içerisinde Merkez Bankası, enflasyon patikasıyla ilgili belirlemiş olduğu ara tahmin hedefiyle ilgili çalışmalarını kamuoyuyla enflasyon raporları üzerinden paylaşmaktadır. Dolayısıyla bir sonraki enflasyon raporu ocak ayı içerisinde TCMB tarafından kamuoyuyla paylaşılacaktır." dedi.
Hem geriden gelen birikimli maliyet etkilerinin hem dördüncü çeyrekte devam eden ekonominin talep tarafındaki ısınma etkilerinin hem de uluslararası emtia fiyatlarında yukarı yönlü risklerin bulunduğunu anlatan Ağbal, "Hem de 2021 yılında gerek küresel gerekse ekonominin yerel dinamiklerine ilişkin yukarı veya aşağı yönlü riskler var. Gelirler politikası bağlamında konularımız var. Yönetilen yönlendirilen fiyatlarla ilgili kararlar var. Bütün bunları göz önünde bulundurmak suretiyle ihtiyatlı bir yaklaşımla ocak ayı enflasyon raporumuzda bunları değerlendireceğiz. Ama bütün değerlendirme, önümüze veriler geldiğinde o dönem itibarıyla veri setinin ima ettiği enflasyon eğilimleri ve enflasyon trendlerine göre oluşacak." diye konuştu.
"MERKEZ BANKASI ELİNDEKİ ARAÇLARI GÜÇLÜ ŞEKİLDE KULLANACAK"
"Ama şunu da peşinen söylemem lazım ki burada enflasyon eğilimini aşağıya çekecek olan esas güç, Merkez Bankasının elindeki araçları güçlü bir şekilde, kararlı bir şekilde kullanmasıdır" diyen Ağbal, şöyle devam etti:
"Dolayısıyla Merkez Bankası olarak önümüzdeki riskleri yönetmekle ilgili elimizdeki araçları en güçlü şekilde kullanacağız. Aktarım mekanizması üzerinden politika faizinin ikincil düzeyden, gerek ikincil piyasa faiz oranları gerek varlık fiyatları kanalı gerek beklentiler kanalı gerekse de döviz kuru kanalından yapacağı etkileşim üzerinden yurt içi talebin ve özellikle ithalat fiyatlarının ve finansal istikrarın oluşturacağı bir çerçeve olacak. Bu açıdan burada proaktif ve Merkez Bankasının elindeki araçları uygun şekilde, doğru şekilde ve doğru bir düzeyde kullanma ve bence enflasyonla ilgili eğilimleri aşağı çekecek en önemli gücümüz... Yani araç bağımsızlığı dahilinde burada Merkez Bankasının, elindeki araçları güçlü şekilde kullanacağını kamuoyuyla da paylaşmak isterim."
"YURT DIŞI YERLEŞİKLER TASARRUFLARINI HIZLA TL CİNSİNDEN VARLIKLARA YÖNLENDİRİYOR"
Naci Ağbal, swap ihalesi ve net döviz rezervlerine ilişkin bir soruyu yanıtladı.
Ağbal, şunları kaydetti:
"Önümüzdeki süreçte Merkez Bankası, sistemin fonlama ihtiyacını swap kanalı dahil karşılamaya devam edecek. İnanıyoruz ki, gelişmeler de buna işaret ediyor, cari işlemler dengesi ve finansmanında daha ılımlı bir çerçeve gelişecek. İç talep, özellikle kredi kanalı dahil olmak üzere daha ılımlı bir görünüm arz edecek. Merkez Bankası olarak fiyat istikrarı hedefini sağlama hususunda gösterdiğimiz kararlı tutum ve güçlü politika duruşu neticesinde de özellikle risk primlerinin aşağı gelmesini ve özellikle de fiyat istikrarı ve enflasyonun düşüşünü gören vatandaşlarımızın ters para ikamesi, ters dolarizasyonu başlatmalarını bekliyoruz. Son dönemde takip ettiğiniz üzere yurt dışı yerleşiklerin de tasarruflarını hızlı bir şekilde Türkiye'deki TL cinsinden varlıklara yönlendirdiğini de görüyoruz. Bu çerçevede 2021 yılı içerisinde bir taraftan döviz rezervini artırma girişimi olarak bu gelişmeleri uygun koşullara çok dikkat etmek şartıyla kullanacağız. Diğer taraftan da aslında piyasada oluşacak döviz arz ve talep gibi önemli gelişmeler Merkez Bankasına döviz rezervini biriktirmek gibi imkanlar oluşturacak. Piyasada oluşacak döviz arzı gelişmeleri, Merkez Bankasının döviz alımlarının da önünü açacak. 2021 yılında Merkez Bankası, bankalarla swap işlemlerini yapmaya devam edecek."
"SWAP İŞLEMLERİYLE İLGİLİ OLARAK YIL İÇERİSİNDE BİR MİKTAR AZALMA ÖNGÖRÜYORUZ"
TCMB Başkanı Ağbal, bankaların gerek likidite gerek vade uyumu bakımından Merkez Bankasıyla swap işlemlerine devam edeceğini bildiklerini ve bankacılık sektörüyle de çok yakın bir çalışma ve istişare içerisinde olduklarını söyledi.
Merkez Bankasının piyasayı fonlamasıyla ilgili uygun araçları doğru bir şekilde kullanması çerçevesinde swap işlemlerinin ve açık piyasa işlemlerinin de öngörüleri dahilinde devam edeceğini aktaran Ağbal, "Ben kendi konuşmamda da ifade ettim; swap işlemleriyle ilgili olarak yıl içerisinde bir miktar azalma olmasını öngörüyoruz. Ama bu aslında Merkez Bankası bilançosunun sağlıklı bir yapıya kavuşması noktasında doğru bir gelişme olmakla beraber bunun sınırlı olacağını ve Merkez Bankasının; döviz rezervleri ve yükümlülük yönetimi, likidite yönetimi bakımından bunu sürdürülebilir kılacak ve sağlıklı kılabilecek elindeki bütün araçları da kullanma suretiyle burada riskleri yönetebileceğimizi düşünüyorum." şeklinde konuştu.
(AA) Benzer haberler
Ekonomi
Borsa günü yüzde 0,63 değer kaybıyla tamamladı
Fed Başkanı Warsh'un ilk toplantısı bankada yeni dönemin habercisi
Güney Kıbrıs’ta gıda fiyatlarında artış
SpaceX hızlı yükseldi, sert düştü
Borsa haftanın son gününe düşüşle başladı
Petrol haftalık düşüşe hazırlanıyor
Faiz baskısı altın fiyatlarını düşürdü
Döviz kurlarında son durum (19 Haziran 2026)
Döviz piyasalarında günün son rakamları (18 Haziran 2026)



