"Lefkoşa'da tekerlekli sandalye ile 100 metre ilerlemek imkansız"
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Doğan Samer ve Umut Ekin Şahin, Lefkoşa'da engelli bireylerin günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntıları vurguladı.
Doğan Samer ve Umut Ekin Şahin'in sosyal medya paylaşımı şu şekilde;
"BAŞKENTİN UTANÇ YÜZÜ:
LEFKOŞA ERİŞİLEBİLİR DEĞİL
Burası Lefkoşa… KKTC’nin başkenti.
Ama bu şehir, engelli bireyler bu topraklarda hiç yaşamıyormuş gibi inşa edilmiş; yolları ve kaldırımları onlara kapalı, tehlikeli ve erişilemez.
Gazeteci arkadaşım Umut Ekin Şahin ile birlikte, Lefkoşa’nın en yoğun kullanılan ve kentin kalbi sayılan noktalarında gerçekleştirdiğimiz saha çalışması, başkentin engelli bireyler için ne kadar zor, hatta çoğu noktada imkânsız bir şehir olduğunu açıkça ortaya koydu. Tekerlekli sandalye ile yaptığımız gözlemlerde, Lefkoşa’nın en işlek ana yollarından Dereboyu’nun dahi engelli bireyler için uygun olmadığı, kentin en popüler noktalarından Zahra Sokak’a ise engelli erişiminin neredeyse hiç sağlanamadığı görüldü. Hatta mahkemelerin önündeki yaya geçidinin bile engelli kullanımına uygun şekilde düzenlenmemiş olması, sorunun ciddiyetini gözler önüne serdi. Bu tablo yalnızca belirli noktalarla sınırlı değil; Lefkoşa’nın hemen her cadde ve sokağında benzer erişim sorunları yaşanırken, ana yollara kıyasla ara sokaklar ve mahallelerde durum çok daha ağır ve içler acısı bir hal alıyor.
LEFKOŞA’DA TEKERLEKLİ SANDALYE İLE 100 METRE İLERLEMEK İMKÂNSIZ
KKTC’de yürürlükte olan mevzuata göre; kaldırımların belirli standartlarda yapılması, yaya geçitlerinde rampa ve sesli uyarı sistemlerinin bulunması, kamuya açık alanlarda erişilebilir tuvaletlerin sağlanması zorunlu.
Ancak Lefkoşa’daki mevcut tablo, bu kuralların büyük ölçüde kâğıt üzerinde kaldığını ve şehirde uygulanmadığını açıkça gösteriyor.
Sorun, erişilebilirliğe dair bir yasal boşluk değil; mevcut yasaların sahada karşılık bulmaması.
Şehirde kaldırımlar engelli bireyler için uygun değil. Çoğu noktada rampa yok, olan yerlerde ise süreklilik bulunmuyor. Bir yaya geçidinde rampa varken karşı tarafında bulunmaması, engelli bireyler için yolu bir anda çıkmaza dönüştürüyor. Kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesi ise tekerlekli sandalye kullanan bireyleri doğrudan yolun ortasına itiyor. Bu da her metreyi ayrı bir tehlikeye çeviriyor.
Özellikle surlar içinde durum daha da ağır. Kaldırımlar kesintili, dar ve çoğu yerde tamamen işlevsiz. Engelli bir birey için güvenli bir şekilde ilerlemek neredeyse imkânsız.
Erişilebilirlik sadece ulaşımda değil, en temel ihtiyaçlarda da yok sayılıyor. Lefkoşa’daki birçok mekânda mevzuatın zorunlu kıldığı erişilebilir tuvaletler bulunmuyor. Bu nedenle dışarı çıkıp sosyalleşen engelli bireyler, en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çoğu zaman bulunduğu mekânı terk etmek zorunda kalıyor.
Bu şehirde bağımsız hareket etmek, özgürce yürümek, günlük ihtiyaçları karşılamak…
Birçok engelli birey için mümkün değil.
Görme engelli bireyler için tablo daha da tehlikeli. Trafik ışıklarında yönlendirici sesli sistemler yok. Işığın ne zaman kırmızı, ne zaman yeşil olduğunu anlamak mümkün değil. Kaldırımlarda ise kabartma yönlendirme çizgileri neredeyse hiç bulunmuyor. Şehir, görme engelli bireylerin güvenli bir şekilde ilerlemesi için gerekli en temel işaretleri bile sunmuyor.
Bu eksiklikler, basit bir yürüyüşü bile büyük bir riske dönüştürüyor. Nereye adım attığını bilmeden ilerlemek zorunda kalmak, her an tehlikeyle karşı karşıya olmak demek.
ENGELLİ BİREYLER İÇİN ŞEHİR, KESİNTİSİZ BİR HAT DEĞİL; BİTEN YOLLAR VE ÇIKMAZLARLA DOLU
Ortaya çıkan tablo net:
Lefkoşa, engelli bireyler düşünülmeden inşa edilmiş bir şehir.
Erişilebilirlik bir lütuf değil, temel bir haktır. Ancak Lefkoşa’da bir engelli birey, bu hakka sahip değil.
Bu fotoğraflar, bir engelli bireyin günlük mücadelesinden sadece birkaç anı yansıtıyor…
Gerçek ise çok daha ağır.
Kimse yaşadığı şehirde dışlanmamalı.
Ama Lefkoşa’da engelli bireyler, her gün bu dışlanmayı yaşıyor.
Erişilebilirlik bir lütuf değil, haktır…
*Yapmış olduğumuz bu habere tekerlekli sandalye imkanı sağlayarak engelli bireylerin sesi olmamızı sağlayan Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği 'ne teşekkür ederiz."
HABER VE FOTOĞRAFLAR: DOĞAN SAMER-UMUT ETKİN ŞAHİN
LEFKOŞA ERİŞİLEBİLİR DEĞİL
Burası Lefkoşa… KKTC’nin başkenti.
Ama bu şehir, engelli bireyler bu topraklarda hiç yaşamıyormuş gibi inşa edilmiş; yolları ve kaldırımları onlara kapalı, tehlikeli ve erişilemez.
Gazeteci arkadaşım Umut Ekin Şahin ile birlikte, Lefkoşa’nın en yoğun kullanılan ve kentin kalbi sayılan noktalarında gerçekleştirdiğimiz saha çalışması, başkentin engelli bireyler için ne kadar zor, hatta çoğu noktada imkânsız bir şehir olduğunu açıkça ortaya koydu. Tekerlekli sandalye ile yaptığımız gözlemlerde, Lefkoşa’nın en işlek ana yollarından Dereboyu’nun dahi engelli bireyler için uygun olmadığı, kentin en popüler noktalarından Zahra Sokak’a ise engelli erişiminin neredeyse hiç sağlanamadığı görüldü. Hatta mahkemelerin önündeki yaya geçidinin bile engelli kullanımına uygun şekilde düzenlenmemiş olması, sorunun ciddiyetini gözler önüne serdi. Bu tablo yalnızca belirli noktalarla sınırlı değil; Lefkoşa’nın hemen her cadde ve sokağında benzer erişim sorunları yaşanırken, ana yollara kıyasla ara sokaklar ve mahallelerde durum çok daha ağır ve içler acısı bir hal alıyor.
LEFKOŞA’DA TEKERLEKLİ SANDALYE İLE 100 METRE İLERLEMEK İMKÂNSIZ
KKTC’de yürürlükte olan mevzuata göre; kaldırımların belirli standartlarda yapılması, yaya geçitlerinde rampa ve sesli uyarı sistemlerinin bulunması, kamuya açık alanlarda erişilebilir tuvaletlerin sağlanması zorunlu.
Ancak Lefkoşa’daki mevcut tablo, bu kuralların büyük ölçüde kâğıt üzerinde kaldığını ve şehirde uygulanmadığını açıkça gösteriyor.
Sorun, erişilebilirliğe dair bir yasal boşluk değil; mevcut yasaların sahada karşılık bulmaması.
Şehirde kaldırımlar engelli bireyler için uygun değil. Çoğu noktada rampa yok, olan yerlerde ise süreklilik bulunmuyor. Bir yaya geçidinde rampa varken karşı tarafında bulunmaması, engelli bireyler için yolu bir anda çıkmaza dönüştürüyor. Kaldırımların araçlar tarafından işgal edilmesi ise tekerlekli sandalye kullanan bireyleri doğrudan yolun ortasına itiyor. Bu da her metreyi ayrı bir tehlikeye çeviriyor.
Özellikle surlar içinde durum daha da ağır. Kaldırımlar kesintili, dar ve çoğu yerde tamamen işlevsiz. Engelli bir birey için güvenli bir şekilde ilerlemek neredeyse imkânsız.
Erişilebilirlik sadece ulaşımda değil, en temel ihtiyaçlarda da yok sayılıyor. Lefkoşa’daki birçok mekânda mevzuatın zorunlu kıldığı erişilebilir tuvaletler bulunmuyor. Bu nedenle dışarı çıkıp sosyalleşen engelli bireyler, en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için çoğu zaman bulunduğu mekânı terk etmek zorunda kalıyor.
Bu şehirde bağımsız hareket etmek, özgürce yürümek, günlük ihtiyaçları karşılamak…
Birçok engelli birey için mümkün değil.
Görme engelli bireyler için tablo daha da tehlikeli. Trafik ışıklarında yönlendirici sesli sistemler yok. Işığın ne zaman kırmızı, ne zaman yeşil olduğunu anlamak mümkün değil. Kaldırımlarda ise kabartma yönlendirme çizgileri neredeyse hiç bulunmuyor. Şehir, görme engelli bireylerin güvenli bir şekilde ilerlemesi için gerekli en temel işaretleri bile sunmuyor.
Bu eksiklikler, basit bir yürüyüşü bile büyük bir riske dönüştürüyor. Nereye adım attığını bilmeden ilerlemek zorunda kalmak, her an tehlikeyle karşı karşıya olmak demek.
ENGELLİ BİREYLER İÇİN ŞEHİR, KESİNTİSİZ BİR HAT DEĞİL; BİTEN YOLLAR VE ÇIKMAZLARLA DOLU
Ortaya çıkan tablo net:
Lefkoşa, engelli bireyler düşünülmeden inşa edilmiş bir şehir.
Erişilebilirlik bir lütuf değil, temel bir haktır. Ancak Lefkoşa’da bir engelli birey, bu hakka sahip değil.
Bu fotoğraflar, bir engelli bireyin günlük mücadelesinden sadece birkaç anı yansıtıyor…
Gerçek ise çok daha ağır.
Kimse yaşadığı şehirde dışlanmamalı.
Ama Lefkoşa’da engelli bireyler, her gün bu dışlanmayı yaşıyor.
Erişilebilirlik bir lütuf değil, haktır…
*Yapmış olduğumuz bu habere tekerlekli sandalye imkanı sağlayarak engelli bireylerin sesi olmamızı sağlayan Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği 'ne teşekkür ederiz."
HABER VE FOTOĞRAFLAR: DOĞAN SAMER-UMUT ETKİN ŞAHİN
Benzer haberler
Featured
Yurttaşlık Değişiklik Yasa Tasarısı komitede onaylandı
ABD'de sanayi üretimi mayısta beklentilerin altında arttı
Siyasi Partiler Konseyi" yarın toplanıyor
Meteoroloji Dairesi 16-22 Haziran tarihlerini kapsayan hava tahmin raporunu açıkladı
Ataoğlu “3- 5 tane UBP’li vekil istedi diye 2 seçimin birlikte olmasına onay vermeyiz"
Barçın "Hodri meydan çekmeyi bile beceremediler"
Keser “Temennim, Medya Etik Kurulu’nun yapıcı bir anlayışla çalışmalarını sürdürmesidir”
Çavuşoğlu “Yenilen pehlivan güreşe doymaz”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel’i kabul etti


