Dışişleri Bakanlığı “AB’nin Kıbrıs meselesine ilişkin süregelen taraflı ve önyargılı tutumunun yeni bir örneği”

Voice Kıbrıs Haber
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda dün kabul edilen, hukuki gerçeklerle bağdaşmayan, KKTC yargısının bağımsızlığına açık bir müdahale girişimi niteliği taşıyan ve tamamen Kıbrıs Rum tarafının görüşlerini yansıtan kararın Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesine ilişkin süregelen taraflı ve önyargılı tutumunun yeni bir örneğini teşkil ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Bu ve benzeri karar ve yaklaşımlar Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesinde neden hiçbir zaman tarafsız ve adil olamayacağının en açık örneğidir.” denildi. Açıklamada şöyle denildi: “Söz konusu kararda yer alan Anavatan Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik tarihi ve hukuki temelden yoksun mesnetsiz iddiaları ve iftiraları tümüyle reddediyoruz. Kararda kullanılan ifadeler, Kıbrıs Türk tarafının ada üzerindeki özden gelen haklarını açıkça göz ardı etmektedir. Adadaki tek işgalin, 1960 Ortaklık Devleti’nin Kıbrıs Rum tarafınca gasp edilerek bir Kıbrıs Rum devletine dönüştürülmesi olduğu gerçeğini bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isteriz. Kararda, Kuzey Kıbrıs’ın “AB toprağı” olarak nitelendirilmesi, Avrupa Birliği’nin adadaki hukuki ve fiili gerçeklerden ne denli kopuk olduğunun en açık göstergesidir. Kıbrıs Türk halkının ve KKTC’nin varlığını yok sayan bu yaklaşım tümüyle kabul edilemezdir. Daha önce de defaatle vurguladığımız üzere, ülkemizde devam eden yargı süreçleri Anayasamız’ın teminatı altındaki yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde yürütülmektedir. Demokratik bir hukuk devleti olan KKTC’de, vatandaşlarımız ve sınırlarımız içerisinde bulunan yabancılar hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit muamele görmekte ve adil yargılanma haklarından eksiksiz bir şekilde yararlanmaktadır. Kararda dile getirilen, KKTC mahkemelerinde görülen davaların Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) başvuruda bulunan Kıbrıslı Rumları hedef aldığı yönündeki iddialar da bütünüyle hayal ürünüdür. Bilindiği üzere TMK, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak tanınmış ve bu statüsü defalarca teyit edilmiştir. Buna rağmen Güney Kıbrıs siyasi saiklerle TMK’yi itibarsızlaştırmaya çalışmakta ve engelleyici bir tutum sergilemektedir. TMK gibi AİHM tarafından tanınan etkin bir iç hukuk yolu mevcutken Güney Kıbrıs'ın bireysel davalar aracılığıyla hukuki meseleleri siyasi bir araç olarak kullanma çabası, Güney Kıbrıs'ın bu konudaki samimiyetsizliğinin en somut göstergesidir. Bu vesileyle, Avrupa Parlamentosu’nu Kıbrıs konusunda önyargılı ve tek taraflı yaklaşımlarını bir kenara bırakarak, adadaki tarihi ve hukuki gerçekleri esas alan bir tutum benimsemeye davet ederiz.”
Benzer haberler
Featured
Üstel "Bir kayıp insanımızın daha naaşına ulaşıldı"
Trump'ın elçileri Moskova temaslarının ardından ilk kez Kiev'de
Theodoros Çikas'tan uyarı “Kıbrıs sorununun çözümü İsrail’in stratejisine hizmet etmez”
Çevre Koruma Dairesi "Güngör’de kalıcı bir dönüşüm artık ertelenemez bir gerekliliktir"
Otel odasında rahatsızlanan şahıs tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Endonezya'da yanardağ alarmı: Havalimanı uçuşlara kapatıldı
Kazada sağ kurtulan yolcular, kayıp yakınları ve ailelere yönelik psikososyal destek çalışmaları sürüyor
İncirli “Son bir hafta ömür boyu unutamayacağımız insan hikayeleri ve dramlar yaşadık.”
Yılmaz “Kazanın tek sorumlusunun Arıklı olduğu yönünde bir algı oluşturuldu”


