Başlangıcından, yarına, Cyprus Forum
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
Bilun Gunes
Cyprus Forumu'nun kurucusu Dr. Nicolas Kyriakides, Forum'un çabalarının Kıbrıs'taki iki toplum arasındaki anlayışı ve işbirliğini artıracağına inanıyor.
Bu yılki Forum için hedefler arasında hukukun üstünlüğü reformlarını ilerletmek, iki toplumlu tartışmaları teşvik etmek ve hem Kıbrıslı Rumlar hem de Kıbrıslı Türklerden gelen katkıları onurlandırmak için bir Barış ve Demokrasi Ödülü başlatmak yer alıyor.
Ödül için oylama iki hafta boyunca gerçekleşecek. Ödül törenin ise 3 Ekim'de yapılması planlanıyor.
Avukat ve akademisyen olan Kyriakides, Kıbrıs'ta katılımcı ve şeffaf politika yapımını teşvik etmek için 2011 yılında kar amacı gütmeyen Oxygen for Democracy kuruluşunu kurdu. Bu girişim, 2020'de başlatılan ve uzun süredir devam eden Kıbrıs sorunu da dahil olmak üzere kritik konularda yerel ve uluslararası tartışmalar ve etkinlikler yoluyla diyaloğu teşvik etmeyi amaçlayan Cyprus Forumu'na dönüştü.
Kyriakides, yaklaşımlarını geleneksel düşünce kuruluşlarından veya siyasi partilerden ayıran, kamu söylemi için bağımsız bir platform oluşturmanın önemini vurguladı. Diğer önemli projeleri Nomoplatform ise siyasette şeffaflığı ve vatandaş katılımını artırmak için parlamento gözlemcisi olarak hizmet veriyor.
Forum, toplumlar arasında soğuk bir siyasi iklim de dahil olmak üzere zorluklarla karşı karşıya olsa da danışma komiteleri oluşturarak ve BM gibi kuruluşlarla işbirliği yaparak, Kıbrıslı Türkleri tartışmalara dahil etmede ilerleme kaydetti. Kıbrıslı Türklerin katılımı düşük kalsa da, temsiliyeti iyileştirme ve iki toplumlu diyaloğu teşvik etme çabaları devam ediyor.
Nicolas Kyriakides, Yaklaşan Cyprus Forum’u öncesinde Voice Kıbrıs Haber’in sorularını yanıtladı.
Oxygen for Democracy ve Cyprus Forum nasıl var oldu?
13 yıl önce, 2011’de Oxygono’yu başlattık. Birleşik Krallık’ta öğrenci olarak başlattığımız bu girişimin amacı, Kıbrıs’taki politika yapımını daha katılımcı, bilimsel ve şeffaf bir yapıya ulaştırmaktı.
Önce bir blog olarak başladık ve sonrasında bir STÖ haline getirerek demokrasiyi, hukuk üstünlüğünü ve kurumlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalara başladık. Yunanca Oxygono’nun anlamı Oksijendir. Örgütün ismini Oxygen for Democracy’e (Demokrasi için Oksijen) çevirerek anlamının daha net olmasını istedik.
Adada eşi bulunmaz birşey yapmak istedik. Bir danışman ekibi veya politik parti olmak istemedik. Bağımsız bir platform olarak, toplumsal konularda birbirinden farklı tarafları biraraya getirmenin daha avantajlı olacağına inandık. Genellikle Güney’deki iç sorunları ele alacak etkinlikler için çalışmaya başladıktan bir müddet sonra, daha büyük sorunları ele almak ve daha büyük etkide bulunma kararı aldık.
Demokrasi için Oksijen hareketinin en büyük projesi Cyprus Forum’dur. Benzeri hareketlerin örneklerini Yunanistan’da Delphi Economic Forum, Fransa’da Paris Peace Forum, ve Türkiye’de Antalya Diplomasi Forumunda gözlemledik ve uygulamak istedik.
Cyprus Forum’u 2020’de başlattık. Cyprus Forum Cities ismini verdiğimiz, yerel hükümete yönelik daha küçük bir konferansımız ve Kıbrıs dışında Londra, Brüksel ve Washington’da uydu etkinliklerimiz var.
Nomoplatform nedir?
Nomoplatform diğer projemiz. Parlamentoyu gözlemleyen ve parlamento içerisinde neler olduğunu gösteren bir platform. Cyprus Forum ile birlikte, her ikisi, insanları politik ilerlemeler ve politika yapımını yakınlaştırma gaylemize hizmet eden araçlardır.
Bu girişimlerin Kıbrıs sorununa olan katkılarını nasıl görüyorsunuz?
Kıbrıs sorunu gibi en hassas meseleyi nasıl ele alabileceğimiz bizi oldukça düşündürmüştü. Herhangi bir mevzuda belli bir fikir sahibi değiliz. Biz sadece insanları biraraya getirerek, mevzuların tartışılabileceği, fikir, öneri ve çözüm üretebileceği bir alan yaratmak istedik.
Belki politikacıların ve liderlerin fikirlerine etkimiz olmayacak ama her iki toplumun arasındaki diyaloğu açık tutacak bir mekanizma geliştirebiliriz.
Belki böylece her iki tarafta da pratikte mevcut olan bazı sorunları çözebiliriz. Kim bilir, bu gelişmeler siyasi alanı ve liderleri de pozitif açıdan etkileyebilir.
Diyaloğu arttırmak ve insanları politika içerisine daha çok dahil etme çabalarınızın etkilerini nasıl gözlemliyorsunuz?
Bu soruyu hemen hergün işitiyorum. Bunca kaynağın, vaktinve emeğin karşılığını katılımcıların sayısıyla değil, bu çabaların sonucunda oluşan fikirleri ve olumlu girişimleri gözlemleyerek ölçebiliriz. Bana göre başarının ölçütü rakamlarda değil, sonuçlarda.
Bunları üç seviyeye bölebiliriz. Birinci seviyede insanları olup bitene dair bilgilendirmek yer alır. Bunu görüşmeleri düzenleyerek gerçekleştiririz. Örneğin, dört yıl önce kimse bu konuyu ele almamışken, Yeşil Hat Tüzüğü’nü görüşmeye açtık.
Katılımın ve bilgi yayılımının artması için bu etkinliği ara bölgedeki Ledra Palace Hotel’de gerçekleştirdik.
Bu sene teknik komiteler üzerine bir panelimiz mevcut. Neler başardıklarını biz biliyoruz, ama çoğunluk bu girişimlerin ve başarıların bilincinde değil. İki toplumlu panel görüşmeleri içerisinde bu sene ayrıca müzakere inşası, enerji işbirliği gibi pek çok konu yer alıyor.
İkinci seviyede Sophia Papamichalopoulos’un projesi olan Winds of Change (Değişim Rüzgarları) gibi girişimleri gün yüzüne taşıyarak halkın günlük konuşmalarına dahil etmekbulunuyor. Sophia projesini üç yıl önce Cyprus Forum’da sunmuştu. Büyük, küçük farketmez, ne kadar çok projeyi gün yüzüne çıkarıp, halkın dikkatine sunabilirsek o kadar çok insana girişimler olduğunu gösterebiliriz.
Üçüncü seviyede ise doğrudan karar verme yetkisini etkileyebilmek, lobicilik uygulayarak yeni yasaları geçirmek var. Buna bir örnek olarak Güney’de lobicilerin politikacılarla olan görüşmelerini rapor etmelerini ve lobici olarak kayıt altına girmelerini zorunlu hale getirdik. Bu şeffaflığı artırmaya yönelik bir araç oldu. Bunun için çok çaba gösterdik ve iki yıl önce yasalaşmasını sağladık.
Şu anki sorunlardan biri ve bu yılın panel konularından bir tanesi ise Başsavcının görev ve yetki alanları.
Küçük de olsa kazançlarımız var. Siyaset alanı komplike bir alan ve değişim yaratmak kolay değil.
Kilit insanları ve Kıbrıslı Türkleri aynı panellerde biraraya getirirken ne gibi zorluklar yaşadınız?
Cyprus Forum’u ilk kurma gayretine 2019 senesinde girdiğimizde, Crans Montana’da müzakerelerin çöküşünden ve her iki tarafın birbirine soğuk düşmesinden sadece iki sene geçmişti. 2020’de Kapalı Maraş’ın (Varosha) açılması ve COVID sebebi ile sınırların kapatılması bu politik iklime pek bir fayda da bulunmadı.
Bu şartlar altında, dürüstçe söylüyorum ki Cyprus Forum’a sadece Güney’i dahil tutmayı düşündük. İleri görüşlü bireylerin danışman heyetine katılımları ve ‘Kıbrıslı Türkleri’de dahil etmeliyiz’ söylemleri ile adanın geneline ilişkin konularda Kıbrıslı Türklerin de katılması gerektiğini, onları dahil etmemenin bir hata olacağını anladık. Ahmet Sözen de dahil olmak üzere birkaç Kıbrıslı Türk’ün daha katılımı ile Forum’ların ilkini gerçekleştirdik.
Birleşmiş Milletler ile zaman içerisinde işbirliğine girerek, ticari ve iş dünyasına dair panelleri ara bölgede gerçekleştirmeye başladık. Kuzey’den daha fazla insana ulaşabildik. Aramıza bir Kıbrıslı Türk’ün katılması insanlara ulaşabilmemizde çok büyük bir katkı sağladı.
O zamandan bu yana Kuzey’den katılım sayısı her sene artmış olsa da henüz yeterli değil. Her yıl yaklaşık 200 konuşmacımız bulunuyor. Bunların 70’i yurtdışından gelirken , Kuzey’den yaklaşık sadece 15 Kıbrıslı Türk katılım gösteriyor. Bu rakamın gün geçtikçe artacağına inanıyorum.
Üçüncü yılımızda iki toplumlu görüşmeleri ara bölgeye taşımamızla daha sağ eğilimli Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’den uzmanların katılımını da görmeye başladık. Jeopolitik konuları ele alırken, daha fazla Türkçe konuşan katılımcıları dahil etmek isteriz. Orta Doğu havzasını Türkiyesiz tartışamayız. Bulunduğumuz noktada belki Kuzey’den veya Türkiye'den siyasetçilerin katılımını göremiyoruz ancak alanında uzmanlaşmış akademisyenler ve şahısların katılımını bekleriz. Türkiye’nin görüşünün ne olduğunu bu panellerde görmemiz gerekmektedir.
Terminoloji, ünvanlar, kurumlar, hep katılımcıları dahil etmede sorun unsurları oldu. Yunanistan ve Türkiye son zamanlarda geçmişe nazaran en ılımlı iklime sahipken, bizim burada katılımcılar için böyle sorunlar yaşıyor olmamız komik.
Bu seneki Forum ile başarmayı hedeflediğiniz şeyler nedir?
Özet olarak, hukuk üstünlüğünde ilerleme, iki toplumlu müzakerelerden daha iyi sonuç ve ödül takdimi ile farkındalık kazandırmayı hedefliyoruz. Bir konferans ile herşeyin değişmesini beklemiyoruz. Değişim yavaşça ve daimi çaba ile gerçekleşebilecek.
Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde hukuk üstünlüğünü arttırmaya dair bir baskı oluşturmayı hedefliyoruz. İyi bir yönetimin veiyi işleyen bir demokrasinin, insanların yaşam kalitesine ve Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu yansıyacağına inanıyoruz.
Uluslararası endekslerde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin şeffaflıkta düşük puanlama aldığını görüyor ve bunu iyileştirmeyi hedefliyoruz.
İkinci olarak ise barış görüşmeleri ve iki toplumlu görüşmelerde masaya daha fazla kişinin katılmasını, karşı tarafı daha çok dinleyebilmeyi ve beraber hareket edebileceğimiz sinerjiler oluşturmayı ümit ediyoruz. Her iki tarafın ticaret odalarını aynı masada görebildik, bunun başarılabildiğini gözlemledik.
Bu sene ayrıca vefat etmiş bir Kıbrıslı Türk ve bir Kıbrıslı Rum’a Barış ve Demokrasi ödülü vererek toplumumuza olan katkılarını onurlandırmak istiyoruz. Adaylarımız: Lellos Demetriades, Türkan Aziz, Xenofon Kallis, Vedia Barut, Lena Melanidou, Özker Özgür, Stella Stoulioti, and Tuncer Bağışkan.
Oylama iki hafta açık tutulup 3 Ekim’deki resepsiyonda son bulacak. Bu eylemin her iki tarafa da karşı taraftan saygıdeğer insanların tanınmasında yardımcı olacağını düşünüyoruz.
Daha fazla bilgi icin: https://2024.cyprusforum.cy/
Voice Kıbrıs Haber-2024
Kyriakides, yaklaşımlarını geleneksel düşünce kuruluşlarından veya siyasi partilerden ayıran, kamu söylemi için bağımsız bir platform oluşturmanın önemini vurguladı. Diğer önemli projeleri Nomoplatform ise siyasette şeffaflığı ve vatandaş katılımını artırmak için parlamento gözlemcisi olarak hizmet veriyor.
Forum, toplumlar arasında soğuk bir siyasi iklim de dahil olmak üzere zorluklarla karşı karşıya olsa da danışma komiteleri oluşturarak ve BM gibi kuruluşlarla işbirliği yaparak, Kıbrıslı Türkleri tartışmalara dahil etmede ilerleme kaydetti. Kıbrıslı Türklerin katılımı düşük kalsa da, temsiliyeti iyileştirme ve iki toplumlu diyaloğu teşvik etme çabaları devam ediyor.
Nicolas Kyriakides, Yaklaşan Cyprus Forum’u öncesinde Voice Kıbrıs Haber’in sorularını yanıtladı.
Oxygen for Democracy ve Cyprus Forum nasıl var oldu?
13 yıl önce, 2011’de Oxygono’yu başlattık. Birleşik Krallık’ta öğrenci olarak başlattığımız bu girişimin amacı, Kıbrıs’taki politika yapımını daha katılımcı, bilimsel ve şeffaf bir yapıya ulaştırmaktı.
Önce bir blog olarak başladık ve sonrasında bir STÖ haline getirerek demokrasiyi, hukuk üstünlüğünü ve kurumlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalara başladık. Yunanca Oxygono’nun anlamı Oksijendir. Örgütün ismini Oxygen for Democracy’e (Demokrasi için Oksijen) çevirerek anlamının daha net olmasını istedik.
Adada eşi bulunmaz birşey yapmak istedik. Bir danışman ekibi veya politik parti olmak istemedik. Bağımsız bir platform olarak, toplumsal konularda birbirinden farklı tarafları biraraya getirmenin daha avantajlı olacağına inandık. Genellikle Güney’deki iç sorunları ele alacak etkinlikler için çalışmaya başladıktan bir müddet sonra, daha büyük sorunları ele almak ve daha büyük etkide bulunma kararı aldık.
Demokrasi için Oksijen hareketinin en büyük projesi Cyprus Forum’dur. Benzeri hareketlerin örneklerini Yunanistan’da Delphi Economic Forum, Fransa’da Paris Peace Forum, ve Türkiye’de Antalya Diplomasi Forumunda gözlemledik ve uygulamak istedik.
Cyprus Forum’u 2020’de başlattık. Cyprus Forum Cities ismini verdiğimiz, yerel hükümete yönelik daha küçük bir konferansımız ve Kıbrıs dışında Londra, Brüksel ve Washington’da uydu etkinliklerimiz var.
Nomoplatform nedir?
Nomoplatform diğer projemiz. Parlamentoyu gözlemleyen ve parlamento içerisinde neler olduğunu gösteren bir platform. Cyprus Forum ile birlikte, her ikisi, insanları politik ilerlemeler ve politika yapımını yakınlaştırma gaylemize hizmet eden araçlardır.
Bu girişimlerin Kıbrıs sorununa olan katkılarını nasıl görüyorsunuz?
Kıbrıs sorunu gibi en hassas meseleyi nasıl ele alabileceğimiz bizi oldukça düşündürmüştü. Herhangi bir mevzuda belli bir fikir sahibi değiliz. Biz sadece insanları biraraya getirerek, mevzuların tartışılabileceği, fikir, öneri ve çözüm üretebileceği bir alan yaratmak istedik.
Belki politikacıların ve liderlerin fikirlerine etkimiz olmayacak ama her iki toplumun arasındaki diyaloğu açık tutacak bir mekanizma geliştirebiliriz.
Belki böylece her iki tarafta da pratikte mevcut olan bazı sorunları çözebiliriz. Kim bilir, bu gelişmeler siyasi alanı ve liderleri de pozitif açıdan etkileyebilir.
Diyaloğu arttırmak ve insanları politika içerisine daha çok dahil etme çabalarınızın etkilerini nasıl gözlemliyorsunuz?
Bu soruyu hemen hergün işitiyorum. Bunca kaynağın, vaktinve emeğin karşılığını katılımcıların sayısıyla değil, bu çabaların sonucunda oluşan fikirleri ve olumlu girişimleri gözlemleyerek ölçebiliriz. Bana göre başarının ölçütü rakamlarda değil, sonuçlarda.
Bunları üç seviyeye bölebiliriz. Birinci seviyede insanları olup bitene dair bilgilendirmek yer alır. Bunu görüşmeleri düzenleyerek gerçekleştiririz. Örneğin, dört yıl önce kimse bu konuyu ele almamışken, Yeşil Hat Tüzüğü’nü görüşmeye açtık.
Katılımın ve bilgi yayılımının artması için bu etkinliği ara bölgedeki Ledra Palace Hotel’de gerçekleştirdik.
Bu sene teknik komiteler üzerine bir panelimiz mevcut. Neler başardıklarını biz biliyoruz, ama çoğunluk bu girişimlerin ve başarıların bilincinde değil. İki toplumlu panel görüşmeleri içerisinde bu sene ayrıca müzakere inşası, enerji işbirliği gibi pek çok konu yer alıyor.
İkinci seviyede Sophia Papamichalopoulos’un projesi olan Winds of Change (Değişim Rüzgarları) gibi girişimleri gün yüzüne taşıyarak halkın günlük konuşmalarına dahil etmekbulunuyor. Sophia projesini üç yıl önce Cyprus Forum’da sunmuştu. Büyük, küçük farketmez, ne kadar çok projeyi gün yüzüne çıkarıp, halkın dikkatine sunabilirsek o kadar çok insana girişimler olduğunu gösterebiliriz.
Üçüncü seviyede ise doğrudan karar verme yetkisini etkileyebilmek, lobicilik uygulayarak yeni yasaları geçirmek var. Buna bir örnek olarak Güney’de lobicilerin politikacılarla olan görüşmelerini rapor etmelerini ve lobici olarak kayıt altına girmelerini zorunlu hale getirdik. Bu şeffaflığı artırmaya yönelik bir araç oldu. Bunun için çok çaba gösterdik ve iki yıl önce yasalaşmasını sağladık.
Şu anki sorunlardan biri ve bu yılın panel konularından bir tanesi ise Başsavcının görev ve yetki alanları.
Küçük de olsa kazançlarımız var. Siyaset alanı komplike bir alan ve değişim yaratmak kolay değil.
Kilit insanları ve Kıbrıslı Türkleri aynı panellerde biraraya getirirken ne gibi zorluklar yaşadınız?
Cyprus Forum’u ilk kurma gayretine 2019 senesinde girdiğimizde, Crans Montana’da müzakerelerin çöküşünden ve her iki tarafın birbirine soğuk düşmesinden sadece iki sene geçmişti. 2020’de Kapalı Maraş’ın (Varosha) açılması ve COVID sebebi ile sınırların kapatılması bu politik iklime pek bir fayda da bulunmadı.
Bu şartlar altında, dürüstçe söylüyorum ki Cyprus Forum’a sadece Güney’i dahil tutmayı düşündük. İleri görüşlü bireylerin danışman heyetine katılımları ve ‘Kıbrıslı Türkleri’de dahil etmeliyiz’ söylemleri ile adanın geneline ilişkin konularda Kıbrıslı Türklerin de katılması gerektiğini, onları dahil etmemenin bir hata olacağını anladık. Ahmet Sözen de dahil olmak üzere birkaç Kıbrıslı Türk’ün daha katılımı ile Forum’ların ilkini gerçekleştirdik.
Birleşmiş Milletler ile zaman içerisinde işbirliğine girerek, ticari ve iş dünyasına dair panelleri ara bölgede gerçekleştirmeye başladık. Kuzey’den daha fazla insana ulaşabildik. Aramıza bir Kıbrıslı Türk’ün katılması insanlara ulaşabilmemizde çok büyük bir katkı sağladı.
O zamandan bu yana Kuzey’den katılım sayısı her sene artmış olsa da henüz yeterli değil. Her yıl yaklaşık 200 konuşmacımız bulunuyor. Bunların 70’i yurtdışından gelirken , Kuzey’den yaklaşık sadece 15 Kıbrıslı Türk katılım gösteriyor. Bu rakamın gün geçtikçe artacağına inanıyorum.
Üçüncü yılımızda iki toplumlu görüşmeleri ara bölgeye taşımamızla daha sağ eğilimli Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’den uzmanların katılımını da görmeye başladık. Jeopolitik konuları ele alırken, daha fazla Türkçe konuşan katılımcıları dahil etmek isteriz. Orta Doğu havzasını Türkiyesiz tartışamayız. Bulunduğumuz noktada belki Kuzey’den veya Türkiye'den siyasetçilerin katılımını göremiyoruz ancak alanında uzmanlaşmış akademisyenler ve şahısların katılımını bekleriz. Türkiye’nin görüşünün ne olduğunu bu panellerde görmemiz gerekmektedir.
Terminoloji, ünvanlar, kurumlar, hep katılımcıları dahil etmede sorun unsurları oldu. Yunanistan ve Türkiye son zamanlarda geçmişe nazaran en ılımlı iklime sahipken, bizim burada katılımcılar için böyle sorunlar yaşıyor olmamız komik.
Bu seneki Forum ile başarmayı hedeflediğiniz şeyler nedir?
Özet olarak, hukuk üstünlüğünde ilerleme, iki toplumlu müzakerelerden daha iyi sonuç ve ödül takdimi ile farkındalık kazandırmayı hedefliyoruz. Bir konferans ile herşeyin değişmesini beklemiyoruz. Değişim yavaşça ve daimi çaba ile gerçekleşebilecek.
Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinde hukuk üstünlüğünü arttırmaya dair bir baskı oluşturmayı hedefliyoruz. İyi bir yönetimin veiyi işleyen bir demokrasinin, insanların yaşam kalitesine ve Kıbrıs sorununun çözümüne olumlu yansıyacağına inanıyoruz.
Uluslararası endekslerde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin şeffaflıkta düşük puanlama aldığını görüyor ve bunu iyileştirmeyi hedefliyoruz.
İkinci olarak ise barış görüşmeleri ve iki toplumlu görüşmelerde masaya daha fazla kişinin katılmasını, karşı tarafı daha çok dinleyebilmeyi ve beraber hareket edebileceğimiz sinerjiler oluşturmayı ümit ediyoruz. Her iki tarafın ticaret odalarını aynı masada görebildik, bunun başarılabildiğini gözlemledik.
Bu sene ayrıca vefat etmiş bir Kıbrıslı Türk ve bir Kıbrıslı Rum’a Barış ve Demokrasi ödülü vererek toplumumuza olan katkılarını onurlandırmak istiyoruz. Adaylarımız: Lellos Demetriades, Türkan Aziz, Xenofon Kallis, Vedia Barut, Lena Melanidou, Özker Özgür, Stella Stoulioti, and Tuncer Bağışkan.
Oylama iki hafta açık tutulup 3 Ekim’deki resepsiyonda son bulacak. Bu eylemin her iki tarafa da karşı taraftan saygıdeğer insanların tanınmasında yardımcı olacağını düşünüyoruz.
Daha fazla bilgi icin: https://2024.cyprusforum.cy/
Voice Kıbrıs Haber-2024 Benzer haberler
Featured
İnşaat Mühendisleri Odası, Kumyalı’daki TÜK silo yıkımını yerinde inceledi
OpenAI sağlık verilerini ChatGPT’ye taşıdı: Yeni özellik riskleri de beraberinde getiriyor
Euro banknotları değişiyor, 10 tasarım onaya sunuldu
Fransa ve İspanya'da orman yangınlarında 220 binden fazla kişiye tahliye
Yeni Partide Merkez Yönetim Kurulu belirlendi
Üstel "TMK’nın işlevsiz hale getirilmesine yönelik girişimlere sessiz kalmayacağız"
Bebek “Hedefim Beyarmudu'nun ortak adayı olmak”
Suriye'de katliam gibi kaza: 35 kişi hayatını kaybetti
Nöbetçi eczaneler (25 Temmuz 2026)


