Bağımlılık bir hastalık mıdır?
Paylaş

Voice Kıbrıs Haber
“BAĞIMLILIK” NEDİR?
- Günümüzde “bağımlılık” kavramını daha çok alkol ve uyuşturucu konularıyla birlikte duymaktayız. Fakat bağımlılığın birçok farklı alanda da olabileceği göz ardı edilmekte ayrıca çoğu zaman bir hastalık olduğu unutulmaktadır. Maalesef genel olarak hastalık olduğu bilinmediği veya unutulduğu için, bağımlı kişilere genellikle kötü gözle bakılmaktadır.
- Bağımlılık hastalığı; insanın dürtülerini kontrol edememesi sonucunda, bir nesneye, kişiye veya olguya aşırı muhtaç hale gelmesi, bunlara karşı olan önlenemez bir istek durumudur. Kişi bu nesneler olmadan hayatını asla sürdüremeyeceğini, ayakta duramayacağını, verimli olamayacağını ve işe yaramayacağını düşünür. Böylelikle durumun kötü taraflarını görmekte ve kabullenmekte çok zorlanırlar.
- Bağımlılık durumu, alışkanlığın bir sonraki evresidir. Bağımlılığın tam olarak oluşumu; bağımlılık davranışının sıklığı ve aşırı ölçüde yapılmasıyla yakından alakalıdır.
- Bağımlılık; hem fizyolojik hem de psikolojik etkileri olan bir hastalıktır.
- Tolerans gelişimi (madde miktarının artırılması ihtiyacı)
- Yoksunluk belirtileri (madde kullanımı azaltıldığında veya kesildiğinde, fizyolojik ağrılar veya belirtiler, davranış değişiklikleri…)
- Düşünüldüğünden daha uzun süre ve daha çok miktarda kullanılması
- Sık ve başarısız bırakma girişimleri
- Madde üzerine çok fazla zaman harcamak (sağlamak, kullanmak, bırakmak…)
- Kişinin evinden, ailesinden, işinden, günlük sosyal ortamından kopması
- Zarar görmesine rağmen (psikolojik, fizyolojik ve sosyal açıdan) madde kullanımına devam etmesi.
- Kumar
- Kafein
- Nikotin
- Yemek
- Cinsellik
- İnternet (teknoloji..)
- Alışveriş
- Video oyunu (playstation..)
- Adrenalin
- Estetik…
- Bağımlılıkta başlıca risk faktörleri genellikle: cinsiyet, kişilik, psikopatoloji, aile öyküsü ve geçmişi, sosyal çevre, kültür ve kişinin kendi geçmişidir.
- Dürtüsel, yenilik arayışı içinde olan, kolayca risk alan, aile yapısı bozuk ve travmatik, ihmal edilmiş çocuklar ve ergenler, genellikle stresle başa çıkma yöntemi olarak madde kullanan ve genetik olarak yatkınlığı olan bireyler çok daha fazla risk altındadırlar.
- Fazla içe dönük ve fazla dışa dönük kişilik yapıları, anti-sosyal kişilik bozukluğu, depresyonda olma..
- Genetik yatkınlık (özellikle alkol bağımlısı anne-baba var ise)
- Çocukluk çağı travması yaşamış olmak:
- Aile ilgisinin az olması – fazla olması. Her iki durum da çocuk yada ergen üzerinde risk yaratmaktadır.
- Ailenin sevgisini gösterememesi, çocuğun sevgiyi farklı şekilde aramaya çalışması…
Benzer haberler
Sağlık
Nöbetçi eczaneler (6 Kasım 2026)
Nöbetçi eczaneler (5 Kasım 2026)
Kas sağlığı uzun yaşamın anahtarı: Kas kalitesini ölçmenin yolları
Hangi besinler cildin daha genç görünmesine yardımcı olabilir?
Nöbetçi eczaneler (4 Kasım 2026)
Gündüz uykusu demansın erken habercisi olabilir
Nöbetçi eczaneler (3 Kasım 2026)
Nöbetçi eczaneler (2 Kasım 2026)
Nöbetçi eczaneler (1 Kasım 2026)




