27 yıldır durmadan dünyayı yürüyor!

Voice Kıbrıs Haber
1998 yılında yola çıktı ve 27 yıldır hâlâ yürüyor. Uçak kullanmadan, sınır tanımadan, donmuş denizleri ve geçilmez ormanları aşarak dünyayı tek parça hâlinde kat etmeye çalışan bu adamın hikâyesi, insan iradesinin sınırlarını yeniden tanımlıyor. Haritaların tamamen çizildiği, keşfin yalnızca arşivlerde kaldığı düşünülen bir çağda İngiliz kaşif Karl Bushby, bu kabulleri yerle bir eden bir yolculuğa çıktı. 1998 yılında Güney Amerika’nın en güney noktalarından biri olan Şili’deki Punta Arenas’tan ilk adımını atan Bushby, insanlık tarihinin en iddialı bireysel keşif projelerinden biri olarak kabul edilen Goliath Expedition’ı başlattı. Hedefi, dünyayı kesintisiz şekilde, hiçbir ulaşım aracı kullanmadan, yalnızca yürüyerek dolaşmaktı. Aradan geçen 27 yılı aşkın sürede bu yolculuk, fiziksel bir maceranın çok ötesine geçerek irade, sabır ve sistemle mücadele hikâyesine dönüştü. Karl Bushby’nin 1998 yılında başlayan projesini benzer uzun yol yürüyüşlerinden ayıran temel fark, 'kesintisizlik' ilkesiydi. Bushby, bir kıtadan diğerine geçerken uçak, tekne ya da araç kullanmayı reddetti. Ona göre yolculuk, ancak dünya tek bir kara parçası gibi adım adım geçildiğinde anlam kazanıyordu. Bu nedenle Güney Amerika’dan Kuzey Amerika’ya, oradan da Asya ve Avrupa’ya uzanan rotasında en küçük bir 'kısayol' bile kabul edilemezdi. AŞILMASI İMKANSIZ GÖRÜLEN YERLERDEN GEÇTİ Bushby’nin rotası, dünyanın en zorlu doğal bölgelerinden geçiyordu. Orta Amerika’daki Darien Gap, yoğun yağmur ormanları, bataklıklar, vahşi hayvanlar ve silahlı gruplar nedeniyle geçilmez olarak tanımlanıyordu. Bushby, haftalarca süren yürüyüşlerde hastalık, açlık ve yön kaybı riskiyle karşı karşıya kaldı. Alaska’ya ulaştığında ise bu kez -40 dereceleri bulan soğuklar, donmuş nehirler ve ayılarla dolu bir coğrafya onu bekliyordu. BERING BOĞAZI YOLCULUĞUN KIRILMA NOKTASIYDI Goliath Expedition’ın en sembolik aşaması, Bering Boğazı’nın yürüyerek geçilmesi oldu. Bushby ve yol arkadaşı, ABD ile Rusya’yı ayıran bu donmuş denizi aşarak Asya kıtasına ayak bastı. Bu geçiş, insan gücüyle kıtalar arası yürüyüş fikrinin mümkün olduğunu kanıtlayan tarihi bir an olarak kayıtlara geçti. Ancak başarı, yeni bir engeli de beraberinde getirdi. Bushby’nin karşılaştığı en büyük engellerden biri doğa değil, devletler ve sınırlar oldu. Rusya’ya giriş ve uzun süreli kalış izni alamaması, yolculuğun yıllarca durmasına neden oldu. Pasaport, vize ve sınır ihlali gerekçeleriyle karşı karşıya kalan Bushby, defalarca başladığı noktaya dönemedi, rotasını askıya almak zorunda kaldı. Bu süreç, onun yolculuğunu fiziksel bir keşiften ziyade modern dünyanın bürokratik sınırlarına karşı verilen bir mücadeleye dönüştürdü. Karl Bushby, yürüyüşünü yalnızca bir spor ya da rekor denemesi olarak görmüyor. Ona göre bu yolculuk, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlama çabasının ta kendisiydi. Hızın kutsandığı, mesafelerin saatlerle ölçüldüğü bir çağda Bushby, her adımda coğrafyayı, kültürleri ve sınırları birebir deneyimlemenin mümkün olduğunu savunuyor. Yürüyüş, onun için hem fiziksel hem de zihinsel bir direnç biçimi. Goliath Expedition henüz tamamlanmamış olsa da Karl Bushby, modern keşif tarihine adını çoktan yazdırdı. Yıllar süren bekleyişler, yarım kalan etaplar ve belirsizliklere rağmen hedefinden vazgeçmeyen Bushby, imkânsız olarak tanımlanan hayallerin yalnızca ertelenebileceğini, terk edilmek zorunda olmadığını gösteriyor. Bugün Karl Bushby’nin hikâyesi, yalnızca bir kaşifin değil; çağımızda hayallerini sistemin sınırlarına rağmen sürdürmeye çalışan herkesin hikâyesi olarak okunuyor. İster tamamlanmış olsun ister olmasın, bu yürüyüş şimdiden insan iradesinin haritalara sığmadığını kanıtlayan güçlü bir anlatıya dönüşmüş durumda. Kaynak:Milliyet
Benzer haberler
Dünya
Japonya'da doğurganlık oranı en düşük seviyeye geriledi
FTX'in kurucusu Bankman-Fried'ın cezası onandı
Filipinler'de meydana gelen depremde ölü sayısı arttı!
ABD'li yetkili, imza aşamasına gelinen ABD-İran anlaşmasının detaylarını açıkladı
Erakçi "İslamabad Mutabakat Zaptı sonuçlanmaya hiç bu kadar yakın olmamıştı"
Tahtın en güçlü varisiydi: Üç yıldır hastanede olan Prenses yaşamını yitirdi
Elon Musk dünyanın ilk trilyoneri oldu
DSÖ "Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 676 doğrulanmış Ebola vakası görüldü"
İngiliz sanatçı David Hockney 88 yaşında hayatını kaybetti


