Amerika Birleşik Devletleri ve Grönland arasında önerilen anlaşmanın, Washington’ın adanın belirlenmiş bölgelerini egemen üs alanları olarak sınıflandırarak kontrol altına almasını öngördüğü ve bunun İngiltere’nin Kıbrıs’taki uzun süredir devam eden egemen üs düzenlemelerine oldukça benzediği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında Davos’ta kararlaştırılan taslak çerçeveye göre, belirlenmiş Amerikan üsleri Arktik’te ABD toprakları olarak ele alınacak. Modelin, İngiltere’nin iki askeri üs alanı üzerinde egemenliğini korurken, Kıbrıs’ın bağımsız bir devlet olarak kalmasını öngören İngiltere-Kıbrıs anlaşmasından esinlendiği anlaşılıyor.
Önerilen çerçeve, Danimarka Krallığı içindeki yarı özerk bir bölge olan Grönland’ın olası ABD ilhakı konusundaki Danimarka endişelerini hafifletmeyi amaçlayan bir uzlaşma olarak görülüyor. Trump, şartları kamuoyuna açıklamaktan kaçınırken, mülkiyet meselesinin “biraz karmaşık” olduğunu kabul etti.
Plan kapsamında, ABD, Danimarka yetkililerinden onay almadan askeri operasyonlar, istihbarat faaliyetleri ve eğitim yürütebilecek. Bununla, Kıbrıs modelini yansıtarak, nadir toprak minerallerinin potansiyel madenciliği de dahil olmak üzere sınırlı yerel kalkınmaya izin verecek ve egemen üs alanlarının sivil faaliyetler ve yerel haklarla bir arada var olmasına olanak tanıyacak.
Birleşik Krallık stratejik amaçlarla Kıbrıs’taki Ağrotur ve Dikelya üsleri üzerinde egemenliğini korurken, Kıbrıs vatandaşları üs alanlarında yaşayabiliyor. Benzer şekilde, Grönland çerçevesinde, ABD’ye geniş operasyonel özgürlük tanırken, tam ülke tam ilhakın dışında kalacak.
The Telegraph gazetesine göre kaynaklar, Kıbrıs tarzı düzenlemenin, Trump’ın ABD savunması için stratejik olarak hayati önem taşıdığını düşündüğü Grönland’ın tam mülkiyetine ilişkin önceki taleplerine yaratıcı bir çözüm olarak görüldüğünü söyledi.
(Kaynak: The Telegraph)




