Dayanışma, siyasiler ve bazı örgütler eleştirdi - Voice Kıbrıs Haber
KIBRISYAŞAM

Dayanışma, siyasiler ve bazı örgütler eleştirdi

dayanisma-siyah

DAYANIŞMA, SİYASİLER VE BAZI ÖRGÜTLERİ ELEŞTİRDİ

Dayanışma, ağır vasıta araçlarının mesai saati saatleri başlamadan 07.00-08.30 saatleri arasında ve mesai saati bitiminde yollara çıkmasını yasaklayan emirnamenin uygulanmasını siyasiler ve sermaye gruplarının engellediğini öne sürdü.

Dayanışma dün yaşanan kaza ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Karayolları Dairesi Müdürlüğü tarafından 2014 Temmuz ayında “tehlikeyi önlemek ve trafiği rahatlatmak maksadıyla ağır vasıta araçlarının mesai saati başlamadan (07.00-08.30) ve mesai saati bitiminde yollara çıkmasını yasaklayan bir emirname” çıkarıldığını kaydetti.

Bu emirnamenin; Lefkoşa-Gazimağusa; Gazimağusa-İskele; Lefkoşa-Güzelyurt; Güzelyurt-Çamlıbel; Çamlıbel-Girne; Girne-Çatalköy; Acapulco Kavşağı-Tatlısu Kavşağı; Ercan Havaalanı yolu; Ercan Havaalanı kavşağı (Yonca kavşağı)- İskele; İskele-Yenierenköy anayollarında; Hamitköy kavşağı-Gönyeli kavşağı (Dr. Fazıl Küçük Bulvarı) arasındaki yol güzergâhlarında uygulanmaya koyulduğunu ifade eden Dayanışma, ancak sermaye gruplarını temsil eden örgütlerin bu emirnameye karşı çeşitli eylem ve lobicilik faaliyetleri gerçekleştirdiğini, emirnamenin uygulanamadığını anlattı.

Dayanışma, bu örgütlerin; “Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, Genç İşadamları Derneği ve Kamyoncular Birliği” olduğunu savunarak, bu örgütlerin o dönemki basın açıklamalarını aktardı ve “Kendilerine rant sağlamak isteyenler para ve iktidar hırslarını insan yaşamının üzerinde tutmuşlardır” ifadelerini kullandı.

Tehlikeler karşısında gerekli tedbirleri almamanın, yaşanması muhtemel sonuçları göz ardı etmek anlamına geleceğine dikkat çeken Dayanışma, şunları kaydetti:

“Hal böyle olunca yaşananların kaza olduğunu söylemek mümkün değildir. İstek ve irade dışında öngörülemeyen olaylar kaza olarak kabul edilir.

Ancak emirnamenin uygulanmasını engelleyenler, hem tehlikeyi öngörmüşler hem de öngörülen tehlike karşısında, kendi çıkarları doğrultusunda irade kullanmışlardır. Tüm bunlar da dikkate alındığı zaman, dün gerçekleşen ve ölümle sonuçlanan katliam ile sonucunda hayatını kaybeden gençlerin yaşamından sorumlu olanlar ortadadır.

Bahsi geçen örgütler ve dönemin siyasileri, kendi çıkarları yerine bu coğrafyada yaşayanlardan yana sorumlu davranabilselerdi emirname uygulamada kalacak hatta genişletilecekti. Böylece de dün yaşanan katliam engellenmiş olacaktı.

2014 yılında sermaye baskısına yenik düşen hükümetten sonra iktidara gelenlerin ise emirnameyi gündem dahi yapmamış olmaları açıkça aynı iradeye sahip çıktıkları anlamını taşımaktadır.”

Kaynak: TAK

Benzer Haberler

Başa dön tuşu