Bilun Güneş
AKEL, “Kıbrıs sorunu: Kritik Aşama” konulu konferans düzenledi.İki gün boyunca devam eden konferans çerçevesinde, paneller de yapıldı.
Konferansın açılış konuşmaları Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis ve AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu tarafından yapıldı.
HRİSTODULİDİS İHTİYATLI İYİMSER
Hristodulidis, 15 Ekim’de New York’ta yapılacak üçlü toplantının, müzakerelerin esaslı bir şekilde yeniden başlaması yönünde atılacak ilk önemli adım olacağına dair ihtiyatlı bir iyimserlik ifade etti.
Hristodulidis, mevcut durumun sürdürülemez olmasının yanı sıra ciddi riskler içerdiğini ve ülkenin tam potansiyelini ve beklentilerini gerçekleştirmesine ve geliştirmesine izin vermediğini vurguladı.
Hristodulidis, Türkiye’nin kamuoyunda öne sürdüğü iddiaların kabul edilemeyeceğini, bunların bölünmeye yol açan ve çözüm arayışlarında caydırıcı rol oynayan yaklaşımlar olduğunu söyledi. Hristodulidis, “iki devletli çözümün siyasi lügatta kesinlikle yeri olmadığını” ifade etti.
STEFANU BÖLÜNMÜŞLÜĞÜN KALICILAŞMASINA YÖNELİK TEHLİKELERİ ANLATTI
AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, konferansa atfedilen başlığın tesadüf olmadığını, başlığın, Kıbrıs sorununun bugün içinde bulunduğu durumu gösterdiğini kaydetti.
Stefanu, Kıbrıs sorunundaki durgunluğun sonuçlarına ilişkin endişeleri dile getirerek, adada bölünmüşlüğün kesinleşmesine yönelik tehlikelere işaret etti .
Stefanu konuşmasında, Türk tarafının resmi olarak, federasyonu reddederek iki devlete dayalı çözüm hedefini yinelediği andan itibaren “ya iki bölgeli, iki toplumlu federasyon ya da bölünmüşlük şeklindeki riskin daha net olduğunu” belirtti.
Kıbrıs sorunundaki çıkmazın aşılması için Kıbrıs Rum tarafının yapması gerekenlerden de söz eden Stefanu, bunların “sürekli iki toplumlu iki bölgeli federasyon ve siyasi eşitliğin anımsatılması, müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesi yönünde ısrarlı olunması, Türkiye’ye yönelik güçlü bir olumlu gündem şekillendirilmesi ve Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Kıbrıslı Türklere yönelik tek taraflı tedbirlerin uygulanmasından” oluştuğunu ifade etti.
ASSIOTIS “HER GEÇEN GÜN SÜREÇ İÇİN KÖTÜ”
Habere göre Toplumsal İttifak Genel Koordinatörü Andreas Assiotis ise konferansta yaptığı konuşmada, her geçen günün Kıbrıs sorunu süreci açısından daha kötü olduğunu kaydetti.
Assiotis, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerde ilerleme sağlamak ve bölünmüşlük tehlikesini önlemek adına, herkes için ortak bir ev inşa etmek için çalıştıklarına, Kıbrıslı Türkleri, Kıbrıslı Rumları, BM ve AB’yi ikna etmek için, tek taraflı olsa da özlü ve pratik faaliyetler üstlenmeleri gerektiğini belirtti.
Konferans, açılış konuşmalarının ardından panelle devam etti.
TSELEPİS “ FARKLI KAVRAMLAR, FARKLI SENARYOLAR…”
Siyasi eşitlik ve egemen eşitliğin tartışıldığı panelde, Kıbrıs Rum Müzakere Heyeti eski üyesi Tumazos Tselepis, bu iki kavramın birbirinden farklı senaryolara yön verdiğine işaret etti. Tselepis, Stefanu tarafından ortaya konulan önerilerin görmezden gelindiğini vurguladı.
TALAT “ YENİ ADIMLAR İÇİN ALINMASI GEREKEN DERSLER VAR”
Kıbrıs Türk toplumu eski lideri kimliği ile panele katılan Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakere sürecinde atılacak yeni adımlarda geçmişten alınması gereken dersler olduğuna dikkat çekti.
Talat, herşeyin zamanında ve uygun konjonktürde gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, geçmişte kaçırılan çözüm çabalarını örnek olarak gösterdi.
Talat, Dimitris Hristofyas ile yapmış oldukları görüşmelerde zamanlama açısından fırsat bulunmasına rağmen, çekingen adımlar atılarak fırsatın kaçırıldığından söz etti. Talat, Annan Planı ve Crans Montana dönemlerinde de çözüm fırsatlarının tekrar tekrar yitirildiğinden bahsetti.













