FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

AKEL Milletvekili Loukaidis “Kıbrıs toplantısının olumsuz sonuçlanmasında sorumluk Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliğine ait”

Hatice KERLO

AKEL Milletvekili Yiorgos Loukaidis, Cenevre’deki gayrı resmi Kıbrıs konferansının olumsuz sonuçlanmasında sorumluluğun Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk liderliğine ait olduğunu söyledi.

Loukaidis, egemen eşitlik ve iki devletlilik konusundaki ısrarın, süreçte ilerleme için yer bırakmadığını, Kıbrıslı Rum Lider. Nikos Anastasiadis’in de bu olumsuz senaryo üzerinde sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

Loukaidis, son yıllardaki olumsuz gelişmelerin ümidi kesmesine izin verilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Umudu canlı tutarak, çözüm olasılığını da canlı tutuyoruz” dedi.

Loukaidis, halka ve özellikle gelecek nesillere  özgür, barışçıl, yeniden birleşmiş ve müreffeh bir Kıbrıs umudunu yaşattıklarını  vurgulayarak, “Birlikte, ortak eylem ve girişimlerimizi daha da güçlendirerek başarılı olabiliriz. Bunları başarmalıyız” dedi.

AKEL Milletvekili olan ve bu yılki seçimlerde yine adaylığını koyan Yiorgos Loukaidis, Voice Kıbrıs Haber’e konuştu

“HERKES ELİNİ KALBİNE KOYARAK, YAPACAĞI SEÇİMİ AKLI BAŞINDA BİR ŞEKİLDE DÜŞÜNMELİ”

SORU : Mayıs 2011’den beri milletvekilisiniz ve şimdi tekrar adaysınız. Ülkemizin o zamandan bugüne kadar geçen politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

LOUKAIDIS: Öncelikle bu on yıllık dönemde meydana gelen en önemli olaylardan bazılarını hatırlatmama izin verin. Kronolojik bir sırayla başlayarak, Mari’deki kazadan ve onu takip eden benzeri görülmemiş toksinli (zehirli) siyasi iklimden bahsediyorum. Bankacılık krizinin Mart 2013’teki ilk ifşası ve doruk noktası, troykanın gelişi ve muhtıra aracılığıyla halkımıza toplu cezaların verilmesi. Ticari bankalar yararına kooperatif bankalarının bilinçli şekilde feda etme kararı bir skandal-suç. Şimdi kurumsal hale gelen ve özünde, altın pasaport satışının kırılgan endüstrisinin bu hükümet tarafından yaratılması sonucu yolsuzluk patlaması.  Son olarak, Kıbrıs sorununun 2017’de Crans Montana’da çözülme sürecinin Türkiye’den ayrılmasıyla doruk noktasına ulaşması, sadece ödüllendirmekle kalmadı, aynı zamanda konferanstaki duruşu için de övgü aldı. Tabii ki Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’inde ve Maraş’ın yerleşimi için yol haritasının Türkiye tarafından kademeli olarak uygulanmasıyla ilgili olarak izlenenler.

Son 10 yılın sekiz buçuk yılında Nikos Anastasiadis ve DİSİ’nin bu hükümetin başında olduğunu da hatırlatmama izin verin.

Açıkçası, tüm bu olayları kapsamlı bir şekilde değerlendiremeyeceğim için, şunları anlatmak yeterli olacaktır. Yukarıdakilerin hepsi haklı olarak hüsrana, vatandaşların öfkesine de neden oldu. Bu maalesef sadece siyasi sistemin değil, ülkemizdeki kurumların da itibarsızlaşmasına da yol açtı. Böyle bir itibarsızlık ortamında, herkesi eylemlerine ve ihmallerine göre yargılamak daha da zor hale geldi. Vatandaşların aforizmalara ve genellemelere gitmesi çok daha kolay hale geldi. Sonuçta, ilerleme ve durumun iyileştirilmesi yerine, daha büyük bir gerilemeye yol açtı. Her halükarda, milletvekili seçimlerinden bulunduğumuz bu birkaç gün öncesinde, herkes elini kalbine koymalı ve yapacağı seçimi aklı başında bir şekilde düşünmelidir. Gerçeklerin gösterdiği gibi, son sekiz buçuk yılda yaşanan tüm bu olumsuz gelişmelerin asıl sorumluluğu Anastasiadis-DİSİ hükümetine aittir. Bu nedenle vatandaşlar, onları öfkelendiren ve / veya hayal kırıklığına uğratan her şey hakkında,  Anastasiadis-DİSİ hükümetine bir mesaj göndermelidir.

Anastasiadis-DİSİ hükümetine güçlü bir mesaj göndermenin en iyi yolu, en büyük etkiye sahip bir şekilde ona ülkemizde ilerici değişim çabalarına öncülük etmek için gerekli araçları vererek, AKEL’i bu seçimlerde olabildiğince güçlü kılmaktır.

SORU: Size üçüncü kez aday olma ihtiyacını hissettiren şey nedir?

LOUKAIDIS : Bildiğiniz gibi AKEL oy pusulalarına her birimizin dahil edilmesi toplu bir karardır. Partide bulunduğumuz maksimum sayıda dönem için sahip olduğumuz iç kısıtlamanın bir kez daha milletvekilliği talebinde bulunmasına izin verildiği göz önüne alındığında, parti prosedürleri aracılığıyla tekrar aday olmam gerekli görüldü. Açıkçası, ülkemiz ve aynı zamanda AKEL için zorluklar, büyük olmaya devam ediyor ve bu nedenle her zaman halkımızın, Kıbrıs’ın ve çalışanlarımızın hizmetinde belirlediğimiz ortak hedeflere ulaşmak için tüm gücümüzle mücadeleye devam edeceğiz.

AKEL SEÇİMLERDEN DAHA GÜÇLÜ ÇIKARSA, YÖNETİCİLERE GÖNDERİLEN MESAJ O KADAR ETKİLİ OLUR”

SORU :  Son zamanlarda ortaya çıkan olaylardan ötürü, Kıbrıs halkının  çok temkinli olduğu görülüyor. Kıbrıs halkının bu temkinli duruşunun sandıkları etkileyeceğini düşünüyor musunuz?

LOUKAIDIS : Olması gerektiğine inanıyorum ve umarım etkiler. Halkımız öfke ve hayal kırıklığını ifade edecek şekilde, mesajlarının varması gereken yerlere doğru ulaşmasını sağlayacaktır. Her şeyden önce, kabul edilen iki toplumlu, iki bölgeli federasyon çerçevesi temelinde Kıbrıs sorununun çözümü için umut ve perspektifin sürdürülmesi mesajı. Özellikle savunmasız olanlar başta olmak üzere, işçilerin haklarının korunması ve genişletilmesi mesajı. Nüfusun savunmasız gruplarının, düşük gelirli emeklilerin, borçluların, gençlerin, kültür insanlarının, küçük ve orta ölçekli işletmelerin, serbest meslek sahiplerinin haklarını savunma mesajı. Halk sağlığı ve eğitiminin korunması ve modernizasyonu için mesaj, doğanın ve çevrenin korunması için mesaj. Vatandaşların yöneticilere başka yolu olmadığı mesajını göndereceklerine, çünkü ancak o zaman ülkemizi ve halkımızı sürükledikleri yokuş aşağıya fren yapmak zorunda kalacaklarına, inanıyorum ve umuyorum. Aynı zamanda AKEL, bu seçimlerden daha güçlü çıkarsa, yöneticilere gönderilen mesaj da bir o kadar etkili olacaktır.

“TÜRKİYE’NİN ANASTASİADİS’İN İKİ DEVLET HAKKINDAKİ FLÖRTÜNDEN YARARLANMASI BEKLENİYORDU”

SORU: Gayri resmi Kıbrıs toplantısı bu aşamada herhangi bir sonuç vermiş görünmüyor. AKEL’e göre  atılması gereken bir sonraki adım nedir?

LOUKAIDIS:  Cenevre’ye çok düşük beklentilerle gitmemize rağmen, gayri resmi konferansın çökmesi ve özlü müzakerelere yeniden başlama hedefine ulaşılamaması doğal olarak daha fazla hayal kırıklığına neden oldu. Bu gelişmenin sorumluluğu Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk liderliğine aittir. Zira egemen eşitlik ve iki devletlilik konusundaki ısrar, süreçte ilerleme için yer bırakmamaktadır. Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs sorunundaki eşi görülmemiş olumsuz senaryo üzerinde sorumluluğu yok değil. Aksine, birçok kez şikayet ettiğimiz gibi, ağır sorumluluklar taşıyor. Türkiye’nin, Nikos Anastasiadis’in iki devlet hakkındaki flörtünden tam anlamıyla yararlanmaya çalışması bekleniyordu.

Son yılların yıkıcı manipülasyonlarından yararlanmaya devam edeceğini, bunların yanı sıra eşi benzeri görülmemiş ülkemizin aleyhine olan Türk oldubittilerini, Kıbrıs Türk liderliğine Akıncı’nın aleyhine olacak şekilde bölücü Tatar’ın seçilmesi, Kıbrıs sorununa, bizi garantilerden, işgal haklarından ve işgal askerlerinden kurtaracak, üzerinde mutabık kalınan bir çözüme ulaşmak için eşsiz bir fırsatın kaybını da beraberinde getirdiler.

AKEL olarak, Türk yöntemlerini geri püskürtmenin en etkili yolunun, mutabık kalınanlara tutarlılık ve kararlılık göstermek olduğunu yineliyoruz. Ancak şu ana kadar dikkate alınmıyoruz. Bu gerekli durumdan başlayarak aynı anda her yönde girişimlerde bulunulmalıdır.  BM Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası ve bölgesel kuruluşların daimi üyeleri,  Avrupa Birliği’nin olumlu gündemi ile Kıbrıs’ın yükümlülükleri ve Kıbrıs’ta özlü müzakerelerin yeniden başlaması için BM girişiminde izleyeceği tutum arasında doğrudan ve net bir bağlantı arayışı önemli bir parametre olmaya devam ediyor. Aynı zamanda Nikos Anastasiadis’in bundan sonra işgal altındaki topraklarda iki bölgeli iki toplumlu bir federasyonun çözümü için mücadele eden güçleri Tatar ve Ankara’nın ikili yaklaşımlarına karşı güçlendirecek şekilde hareket etmesi gerekiyor. Bu doğrultuda, elbette AKEL, Kıbrıslı Rum müzakerecinin rolünün yerini alamayacak olan kendi girişimlerine devam edecek ve bunları yoğunlaştıracaktır. Özellikle de tavrı bizim çabalarımızı baltaladığında.

SORU: Kıbrıslılara,  Kıbrıslı Rumlara ve Kıbrıslı Türklere göndermek istediğiniz mesaj nedir?

LOUKAIDIS: AKEL’in halkımıza, Kıbrıslı Rumlara ve Kıbrıslı Türklere, Ermenilere, Marunilere ve Latinlere mesajı bir umut ve perspektif mesajıdır. Bizi maalesef devrilme noktasına getiren son yıllardaki olumsuz gelişmelerin ümidi kesmesine izin verilmemelidir. Umudu canlı tutarak, çözüm olasılığını da canlı tutuyoruz. Halkımıza ve özellikle gelecek nesillere  özgür, barışçıl, yeniden birleşmiş ve müreffeh bir Kıbrıs umudunu yaşatıyoruz. Birlikte, ortak eylem ve girişimlerimizi daha da güçlendirerek başarılı olabiliriz. Bunları başarmalıyız!

Voice Kıbrıs Haber-2021

Benzer Haberler

Başa dön tuşu