FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

AKEL milletvekili adayı Koukoumas “Kıbrıs sorununda işler her zamankinden daha zor”

Hatice KERLO

AKEL Mağusa Bölgesi milletvekili adayı  George Koukoumas, Kıbrıs’ta yeniden birleşme isteyenlerin, her zamankinden daha yüksek sesle haykırmalarının tam zamanı olduğunu söyledi.

Kıbrıs sorununda işlerin her zamankinden daha zor olduğunu ifade eden Koukoumas, iki devletli çözümün konuşulmasının bile büyük bir geri dönüş ve kabul olasılığını barındırdığını belirtti. Koukoumas, Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis’in Kıbrıs Rum toplumunda iki devletli çözümü gizlice tartışan ilk ve tek lider olmasını “mantıksızlık” olarak nitelendirerek,  adada bölünmenin, önce Kıbrıslı Türkler ve sonra Kıbrıslı Rumlar için sonun başlangıcı olacağına dikkat çekti. 

Kıbrıs sorununa yönelik tek çözümün, BM kararlarında belirtilen siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon olduğunun yeniden teyit edilmesinden geçtiğini anlatan Koukoumas, müzakerelerin Guterres Çerçevesinde ulaşılan yakınlaşmalar temelinde Crans Montana’da askıya alınan noktadan itibaren devam ettirilmesi gerektiğini kaydetti. 

1983 Larnaka  doğumlu olan Koukoumas, Kıbrıslı Türkler  tarafından da yakın olarak tanınan milletvekili Skevi Koukoumas’ın oğlu. Atina Hukuk Fakültesi mezunu olan Koukoumas Londra Üniversitesi’nden Uluslararası Kamu Hukuku alanında Yüksek Lisans Derecesi’ne sahip. 

AKEL Mağusa Bölgesi milletvekili adayı  George Koukoumas, Voice Kıbrıs Haber’in sorularını yanıtlayarak, neden aday olduğunu anlattı. 

SORU: George Koukoumas, siyasetin içinde doğup büyüyen biri. Sizin aday olmanıza neden olan şey bu mu?

KOUKOUMAS:  Sol oy pusulasındayım çünkü AKEL’in amacı, işçilerin, küçük ve orta ölçekli işletmelerin hakları için Parlamento içinde ve dışında çalışmaya hazır, dürüst ve ciddi politik ve sosyal eylemlerle kamuda eğitim ve sağlık için, çevre ve kültür için, insan hakları ve demokratik özgürlükler için çalışacak her kuşaktan insana oy pusulası sunmaktı. Gerçek şu ki, her birimizin içinde doğup büyüdüğü çevrenin, algılarını ve bilincini şekillendirmede önemi rolü vardır. Ancak siyasi eyleme, Kıbrıs solu ve AKEL hareketi gibi örgütlü bir harekete katılma kararı, her birimizin kendi vicdanımızla verdiği bir karardır.

SORU: Covid-19 salgını nedeniyle kritik bir durumdayız ve şimdi normale dönmeye çalışıyoruz. Öte yandan, Güvenli Geçiş  (safepass)  uygulaması ile ilgili tartışmalar artıyor. Yeni önlemleri nasıl yorumluyorsunuz?

KOUKOUMAS: Amaç, pandemiyi sona erdirmektir. Böylece, hepimiz hayatımıza ve günlük yaşantımıza dönebiliriz. Ancak son günlerde yaşananlar  ( büyük kuyruklar ve hızlı test merkezlerindeki sorunlar) devam edemez. Gerçek şu ki, organizasyon eksikliği, aşılama programındaki gecikmeler ve hükümetin son bir buçuk yıldır devlet hastanelerine destek verme konusundaki verimsizliği halka mal oldu ve mal olmaya devam ediyor. Tabii ki büyük soru, salgının ertesi günü ne olacağıdır. Salgın, bir şekilde ortadan kalkacak, ancak ekonomik sonuçları binlerce küçük işletme ve yerel işçi için şimdi görülmeye başlanacak ve bunlar dramatik sonuçlar olacak. Şimdi, bu insanları savunma mücadelesi başlıyor.

SORU: Son yaşanan olayların ardından, “altın pasaportlar”, koronavirüs, Kıbrıs sorunu, eğitim vb. mevcut adayların işinin daha zor olduğunu düşünüyor musunuz? Şu anda vatandaşların hem kendi hem de ülkenin geleceği ile ilgili endişelerini daha yoğun ifade ettiklerini görüyoruz… 

KOUKOUMAS: Sonuçta, toplumun büyük bir kısmı ülkemizde olup bitenlerin çoğu hakkında öfke hissediyor. Son on yılda ülkemizde, ekonomik olarak üst sınıfta bulunan kesime büyük bir servet transferi oldu ve eşitsizlikler büyüdü. Özellikle özel sektördeki çalışma şartları dramatik bir şekilde bozuldu.  Hane halklarına, küçük ve orta ölçekli işletmelere karşı bankaların keyfi uygulamaları arttı. Tüm bunların üzerine, ülkemizde yolsuzluk, eşi görülmemiş boyutlara ulaştı. İlk kez bu durumun Cumhurbaşkanı’ndan başladığı görülürken, iktidar partisi DİSİ, bunu kışkırtıcı bir şekilde gizliyor. Ancak gerekli olan şey,  tüm bunların ülkemizde ilerici ve köklü değişikliklere yol açmasıdır. Bunun için siyasi güçlerin, pozisyonlarına ve geleceğe yönelik önerilerine göre yargılanması gerekiyor.

SORU: Cenevre’deki gayri resmi Kıbrıs toplantısının sonuçsuz kalmasının ardından,  çözümün çıkmaza girdiği görülüyor. Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin endişelerinin her geçen gün biraz daha artıyor ve kapalı olan geçiş noktalarının arkasından, Kıbrıs sorununun iki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde çözümü için seslerini birleştirerek mesajlarını iletmeye çalışıyorlar. Bundan sonra müzakerelerin yolunu açmak için ne yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz ve Kıbrıslılara göndermek istediğiniz mesaj nedir?

KOUKOUMAS: Adada yeniden birleşme isteyenlerin, her zamankinden daha yüksek sesle haykırmalarının tam zamanı olduğuna inanıyorum. Kıbrıs sorununda işler her zamankinden daha zor. Sadece ve sadece şu an iki devletli çözümün bile konuşulması, büyük bir geri dönüşü ve kabul olasılığını barındırıyor. Cumhurbaşkanı Anastasiadis’in Kıbrıs Rum toplumunda iki devletli çözümü gizlice tartışan ilk ve tek lider olması, kelimenin tam anlamıyla mantıksızlık. Gerçek basit. Bölünme, önce Kıbrıslı Türkler ve sonra Kıbrıslı Rumlar için sonun başlangıcı olacak. Aynı zamanda Kıbrıs sorununun çözülememesi, işgal ve yerleşimin derinleşeceği anlamına geliyor. İşgal bölgesinin Türkiye tarafından asimilasyonu devam edecek. Maraş’a yerleşim devam edecek. Aynı zamanda denizdeki gerginlik ve Türkiye’nin saldırganlığı devam edecek. Siyasi liderlik ve vatandaşlar, işler bu yönde ilerlerse önümüzdeki yıllarda Kıbrıs’ta ne olacağını düşünmelidir. En kötüsünden kaçınmanın ama aynı zamanda vatanımızın ve halkımızın yeniden birleşmesinin önünü açmanın bir yolu var. Tek çözümün, BM kararlarında belirtildiği gibi siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon olduğu yeniden teyit edilmeli.  Müzakereler, Guterres Çerçevesinde ulaşılan yakınlaşmalar temelinde  Crans Montana’da askıya alındığı noktadan devam ettirilmeli. 

Voice Kıbrıs Haber 2021

Benzer Haberler

Başa dön tuşu