FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, Kıbrıs konusundaki güncel siyasi durumu değerlendirdi 

Hatice KERLO

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, Kıbrıs sorununun çözümünde iki bölgeli, iki toplumlu federal çözümünden başka bir çözüm şekli bulunmadığını vurguladı. Stefanu, yeni önerilerle ilgili olarak, “Konuşulan diğer çözümler hakkında ne söylenirse söylensin, bunlar imkânsızdır. Kıbrıs sorunu çözülmezse bize kalan şey, bölünme olacaktır” dedi.

Stefanu, federal çözüm şeklinin hem ülkeyi hem de insanları yeniden birleştirebilmek için mümkün olan tek çözüm olduğuna işaret ederek “ Konuşulan diğer çözümler hakkında başka ne söylenirse söylensin, bunlar imkânsızdır. Kıbrıs sorunu çözülmezse bize kalan şey, bölünme olacaktır. 1974’ten beri içinde bulunduğumuz statüko durağan bir durum değil; sürekli kötüye giden bir durumdur. Bu nedenle bugün, nihai bölünmenin içsel değilse de dışsal boyutuna ulaştık” diye konuştu.

“ANASTASİADİS CRANS MONTANA’DAN SONRA HİÇBİR ŞEY YAPMADI” 

Stefanu, Crans Montana ile ilgili durum ne olursa olsun, Nikos Anastasiadis tarafından atanan müzakerecinin söyledikleri üzerinde durduğunu belirterek, “ Crans Montana’nın Kıbrıs sorununun çözümüne çok yaklaştığı aşikârdır. Ayrıca bu konuda Dışişleri Bakanı Sayın Hristodulidis’in itirafı ve ayrıca BM tarafından kayıt altına alınanlar var. Sayın Anastasiadis şimdi Genel Sekreterin objektif olmadığını söylüyor. Tabii bunu o zaman için değil, şimdi söylüyor” dedi.

Stefanu şöyle devam etti:

“Anastasiadis’e, başarısızlıktan müşterek sorumlu olduğumuz söylendiğinden beri, hem Crans Montana’daki varlığımıza hem de Genel Sekreter’in değerlendirilmesine ilişkin olarak hangi performansları, hangi temasları ve hangi itirazları dile getirdiğini soruyoruz. Hiçbir şey yapmadı. Bu sorular, bir noktada ikna edici bir şekilde cevaplaması gerekecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı’na yöneliktir.”

“BM GENEL SEKRETERİ İKİ TARAFIN SİYASİ İRADESİNDEN İKNA OLMUŞ DEĞİL” 

Stefanu, Türkiye’nin resmi olarak iki devletli bir çözüm önermeye karar verdiğini, bu konuda rahat olduğunu ve istediğini tanıtmak için müzakere çıkmazından yararlandığını ifade etti. 

“Aslında çok kışkırtıcı; hem Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını hem de BM kararlarını ihlal ediyor” diyen Stefanu, çıkmazı kırmak ve müzakereleri yeniden başlatabilmek için neler yapılabileceğine bakılması gerektiğini söyledi. 

BM Genel Sekreter’in tutumunun, müzakereleri Crans Montana’da kesintiye uğradığı noktadan devam ettirmek, görüşmelerde kayıt altına alınan müzakerelerin müktesebatını korumak ve 6 kilit konuyu içeren çerçevede müzakere etmek olduğunun altını çizen Stefanu, şöyle devam etti:

 “Bu konularda anlaşmaya varırsak, Kıbrıs sorununun çözümü için geri dönüş yolu olmadan stratejik bir anlaşmaya varacağız. Nikos Anastasiadis, pozisyonunun bu olduğunu söylüyor. Aslında, bu onun pozisyonu değil. Kendisi siyasi eşitlik çağrısı gibi çağrıları geri çekti ve hafifletilmiş bir federasyon yaklaşımını önerdi. Hafifletilmiş bir federasyondan bahsedeceksek, esasen üzerinde anlaşmaya varılan Merkezi Hükümetin sorumluluklarından bahsedeceğiz demektir ki bu da aslında anlaşılmıştır. Yani yine başka bir öneri açıyorsun. Bir kez de Devletin başkanlık sistemi olması gerektiğine karar verilmişken, Parlamenter devleti tartışmak için yeni bir fikir önerdi. Doğal olarak soru Sn. Anastasiadis’e yönelik şekilde ortaya çıkıyor. Geri dönerek kaldığımız yerden devam etmek istediğinizi nasıl söylersiniz? Bu, pozisyonunu geçersiz kılar; çatışır çünkü uluslararası aktörden gelen soru budur ve başkan buna cevap vermez. Bu nedenle, BM Genel Sekreteri Nikos Anastasiadis’e ne zaman bir konuyu gündeme getirse, görüşmeleri kestiğimiz noktadan devam etmek istediğini söylese, Genel Sekreter’in hem Anastasiadis hem de diğer tarafın siyasi iradesine sadık olmadığı yönündeki yanıtı da tesadüfi değildir. Sayın Akıncı’nın Kıbrıs Türk toplumu liderliğinden ayrılması ve Sayın Tatar’ın seçilmesiyle sorunlar çoğaldı. Tatar’ın   kendisi bölünmeden yanadır çünkü bu, onun işini görüyor. Bölünmüşlüğün, nihai bölünmüşlüğün zamanın kısır geçişi yoluyla da ortaya çıkabileceğini biliyor. Bizim böyle bir lüksümüz yok. Çıkmazı kırmak ve durumu zorlamak için doğru yönde somut ve hedefli girişimlerde bulunmamız gerekiyor.”

“ANAYASAYA DÖNÜŞ ÖNERİSİ EMSALİZ ANCAK BM KARARLARINI İHLAL EDİYOR”

Stefanu, Anastasiadis’in anayasaya dönüş önerisinin eşi benzeri olmayan bir teklif olduğunu ancak aynı zamanda BM kararlarını da ihlal ettiğine dikkat çekti. Stefanu, Anastasiadis’in öneriyi yaptıktan birkaç gün sonra, sözkonusu teklifin stratejik bir anlaşmanın ardından geçiş niteliğinde olduğunu söylediğini anımsatarak, tüm bunların herhangi bir siyasete dayalı olmadığı yönünde eleştiride bulundu.

“ Stratejik bir anlaşmaya varmak ne anlama geliyor? ”diye soran Stefanu,  stratejik bir anlaşmaya varmak için geriye giderek, müzakerelere kalınan yerden devam edilmesi gerektiğini aktardı. 

Stefanu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Türkiye’yi eleştiriyoruz. Türkiye, bu politikayla tabii ki işleri daha da kötüleştiriyor; kararlardan sapmaya çalışıyor. Ancak, Türkiye ve Tatar’ın kararlardan sapma girişimlerine, bizim kararlardan sapma girişimimiz eşlik etmemelidir. Kararlarda çok tutarlı olmalı ve Genel Sekreterin söylediklerinde ısrar etmeliyiz.” 

Röportajın 2. bölümü önümüzdeki günlerde yayınlanacak

Voice Kıbrıs Haber 2021

 

Benzer Haberler

Başa dön tuşu