FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Ağrotur yarımadasının florası ve faunası büyük çevresel öneme sahip

Eleni Constantinou

Ağrotur Yarımadası florası, faunası, habitatı, jeolojisi ve hidrolojisiyle eşsiz olması açısından büyük bir çevresel öneme sahip bir yer.

Kıbrıs’ın en güney ucu olan yarımadada, eşsiz arkeolojik ve kültürel alanlardan, kaplumbağaların yuva yaptığı plajlara kadar pek çoğu nadir bulunan bitki, kuş, sürüngen, memeli ve habitat zenginliğini bulmak mümkün.

Ada genelinde insan varlığının en eski kanıtı da burada bulunuyor.

Merkezde ise Kıbrıs’ın biyolojik çeşitlilik açısından en önemli ve en büyük sulak alanı olan Ağrotur Tuz Gölü yer alıyor.

Ağrotur Çevre Eğitim Merkezi Müdürü Dr. Thomas Hatzikyriakou Ağrotur bölgesini konuşma fırsatı bulduk.

Ağrotur Çevre Eğitim Merkezi

Ağrotur Çevre Eğitim Merkezi, Ağrotur bölgesinde yer almaktadır. İngiliz Üsleri, Kıbrıs Rum Eğitim ve Kültür Bakanlığı ile yerel halk arasındaki işbirliği çerçevesinde, 2004 yılından beri faaliyet göstermektedir. 2007 yılından itibaren Kıbrıs Rum Eğitim ve Kültür Bakanlığı Çevre Eğitim Merkezleri Ağı’na dahil olup, merkezde görevlendirilen üç öğretmen bulunmaktadır.

Merkezin Müdürü Dr. Thomas Hatzikyriakou, merkezin rolü ve sundukları hizmetlerle ilgili Voice Kıbrıs Haber’e konuştu.

Hatzikyriakou, merkezin her yıl 20 bin ziyaretçi, 10 bin öğrenci ve diğer aileleri, turistleri ağırladığını söyledi. Merkezin amacının, programlar ve sergiler aracılığıyla bölgenin çevresel ve kültürel değerini öne çıkarmak olduğunu kaydetti.

 

Merkezde sergi odaları, atölye, gösterim ve konferans salonu, kütüphane, vahşi yaşam gözlemevi, botanik bahçesi ve oyun alanı bulunduğunu anlatan Hatzikyriakou, sergi alanlarında , bilgi oyunları, mikroskop, dokunmatik ekranlı bilgisayarlar gibi çeşitli interaktif sergiler olduğunu kaydetti.
Kütüphanede, ziyaretçilerin ve aynı zamanda öğrencilerin inceleyebileceği çok sayıda bilişsel nesne ve her seviyeden kitaplar olduğunu aktaran Hatzikyriakou, gözlemevinin, ziyaretçilerin bölgede bulunan kuş türlerini gözlemlemek için teleskopları kullanabilecekleri mükemmel manzaraya sahip olduğunu ifade etti.

Hatzikyriakou, şöyle devam etti:

“Bölgedeki kuşların kayıtları yapılıyor. Birkaç yıl önce yapılan ilk sayım, Ağrotur’da 300 kuş türü olduğunu gösterdi. Son zamanlarda daha kapsamlı bir kayıt yapıldı. 1880 yılına ait arşivlere ve raporlara baktık. 360 kuş türü tespit ettik. Bunun için saha araştırmasına ihtiyaç var, çünkü sadece bulunan kuş sayısı değil, aynı zamanda Hersonissos’un hangi bölgesinde ve hangi mevsimlerde bulunduğu önemli.
Yakın zamanda kaydedilmemiş yeni bir tür tespit ettik. Batı Afrika’da göçmen olmayan bir kuş türü. Kısacası kuşlar, böcekler veya bitkiler olsun, sürekli olarak yeni türler buluyoruz.”

Ağrotur Tuz Gölü

Ağrotur Tuz Gölü ile ilgili bilgi veren Hatzikyriakou, Kıbrıs’ın ve tüm Doğu Akdeniz’in en önemli sulak alanlarından biri olduğuna işaret etti. Ağrotur Tuz Gölü’nün, Kıbrıs’ın en büyük gölü olduğunu ve 10 kilometreden fazla bir alanı bulunduğunu aktardı.

Hatzikyriakou, Kasım ayından Nisan ayına kadar gölde su bulunduğunu, yazın su buharlaşınca geride tuzun kaldığını anlattı.

 

Hatzikyriakou, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ağrotur, sulak alanların yanı sıra Kıbrıs’ın en güney ucu, dolayısıyla Kıbrıs’ın Afrika’ya en yakın noktasıdır. Bu nedenle çok sayıda göçmen kuş, Ağrotur’da toplanır. Dolayısıyla bölge, sürekli ikamet eden kuşların yanı sıra, kuşların göçü için de önemlidir. Ayrıca, Kıbrıs’ın herhangi bir bölgesine ait olmayan bir tür salyangozumuz var. Ağrotur Yarımadası genel olarak büyük çevresel öneme sahiptir. Aynı zamanda flora, fauna, habitat, jeoloji ve hidroloji gibi birçok unsurlar da önemlidir. Bütün bunlar bölgeyi eşsiz ve çok önemli kılıyor”

Sepet yapımı
Hatzikyriakou, merkezde öne çıkan bir diğer önemli unsurun ise kültür olduğuna dikkat çekti.
Sepet yapımının, el sanatlarının en eski dallarından biri olduğunu anlatan Hatzikyriakou, bu el işçiliğinin yüzyıllar boyunca neredeyse hiç değişmeden kaldığını belirtti.

Sepet yapımında 10 çeşit bitki türü kullanıldığını anlatan Hatzikyriakou, daha önceleri sepet yapımının köylülerin ana uğraşı olduğunu, ancak günümüzde sepet yapımının maddi açıdan kar getirmediği için yok olma eğiliminde olduğunu aktardı.

Voice Kıbrıs Haber 2021

Benzer Haberler

Başa dön tuşu