ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın ardından Küba’ya baskısına artıyor. Peki Trump’ın kıskaca almaya çalıştığı Küba nasıl bir ülke?
Karayipler’de küçük bir ada ülkesi olan Küba, on yıllarca Amerika Birleşik Devletleri’ne meydan okudu. Latin Amerika’da komünist devrimlerin ilham kaynağı oldu. Sovyetler Birliği’nin dağılması ve Avrupa’da komünizmin çöküşünden sonra da yıllarca ayakta kaldı.
Küba, Karayip’lerin en geniş yüzölçüme sahip, 11 milyon nüfusuyla en kalabalık ada ülkesi. Ada, 1492’de İspanyol kaşif Kristof Kolomb tarafından keşfedildi. İspanyollar, 1511’de adayı işgale girişti.
1762’de dönemin bir başka sömürge gücü İngiltere Havana’yı ele geçirdi. Ancak bir yıl sonra Havana’yı İspanya’ya iade etti.
10 yıl süren bağımsızlık savaşı İspanya’nın daha fazla özerklik ve reform vaadiyle sona erdi. Ancak İspanya sözünü tutmadı.
İKİNCİ BAĞIMSIZLIK SAVAŞI
1886’da kölelik kaldırıldı. Küba’nın bağımsızlık mücadelesinin öncülerinden şair ve yazar Jose Marti, 1895’de ikinci bağımsızlık savaşını başlattı. Bağımsızlık savaşının üçüncü yılında Amerika Birleşik Devletleri, İspanya’ya savaş açtı. Savaş, Amerika Birleşik Devletleri’nin zaferiyle sonuçlandı. İspanya, Küba’yı Amerika Birleşik Devletleri’ne bıraktı.
Küba, 1902’de Amerika Birleşik Devletleri’nin koruması altında bağımsızlığını ilan etti. Takvimler 1933’ü gösterdiğinde general Fulgencio Batista askeri darbeyle yönetimi ele geçirdi. Küba’da Batista diktatörlüğü yaklaşık 30 yıl sürdü.
KÜBA’NIN FIDEL CASTRO’LU YILLARI
Batista rejimine karşı ilk ayaklanma 1953’te çıktı. Devrimci lider Fidel Castro’nun başını çektiği ilk ayaklanma başarısız oldu.
Castro, 1956’da yeniden harekete geçti. Meksika’dan Küba’nın doğusuna geçerek Sierra Maestra Dağlar’ında Arjantinli devrimdi Ernesto Che Guevara ile birlikte gerilla savaşı başlattı. Castro’nun önderliğindeki devrimci güçler 1959’da Havana’ya ulaştı. Batista kaçmak zorunda kaldı.
Küba’da Batista diktörlüğünün yerine Castro’nun liderliğinde komünist rejim kuruldu. Karayipler’deki küçük ada ülkesi Amerika Birleşik Devletleri’nin ına girdi.
1961’de yeni rejim, Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba’daki mülklerini devletleştirildi. Washington, Havana ile diplomatik ilişkilerini kesti, Küba’ya tam bir ticari ambargo uygulamaya başladı.
TARİHİ BİR FİYASKOYLA SONUÇLANDI
Amerika Birleşik Devletleri Küba’ya karşı bir hamle daha yaptı. 16 Nisan 1961 gecesi CIA tarafından eğitilen 1500 kadar Kübalı sürgün, Domuzlar Körfezi’ne çıkarma yaptı. Amaç, Castro’yu devirmek, sürgündeki hükümeti işbaşına getirmekti. Tarihe Domuzlar Körfezi Çıkarması olarak geçen girişim tarihi bir fiyaskoyla sonuçlandı.
Washington’ın başarısız müdahalesi Küba’yı Sovyetler Birliği’ne yakınlaştırdı.
1962’ye bu kez füze krizi patlak verdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin işgalinden korkan Castro, Sovyetler Birliği’nin Küba’ya nükleer füze konuşlandırmasına izin verdi. Soğuk Savaş’ın zirve noktalarından birini oluşturan kriz uzlaşmayla noktalandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’deki nükleer füzelerini çekmesine karşılık Sovyetler Birliği de Küba’daki füzelerini çekti.
1975’te Küba bu kez Afrika topraklarındaki savaşa dahil oldu. Castro, Güney Afrika’nın destek verdiği isyancılarla mücadelesine destek için Angola’ya asker gönderdi. 15 yıl süren savaşta Küba’nın Angola’ya gönderdiği asker sayısı 300 bini buldu. Güney Afrika ile varılan anlaşmayla Küba 1988’de Angola’dan askerlerini çekti. Küba, Eritre ve Somali’ye karşı savaşında Etiyopya’ya da asker gönderdi.
1991’de Küba en büyük destekçisini kaybetti. Sovyetler Birliği dağıldı. Küba ekonomisi krize girdi.
1994’te bu kez Havana ve Washington masaya oturdu. Havana’nın mülteci akınını önlemesi karşılığında Amerika Birleşik Devletleri, her yıl 20 bin Kübalıyı topraklarına almayı kabul etti.
Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba adasının güneydoğu ucunda donanma üssü var. Amerikalılar 2002’deki Afganistan işgalinde,, tutukladığı şüphelileri tutmak için bu üssü kullandı. Ada, yıllarca insan hakları ihlalleriyle bilinen Guantanamo Üssü’yle anıldı. Rusya ise aynı yıl Küba’daki son askeri üssünü de kapattı.
2006’da Küba’da bir devir sona erdi. Efsanevi devrimci lider Fidel Castro, yetkilerini kardeşi Raul Castro’ya devretti. 2008’de Raul Castro resmen devlet başkanlığı görevini üstlendi.
2014’te bu kez Amerika Birleşik Devletleri ve Küba arasında barış rüzgarları esmeye başladı.
Dönemin ABD Başkanı Barack Obama ve Küba Devlet Başkanı Raul Castro, iki ülke ilişkilerinin normalleştirilmesi kararı aldı.
2016’da Küba efsanevi liderine veda etti. Fidel Castro, 25 Kasım 2016’da 90 yaşında yaşamını yitirdi.
İki yıl sonra ülkede 60 yıllık Castro yönetimi sona erdi. Komünist Parti’nin önemli isimlerinden Miguel Diaz-Canel, Raul Castro yerine devlet başkanlığı görevini üstlendi.
2023’de ülkede ekonomik kriz farklı bir boyuta ulaştı. Yakıt sıkıntısı nedeniye devrimden bu yana ilk kez 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda geçit töreni yapılmadı. Elektrik kesintileri de sık rastlanır bir hale geldi.
“KÜBA ÇOK YAKINDA ÇÖKECEK”
ABD Başkanı Donald Trump, Küba’ya yönelik tehditlerini sürdürerek, “Küba düşmeye çok yakın” ifadelerini kullanmıştı.
Trump, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada Venezuela’da yaşanan yönetim değişikliğinin Küba’yı da olumsuz etkileyeceğini savunmuş, “Küba Venezuela’yı koruyor, Venezuela da Küba’ya petrol gelirinden para sağlıyordu. Uzun zamandır sistem bu şekilde işliyordu. Ancak artık işler o şekilde yürümüyor. Bu yüzden Küba’nın ne yapacağını bilmiyorum. Bence Küba çökecek.” diye konuşmuştu.
Venezuela, Küba’nın petrol açığının yaklaşık yüzde 50’sini karşılıyordu.













